Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1474 E. 2026/895 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1474
Karar No
2026/895
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/1474 Esas 2026/895 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1474 KARAR NO : 2026/895

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 14/12/2021 NUMARASI : 2015/406 Esas - 2021/963 Karar

DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/06/2015 KARAR TARİHİ : 03/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/07/2026

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Elektrik hizmetlerinin ...’ın ... A.Ş.’ye elektrik 2006 tarihli İşletme hakkı devir sözleşmesi ile devrettiğini, Özelleşme işleminin yaklaşık 7 yılda tamamlandığını, hisselerin tamamının 10/05/2013 tarih ve 2013/82 sayılı kararı uyarınca 28/06/2013 tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye satıldığını, 24/12/2009 tarihinde Dağıtım Faaliyetlerinin Davalı ... tarafından yürütüldüğünü belirtmiş ve Bismil Sulh Hukuk Mah. 2009/704 E. sayılı ilamı nedeniyle davacı tarafından ilam alacaklılarına Bismil İcra Müdürlüğü’nde başlatılan takipler sonucunda icra dosyasına 24/12/2009 tarihinde 68.863,07 TL tutarında ödeme yapıldığını, ancak ödenen bedelden Dağıtım faaliyetlerini yürütmesi nedeniyle ve 24/07/2006 tarihli İHDS hükümleri uyarınca davalının sorumlu olduğunu bildirerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 68.863,07 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'ın özelleştirme kapsamına alınmasıyla beraber Özelleştirme Yüksek Kurulunun kararıyla aralarında davacı şirketin de bulunduğu 20 dağıtım şirketi kurulduğunu, bu firmalarının %100 hissesinin davalı ...'a ait olduğunu, 24/07/2006 tarihinde davalı ile İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalandığını, kararlaştırılan hisse devri şeklindeki özelleştirme modeli uyarınca hisse devri aşamasında davacı tarafından devre esas mizan düzenlenerek, devre esas bilanço belirlendiğini, bu işlemler neticesinde geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini, bu nedenle davacının davalıdan talepte bulunamayacağını, ihale şartnamesinin 22. maddesinin d, f ve p bentleri ile 9. maddesinin 3 ve 4. bentleri uyarınca da davacının talepte bulunamayacağını, yapılan ödemenin ...’ın hisselerinin %100'ünün davalıda bulunduğu tarihte yapıldığını, İHDS'nin 7. maddesinin alt bentleri incelendiğinde hisse devir protokolünün tamamlanmasından önce tamamlanmış dosyaların bu kapsamda olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere İHDS'nin 7.1, 7.2 ve 7.3 maddeleri uyarınca davalının açılan davaları ...'a derhal bildirmesi gerektiğini, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle faiz ve ferilerin talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7/4. maddesine göre, bu tarihten önceki dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerden doğan sorumluluğun ...'a ait olduğu, kamulaştırmasız el atma işleminin devirden önce meydana geldiği ve Bismil Sulh Hukuk Mahkemesince 289 parselde davacılar adına kayıtlı bulunan taşınmazın tapusunun iptali ile 5319m2'lik irtifak hakkı ile 34 m2'lik pilon yerinin davalı idare (...) adına davacıların payı oranında tesciline karar verildiği, kararın onanarak kesinleştiği, davacı vekili tarafından verilen süreye rağmen tapuya tescilinin yaptırılmadığı, kararın tescilinin yaptırılması halinde de kamulaştırmasız el atılan 34 m2'lik plon yerinin davacı adına tescil edileceği , irtifak hakkınında davacı adına kurulacağı , bu durumda davacının ödediği bedelin rücuen tahsilini talep edemeyeceği kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme tarafından davaya konu talep ile ilgili işletme hakkı devir sözleşmesi ve sözleşme gereği düzenlenen kesin bilançolar incelenmeden, eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiği, EPDK mevzuatına tabi bir şirket olan müvekkili şirketin, 6446 sayılı elektrik piyasası kanunu kapsamında bir sorumluluğu bulunmadığını, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın kimin adına tescil edileceğinin huzurdaki dava ile bir ilgisi olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Bismil Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 10/05/2012 tarih, 2011/276 E., 2012/184 K., sayılı ilamının incelenmesinde; davacıları ... ve müşterekleri, davalısının ... olup, mahkemece davanın asıl ve birleşen davaların kabulüne, dava konusu ... parsel sayılı taşınmazın davalı idarece irtifak tesis edilen 5319 m2'lik yer ile yine aynı yer parselde pilon yeri olarak istimlak edilen 34 m2 'lik alanın davacılar adına olan tapu kaydının iptali ile 5319 m2'lik irtifak hakkı ile 34 m2'lik pilon yerini davalı idare adına davacıların payları oranında tesciline karar verildiği, ilgili kararın Yargıtay 5.Hukuk Dairesi'nin 06/02/2019 tarih, 2018/9252 E, 2019/1460 K sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği görülmüştür. Somut olayda, davacı yan davalının özelleştirme kapsamına alınması ve dağıtım şirketlerine ayrılması kapsamında müvekkili ile davalı arasında 24.07.2006 tarihinde "İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi (İHDS)” akdedildiğini, anılan sözleşmenin üçüncü kişilerin hak iddialarını düzenleyen 7. maddesinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını, anılan sözleşmeden önce dağıtım faaliyetlerin davalı tarafından yürütüldüğü sırada kamulaştırmasız el atma nedeniyle müvekkili aleyhine açılan davanın kabulüne karar verildiğini ve davaya istinaden müvekkili tarafından icra dosyasına 68.863,07 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek bu meblağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı yan davanı reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. 4721 sayılı TMK'nun 705. maddesinde taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olsa da miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Hal böyle olunca, yasal düzenleme dikkate alındığında, Bismil Sulh Hukuk Mahkemesi kararı kapsamında tapuda işlem yapılmasa dahi Bismil Sulh Hukuk Mahkemesinin kararının kesinleşmesi ile birlikte kamulaştırmasız el atılan yer üzerinde kurulan ayni hak davanın tarafı olan ... A.Ş'ye tescil öncesinde geçmiş olduğundan davacının kendi üzerine kurulan ayni hak karşılığı ödediği bedeli talep etmesinin yerinde olmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24/06/2020 tarih, 2019/4281 E,2020/3183 K sayılı ilamının da bu doğrultuda olduğu anlaşılmakla, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 03/07/2026

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1474, K. 2026/895, T. 03.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1474-e-2026-895-k-2860ddb82aae