İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1862 E. 2026/20 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1862
Karar No
2026/20
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 30. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1862 Esas KARAR NO : 2026/20

DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 29/08/2026 KARAR TARİHİ : 31/08/2026

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız .... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket tek ortaklı olarak, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nde ...-5 sicil numarası ile kayıtlı olarak faaliyet gösterdiğini, Şirkete ait kanuni defterler arasında yer alan Pay Defteri, bilgi ve iradleri dışında kaybolduğuınu, Durum fark edildiği anda gerekli aramaların yapıldığını ancak pay defteri hiçbir şekilde bulunamadığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 82. maddesi gereğince, ticari defterlerin zayi olması halinde tacirin zayi belgesi isteme hakkı bulunduğunu, Yeni bir pay defteri düzenleyebilmek ve yasal yükümlülükleri yerine getirebilmek için mahkemeden zayi belgesi alınması zarureti doğduğunu, açıklanan nedenlerle, müvekkili şirkete ait pay defterinin zayi olduğunun tespitine ve TTK 82. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, TTK 82/7 maddesi hükümleri gereğince açılan zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir. TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür." Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8). Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren on beş gün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7). Dosya kapsamı itibariyle yapılan incelemede; davacı tarafça dava konusu belgelerin tüm aramalara rağmen bulunamadığı ve kaybolduğunun beyan edildiği, dava dilekçesinde belirtilen oluş şeklinin dahi başlı başına defterlerin gerekli hassasiyetle korunmadığını ortaya koyduğu, davacının ticari defterlerinin zayi olmasını önlemek için gerekli tedbirleri almadığı açıktır. Tacirin yukarıda bahsedilen kanun maddesinden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerinin korunabilmesi amacıyla gerekli dikkati ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Ayrıca, ziya durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur. Somut olayda davacı tacir, defterlerin muhafazasında gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden ve söz konusu ticari defterlerin kayıp olduğu hususunda kesin ve inandırıcı delil ibraz edilmediğinden (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 15/10/2007 tarih 2006/9938 esas 2007/12819 karar, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 03/12/2014 tarih 2014/13593 esas 2014/18941 karar, İstanbul BAM 14. HD 2018/278 E. - 2020/37 K. sayılı emsal içtihatları) davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Öte yandan, her ne kadar iş bu dosyaya ön inceleme günü tayin edilmemiş ise de davanın hasımsız niteliği, sunulan bilgi ve belgeler, yargılamada hedef sürenin sağlanması ve usul ekonomisi ilkeleri bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle HMK m. 320/1 gereği dosya üzerinden inceleme yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/08/2026

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1862, K. 2026/20, T. 31.08.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1862-e-2026-20-k-94870f680840