İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/451 E. 2026/522 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/451
- Karar No
- 2026/522
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/451 Esas KARAR NO :2026/522
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:10/05/2018 KARAR TARİHİ:16/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... ile davalı ...'ın 11.12.2013 tarihinde tescil edilerek kurulmuş olan ... Ltd. Şti.'nin %50'şer ortağı iken tarafların 05.03.2018 tarihinde ortaklığa resmi olarak son verdiklerini, ... Ltd. Şti.'nin, hazır ve sanal ofis kiralama işi yapan bir şirket olduğunu, davalıların haksız fiilleri ve Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu anlamında haksız rekabet oluşturan davranışları nedeni ile davacıların maddi ve manevi zarara uğraması nedeni ile işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını, davalıların 13/02/2018 tarihinde yani henüz ortaklık resmi olarak devam ederken ''... Danışmanlık ... Ltd. Şti.'' isimli, faaliyet alanı ve iş konusu davacı şirket ile birebir aynı olan bir firma kurduklarını, davalıların davacı firmanın hali hazırdaki müşterilerini bu şirkete ticari hayata ve Kanuna aykırı davranış ve uygulamalarla bulunarak yönlendirdiklerini, diğer davalı ...'ın eski ortak davalı ...'ın eşi olduğunu ve şirkette bordrolu olarak çalışmaya devam etmekte iken müşterilerle birebir görüşmenin verdiği rahatlık ve kolaylık nedeni ile, eşi olan diğer davalı ... ile birlikte, şirketin ve davacı müvekkilinin aleyhine, kendi lehlerine olacak şekilde haksız fiiller ve menfaat temini sureti ile şirketi ve davacı müvekkilini maddi ve manevi olarak zarara uğrattıklarını ve kendilerine haksız kazanç sağladıklarını, davalı eski ortak ve müdür ...'ın bağlılık yükümlüğüne ve rekabet yasağına uymadığını, davalıların şirket müşterilerinden zaman zaman elden para tahsil ettiklerini, kimisine şirket adına fatura keserken, kimisine hiç fatura kesmediklerini, davacıyı öncelikle bu şekilde maddi olarak zarara uğrattıklarını, davalıların kurdukları şirkete müşteri telefonlarını taşıdıklarını ve hat yönlendirme yaparak davacının zarar etmesine ve kazanç kaybına neden olduklarını, davalıların kurdukları şirkete müşteri telefonlarını taşıdıklarını ve hat yönlendirme yaptıklarını, davalıların şahsi hesaplarına müşterilerden ödeme yapmalarını istediklerini, davalıların davacı şirkete ait faturaları ve sözleşmeleri alıkoyduklarını, davalıların gerçekleştirdikleri haksız fiil ve rekabete aykırı davranışları yüzünden; davacı ... ve davacı şirketin, müşteriler nezdinde haksız şekilde ticari itibarının sarsıldığını bazı müşterilerin davalıların kurduğu şirkete yöneldiklerini, yeni ortağı ile şu anda yoğun şekilde eski müşterileri toparlamaya çalışan davacı ...'in aynı zamanda diş hekimi olduğunu ancak davalıların yaptıklarını toparlamak nedeni ile hastalarına vakit ayıramamakta, seminer ve konferanslarına katılamamakta ve yazmakta olduğu yeni kitabına konsantre olamadığını, bu durumun kendisinde yoğun bir stres ve sıkıntı kaynağı oluşturduğunu, ayrıca davalıların kendisi hakkında müşterilere söyledikleri son derece olumsuz ve gerçeğe aykırı sözleri müşterilerden öğrenen davacının bunlara da ayrıca üzülmekte ve bu durumu kabullenemediğini, davacının etrafında son derece saygın, dürüst ve çalışkan olarak kabul gördüğünü, bu olanlara anlam verememekte olan davacının manevi üzüntüsünün üst boyutta olduğunu, davacı şirketin ise ticari itibarının davalıların davranışları nedeni ile son derece sarsıldığını, kanunumuzda tüzel kişiler/şirketler için de manevi tazminata hükmedebileceği öngörüldüğü için davacıların manevi zararlarının giderilmesini talep ettiklerini beyanla; haklı davalarının kabulü ile, davalıların kusurları neticesinde haksız rekabeti ve haksız fiilleri ile verdiği zararlar nedeni ile davacıların oluşan maddi ve manevi zararlarının tespiti ve tazmini, bu açıdan zararın belirsiz olması nedeni ile sonradan artırılmak kaydı ile şimdilik 23.000,00-TL maddi, 2.000,00-TL manevi tazminatın, her bir zararın doğumu tarihinden itibaren başlamak üzere ticari avans faizi ile birlikte davalılardan alınmasına veya TTK m.56/1 (e)'de belirtildiği üzere tazminat olarak haksız rekabet sonucunda davalıların elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına, verilecek hükmün gazetede ilan edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 01/02/2019 tarihli dilekçesi ile; davacı ... için 1.000,00-TL manevi tazminat talebinde bulunduklarını, davacı şirket için 1.000,00-TL manevi tazminat talebinde bulunduklarını, davacıların 23.000,00-TL maddi tazminat talebinde bulunduklarını ve belirsiz alacak davası niteliğinde olması nedeniyle şimdilik 25.000,00-TL'lik davalarının kabulünü talep etmiştir. Davacı vekili 18/05/2026 tarihli dilekçesi ile; tamamlama harcı olan 1.939,24-TL'yi yatırmış olduklarını ve taleplerini HMK m.107/2 gereğince, 18.05.2026 tarihli dilekçelerinde belirttikleri üzere (19.938,84-TL + 8.450,00-TL=) 28.388,84- TL'ye artırdıklarını belirtmiştir. SAVUNMA / Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Usule ilişkin olarak, müvekkillerinden ...'ın davacılar ... ve davacı şirket ile hiçbir ortaklık ilişkisinin bulunmadığını, ...'ın sadece davacı şirket çalışanı olduğunu ve diğer davacı ... ile hiçbir ilgi ve alakasının bulunmadığını, şirket çalışanı olarak işçi - işveren arasındaki ihtilafların hal mercinin iş mahkemeleri olduğunu, bu nedenle görev itirazlarının kabulü ile müvekkili ... hakkında davanın reddine karar verilmesini, ayrıca dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde müvekkillerine ait gizli bilgi mahiyetinde kişisel verilerin delil olarak mahkemeye sunulduğunun görüldüğünü, bu bilgilerin yasal olmayan yollarla elde edilmiş olduğundan Mahkemece delil olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, Esasa ilişkin olarak; dava dilekçesinde görüleceği üzere sadece TTK’da yer alan haksız rekabete ilişkin yasa maddelerinin yazıldığını, somut haksız rekabet teşkil ettiği iddia olunan somut fiillerden bahsedilmediğini, müvekkillerinin kusurunun ve bu kusur nedeniyle zararın doğmuş olduğunun ispatı gerektiğini, dava dilekçesinde müvekkillerinin hangi eylemlerinin aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğinin somut olarak belirtilmediğini, müvekkillerinden ... ile ... %50 pay sahipliğinde ... Ltd. Şti.'ni hazır ve sanal ofis kiralama faaliyetinde bulunmak üzere beraber kurduklarını, ilk faaliyete geçilen yer ...Sitesi olduğunu ve kat maliki davacılardan ... olduğunu, ... Ltd. Şti. ...Sitesindeki taşınmazı ...'den kira bedeli karşılığında kiraladıklarını ancak eski bina olması nedeniyle tadilatının müvekkili ... tarafından yapıldığını, tadilata ilişkin harcamaların ödemelerinin müvekkilinin kredi kartından yapıldığını, müvekkillerinin davacı şirkette tam zamanlı ve bütün emeklerini ortaya koyarak şirketin gelişmesi için çalıştıklarını, dava dilekçesinde belirtildiği üzere ...'in serbest diş hekimliği yaptığını, davacı şirket müşterileri ile ilgili bir çalışmanın içinde yer almak istemediğini, davacı şirketin tek çalışanının ... olduğunu, müvekkillerinin davacı şirketin kuruluşundan beri büyük emek ve mesai ile çalışarak şirketi büyüterek genişlettiklerini, müvekkillerinin davacı ...'in bilgisi dahilinde iş arayışında olduklarını, müvekkili hissesini davacı ... tarafından tanıştırılan kişiye devrinden sonra işleri yürütemediğini, çalışan sayısı artması nedeniyle artan giderlerin karşılanamadığını, müvekkillerinin davacı şirkette davacı ...'in bilgisi dışında yasal olmayan hiçbir işlem yapmadığını, dava dilekçesindeki haricen tahsilat yapıldığı, faturaların müvekkiller tarafından alındığı gibi gerçek dışı iddiaların ispata muhtaç olduğunu, yine müvekkillerinin haricen tahsilat yaptığı iddiasının da asılsız olduğu banka kayıtlarında yapılacak inceleme neticesinde anlaşılacağını, şirket telefonunun müvekkilinin telefonuna yönlendirilmesininde bizzat ...' in talimatı üzerine yapıldığını beyanla davanın gerek usul ve gerekse esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR / Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacı ... ve davalıların nüfus kayıt örnekleri UYAP üzerinden çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davacı şirket ile dava dışı ... danışmanlık şirketlerinin İTO kayıtları çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davalı ...'ın işyeri şahsi sicil dosyası ve SGK kayıtları celp edilmiş, davalı ... hakkında SED araştırması yapılmış, ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/... Soruşturma,...Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/... Soruşturma ve ....Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/... Esas dosyaları celbedilmiş, davacı şirket ile dava dışı ... Şirketinin ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporları alınmıştır. Mahkememizin 12/06/2019 tarihli ara kararının (2) numaralı ara kararı ile; ''Davalılar vekilinin delil listesinde bildirdiği tanıkların, Mahkememiz 04/03/2019 tarihli celsenin 2 ve 3 nolu ara kararına uygun şekilde, hangi vakıaların ispatı için dinletileceğini açıklamadığı anlaşılmakla, tanık dinletme talebinin Reddine'' karar verilmiştir. Mahkememizin 27/06/2019 tarihli duruşmasında davacı şirket temsilcisi ...; "ben davacı şirketin ortağıyım, aynı zamanda şirketin yetkili müdürüyüm, 05/03/2018 yılında şirkete ortak oldum, daha doğrusu davalı ...' nın hisselerini satın alarak ortak oldum, hisseleri devralmadan önce davalı ... bana şirkete ait tüm bilgileri, sistem bilgilerini , bilgisayar şifrelerini vs şirketin yönetilmesi için gerekli tüm bilgileri devredeceğini söyledi hatta hisselerin devrinden sonra bir hafta benimle çalışacağını söyledi, ancak ne devir işlemini yaptı ne de şirkette benimle birlikte bir hafta çalıştı hiçbir bilgiyi vermediği için bende hiçbir işlem yapamamadım daha sonra beni arayıp davacı ...' in kendisine 5.000-TL ödemesi gerektiğini söyledi, eğer iş yerine ilişkin bilgileri ve bilgisayar şifrelerin sistem şifrelerini, ..., ... programı şifrelerini şirket mail ve sosyal medya hesabı şifrelerini istiyorsak bu paranın ödenmesi gerektiğini söyledi hiçbir dayanağı olmadan para istedi, aynı zamanda istifa etmek içinde bu parayı istediğini söyledi, avukatlar huzurunda istifa dilekçesini verdi ve kendisine 5000 tl para ödendi, daha sonra davalıların başka bir şirket kurduklarını ve bizim şirketimizin müşterileri ile orada iş yaptıklarını, iş yerinden ayrılmadan iki ay önce bizim şirketimize ait mailleri kullanarak müşterileri ile görüşüp "taşınıyoruz" diyip hem kendi kurdukları şirektin hem bizim şirketimizin logosunu kullanıp sanki iki şirket birleşiyormuş gibi lansman yaptıklarını bizim şirketimize ait müşterilerilere gerek -e mailler gerekse sosyal medya hesapları üzerinden ve GSM operatörlerinden ulaşarak müşterilerimizi kendi şirketlerine hileli yollarla yönlendirmeye çalıştıklarını öğrendik çünkü bu müşteriler daha sonra bize geri döndüler, şirkettin benden önce olan tüm alacakları ... sisteminde kayıtlı olduğu için davalı ...' a parayı ödeyip şifreleri aldıktan sonra tüm alacak bilgilerine de eriştik, birkaç müşteriden şirkete olan borçlarını davalılara elden ödemeleri yahut davalıların şahsi hesaplarına ödemelerin yapılmasını teklif ettiklerini sonradan bu müşterilerin bana geri dönüşlerinden biliyorum ismini hatırladığım ... davalı ...' a şirkete olan borcunu elden yahut onun şahsi hesabına olacak şekilde ödediğini söyledi, davalılar şirketin tüm müşteri ve fiyat bilgilerine sahip oldukları için kendi şirketlerine bizim sistemimizde olan fiyatların yarı fiyatını teklif ederek müşterileri kendilerine çektiler, ben hisseleri devraldığımda şirketin kayıtlı 250 müşterisi vardı bunlardan 135' i düzenli ödeme yapıyordu şu anda kayıtlı müşteri sayısı 150' ye düştü, düzenli ödeme yapanda en fazla 70 müşteri vardır, bunlarında bir kısmını ben hisseleri devraldıktan sonra şirkete kazandırdım, bana bazı müşterilerimiz ulaşarak davalıların kendi kurdukları şirkete müşteri çekmek için bizim şirketimize yönelik olarak karalama yaptıklarını bildirdiler davalılar bu müşterilere ulaşıp " orada genç bir çocuk var bu işleri beceremez, yeni olduğu için işi bilmiyor, diğer ortak doktor ve yaşlı olduğu için işleri yürütemez, aradğıınız zaman telefona bile bakacak kimseyi bulamazsınız " gibi buna benzer karalayıcı beyanlarda bulunmuşlar. Benden önce sözleşme yapılmış müşterilerin bir kısmı bu gibi eylemlerden sonra sözleşmelerin süresi henüz bitmeden davalıların kurduğu şirket ile iş yapmaya başladılar ve bizim şirketimiz ile olan sözleşmelerini farklı gerekçeler ile fesih ettiler, bizim şirket telefonlarımız bir satnrelden yönetilir verimor diye program mevcuttur bu programda şirket telefonlarını davalılar kendi şahsi telefonlarına yönlendirmişler yaklaşık 2 ay boyunca aslında şirkete gelen telefonlar davalılar tarafından açıldılar