Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/994 E. 2026/1480 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/994
- Karar No
- 2026/1480
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/994 Esas
KARAR NO : 2026/1480
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (Kapatılan) Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 14/04/2026
NUMARASI : 2025/1223 E. - 2026/365 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/09/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'nın ticari ilişkilerinde ödeme aracı olarak çek kullandığını, davalının müvekkili hakkında Bakırköy 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile 30.10.2023 keşide tarihli, 600.000,00 TL bedelli çekin ödenmediği gerekçesiyle icra takibi başlattığını, ayrıca çekin karşılıksız çıkması sebebiyle müvekkili hakkında Bakırköy 11. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2024/136 E. sayılı dosyası ile karşılıksız çek şikayetinde bulunulduğunu, müvekkili ...'nın .... Ltd. Şti.'nin yetkilisi olduğu zaman diliminde söz konusu çek bedelini taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden ödendiğinin ve herhangi bir borç yer almadığının defterler incelendiğinde açıkça tespit edilecek olduğunu beyanla; müvekkili ...'nın 30.10.2023 keşide tarihli, 600.000,00 TL bedelli çek sebebiyle borçlu bulunmadığının tespitine, davalı yan hakkında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf çek bedelinin borçlu şirket yetkilisi ... tarafından ödendiğini ve çek nedeniyle herhangi bir borç kalmadığını ileri sürmüşse de davacı tarafın çek bedelinin ne şekilde ödendiğini ifade edemediğini ve ödemeye ilişkin hiçbir dekont sunamadığını, davacının beyanlarının son derece soyut olduğu gibi delillerin arasında da herhangi bir ödeme delili bildirilemediğini, husumet itirazları bulunduğunu, davacı taraf davayı ...Limited Şirketi yetkilisi ... adına ikame etmişse de takibe konu çekin borçlusu ... olmadığı gibi Bakırköy 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takibinin borçlusunun da olmadığını, davacının, davada aktif husumetinin bulunup bulunmadığının öncelikle ve re’sen incelenerek karara bağlanması gerektiğini, zamanaşımı itirazları bulunduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, davacı tarafın Bakırköy 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takip dosyasına karşı menfi tespit davası ikame ettiğini, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere müvekkilinin adresinin Bakırköy Ticaret Mahkemeleri yargı çevresinde kaldığını, Menfi Tespit davalarının icra dairesinin bulunduğu yerde açılabileceği gibi HMK'unda düzenlenen genel yetki kurallarına göre de açılabilmekte olduğunu, her iki durumda da İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkisiz olup Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, borçlu şirketin çeki keşide ederek dava dışı ...'a vermiş olduğunu, müvekkilinin çeki ...'dan almış olduğunu, bu nedenle davacı tarafın çekin bedelinin ...'a ödendiği iddiasını iyiniyetli müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2010/12717 E: 2010/25521 K. Sayılı ve 02.11.2010 karar tarihli ilamı ile ''keşidecinin, lehdara karşı ileri sürebileceği def’ileri hamile karşı ileri süremeyeceği, ancak bonoyu iktisap eden kişi kötü niyetli ise veya alacağın temliki söz konusu ise def’ileri ileri sürebileceği, somut olayda lehdarın cirosu ile hamil durumunda olan alacaklının kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından ve vekil hamil durumu da söz konusu olmadığından keşideci borçlunun def’ilerini alacaklıya karşı ileri süremeyeceği'' açıkça kabul edilmiş olduğunu beyanla, davanın reddini, yetki itirazlarının kabulü ile davanın yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
Dava İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/368 Esas sayılı dosyasında açılmış, 05/11/2025 tarihli 2025/753 Karar sayılı kesinleşmiş yetkisizlik kararı ile Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edildiği anlaşıldı.
MAHKEME KARARI; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/04/2026 tarihli 2025/1223 E- 2026/365 K sayılı kararıyla; " davacının açmış olduğu bu davada çekte yer alan imzanın kendisine ait olmadığına yönelik bir mutlak defi ileri sürmediği, ne var ki davanın çekte ciranta olan lehtara karşı açıldığı ve davacı keşidecisinin imza inkarında bulunmadığı çeke karşı çek bedelinin ödendiği gerekçesi ile borçlu olmadığının tespiti talebinin dinlenemeyeceği" gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU; Davacı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davanın usulden reddine karar verilmesi nedeniyle, davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu.
-Müvekkilinin dava açmakta hukuki yararının bulunduğunu, davalının müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, müvekkili hakkında Bakırköy 11. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2024/136 Esas sayılı dosyasında karşılıksız çek şikayetinde bulunduğunu, çek bedelinin müvekkilinin ... şirketinin yetkilisi olduğu dönemde ... tarafından ödendiğini, karşılıksız çek şikayeti bulunduğundan, ceza tehdidi altında olduğunu.
-Ticari defterlerin incelenmesi halinde çek bedelinin ödendiğinin tespit edileceğini, ticari defterlerin incelenmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesine karşı cevap vermemiştir.
GEREKÇE:
Dava ödeme iddiasına dayalı menfi tespit davası olup, mahkemece davanın ispatlanamadığından bahisle reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.
Bakırköy 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlular ...ve ...Ltd. Şti. Aleyhine 30/10/20023 tarihli ... Seri nolu 600.000,00 TL bedelli çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Davaya konu çek örneğinin incelenmesinde; ... Bankası İstanbul/... Şubesi'ne ait, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 30/10/20023, ... Seri nolu 600.000,00 TL bedelli, keşidecisi ...Ltd. Şti., lehtarı ..., birinci ciranta ..., ikinci ciranta ... olan çek olduğu görülmüştür.
Davacı vekili çek bedelinin müvekkili ... tarafından ödendiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuşsa da; davanın keşideci şirket olan ...Ltd. Şti. Yetkilisi sıfatıyla, ... adına açıldığı, dava dilekçesi ekinde ...'nın vekaletnamesinin sunulduğu, davacının ... olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK 114/1-e ve h maddesi gereğince, tarafların dava takip yetkisine sahip ve hukuki yararının olması dava şartlarından olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen göz önüne alınması gerekmektedir. Menfi tespit davası, İİK 72. Madde gereğince, borçlu tarafından alacaklı aleyhine açılması gereken davalardan olup, keşideci şirket tarafından açılması gereken davanın, şirket yetkilisinin şahsı adına açıldığı, davacı ...'nın dava takip yetkisinin ve davacı sıfatının bulunmadığı, çekte ve icra takibinde borçlu sıfatı bulunmadığından dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esasına yönelik inceleme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun resen gözetilen sebeplerle kısmen kabulüne, HMK 355 ve HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın davacının aktif husumet ve hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK 355. Madde gereğince resen gözetilen sebeplerle istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,
2-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/04/2026 tarihli 2025/1223 E- 2026/365 K sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Davanın davacının aktif husumet ve hukuki yarar yokluğundan HMK 114/1-e-h maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a-Alınması gereken 732,00 TL harcın, peşin alınan 10.246,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 9.514,50 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
4/b-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4/c-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4/ç-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince 45.000,00 TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4/d-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 2.002,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 460,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.462,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 24/09/2026