İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/678 E. 2025/588 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/678
Karar No
2025/588
Karar Tarihi

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/678 Esas - 2025/588 Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/678 Esas KARAR NO : 2025/588

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/09/2024 KARAR TARİHİ : 16/07/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ve davalı arasındaki sözleşme kapsamında 39.800,00 USD tutarında, 1 adet Astor marka hermetik tip transformatör alımı için sipariş verildiğini, söz konusu anlaşma hükümlerine göre ödemelerin, sipariş toplam bedeli + KDV bedeli, siparişte %20 nakit avans, kalan bakiye teslimde nakit olarak yapılacağını, davacının sipariş tarihi olan 15/12/2023 tarihinde ödemesi gereken nakit avansı, 10.000 USD tutarını TL'ye çevirerek (1 dolar: 29,0503 TL) toplamda 290.503,00 TL tutarı borçlu şirketin banka hesabına gönderdiğini, borçlu şirket, üzerinde düşen edimlerini yerine getirmediğinden keşide edilen Karşıyaka 2. Noterliği'nin 20/03/2024 tarih ve 4741 yevmiye numaralı ihtarnamesi borçlu şirkete gönderildiğini, ihtarnamenin şirketin elektronik tebligat adresine 20/03/2024 tarihinde iletildiğini, tebliğe rağmen, borçlu şirket üzerine düşen edimlerini yerine getirmediği gibi, davacı şirketin avans olarak gönderdiği bedeli davacı şirkete iade etmediğini, bunun üzerine ... 7. Genel İcra Dairesi 2024/32981 E. Sayılı dosyası ile borçlu şirket aleyhine icra takibi açıldığını, davalı şirketin, mevcut borcunu ödediğine dair herhangi bir belge ibraz edememesine rağmen haksız olarak 25.05.2024 tarihinde borçlu olmadıklarından bahisle borca itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin aynen devamına, davalının likit bir para alacağına kötü niyetli olarak itiraz etmesi sebebiyle borcun tamamı üzerinden %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava dilekçesinin ekinde sunulan ve taraflarca imzalandığı iddia edilen 14/12/2023 tarihli "Teklif-Sözleşme Formu" isimli belgede müvekkilinin imzası bulunmadığını ve belgede yazılı maddelerin müvekkili yönünden hiçbir bağlayıcılığı olmadığını, davacı tarafça, herhangi bir açıklama yazılmaksızın, müvekkilinin banka hesabına gönderilen 290.503,00 TL' nin, müvekkiline yapılmış bir borç ödemesi olması ihtimal dahilinde olduğunu, müvekkilinin imzasını taşımayan bir belgeye ve hiçbir açıklama ihtiva etmeyen bir banka dekontuna dayalı olarak alacak talebinde bulunulmasının hukuken mümkün olmadığını, ayrıca, müvekkilinin imzasını içermeyen belgeye dayalı olarak döviz cinsinden alacak talebinde bulunulmasının da hukuka aykırı olduğunu, davacı firmanın başlatmış olduğu icra takibinin haksız olduğunu belirterek haksız ve hukuka aykırı şekilde açılan davanın reddine karar verilmesini, davacı tarafın haksız ve kötüniyetli talep ettiği tutarın %20 si oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilerek, kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dosya bilirkişiye tevdi olunmuş 10/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda: 2023-2024 yılları yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış bulunduğu , HMK m. 222/II’deki şartların gerçekleşmesi ile birlikte sahibi lehine delil teşkil edebileceği düşünülmekle birlikte nihai takdirin Mahkemeye ait olduğu, davacı şirkete ait tutulması gereken tüm defterlerin, usulüne uygun tutulmuş olduğu, kayıt nizamının, VUK 215-219 madde hükümlerine ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğine uygun olduğu tespit edildiği, davacı defterlerinde davalıya ilişkin işlemler İş avansları olarak adlandırılan 195 numaralı hesap kodu ile izlendiği 15/12/2023 tarihinde davalıya banka havalesi yolu ile gönderilen 290.503,00 TL tutar davalının borcuna yazıldığı, bu kayda dayanak olarak 15/12/2023 tarihli Akbank dekontu sunulduğu bu ödemenin davalı şirket antetli 14/12/2023 tarihli “Teklif-sözleşme formu” başlıklı belgede belirtilen davalının Iban hesabına yapıldığı, 2023 yılı davalının bu borç rakamı ile kapatılmış, 2024 yılı yine takip tutarı da olan 290.503,00 TL borç rakamı ile açıldığı 22/05/2024 takip tarihinden sonra da yapılmış bir ödeme bulunmadığından 2024 yılı davalı Kalen Grup Enerji’nin 290.503,00 TL borç rakamı ile kapandığı, davacı Yüksel Tezcan Gıda yasal defterlerinde , taraflar arasında , davalıya takibe konu ödemenin yapmasını gerektirecek başkaca bir ticari ilişkiye dair kayda rastlanmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davacı taraflar arasında satım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme bedelinin %20'sine isabet eden kısmı avans olarak ödediğini ancak sözleşme konusu ürünlerin teslim edilmediğini, ihtar çekildiğini ancak davalının sözleşme yükümlülüğünü yerine getirmeyip avansı da iade etmediğini, alacağın tahsili amacıyla ... 