biz bunu daha sonra tespit ettik ve bu yönlendirmeyi kaldırdık, ayrıca şirketin düzenli çalıştığı kargo firmalarınrdan birindeki kargo çalışanı ile anlaşmışlar ve normalde bizimle iş yapmasına rağmen davalıların şirketine geçen müşterilerin bizde kayıtlı adreslerine gelmesi gereken kargoları kendi şirket adreslerine yönlendirmişler, bu resmi bir yönlendirme değil kargo çalışanını arayıp bulundukları yeri söyleyip kargonun oraya gönderilmesini sağlamışlar, ben davalıların ben listeleri devralmadan önce müşteriler ile yaptıkları sözleşmeleri yok ettiklerini yahut sistemden sildiklerini dair bilgiye vakıf değilim çünkü sadece sistemi devraldığım tarihteki müşterileri biliyorum öncesine dair bilgimin olması mümkün değildir, aynı zamanda davalıların elden aldıkları tahsilatlara ilişkin tahsilat makbuzlarını bulamadığımızdan müşterilerin beyanlarını esas alarak onların borçlarından beyan ettikleri ödemeleri mahsup ediyoruz" şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 12/12/2019 tarihli duruşmasının (3) numaralı ara kararı ile; "Tarafların iddia ve savunmaları ile tüm dosya kapsamına göre(davacılar vekilinin 01/02/2019 tarihli açıklama dilekçesi de göz önünde bulundurularak), ön inceleme duruşmasında tespit edilen ve bilirkişi incelemesi gerektiren "davalıların haksız rekabet, haksız fiil ve rekabet yasağına aykırırlık teşkil ettiği iddia olunan iş ve işlemleri nedeniyle davacı şirketin maddi tazminat alacağının varlığı ve miktarının ne olduğu, Davacı ...'in davalı ...' dan aralarındaki ortaklık ilişkisi nedeniyle kar payı alacağının varlığı ve miktarının ne olduğu" yönündeki uyuşmazlıkların halli için davacı şirket ile dava dışı ... şirketinin 2013 yılı ve devamı Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde ... bilirkişi incelemesi yaptırılmasına,..." dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda SMMM bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 09/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; -2017 yılı baz alındığında, faaliyet karı brüt satış oranı (35.420,04 / 250.697,70) = 0,14 olarak bulunuş olup, bu durumda davacının mahrum kaldığı kar tutarı ( x / 150.811,55) = 0,14 / 21.113,61 TL tutarında faaliyet mahrum kaldığının söylenebileceği, bu tutara yukarıda açıklanan gerekçeler ile 10.05.2018 dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesi gerektiğinin söylenebileceği, -İyzico ve Klivet firmalarının aynı firmalar olmadığının kabulü durumunda yine 2017 yılı baz alındığında davacının ( 19.938,84 x 0,14 ) = 2.791,43 TL tutarında faaliyet karından mahrum kaldığının söylenebileceği, -Tarafların masraf, vekâlet ücreti ve benzeri diğer taleplerinin sayın Mahkemenin takdirleri içinde kaldığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizin 25/03/2021 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; "Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna yönelik beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla dosyanın ek rapor tanzimi için önceki bilirkişiye tevdiine" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda SMMM bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 09/09/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; -Dosyadaki belge ve bilgilere göre, davalıların ve dava dışı şirketin eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediği ile ilgili, takdir ve hukuki yorumun tamamen deliller ile doğrudan temas eden Yüce Mahkemeye ait olduğu, -Sayın Mahkemece davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği görüşünün benimsenmesi durumunda, Davacı tarafından ... A.Ş. ve ... A.Ş. ile ilgili sanal ofis sözleşmesinin bulunmadığı ihtimaline göre, davacının (150.811,55 x 0,14 ) = 21.113,61 TL tutarındaki kardan mahrum kaldığının söylenebileceği, Davacı tarafından ... A.Ş. ve ... A.Ş. ile ilgili sanal ofis sözleşmesinin bulunmadığı ihtimaline göre, davacının (28.388,84 x 0,14 ) = 3.974,43 TL tutarında kardan mahrum kaldığının söylenebileceği, -Tarafların masraf, vekâlet ücreti ve benzeri diğer taleplerinin sayın Mahkemenin takdirleri içinde kaldığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizin 16/01/2025 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; "Davacıların iddiaları, davalıların savunmaları, ilgili ... A.Ş. Vekilinin 09/10/2024 tarihli dilekçesi, ... Bankası A.