İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/236 E. 2026/583 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/236
Karar No
2026/583
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/236 Esas KARAR NO : 2026/583

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 18/03/2026 KARAR TARİHİ : 03/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araç ile ... A. Ş. sigortalısı ...'a ait...plakalı araç arasında 25.03.2024 tarihinde ... ili ... ilçesinde maddi ve bedeni hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı aracı ehliyetsiz kullanan ...’ın kusurlu hareketiyle müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet verdiğini, olaya ilişkin ... Çocuk Mahkemesi... Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, kaza neticesinde müvekkilinin kalçasında kırık ve çıkık oluştuğunu, 2 gün hastanede yattığını ve 47 gün çalışamadığını, motorlu kurye olarak çalışan müvekkilinin kalıcı maluliyet ve iş gücü kaybına uğradığını, yaşadığı ağır psikolojik yıkım ve acı sebebiyle manevi tazminat hakkının doğduğunu, ... Arabuluculuk Bürosu... sayılı arabuluculuk dosyasında anlaşma sağlanamadığını, davalı sigorta şirketine yapılan başvurulara rağmen zararın giderilmediğini, müvekkilinin ekonomik durumunun yetersizliği sebebiyle adli yardım talebinde bulunduğunu, TBK m. 76 uyarınca 300.000-TL geçici ödeme yapılması gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100-TL sürekli iş göremezlik, 100-TL geçici iş göremezlik, 100-TL geçici bakıcı ve 100-TL tedavi gideri olmak üzere maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle tahsilini, ayrıca 400.000-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'in 25.03.2024 tarihinde geçirdiği trafik kazası neticesinde açtığı maddi tazminat davasında, kazaya karışan... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde sigortalı olduğunu, ancak sorumluluğun poliçe limitleri ve sigortalının kusuru ile sınırlı bulunduğunu, kaza tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava şartı olan usulüne uygun başvuru yapılmadığını, başvuru sırasında yönetmeliğe uygun sağlık kurulu raporunun sunulmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, kazadaki kusur durumunun tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini, sigortalı sürücünün alkol veya uyuşturucu etkisi altında olup olmadığının araştırılmasını, davacının maluliyetinin 20.02.2019 tarihli yönetmelik uyarınca Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından belirlenmesini, geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderlerinin poliçe teminatı dışında kaldığını ve SGK sorumluluğunda olduğunu, davacının kask takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, aktif çalışması bulunmayan davacı için geçici iş göremezlik hesabı yapılamayacağını, bakıcı gideri hesaplanacaksa hastanede kalınan günlerin düşülmesi ve net asgari ücretin esas alınması gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 mortalite tablosuna göre lisanslı aktüerler tarafından yapılması gerektiğini, davacıya SGK tarafından ödenen rücuya tabi ödemelerin tazminattan mahsup edilmesini, hükmedilecek tazminata ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini ve tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve ... mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiğini, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını ifade ettiğini, dava şartı olan arabuluculuk sürecine davet edilmediğini ve bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini savunduğunu, müvekkiline ait aracın diğer davalı tarafından izinsiz kullanıldığını ve bu sebeple müvekkili yönünden illiyet bağının kesildiğini vurguladığını, KTK m. 86 ve m. 107 hükümleri gereğince işleten sıfatıyla sorumlu tutulamayacağını belirttiğini, kazanın oluşumunda davacının 2918 sayılı kanunun 57/1-b maddesi uyarınca asli kusurlu olduğunu ve kaza tespit tutanağı ile eksper raporunda davacının %75 kusurlu bulunduğunu ileri sürdüğünü, davacının koruyucu ekipman kullanmadığını ve TBK m. 52 gereğince tazminatın indirilmesi gerektiğini bildirdiğini, ... Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen 13.02.2025 tarihli raporda davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığının tespit edildiğini açıkladığını, kaza ile iddia edilen yaralanma arasında illiyet bağı olmadığını savunduğunu, diğer davalı ... tarafından davacıya 100.000,00-TL üzerinde ödeme yapıldığını ve yeni bir motosiklet alındığını belirterek bu hususta UYAP sorgusu ile banka ve Noter kayıtlarının celbini istediğini, davacının zararı karşılanmış olmasına rağmen dava açmasının TMK m. 2 uyarınca dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ifade ettiğini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu ve davacının ağır bir yaralanması bulunmadığını vurguladığını, davacının bakıcı masrafı ve tedavi giderleri gibi taleplerini somutlaştırmadığını ve belgelendirmediğini belirttiğini, tarafların tacir olmaması sebebiyle ticari avans faizi talep edilemeyeceğini ve yasal faiz uygulanması gerektiğini savunduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) istemine ilişkindir. Davacı vekili, 07/08/2026 tarih ve 19/08/2026 tarihli dilekçeleri ile; Feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili 10/08/2026 tarihli, Davalı ... Sigorta vekili 07/08/2026 dilekçesi ile; davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. Feragat, HMK 307. ve 311. maddesi hükümleri gereği davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup feragatin kayıtsız ve şartsız olacağı, dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği belirtildikten sonra hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı açıkça belirtilmiştir. Feragat mahkemenin muvafakatine bağlı olmayan, davayı sona erdiren ve kesin hükmün sonuçlarını doğuran tek taraflı bir taraf işlemidir. Davacı tarafın feragat bildiriminin HMK'nun 309. maddesi hükmüne uygun olarak yapıldığı anlaşıldığından davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Davanın Adli yardımlı olması nedeniyle harç hususunda karar verilmesine yer olmadığına, 3-Taraflarca yapılan masrafların kendi üzerilerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.03/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/236, K. 2026/583, T. 03.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-236-e-2026-583-k-dc490063be38