13. İcra Müdürlüğü'nün 2023/19070 Esas sayılı dosya üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalıca sunulan cevap dilekçesinde ödeme makbuzunda ödemenin ne için yapıldığına dair açıklama bulunmadığı, bu haliyle ödemenin borç için yapıldığının kabul edilmesi gerektiğini, davacı tarafça sunulan sözleşmede davalının imzasının bulunmadığı, sözleşmenin davalıyı bağlamadığı ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiştir. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/4087 Esas ve 2017/261 Karar sayılı ilamı) Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafça sunulan sözleşmenin incelenmesinde davalının imzası bulunmadığı, sözleşme bedelinin 39.800,00 USD olduğu, ödemenin sipariş bedelinin+KDV bedelinin siparişte %20 nakit avans kalan bakiyenin teslimde nakit olarak ödeneceğinin ve satıcının banka bilgilerinin yer aldığı görülmüştür. Mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu alınmış, davalının defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle inceleme yaptırılamadığı görülmüştür. Davacının ticari defterlerinin incelenmesinde Davalıya ilişkin işlemler iş avansları olarak adlandırılan 195 numaralı hesap kodu ile izlendiği, 15/12/2023 tarihinde davalıya banka havalesi yolu ile gönderilen 290.503,00 TL'nin davalının borcuna yazıldığı görülmüştür. Davalı tarafça taraflar arasındaki sözleşmede davalının imzasının bulunmaması nedeniyle sözleşme inkar edilmiş ve ödeme borç nedeniyle yapıldığı iddia edilmiş ise de, satım sözleşmesinin sözlü de yapılabileceği, davacı tarafça sunulan sözleşme tarihinin 14/12/2023 olması, 15/12/2023 tarihinde 10.000 USD tutarının TL olarak ödendiği, ödemenin davacının ticari defterlerinde yer aldığı, ayrıca davacının ticari defterlerine göre davacı ile davalı arasında başkaca bir ticari ilişkinin bulunmaması, bu haliyle davalı tarafça ödemenin borç nedeniyle yapıldığını ispatlayamaması, davacının cevap delikçesinde delil listesini sunmaması, bu nedenle yemin hakkına da dayanmamış olması, davacı ticari defter ve kayıtlarına göre alacağını ispatlamış olup, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekmektedir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının alacağını ispatladığı kanaatine varılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmedeki para biriminin USD olması nedeniyle davacının davalıdan 10.000,00 USD alacaklı olduğu, ancak takibin 10.000 USD üzerinden başlatıldığı görülmekle davanın kabulüne, alacağın likit olması nedeniyle %20 oranında icra inkar tazminat isteminin kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davalının ... 7. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/32981 Esas sayılı icra takibine itirazının iptaline, takibin 10.000 USD asıl alacak üzerindene takip tarihinden itibaren işleyecek (alacaklının talep ettiği oranı geçmemek üzere) 3095 Sayılı Kanun 4/a maddesi uyarınca Devlet bankalarının USD cinsinden bir yıl vadeli mevduata uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte devamına, -Hüküm altına alınan miktarın icra takip tarihindeki TL karşılığı 322.619,00 TL'nin % 20 oranındaki 64.523,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 22.038,10 TL harçtan peşin alınan 4.224,87 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.813,23 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 51.619,04 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 4.227,87 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı ve 475,00 TL posta masrafı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti toplamı olan 4.902,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/07/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/678, K. 2025/588, T. 16.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-678-e-2025-588-k-e8e4fe6ce5b6