Ş.'nin 24/09/2024 ve 01/06/2023 tarihli cevabi yazıları, ... A.Ş.'nin 23/09/2024 tarihli cevabi yazısı, ceza ve soruşturma dosyaları ile tüm dosya kapsamına göre (davacılar vekilinin 01/02/2019 tarihli açıklama dilekçesi de göz önünde bulundurularak), ön inceleme duruşmasında tespit edilen ve bilirkişi incelemesi gerektiren "davalıların haksız rekabet, haksız fiil ve rekabet yasağına aykırılık teşkil ettiği iddia olunan iş ve işlemleri nedeniyle davacı şirketin maddi tazminat alacağının varlığı ve miktarının ne olduğu, davacı ...'in, davalı ...'dan aralarındaki ortaklık ilişkisi nedeniyle kar payı alacağının varlığı ve miktarının ne olduğu" yönündeki uyuşmazlıkların halli için davacı şirket ile dava dışı ... şirketinin 2013, 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yılları Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde ... bilirkişi incelemesi yaptırılmasına..." dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda SMMM bilirkişisi ... ve bir Borçlar Mevzuatından kaynaklanan nitelikli hesap uzmanı bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 02/07/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Mali inceleme neticesinde: Dosya mevcudu, dava dışı ... ... Ltd. Şti.'nin 2018 yılı ticari defterleri, dava dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel, bankacılık ve nitelikli hesaplamalar yönünden tetkiki sonucunda ve raporlarının içinde açıklanan nedenlerle; Davacı ... Gayrimenkul Yönetim Ltd. Şti.'nin Ticari Defterleri; davacı şirketin inceleme günü ticari defter ve kayıtlarını tarafına ibraz etmediği, davacı yan yerinde inceleme talebinde de bulunmadıkları, İncelenen dava dışı ... ... Ltd. Şti.'ye ait 2018 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken yevmiye defteri kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu ve dava dışı şirketin 2018 yılı ticari defterlerini TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı dava dışı şirketin 2018 yılı ticari defterinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Dava dışı ... ... Ltd. Şti.'nin 2018 yılındaki Müşteri Portföyü adedinin 79 olduğu, dava dışı şirketin 79 şirkete toplam 185.885,66 TL tutarında 250 adet fatura tanzim ettiği ve ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, Davacı şirketin ticari defterlerini ibraz etmemesinden dolayı dava dışı şirket ile davacı şirketin 2018 yılında hangi şirketlerle ticari ilişkisi bulunduğunun tespit edilemediği, bu nedenle davacı şirketin 2018 yılındaki kar mahrumiyetinin hesaplanamadığı, Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Dosyaya haricen atanmış olmam ve 30.06.2025 tarihinde sayın ... tarafından gönderilen taslak rapor ile dosya içeriğinden haberdar olmam üzerine gecikmeksizin yapılan inceleme neticesinde dosya kapsamının uzmanlık alanımın haricinde kaldığı; ortaklık ilişkisi, haksız rekabet ve rekabet yasağına aykırılık hususlarının borçlar mevzuatının kapsamında olmadığı; bu nedenle de ücret talebinin olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizin 02/10/2025 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; "Davacılar vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmesi ve itirazlarını karşılayacak mahiyette ek rapor tanzimi için dosyanın önceki bilirkişi heyetinde yer alan SMMM bilirkişisi ...'e tevdine" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda SMMM bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 25/02/2026 tarihli bilirkişi 2. Ek raporunda özetle; -Dava dışı ... ... Ltd. Şti.'nin 2018 yılındaki Müşteri Portföyü adedinin 79 olduğu, dava dışı şirketin 79 şirkete toplam 185.885,66 TL tutarında 250 adet fatura tanzim ettiği ve ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, -Davacı şirketin Kurumlar Vergisi Beyannamesindeki Gelir Tablolarından 2017 yılı baz alındığında; faaliyet karı brüt satış oranı (35.420,04-TL/250697,70TL) = 0,14 olarak hesaplandığı, Sayın Mahkemece davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği kanaatine varıldığında; -Davacı şirket tarafından ... A.Ş. ve ... ile ilgili sanal ofis sözleşmesinin bulunduğu ihtimaline göre, davacı şirketin mahrum kaldığı kar tutarı (178.119,25 TL x 0,14) = 24.936,70-TL olarak hesaplandığı, -Davacı şirket tarafından ... A.