İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1441 E. 2026/552 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1441
Karar No
2026/552
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1441 Esas - 2026/552 T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2025/1441 KARAR NO: 2026/552

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/11/2025 KARAR TARİHİ : 17/09/2026 K.YAZIM TARİHİ : 02/10/2026 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı Şirketin .. Sistemler Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile davalı .... Sigorta A.Ş. arasında, davacı şirket personelinin sağlık güvencesini teminen 19.09.2024 başlangıç ve 19.09.2025 bitiş tarihli, ...... ve ......numaralı grup tamamlayıcı sağlık sigortası poliçeleri akdedildiğini, söz konusu poliçelerin, çalışanların sosyal haklarının güçlendirilmesi ve sağlık risklerinin güvence altına alınması amacıyla tesis edilmiş; davacı, prim ödeme yükümlülüklerini süresinde ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, taraflar arasında poliçe ilişkisi devam ederken davalının mali yapısındaki bozulma, idari makamlar nezdinde somutlaşmıştır. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (SEDDK) 09.04.2025 tarihli ve E-.... sayılı yazısı ile; ..... sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca, gerekli sermayenin nakden şirket hesaplarına intikal ettirildiğinin tevsikine kadar ...... Sigorta A.Ş.’nin tüm branşlarda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisi kaldırıldığını, bu idari işlem, teknik anlamda yalnızca yeni sözleşme ve temdit yetkisine ilişkin görünmekle birlikte; fiili ve hukuki sonucu itibarıyla, davalı şirketin mali bünye zafiyetini, sigortalıların hak ve menfaatlerini koruma gücünü ve üstlendiği riskleri taşıma kabiliyetini ciddi surette sorgulanır hale getirdiğini, sigorta sözleşmesinin esası olan güven ilkesi ile rizikonun karşılanacağına ilişkin meşru beklentinin, somut olayda telafisi imkânsız biçimde zedelendiğini, SEDDK kararı sonrasında davalı şirketin mali yetersizliği, davacı nezdinde yalnızca soyut bir risk olmaktan çıkmış, doğrudan ve somut ihlallerle kendisini gösterdiğini, sigortanın fiilen yürütülmediği, riskin taşınmadığı ya da sözleşmenin haklı nedenle sona erdiği dönemlere ilişkin primlerin iadesinin, sözleşmenin sona erme sebebinden bağımsız olarak menfaat dengesinin ve sigortacılık tekniğinin zorunlu bir sonucu olduğunu, davacı şirketin hem sözleşmesel hükümlerden hem de TTK m.1413 ve m.1419 hükümlerinden kaynaklanan haklarına dayanarak söz konusu durumdan haberdar olur olmaz acente.... Sigorta ile yazışmalarda bulunmuş; tüm aktif poliçelerin 18.06.2025 tarihi itibarıyla haklı nedenle feshedildiği davalı sigorta şirketine bildirildiğini, Fesih bildiriminin, usulüne uygun şekilde karşı tarafa yapılmış; böylece poliçe ilişkisi hukuken bu tarih itibarıyla sona ermiş, kullanılmayan süreye ilişkin primlerin iadesi yükümlülüğü de muaccel hale geldiğini, Bu çerçevede SEDDK’nın 09.04.2025 tarihli E-...... sayılı karar yazısı ile davalının mali durumundaki bozulmanın tescil edilmesinden önceki dönemde, davalı sigorta şirketi ile davacı şirket arasındaki yerleşik uygulamada, personelin işe giriş ve işten ayrılışlarına bağlı olarak düzenlenen çıkış zeyillerine ilişkin bedeller davacı tarafından tahsil edilmeksizin bekletilmekte, yeni personelin işe giriş yapması hâlinde ise anılan tutarlar davacı şirket nezdindeki mevcut alacaklardan mahsup edilmek suretiyle işlem tesis edildiğini, bu doğrultuda SEDDK kararı öncesinde davalı sigorta şirketi, TTK m.1419 ve poliçe özel şartları gereği personel işten ayrılışları nedeniyle kullanılmayan süreye tekabül eden prim tutarlarını hesaplayarak çıkış zeyilnamelerini düzenlemiş; bu suretle iade edilmesi gereken bedeli bizzat kendi iradesiyle ve kayıtlarıyla belirlediğini, İlk aşamada; - 18.02.2025 tanzim tarihli, ...... Poliçe numaralı, 4.610,14-TL prim bedelli, - 05.03.2025 tanzim tarihli....... Poliçe numaralı, 8.570,96-TL prim bedelli, - 05.03.2025 tanzim tarihli, ...... Poliçe numaralı, 7.018,42-TL prim bedelli, - 24.04.2025 tanzim tarihli, ..... Poliçe numaralı, 3.246,58-TL prim bedelli, - 30.05.2025 tanzim tarihli ..... Poliçe numaralı, 3.970,02-TL prim bedelli, - 30.05.2025 tanzim tarihli, ...... Poliçe numaralı, 2.510,68-TL prim bedelli, çıkış zeyilleri düzenlenmiş; bu kalemlerle 29.926,80-TL tutarında iade hesaplanmış, bu meblağdan 06.03.2025 tarihli, ...... Poliçe numaralı, 4.285,48-TL bedelli giriş zeyli mahsup edilerek 25.641,32-TL bakiye alacak oluştuğunu, SEDDK kararı sonrasında fesih sürecinin tamamlanmasıyla birlikte, şirketimiz nezdin deki tüm sigortalılar için aşağıda belirtilen tarihlerde düzenlenen ilave çıkış zeyilleri sonucu bu kez 164.037,29-TL tutarında ek alacak tutarı hesaplandığını, 19.06.2025 tanzim tarihli,...... Poliçe numaralı, 68.437,92-TL prim bedelli, - 19.06.2025 tanzim tarihli, ...... Poliçe numaralı, 95.599,37-TL prim bedelli, olmak üzere ilave çıkış zeyilleri düzenlendiğinimiştir. Bu işlemler, davalının poliçe bazlı iç hesaplama sistemine dayanmakta olup; şirketimizce dışarıdan müdahale edilmesi mümkün olmayan, tamamen davalının kendi belirlemelerinin ürünüdür. Böylelikle, daha önce belirlenmiş 25.641,32-TL ile birlikte toplam 189.678,61-TL tutarında prim iadesi alacağı, davalının kendi kayıt, belge ve hesaplamalarıyla kesinleştiğini, bu nedenle davalı, 189.678,61-TL tutarındaki anapara borcunun yanı sıra, temerrüt tarihi olan 20.06.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizinden de sorumlu olduğunu, likit, ikrar edilmiş ve muaccel hale gelmiş 189.678,61-TL tutarındaki prim iadesi alacağının, 20.06.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsili amacıyla işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, yukarıda açıklanan ve re’sen dikkate alınacak sebeplerle; sair her türlü fazlaya dair hakkımız saklı kalmak kaydıyla arz ve izah olunan nedenlerle; haklı davanın kabulüne, Davalı tarafın bizzat tanzim ettiği zeyilnamelerle ikrar ettiği ve bu suretle likit hale gelen 189.678,61-TL prim iadesi alacağının, temerrüt tarihi olan 20.06.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, Her halükârda yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi taleplerini beyan etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının, iptal ettirilen poliçenin kalan süresine ilişkin prim bedelinin iade edilmediği iddiasıyla 189.678,61-TL alacağın 20.06.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsilini talep ettiğini, davanın öncelikle iki yıllık zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle zamanaşımından reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin prim iadesine dair herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun 09.04.2025 tarihli ve 1038 sayılı kararı uyarınca yeni sözleşme akdetme ve temdit yetkisinin kaldırılması sebebiyle ödemelerin kamu otoritesinin izni ölçüsünde yürütüldüğünü ve şirketin bu konuda karar alma yetkisi bulunmadığından talep edilen tutarın anılan kuruma sorulması gerektiğini, müvekkilinin temerrüdü bulunmadığından faiz sorumluluğu doğmadığını, aksi kabul edilse dahi ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, davacının iddiaları kabul edilmemekle birlikte aksi kanaat hâlinde poliçeden yargılama boyunca fiilen yararlanıldığı gözetilerek prim iadesinin karar tarihi esas alınarak hesaplanması gerektiğini ve gerçek zarar ilkesi doğrultusunda yerinde inceleme yetkisi verilerek uzman bir bilirkişiden rapor alınması gerektiğini ileri sürerek haksız ve dayanaktan yoksun davanın öncelikle usulden, aksi hâlde esastan reddini savunmuştur. DELİLLER : Sağlık sigortası sözleşmesi, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi raporunda özetle; Dava Konusu iptal edilen sağlık sigortası poliçelerinden kaynaklanan yapılan kısmi (İşleyen gün üzerinden) poliçe iptalinin uygun olduğu, bu iptallerden dolayı iade tutarı olarak 189.678,61 TL iade tespit edildiği, bu tutardan ..... Sigorta A.Ş.nin sorumluluğu bulunduğu, ancak SDDK Tarafından sigorta şirketinin faaliyetinin durdurulması dolayısı ile iadelerin ancak mahkeme kararı ile ödenebileceğinin bildirildiği, şeklinde rapor tanzim edilmiştir. GEREKÇE : Dava; sigorta prim iadesi alacağı talebine yöneliktir. Davacı şirket muavin defteri incelendiğinde tüm sigorta primlerinin ödendiği görülmektedir.Prim iadesi konusunda, Sağlık Sigortası Genel Şartları'nda özel bir hüküm bulunmayan durumlarda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1419. maddesi uygulanır. Bu Maddeye göre sigorta sözleşmesi sona erdiğinde, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmedikçe işlemeyen günlere ait primlerin sigorta ettirene iade edilmesi gerekir.Sigorta poliçesi iptal edildiğinde veya başka bir nedenle sona erdiğinde, Sigortacının risk taşımadığı (işlemeyen) döneme ait primleri sigorta ettirene iade etmesi esastır. İade, poliçenin kullanılmayan süresine karşılık gelen prim üzerinden hesaplanır.Dava Konusu iptal edilen sağlık sigortası poliçelerinden kaynaklanan yapılan Kısmi (İşleyen gün üzerinden)poliçe iptalinin uygun olduğu, bu iptallerden dolayı iade tutarı olarak 189.678,61 TL iade tespit edildiği, 189.678,61TL nin 20/06/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜNE, 1-189.678,61TL nin 20/06/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 12.956,94TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.239,24TL harcın mahsubu ile bakiye 9.717,70TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.833,33TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 3.239,24TL peşin harç, 615,40TL başvuru harcı, 87,50TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.942,14TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen 511,00TL tebligat ve posta yargılama gideri ile 7.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.011,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 6-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.17/09/2026

Katip ..... e-imzalı Hakim ..... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1441, K. 2026/552, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1441-e-2026-552-k-e6105a43dea5