Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1658 E. 2026/1233 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1658
Karar No
2026/1233
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2026/1658

KARAR NO: 2026/1233

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: (Kapatılan)Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 06/05/2026

NUMARASI : 2026/124 (D.İş) - 2026/125 (K)

DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz

KARAR TARİHİ: 14/07/2026

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... Hesabının yasal mevzuat çerçevesinde kurulmuş yönetmeliğinin 16.maddesinde belirtilen şartlarda mağdurlara rücu şartı ile ödeme yapan bir kurum olduğunu, 25/04/2021 günü maliki ... Ltd Şti olan, sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı aracın, ... plaka sayılı motorsiklete çarpması sonucu motorsiklet sürücüsü ...'nin yaralanmasına sebebiyet verdiğini, meydana gelen kazada ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in asli kusurlu olduğunun yaralanmalı Kaza Tespit Tutanağı ve Sigorta Tahkim Komisyonu 2022.E.211899 sayılı dosyasında alınan kusur bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın olayın meydana geldiği 25/04/2021 günü ... sigorta poliçesinin bulunmadığını, dava dışı mağdur ...'nin maluliyetinin 18/02/2022 tarihli İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporu ve 19/01/2023 tarihli Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Kurul Raporu ile tespit edildiğini, başvurucu vekili tarafından ayrı ayrı; 03/03/2023 tarihinde geçici iş göremezlik zararına ilişkin başvuruya istinaden Sigorta Tahkim Komisyonu ... sayılı dosyasında ve 10/06/2022 tarihinde sürekli iş göremezlik zararına ilişkin başvuruya istinaden Sigorta Tahkim Komisyonu ... sayılı dosyasında yargılamalar yapıldığını, başvurucu vekili tarafından Bakırköy 16. İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takibi ve İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takipleri başlatıldığını, bu kapsamda toplam 275.522,02 TL ödeme yapıldığını, dava dışı ...'ye yaptığı ödemenin, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 13. maddesinde zikredilen zorunlu sorumluluk sigortalarına ilişkin aynı kanunun 14. maddesinde belirlenen yasal bir ödeme olduğunu, ... Hesabı Yönetmeliğinin 16. maddesine göre de bu bedelin davalılardan rücuen tahsili gerektiğini, alacağın kesinleşmiş hakem heyeti kararlarına dayandığından ilam niteliğinde olduğunu, bu nedenle ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini beyan ederek borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına teminatsız olarak haciz konulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince; ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun 25/04/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında karşı taraf ... idaresindeki ... plaka sayılı aracın asli kusurlu olduğunu, kazaya karışan aracın kaza tarihinde ... poliçesi bulunmadığını, dava konusu kaza sonucunda yaralanan mağdur ...'nin maluliyetinin hakem heyeti kararları ile kesinleştiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu, İtiraz Hakem Heyet Kararı ve Temyiz Hakem Heyeti Kararı neticesinde ...'ye müvekkili ... Hesabı tarafından başlatılan Bakırköy 16. İcra Dairesi ... Esas ve İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takipleri kapsamında toplam 275.522,02 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin yaptığı bu ödemenin 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. ve 14. maddelerinde belirtilen yasal bir ödeme olduğunu, ... Hesabı Yönetmeliği'nin 16. maddesine göre bu bedelin davalılardan rücuen tahsilinin gerektiğini, ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle reddetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafın tarafın mal kaçırma ihtimalinin bulunduğunu ve alacağın tahsilinin imkansızlaşacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:

Talep, ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 257/1. fıkrasına göre “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hüküm gereğince alacaklı, bir para alacağı için ancak vadesinin gelmesi hâlinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.

İİK'nin 258/1. fıkrası gereğince “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur…” Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekmez. Bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Başka bir anlatımla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir.

Somut olayda, rücuya konu edilecek alacağın sigorta tahkim komisyonu kararına dayanması, talep eden tarafından ödemelerin yapılması maddi tazminattan kaynaklanan alacağın varlığına ve muaccel olduğuna ilişkin kanı oluşturacak nitelik taşıdığı ve bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun da bulunduğunun anlaşılmaktadır.

Bu durumda; talep dilekçesine ekli bilgi ve belgelerden aleyhine ihtiyati haciz talep olunan sürücünün kusur durumu ve ihtiyati haciz talep eden tarafından yapılan ödemelere ilişkin belgelerden de ödemenin gerçekleştirilmiş bulunduğunun anlaşılması karşısında yaklaşık ispat koşulunun somut olayda gerçekleşmiş olduğu, ileri sürülen alacağın rehinle de temin edilmemiş bulunduğu ve talepte bulunanın ... Hesabı Yönetmeliğinin 16. maddesi gereğince sigortasız araç malikine ve sürücüsüne rücu hakkının bulunduğu gözetilerek, mahkemece para alacağının temini amacına yönelik ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile;

Yukarıda esas numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,

Buna göre:

1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulü ile, 275.522,02 TL'nin %15 oranına karşılık gelen 41.325 TL nakdi teminat yatırıldığında veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu sunulduğunda, davalılar ... ve ...Limited Şirketi adına kayıtlı gayrimenkul, menkul ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine İİK'nin 257 ve devamı maddeleri gereğince 275.522,02 TL ile sınırlı olmak üzere -araçlar üzerine yakalama ve muhafaza tedbiri uygulanmaksızın- ihtiyati haciz konulmasına,

2-İhtiyati haciz kararına ilişkin işlemlerin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

3-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

B-İstinaf İncelemesi Bakımından:

1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istemde bulunulması durumunda ilk derece mahkemesi tarafından geri verilmesine,

2-İstinaf kanun yolu aşamasında davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin esas hakkında verilecek kararda dikkate alınmasına,

3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

4-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,

Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1658, K. 2026/1233, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1658-e-2026-1233-k-0546410d96c7