Ş. ve ... ile ilgili sanal ofis sözleşmesinin bulunmadığı ihtimaline göre, davacı şirketin mahrum kaldığı kar tutarı (55.696,54 TL x 0,14) = 7.797,52-TL olarak hesaplandığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Bilirkişi raporları Mahkememizce dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE / Dava, maddi ve manevi tazminat davasıdır. HMK'nun 320 maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davalıların haksız rekabet, haksız fiil ve rekabet yasağına aykırırlık teşkil ettiği iddia olunan iş ve işlemleri nedeniyle davacı şirketin maddi ve manevi tazminat alacağının varlığı ve miktarının ne olduğu, davalıların davacı ...'in kişilik haklarına yönelik saldırı teşkil eden eylemlerde bulunup bulunmadıkları, bu davacının davalılardan manevi tazminat talep koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise manevi tazminat alacağının miktarının ne olduğu, Davacı ...'in davalı ...'dan aralarındaki ortaklık ilişkisi nedeniyle kar payı alacağının varlığı ve miktarının ne olduğu noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Haksız rekabet TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup 54/2. maddede, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırı olarak nitelendirilmiştir. TTK'nın 55. maddesinde sayılanlarla sınırlı olmamak üzere başlıca haksız rekabet halleri düzenlenmiştir. Davacının iddiası TTK'nın 55/1.a.1, 1.a.2 ve 1.a.5 maddeleri kapsamında ileri sürülmüştür. Anılan maddelerde dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; başkalarını veya onların mallarını, işlerin, ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini, yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve ilişkileri kapsamında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek, kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeği aykırı yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak yada üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek filleri haksız rekabet olarak düzenlenmiştir. Haksız rekabetin bulunması halinde açılacak davalar anılan Yasanın 56. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik faaliyetleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse fiilin haksız olup olmadığının tespitini ve haksız rekabetin men'ini talep edebilir. Somut olayda davacı tazminat talebiyle birlikte verilecek hükmün gazetede ilan edilmesini talep etmiştir. Manevi tazminat konularını düzenleyen B.K.nun 49. maddesinde; “Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir. Hakim, manevi tazminatın miktarını tayin ederken, tarafların sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate alır. Hakim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir tazmin sureti ikame veya ilave edebileceği gibi tecavüzü kınayan bir karar vermekle yetinebilir ve bu kararın basın yolu ile ilanına da hükmedebilir.” denilmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2.maddesi: ''Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.'' şeklindedir. Özel hukuka ilişkin bir uyuşmazlıkta, hâkim kural olarak, doğduğu iddia edilen bir hukuksal sonucun, gerçekten doğup doğmadığını belirleyebilmek için o hukuksal sonucu öngören hukuk kuralındaki olumlu veya olumsuz koşulların (öğe olayların), somut olarak ortaya çıkıp çıkmadıklarını kendiliğinden araştıramaz. O hukuksal sonucun doğduğunu iddia eden tarafın, gerçekleşmesi gereken koşulların, somut olarak gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir. Genel ispat kuralı gereğince, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (MK m.6). Bu bakımdan bir olguya bağlanan hukuksal sonuçtan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o olguyu ispat yükü altındadır (HMK m.190/1). Somut olayda ispat yükünün, çekişmeli olgulardan kendi lehine haklar çıkaran davacı taraf üzerinde olduğu kabul edilmiştir. Anılan düzenlemeler, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; eldeki davada davacı taraf, davacılardan ... ile davalılardan ...'ın davacı şirket olan ... Ltd. Şti.'nin %50 ortağı olduklarını, tarafların ortaklıklarını resmi olarak 05/03/2018 tarihinde sonlandırdıklarını, bununla birlikte davalıların resmi olarak ortaklıkları henüz sona ermeden dava dışı ... Danışmanlık ... Ltd. Şti. İsimli şirketi kurduklarını, dava dışı işbu şirketin faaliyet alanı ve iş konusunun davacı şirket ile birebir aynı olduklarını, davalıların, davacı şirketin halihazırdaki müşterilerini bu şirkete yönlendirmelerinin ticari hayata ve kanuna aykırı olduğunu, davalıların, davacı şirket ve şirket ortağı hakkında gerçek dışı beyanlarda bulunduğunu, diğer davalı ...'