İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/79 E. 2026/722 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/79
- Karar No
- 2026/722
- Karar Tarihi
T.C. A N T A L Y A 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/79 Esas KARAR NO : 2026/722 Karar DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/12/2025 KARAR TARİHİ : 01/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin ... ve ... tarihli e-faturalar ile davalıdan ... TL alacağı olduğunu, müvekkili şirket davalı şirkete e-faturalarda belirtilen muhtelif malları teslim ettiğini, buna karşılık olarak e-faturalar düzenlendiğini, e-faturalar ve e-irsaliyeler üzerine müvekkili şirket tarafından davalıya mal verildiği ve bu malların davalı tarafından teslim alındığının sabit olduğunu, yine davalı tarafça ... tarihli mutabakat formundan da anlaşılacağı üzere davalı ile dava konusu rakam üzerinden mutabık kalındığını, ancak davalı tarafından ödenmeyen, fatura bedellerine ilişkin olarak mutabık kalınan ve icra takibine konu bedel müvekkili şirkete ödenmediğini, bunun üzerine müvekkili şirket Kemer İcra Müdürlüğü’nün ... /... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığını, ödeme emri davalıya ... tarihinde tebliğ edildiğini, davalı bu takibe ... tarihli dilekçesi ile haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, konuya ilişkin arabulucuya başvurulmuşsa da davalı taraf ile anlaşma sağlanamadığını, bu sebeplerle Kemer İcra Müdürlüğü’nün ... /... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, müvekkili şirketin davalıdan ... TL alacağının tespitine ve takip tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, icra takibine yapılan haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı. Mahkememizce ... . Mali Müşavir bilirkişi tarafından aldırılan ... tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve takip/dava konusu alacağın dayanağı olan faturaların davalı tarafa teslim edildiği, davaların ticari defterlerine göre, taraflar arasındaki ticari ilişki gereğince takip tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye ... .-TL. tutarında davalı taraftan alacağının olduğu tespit edilmiştir." şeklinde bildirilmiştir. Mahkememizce Kemer İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... /... Esas sayılı dosyasının bir örneği celbedilmiş incelenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacının fatura alacağından dolayı davalı aleyhine Kemer İcra Dairesinin ... /... Esas sayılı dosyası ile giriştiği ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine yöneliktir. İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 67.maddesinde düzenlenmiş olup, “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare: 02/07/2012- 6352 S.K./11. md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir" hükmü öngörülmüştür. Bu hüküm uyarınca, alacaklının kötüniyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Yargıtay uygulamasına ve öğretiye göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötü niyetli kabul edilir. Örneğin, alacağı kendisine tamamen ödenmesine rağmen icra takibine girişen, kefil hakkında kefalet limitinin üzerindeki bir miktar için takip yapan, vadeden önce icra takibine girişen veya kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığı kendisine bildirilen bankanın gerekli incelemeyi yapmaksızın icra takibi başlatması durumlarında alacaklı, İİK’nun 67.maddesi anlamında kötüniyetli sayılmalıdır. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. baskı, Ankara 2013, s. 258) Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı aleyhine arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ve arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. Davacı şirketin ... ve ... tarihli e-faturalar ile davalıdan ... TL alacağı olduğu, davacı şirket davalı şirkete e-faturalarda belirtilen muhtelif malların teslim edildiği, buna karşılık e-faturalar düzenlendiği, davalı tarafça ... tarihli mutabakat formundan da açıkça görüleceği üzere davalı ile dava konusu rakam üzerinden mutabık kalındığı, ancak davalı tarafından ödenmeyen, fatura bedellerine ilişkin olarak mutabık kalınan ve icra takibine konu bedelin davacı şirkete ödenmediği, bunun üzerine davacı şirketin Kemer İcra Müdürlüğünün ... /... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı belirtilmiştir. Taraflar arasında bir ticari ilişkinin bulunduğu, davacının davalı aleyhine başlattığı ilamsız icra takibinin davalının borca itirazı ile durduğu, davacı tarafça davalının icra takibine vaki itirazının iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı, davalı tarafın icra dosyasında borçlu olmadıklarından bahisle asıl borca ve ferilerine itiraz ettiği, davacı tarafın dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgelerini defter inceleme günü Mahkememize ibraz ettiği, Davacı tarafça ibraz edilen dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen ... tarihli bilirkişi raporunda, taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve takip/dava konusu alacağın dayanağı olan faturaların davalı tarafa teslim edildiği, davacının ticari defterlerine göre, taraflar arasındaki ticari ilişki gereğince takip tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye ... .-TL. tutarında davalı taraftan alacağının olduğu, taraflar arasında, ödemelerde gecikme olması durumunda gecikme faizi alınacağı ile ilgili bir sözleşme düzenlendiğine dair bir belge ibraz edilmediği, TTK'nun 18/3.maddesinde; " Tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. " hükmünün yer aldığı, davacı tarafından, davalı tarafı borcu olduğuna dair bu kanun hükmü gereğince temerrüde düşürdüğüne dair dava dosyasına tevsik edici bir belge ibraz edilmediği, dolayısıyla davacı tarafın takip tarihinden önce faiz talep etmesinin yerinde olmadığının takdirinin Mahkememize bırakıldığı şeklinde hususların tespit edildiği anlaşılmıştır. Yazılan müzekkerelere verilen cevaplar, aldırılan bilirkişi raporu, icra takip dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurulduğunda; Ticari defterlerin kesin delil niteliğinde olduğu, davacı tarafça ibraz edilen dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen ... tarihli bilirkişi raporunda, taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve takip/dava konusu alacağın dayanağı olan faturaların davalı tarafa teslim edildiği, davacının ticari defterlerine göre, taraflar arasındaki ticari ilişki gereğince takip tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye ... .-TL. tutarında davalı taraftan alacağının olduğu, taraflar arasında, ödemelerde gecikme olması durumunda gecikme faizi alınacağı ile ilgili bir sözleşme düzenlendiğine dair bir belge ibraz edilmediği, davacı tarafından, davalı tarafı borcu olduğuna dair bu kanun hükmü gereğince temerrüde düşürdüğüne dair dava dosyasına tevsik edici bir belge ibraz edilmediği anlaşıldığından davacı tarafın takip tarihinden önce işlemiş faiz talep etmesinin yerinde olmadığı kanaatiyle tüm bu nedenlerle, davanın kısmen kabulü ile, davalının Kemer İcra Dairesinin .../... esas sayılı takip dosyasındaki itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, takip öncesi faiz isteminin reddine, dava konusu alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20’si olan ...-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile ; -Davalının Kemer İcra Dairesinin .../... esas sayılı takip dosyasındaki itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, takip öncesi faiz isteminin reddine, -Fazlaya dair istemin reddine, -Dava konusu alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20’si olan ...-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam ...-TL harçtan daha önceden ödenen toplam ...-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan ...-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan ...-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; ...-TL Başvuru Harcı, ...-TL Peşin/nisbi Harcı olmak üzere toplam ...-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; ...-TL Bilirkişi ücreti, ...-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak ...-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan ...-TL arabuculuk giderinin, davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararın gerekçesinin tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/10/2026
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza