Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1525 E. 2026/1014 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1525
- Karar No
- 2026/1014
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1525
KARAR NO:2026/1014
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:19/01/2022
NUMARASI:2016/359 Esas, 2022/37 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:16/07/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; itirazın iptali talebine ilişkin olup,mahkemece davacı vekilinin davasının kabulüne dair verilen karara karşı davalı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, Müvekkili firma tarafından, cari hesaptan doğan ve ödenmeyen 24.12.2015 tarih ve ... seri numaralı 1.354,64-TL meblağlı, 05.01.2016 tarih ve ... seri numaralı 141.60.-TL meblağlı, 08.02.2016 tarih ve ... seri numaralı 15.914,07.-TL meblağlı 3 adet fatura karşılığı olmak üzere toplam 17.410.31-TL alacağının tahsili talebiyle 16.03.2016 tarihinde İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla davalı borçlu aleyhine icra takibi başlattığını,davalı tarafça 24. 12.2015 tarih ve ... seri numaralı 1.354.64.-TL meblağlı 05.01.2016 tarih ve ... seri numaralı 141.60.- TL nolu fatura karşılığı 1.496,24.-11 TL'nin müvekkili firmanın banka hesabına 22.03.2016 tarihinde ödendiğini, geriye kalan 085.02.2016 tarihli ... seri numaralı, 15.914.07.TL meblağlı faturaya ilişkin borca itiraz edildiğini, Eyüp ...Noterliği'nin 22.03.2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle, 08.02.2016 tarih ve ... seri numaralı faturayı ve fatura ekinde bulunan sevk irsaliyesi, kalite kontrol raporu ve kantar fişlerinin asıllarıyla birlikte, faturada bahsi geçen iş ve işlemlerin yapmadığından iade edildiğini, fatura içeriğinde belirtilen malzemelerin, davalı tarafça kesilen ve ekte sunulan 02.02.2016 tarih ve ... sıra numaralı sevk irsaliyesi ile müvekkili firmanın fabrikasında teslim alındığını, fatura içeriğinde belirtilen malzemelere, müvekkili tarafından ... kaplama işlemi yapıldıktan sonra kalite kontrolü yapılmak ve tartılmak suretiyle ihtamame ekinde bulunan ve müvekkili firmaca kesilen 08.02.2016 tarih ve ... sevk irsaliyesiyle, malı getiren ve teslim eden ... plakalı araca yüklenmek suretiyle nakliyeci ...'a teslim edildiğini, söz konusu ... kaplama işleminin müvekkili firmaca yapılarak malzemelerin davalıya teslim edildiğini, fatura içeriğine yasal süre olan 8 gün içerisinde itiraz edildiğini bu hususun fatura içeriğinin kabul edildiğinin ispatı olduğunu, ihtarname içeriğinde 08.02.2016 tarih ve ... seri numaralı 15.914,07 TL meblağlı faturaya konu malzemelerin, davalı firmaca kesilen 02.02.2016 tarih ve ... sıra numaralı sevk irsaliyesi ile Nakliyeci ...'ın hakimiyetinde olan ... plakalı araca davalı tarafça yüklenmek suretiyle müvekkili firmanın fabrikasına teslim edildiğini, müvekkili firmaya teslim edilen malzemelere, müvekkili firmaca ... kaplama işlemi uygulandığını, 06.02.2016 ölçümleri yapılmak suretiyle kalite kontrol raporu hazırlandığını ve standartlar içerisinde olduğu raporunun onaylandığını, kalite kontrol raporu onaylanan malzemelerin 08.02.2016 tarihinde kantarda tartılmak suretiyle ağırlıklarının tespit edildiğini ve aynı gün davalı tarafça gönderilen ve yine müvekkiline malı teslim eden Nakliyeci ...'ın hâkimiyetinde olan ... plakalı araca yüklendiğini, 08.02.2016 tarih ve ... sevk irsaliyesiyle gönderildiğini ve faturanın da aynı gün teslim edildiğini, fatura ve sevk irsaliyesi üzerinde davalı tarafça ... Projesi kaşesinin fatura ve sevk irsaliyesi üzerine basıldığını, müvekkili firmaca borcun ödenmesinin talep edilmesine rağmen borcun ödenmediğini, İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasıyla icra takibinin başlatıldığını ve söz konusu dosyadan gönderilen ödeme emrinin 21.03.2016 tarihinde davalıya tebliğ edilmesi sonrasında borçtan kurtulmak maksadıyla işin yapılmadığı iddiasıyla haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz edildiğini ve faturanın iadesi maksadıyla ihtarname gönderildiğini ileri sürerek davalının haksız ve hukuki dayanaklardan yoksun itirazının iptali ile takibin devamına, davalının haksız itirazı nedeni ile % 20 'den aşağı almamak üzere icra inkâr tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; davalı vekili 10.05.2016 tarihli cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin gerçekleştirmekte olduğu ... Projesi sebebiyle kendi üretimi olan ürünlere ... kaplanması için davacı firma ile anlaştığını, bunun üzerine müvekkili firmanın ürünlerinin 02.02.2016 tarihinde işi yapmak üzere davacı firma tarafından teslim alındığını, anlaşma gereği yapılması gereken işlerin tamamlandığı iddiasından sonra söz konusu ürünlerin, 08.02.2016 tarihinde tekrar müvekkili firmaya teslim edildiğini, ürünlerin ... Projesi için teslim alındığına ilişkin kaşe basıldığını ancak bu kaşenin ürünlerin kabul edildiği manasında olmadığını, ürünlerin müvekkili firma tarafından kontrol edildiğini, 09.02.2016 günü saat 08.37 de müvekkili firma tarafından davacının yetkilisinin mail adresi olan “ayhanZkismetmetal.com.tr" adresine mail atıldığını, bu mail ile davacıya Borçlar Kanunu uyarınca ayıp ihbarında bulunulduğunu, mail içeriğinde "... bey günaydın, Sıcak daldırma ... kaplama sonrası ürünlerde deformasyonlar tespit edilmiştir. Bunlar özellikle platform (400*800* 10600mm) ürünlerinin üst saclarında bombeleşme, kaynaklarda çatlaklar v.b. ekte fotoğraflarda görüldüğü gibidir. " denildiğini ve mailde ayıplı, hatalı uygulama yapılan ürünlerin resimlerinin de gönderildiğini, müvekkilinin ürünleri teslim almadığı yönünde bir savunmasının olmadığını, ürünleri teslim alındıktan sonra hata/ayıp tespitinden sonra durumun karşı tarafa bildirildiğini, karşı tarafın kayıtsız kaldığını ve 3. kişi .... Şti. ile görüşüldüğünü ve kendilerine fiyat verildiğini ve teklifin kabul edildiğini, davacı tarafin müvekkiline 1.496.24.-TL cari hesap borcu ve ayıplı ve hatalı imal ettiği ... kaplama ücretini, 08.02.2016 tarih ve ... seri numaralı ve 15.914,07.-TL bedelli faturaya bağladığını, bu faturayı müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin de Eyüp ...Noterliğinin 22 Mart 2016 Tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ayıplı/hatalı ... kaplama işi nedeniyle bu işi 3.bir firmaya yaptırmak zorunda kaldığını belirterek ve faturaya itiraz ettiğini bildirerek fatura aslını ihtarname ekinde davacıya iade ettiğini beyan ederek davacının ayıplı/hatalı ... kaplama işlemi nedeniyle haksız ve mesnetsiz davasının reddine, davacının kölü niyet tazminatına mahkumiyetine, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK m.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Somut olayda, davalı tarafça, davacının davacının yapmış olduğu ... kaplama işleminin ayıplı/hatalı olduğunu iddia ettiğinden bu iddiasını ispat ile yükümlüdür. Ticari defterler de incelenerek uyuşmazlık konularında rapor aldırılmış, son bilirkişi raporu, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli olup hükme esas alınmıştır. Mali inceleme ile, taraflar arasında işin mahiyeti ve teknik yapımı ile ilgili sözleşme düzenlenmediği, yasal defter kayıtlarında davalının davacıya (17.410,31.-TL-1.496,24.-TL) 15.914,07.-TL borcunun olduğu, davalı ... A.Ş.'nin davacı ... A.Ş.'nin 08.02.2016 tarihli ... toptan satış faturası (platform ...) 15.914.07.-TL'yi yasal defter kayıtlarına kaydetmediği, belirtilen faturanın irsaliyesi olan 08.02.2016 tarihli ... numaralı irsaliye ile “Fabrika sahamızda araç üzerinde teslim edilmiştir'' kaşesi ile ... plaka sayılı vasıta üzerinde ... teslim edildiği, davacının belirtilen faturayı 13.486,00.-TL (KDV hariç) olarak V.U.K. yasal süresi içerisinde KDV Beyannamesinde ve Form BS Beyannamesinde beyan ettiği tespit edilmiştir. Makine Mühendisi ve ... Mühendisi tarafından yapılan teknik inceleme ile, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığından davalı ... A.Ş.'nin davacı firmadan yaptırmak istediği ... kaplama işleminden beklentilerinin ve şartlarının belirsiz olduğu, davacı firmanın tasdikli kapasite raporu, TSE belgesi ve ISO 9001 belgesinden davacı ... A.Ş.'nin davalı firmanın talep ettiği sıcak daldırma ile ... siparişini yapabilecek teknik kapasitesinin, işletme tezgahlarının ve yetkinliğinin verilen siparişle uyumlu ve uygun olduğu, davacı firmanın kalite kontrol raporlarından sıcak daldırma ... olarak yapılan kaplamanın kalınlığının standartlara uygun olarak (6 mm den kalın çelik parçalar için istenen en az 70 mikron ve üzeri) kaplama ortalama kalınlığında yapıldığı ve ölçümlerin rapor edildiği, kaplama kalınlığının 135 - 146 mikron kalınlığında olup standartlara uygun olarak kaplama yapıldığı, davacının kaynaklı imalat ile üretilerek teslim edilmiş ve ... kaplanmış çelik platfomların kaplama sonrası ve teslimat öncesinde çekilen fotoğraflardan, davalının ayıplı mal olarak belirtiği ... kaplanmış platform yüzeyinde bir bombeleşme veya deformasyon belirtisi bulunmadığı, platform teknik resminden, platformun düşük karbonlu alaşımsız çelik olduğu ( U ve I profil demiri olarak adlandırılan) çelik sac kalınlığının 10 milimetre olduğu, yan ve ortada yer alan I ve U demiri olarak bilinen profil et kalınlıklarının ise 10 ve 13,5 milimetre oldukları, platform imalatında kullanılan çelik sac ve profiller NPU ve NPI Demir olarak adlandırılmakta olup konstrüksiyonlarda sıkça kullanılan düşük karbonlu alaşımsız çelik türü olduğu, bu tür çeliklerin kaynak ve şekil alma kabiliyeti iyi olduğu, platformdaki kalınlıkları minimum 10 mm - 15 mm arasında ve konstrüksiyondaki yerine göre bu aralıktan az olmamak kaydıyla kalınlıklarının değişmediği, ... işlemi sırasında gerek platformun büyük hacimli olması ve gerekse çelik konstrüksiyon profilinin et kalınlığının (10-15 mm olduğu) göz önüne alındığında sıcak daldırma ile ... işleminde bu tür bu kalınlığa sahip olan çeliklerin 450 °C de yapılan kaplama işlemi sırasında deforme olma veya bombeleşme ihtimali bulunmadığı, bu tür kaplamalarda deformasyon oluşabilmesi için çelik profil et kalınlığının çok daha ince olması gerektiği, iddia edilen bombeleşme olayının kaynak işlemi sırasında oluşmuş olabileceği, parçaların kaynaktan sonra bir muayene işlemine tabi tutulmadıkları, mevcut halleriyle galvanizlemeye gönderildikler, parça yüzeylerinde kaynaktan sonra kalması muhtemel curuf vb. kalıntıların, ... tabakasını bozabildiği, dava konusu parçalarda bu tür bir olayın meydana geldiği tespit edilmiştir. Ayrıca, davalı ... A.Ş yetkilisi tarafından 09.02.2016 tarihinde davacı ... A.