ın eski ortak davalı ...'ın eşi olduğunu, davalıların, davacı şirketin logosunu ve ismini kullanarak hatta aynı belgede hem davacı şirketin hem de dava dışı şirketin logo ve amblemlerini birlikte kullanarak müşterileri yanılttıklarını, davacı şirketin tanınmışlığından yararlandıklarını, davacıların hem maddi hem de manevi olarak zarara uğradıklarını iddia etmiş, davalılar ise, öncelikle kişisel verilerin delil olarak değerlendirilmemesini, bu verilerin hukuka aykırı şekilde elde edildiğini, dava dilekçesinde kendilerinin hangi eylemlerinin aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğinin somut olarak belirtilmediğini, davalılardan ...'ın çalıştığı iş yerinden ayrılarak tam zamanlı ve bütün emeğini ortaya koyarak şirketin gelişmesi için çalıştığını, diğer davalı ...'ın ise şirket çalışanı olarak hamilelik döneminde dahi her işi yaptığını, davacı ...'in ise davacı şirkette çalışmak yerine serbest diş hekimliği ve üniversitelerde eğitmenlik yaptığını, seminer-kongrelere katıldığını, yoğun olduğunu ileri sürerek müşterileri ile ilgili hiçbir çalışmanın içinde yer almak istemediğini, kendilerinin müşteriler ile ilgilendiklerini, zira şirketin de tek çalışanının ... olduğunu, şirket telefonunun davalılarının telefonuna yönlendirilmesini bizzat davacı ...'in talimat verdiğini iddia ederek davanın reddini savunmuştur. Öncelikle taraflar arasında, davacı ... ile davalı ...'ın davacı şirket olan ... Ltd. Şti.'nin %50 ortağı oldukları, davalı ...'ın da davacı şirketin çalışanı olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Yine davalılardan ...'ın dava dışı ... Danışmanlık ... Ltd. Şti. İsimli şirketi kurduğu hususunda da ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf ise, yukarıda detaylı olarak belirtilmiştir. Taraflar arasındaki ihtilaflardan çözümlenmesi gereken ilk husus, davalıların haksız rekabet, haksız fiil ve rekabet yasağına aykırılık teşkil ettiği iddia olunan iş ve işlemleri nedeniyle davacı şirketin maddi ve manevi tazminat alacağının varlığı ve miktarının ne olduğu, davalıların davacı ...'in kişilik haklarına yönelik saldırı teşkil eden eylemlerde bulunup bulunmadıkları hususudur. Mahkememizce dava dışı ... Danışmanlık ... Ltd. Şti.'nin dosya arasına aldırılan İTO kaydında ''Odaya Kayıt Tarihi''-Kuruluş Tarihinin 13/02/2018 olduğu, yetkilisinin ve ortağının ... olduğu, firmanın iş konusunun davacı şirket ile aynı olduğu tespit edilmiştir. Yine dosyaya celbedilen davacı şirketin ticaret sicil dosyasından davalı ...'ın ....Noterliğinin 30/05/2018 tarih, ... yevmiye sayı ile tasdikli (Pay Devri), 28/05/2018 tarihli 6 sayılı Genel Kurul Kararı ile davacı şirketteki ortaklığının sona erdiği tespit edilmiştir. Bunlara ek olarak dosyaya kazandırılan ...'ın SGK kaydından davalının 15/01/2014 - 07/03/2018 tarihleri arasında davacı şirkette çalıştığı tespit edilmiştir. Dosya arasına aldırılan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/... soruşturma sayılı dosyasında müştekilerin eldeki davanın davacıları, şüphelilerin eldeki davanın davalıları olduğu, şüphelilerin üzerlerine atılı suçun ''6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa Muhafelet'', suç tarihinin 2018 olduğu ve 02/04/2021 tarihinde şüpheliler hakkında KYOK kararı verildiği, verilen KYOK kararına yapılan itirazın da ....Sulh Ceza Hakimliğinin 13/01/2022 tarihli kararı ile reddedildiği tespit edilmiştir. Mahkememizce teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporlarında davacı şirketin 2015-2016 ve 2017 yılında cüzi miktarlarda net kar elde ettiği, 2018 yılında ise cüzi miktarda zarar ettiği, dava dışı şirketin 2018 yılında müşteri portföyünün 79 adet olduğu, hem davacı şirketin hem de dava dışı şirketin müşterilerinin adedinin 8 olduğu tespit edilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında ve dosyaya celbedilen tüm deliller birlikte ele alındığında; davalılardan ...'