Ş yetkilisine gönderilmiş olan ... işlemi sonrası platformlardaki şikayetleri (deformasyonlar, kaynak çatlakları ve bombeleşmeyi) gösteren, ayıplı hizmet ihbarı da denebilecek e-posta mesajının ekindeki 08.02.2021 tarihinde çekilen renkli fotoğrafların incelenmesinde de, bu fotoğrafların galvanizle kaplanmış platform fotoğrafları olup kaplama sonrası durumu yansıttıkları, net bir bombeleşme veya galvanizlenmiş parçalarda deformasyonu gösteren herhangi bir belirti bulunmadığı tespit edilmiştir. ... işleminden önce kaynak curufları vb. bakımından temizlenmemesi sonucu ... tabakasının kaynak dikişleri üzerine denk gelen bölgelerinde kabarma vs. olabilirse de, bu durumdan ... işlemini yapan şirketi sorumlu tutmanın mümkün olmadığı zira parçaların yüzeylerinin temiz halde ... şirketine teslim edilmesi gerektiği, davalı şirketin ileri sürdüğü bombeleşme ve çatlama vb. hataların nedeninin ... işlemi olmadığı, parçaların galvanizlemeden önce yeteri kadar temizlenmemesi nedeniyle bu hataların ortaya çıktığı, dolayısıyla dava konusu parçalarda yapılan ... işleminde bir hata olmadığı kabul edilerek davacı şirketçe yapılan ... işleminde bir hatanın olmadığı, davalının, ... kaplama işleminin ayıplı/hatalı olduğuna yönelik iddiasını kanıtlayamadığı, davacı şirketin talep edebileceği maddi zararının 15.914,07.-TL olduğu anlaşılmış olmakla davanın kabulü ile, davalı tarafından İstanbul 4. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın 15.914,07 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, taraflar arasındaki husumet nedeni; müvekkil şirketin, mezkur ürünleri davacı yandan teslim almasını müteakip yapmış olduğu incelemede; sıcak daldırma ... işlemi nedeniyle platform ürünlerde üst saclarında bombeleşme ve kaynaklarda çatlakların var olduğu tespit etmiş olması; akabinde derhal davacı firma yetkilisine elektronik posta gönderilerek ayıp ihbarında bulunulmasına rağmen söz konusu ihbarın sonuç doğurmaması olduğunu, ... işlemi 450-455 derecedeki erimiş çinkonun içine daldırılan çeliğin kaplanmasın işlemi olduğunu, bu işlem metalin uzun süre kullanılmasına olanak sağladığını, davacının 13/06/2016 tarihli dilekçesinde, davacı firmanın iştigal sahasının "Sıcak Daldırma ... Kaplama (Kaplama yapılacak malzemenin 450 derecelik ısıya sahip çinko havuzuna daldırılması işlemi)" olduğunu, aynı zamanda müvekkil şirket tarafından yapılan ayıp ihbarından sonra davacı tarafın yetkilisinin 450 derece sıcaklığa giren malzemede bombeleşme ve kaynak çatlağının olabileceğini beyan etmiş olduğu ileri sürdüğünü, buradan da görüleceği üzere, davacı yan faaliyet sahasında yürütmüş olduğu işin risklerini dahi paylaşmaksızın yalnız anlaşma yapabilmek adına mezkur ürünlere ... kaplama yapılabileceği ve kaplama neticesinde herhangi bir sorun olmayacağı konusunda müvekkil şirkete güven vermiş; akabinde müvekkil şirket kaplama işi için davacı ile anlaştığında söz konusu anlaşmanın ihlali nedeniyle zarara uğradığını, bu durumda davacıdan basiretli bir tacir olarak beklenen kendisine teslim edilen ürünler üzerinde gerekli işlemi yapması olduğunu, bu açıdan yerel mahkemenin kararında yer alan müvekkil şirketin beklentilerinin bilinmediği gerekçesi hukuken yerinde olmadığını, zira burada beklentiden ziyade standart olarak yapılması gereken bir iş olduğunu, yerel mahkeme benzer şekilde "iddia edilen bombeleşme olayının kaynak işlemi sırasında oluşmuş olabileceği, parçaların kaynaktan sonra bir muayene işlemine tabi tutulmadıkları, mevcut halleriyle galvanizlemeye gönderildikler, parça yüzeylerinde kaynaktan sonra kalması muhtemel curuf vb. kalıntıların, ... tabakasını bozabildiği, dava konusu parçalarda bu tür bir olayın meydana geldiği tespit edilmiştir." gerekçesine yer verdiğini, ... işinde çinko banyosu yaptırıldıktan sonra usülüne uygun olarak soğutma işlemi yapılması ve ardından tesviye (ürünün yüzey temizliği) aşamasına geçilerek sürecin tamamlanması gerektiğini, bu nedenle tarafımızca bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde sunulduğu gibi, çinko banyosunun tespitinin yapılması ancak sonrasında tesviye işleminin yapılmasına ilişkin herhangi bir araştırma yapılmadığını, bahse konu tüm bu husulara, 26.10.2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçemizde değinilmiş olup yerel mahkeme tarafından bu hususların varlığına rağmen ek bilirkişi raporu alınmadığını, söz konusu husus, Yerel Mahkeme'nin eksik inceleme yapmış olduğunu gösterdiğini, burada davacıdan beklenen basiretli bir tacir olarak yaptığı işlemden sonra gerekli süreci tamamlaması ve ürünü kontrol etmesi gerektiğini, davacının ürünleri kabul etmesi ve ... işini yapması, ürünlerin temizlenmediği iddiasına aykırı bir eylem olacağını, zira davacı, ürünleri temiz bulmuyor ve üzerinde kalıntılara rastlıyor ise basiretli bir tacir olarak ürünleri kabul etmezdi ve temizlik işlemi yapılmasını talep edeceğini, ancak davacı direkt olarak işlemi yaptığını, bu husus dahi müvekkilin kusurlu olmadığını gösterdiğini, belirtilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde, yalnızca davacının cari hesap ekstresi ve ticari defterleri nazara alınmak suretiyle, müvekkil şirketin 15.914,07-TL tutarında borcu olduğuna kanaat getirilmesi hakkaniyete aykırı olduğu gibi hukuka da aykırı olduğunu, keza bu noktada araştırmanın teknik olarak yapılması gerektiği gibi, davacının yükümlülüğünü yerine getirmediğinin tespit edilmesi önem arz ettiğini, ancak yerel mahkemenin bu yönde bir tespit ve inceleme talebi dahi bulunmadığını, müvekkil şirketin yürütmüş olduğu ... Projesi kapsamında hızlı olunması şart olduğundan, dava dışı .... Şti. ile anlaşılarak, söz konusu ürünlerin kaplamasının yapılması talep edildiğini, ancak, dava dışı firmadan işbu ürünlere ... kaplama yapılamayacağı öğrenilmiş olup, ürünlere metalazmoz yöntemi ile kaplama yapılması gerektiği anlaşıldığını, buradan da görüleceği üzere, davacı yanın basiretli tacir sıfatı ile faaliyet alanına giren bir konuda gerekli inceleme ve araştırmayı yapmaksızın müvekkil şirketin ürünlerine zarar verdiği ve ayrıca müvekkil şirketin söz konusu işin davacı tarafından yapılamaması nedeniyle, dava dışı 3. bir kişiye işi yaptırması nedeniyle ek maliyet ödemek suretiyle zarara uğradığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davacı yüklenici şirket tarafından, davalı iş sahibine ait çelik platformlara sıcak daldırma ... kaplama işlemi yapıldığı, bu iş karşılığında düzenlenen 08.02.2016 tarihli 15.914,07 TL bedelli faturanın ödenmemesi üzerine İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının söz konusu faturaya konu işin ayıplı olduğu, ürünlerde bombeleşme ve kaynak çatlakları meydana geldiği, süresinde ayıp ihbarında bulunduğu ve faturayı noter ihtarnamesi ile iade ettiği gerekçesiyle takibe itiraz etmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, ilk derece mahkemesince alınan mali ve teknik bilirkişi raporları ile toplanan deliller doğrultusunda davacının ... kaplama işlemini teknik standartlara uygun olarak yerine getirdiği, davalının ayıp iddiasını ispatlayamadığı kabul edilerek davanın kabulüne, 15.914,07 TL asıl alacak yönünden itirazın iptaline, takibin devamına ve asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatına karar verildiği, hükmün davalı vekili tarafından istinaf edildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi heyetince, davacının sıcak daldırma ... kaplama işini teknik standartlara ve kapasitesine uygun şekilde yerine getirdiği, dava konusu platformlarda ... işleminden kaynaklanan ayıp veya deformasyon bulunmadığı, davalının ayıp iddiasını ispatlayamadığı ve davacının 15.914,07 TL alacaklı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Davalı tarafından 09.02.2016 tarihli elektronik posta ile dava konusu platformlarda ... kaplama işlemi sonrasında üst saclarda bombeleşme ve kaynaklarda çatlaklar bulunduğu ileri sürülerek ayıp ihbarında bulunmuştur. Yine davalı Eyüp ... Noterliğinin 22.03.2016 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 08.02.2016 tarihli 15.914,07 TL bedelli faturaya konu iş ve işlemlerin yapılmadığı, bu nedenle başka firmaya iş yaptırıldığı belirtilerek fatura aslı ve ekleri davacıya iade edilmiştir.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, tarafların iddia ve savunmaları, teknik ve mali bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece uyuşmazlığın çözümü bakımından makine mühendisi, ... mühendisi ve mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetinden rapor aldırıldığı, bilirkişi heyetince taraflarca sunulan teknik belgeler, kalite kontrol raporları, kapasite raporu, TSE ve ISO belgeleri, platform teknik resimleri, sevk irsaliyeleri, fotoğraflar, elektronik posta içerikleri ve ticari kayıtlar birlikte incelenerek teknik değerlendirme yapıldığı, raporda davacı tarafından gerçekleştirilen sıcak daldırma ... kaplama işleminin ilgili standartlara uygun olduğu, kaplama kalınlığının teknik kriterleri sağladığı, dava konusu platformlarda ... işleminden kaynaklanan bombeleşme veya deformasyon tespit edilemediği, davalının sunduğu elektronik posta ekindeki fotoğrafların da incelenmesi sonucunda ... işleminden kaynaklanan ayıp bulgusuna rastlanılmadığı, davalı tarafından ileri sürülen bombeleşme ve çatlak iddialarının ... işleminden değil kaynak ve yüzey hazırlığı aşamasından kaynaklanabileceğinin açıklandığı, raporun gerekçeli, denetime elverişli ve dosya kapsamındaki diğer delillerle uyumlu olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafça bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı ve eksik inceleme yapıldığı ileri sürülmüş ise de, mevcut dosya kapsamı itibarıyla teknik inceleme yapılmasına esas alınan belgeler üzerinden ulaşılan tespitlerin dosyadaki diğer delillerle de doğrulandığı, davalının ... işleminin ayıplı olduğuna ilişkin iddiasını ispatlayamadığı tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince bilirkişi raporları ile dosya kapsamındaki diğer deliller birlikte değerlendirilerek davalının ayıplı iş iddiasını ispatlayamadığı, davacının edimini teknik standartlara uygun şekilde yerine getirdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmaktadır. Davalının istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü eksik inceleme, ispat yükü, ayıp ihbarı ve kusur paylaştırılması gerektiğine ilişkin iddialar, dosyada mevcut teknik bilirkişi tespitlerini ve mahkemenin kabul gerekçesini ortadan kaldırabilecek nitelikte görülmemiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin maddi vakıaların değerlendirilmesinde ve hukuki nitelendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemenin davanın yazılı şekilde kabulüne ilişkin kararı doğru olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1 -İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 19/01/2022 tarih ve 2016/359 Esas, 2022/37 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2 - Alınması gereken 1.087,09 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 271,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 815,31 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4 -Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
5 -İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 16/07/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.