ın dava dışı ... Danışmanlık ... Ltd. Şti. İsimli şirketi, davacı şirketteki ortaklığı henüz sona ermeden kurması dışında davacıların iddialarını destekleyen ve bu iddialarını da ispatlayan bir delilin dosyada bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Başka bir deyişle davalıların haksız rekabet, haksız fiil ve rekabet yasağına aykırılık teşkil eden eylemleri, davalıların davacı ...'in kişilik haklarına yönelik saldırı teşkil eden eylemleri ispat edilemediği gibi davacıların sırf bu nedenle zarara uğradığı da ispat edilememiştir. Öncelikle diğer davalı ...'ın, davalılardan ...'ın eşi olması ve davacı şirketten ayrıldıktan sonra eşinin kurduğu şirkette çalışması hayatın doğal akışına aykırı olmadığı gibi ticari hayata da aykırı bir durum yoktur. Davalılardan ...'ın diğer davalı ...'ın kurduğu dava dışı şirkette çalışması tek başına haksız rekabet teşkil eden bir eylem değildir. Bununla birlikte davalı ... ile davacılar arasında rekabet etmeme sözleşmesi/taahhüdü de bulunmamaktadır. Dosyaya celbedilen ve davalılar aleyhine yürütülen ...Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/... soruşturma sayılı dosyasında da davalılar hakkında KYOK kararı verildiği ve işbu kararın da kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacıların dava dilekçesinde, davalıların davacı şirkette olduğu dönemde elden para aldığı ve fatura kesmediği iddiaları ise, davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerine değil davacı şirketin ve ortaklarının şahsi/kurumsal ödeyecekleri vergilerine ilişkin olduğundan işbu davanın konusunu teşkil etmemektedir. Yine davacıların, davalıların kurdukları şirkete müşteri telefonlarını taşımaları ve hat yönlendirme yapmaları ile fatura ve sözleşmeleri alıkoymaları iddiaları ise, dosyaya sunulan deliller ve ceza dosyaları nazara alındığında ispat edilememiştir. Bunlarla birlikte, davacı şirket ile dava dışı şirketin faaliyet gösterdiği alan/pazar, davacı şirketin 2015-2016 ve 2017 yıllarında net kar elde ettiği miktarlar ile 2018 yılında ettiği zarar miktarı arasında fahiş fark ve bu zararın da davalıların eylemleri neticesinde oluştuğuna ilişkin bir delilin bulunmaması, hem davacı şirketin hem de dava dışı şirketin müşterilerinin (ortak) adedinin 8 olması yani oldukça az olması (müşteri tercihlerini etkileyen en önemli faktörlerin şirketlerin fiyat politikası, müşteriye yaklaşımı (önce ve sonra), süre vs. Olduğu nazara alınarak) ve dava dışı şirket tarafından bu 8 müşteriye kesilen fatura miktarı nazara alındığında Mahkememizce davalıların davacı şirketin müşterilerini kendilerine yönlendirdiği/müşteri portföyünü taşıdığı ve haksız rekabet teşkil eden eylemleri neticesinde bu sonucun oluştuğu kanaatine ulaşılmamıştır. Son olarak 27/06/2019 tarihli duruşmada tanık sıfatıyla çağrılan ... ise, davalılardan ...'ın davacı şirketteki hissesini alarak davacı şirkete ortak olduğu gibi aynı zamanda yetkili müdürü de olduğundan şirket yetkilisi olarak dinlenilmesine karar verilerek dinlenilmiş, Mahkememizce ...'in ifadeleri ile diğer deliller birlikte Mahkememizce ele alınıp, değerlendirilmiştir. Tüm bu açıklamalarla beraber Mahkememizce davalılardan ...'ın dava dışı ... Danışmanlık ... Ltd. Şti. İsimli şirketi, davacı şirketteki ortaklığı henüz sona ermeden kurması tek başına davacının iddialarını ve bu iddiaları sonucunda davacıların maddi ve manevi zarara uğradığını ispatlamaya yetmediğinden davacıların ispat olunamayan maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davacı ...'in davalılar aleyhine açtığı manevi tazminat davasının reddine, 2-Davacı ... Ltd. Şti.'nin davalılar aleyhine açtığı manevi tazminat davasının reddine, 3-Davacıların maddi tazminat davasının reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 426,94-TL harç ve tamamlama harcı 1.939,24-TL'nin toplamı olan 2.366,18-TL'den mahsubu ile kalan 1.634,18-TL'nin hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 28.388,84-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 1.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 1.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı ... Limited Şirketi'nden alınarak davalılara verilmesine, 8-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 9-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına 10-HMK 333.maddesi gereğince davacılar tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, Dair, taraf vekillerinin huzurunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/07/2026
Katip ...
Hakim ...