Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/817 E. 2026/1032 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/817
- Karar No
- 2026/1032
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/817 Esas
KARAR NO: 2026/1032
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 31/01/2024
NUMARASI: 2021/544 E. - 2024/89 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas numaralı dosyada takip dayanağı kambiyo senetlerini tahsil cirosuyla elinde bulunduran davalı bankanın, müvekkilleri aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe giriştiğini, söz konusu icra dosyasına dayanak kambiyo senetlerinden kaynaklı alacağın müvekkili açısından itfa olduğunu, diğer yandan davalı bankanın senedi müşterisinden tahsil cirosu ile müşteri adına tahsil etmek amacıyla iktisap etmesine rağmen kötü niyetle temlik aldığını iddia ettiğini, davalı bankanın kambiyo senedine tahsil cirosu ile hamil olduğunu, ilgili İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas numaralı dosyasına dayanak 14/04/2017 düzenleme, 20/08/2017 vade tarihli 100.000 TL bedelli bonoda müvekkili şirket ve şirket yetkilisi olan ...'nın ciranta olduğunu, söz konusu bononun dava dışı ... tarafından tahsil cirosu ile davalı ...Anonim Şirketi'ne tahsil amacıyla ciro edilmiş olup davalı yanın bonoya tahsil amacıyla hamil olduğunu, tahsil cirosunun açık (aleni) ve gizli (örtülü) olmak üzere iki farkı şekilde yapılabileceğini, açık tahsil cirosu, tahsil için devredilmesi istenen senede "bedeli tahsil içindir." "kabz içindir.", "vekaleten" ya da buna eş değer bir ifadenin yazılarak gerçekleştirilen ciro türü olduğunu, gizli tahsil cirosunun ise; devreden cirantanın bazı durumlar sebebiyle ciroyu tahsil maksadıyla ve fakat dış görünüş itibarıyla temlik cirosu şeklinde yapıldığını, bu halde hamilin, senetten doğan haklarını kendi adına ve fakat başkası hesabına kullanacağını, işbu ciro türünde hamilin iç ilişkide vekil durumunda olduğunu, örtülü tahsil cirosunda da açık tahsil cirosunda olduğu cirantaya karşı sunulacak def'ilerin vekil olan hamil bakımından da sonuç doğuracağının şüphesiz olduğunu, ancak bu durumun tahsil cirosunun örtülü olarak yapıldığının ispatına bağlı olduğunu, dava konusu bono incelendiğinde dava dışı ... tarafından yapılan ciro işleminde herhangi bir kayıt içermemesi sebebiyle şeklen temlik cirosu türünde olduğunu, ancak davalı yanın takibe dayanak bonoyu dava dışı ...'dan örtülü şekilde olan tahsil cirosu ile teslim aldığını, davalı bankanın ciranta hakkında takip yapmadığını, ilgili İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas numaralı icra dosyası incelendiğinde davalı yanın dava dışı ciranta ...'ı takip dışı bıraktığının anlaşıldığını, davalı bankanın senetleri tahsil cirosu ile aldığının ve lehtara vekaleten hareket ettiğinin en açık göstergesinin senette cirosu olmasına rağmen lehtara karşı takip yapmaması olduğunu, bankanın bu şekilde davranmasının aradaki vekalet ilişkisinin en açık delili olduğunu, davalı bankanın söz konusu bonoyu dava dışı cirantadan tahsil amacıyla aldığının bir diğer göstergesinin, bankanın cirantadan tahsil ve protesto işlemleri için masraf alması olduğunu, davalı bankanın dava dışı cirantadan protesto masrafı tahsil ettiğinin saptanması durumunda söz konusu bonoya tahsil amacıyla hamil olunduğu hususunun ispatlanmış olacağını, uygulamada senedin tahsili amacıyla bankaya teslim edilmesi sırasında müşteri ile banka arasında senedin teslimine ilişkin "senet teslim bordrosu" tanzim edildiğini, söz konusu evrakta senedin hangi tarihte, ne amaçla , hangi şubeye teslim edildiği gibi bilgilerin yer aldığını, davalı bankanın temlik cirosu ile aldığı senedin hangi çerçevede temlik alındığını ispatlaması gerektiğini, takibe konu alacağın müvekkili tarafından ödendiğini, tahsil cirosu düzenleyen ciranta ile hamil arasında vekalet sözleşmesi kurulduğunu, vekalet sözleşmesinde ise vekilin ancak müvekkilinin hakları ve alacakları çerçevesinde hareket edebileceğini, ilgili icra dosyasında alacaklı olarak görünen bankanın tarafı olduğu vekalet sözleşmelesinin hükümlerine aykırı hareket ederek müvekkili tarafından tahsil edilen alacağı müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında mükerrer şekilde tahsil etmeye çalıştığını, davalı bankanın açıkça kötü niyetli olduğunu, davalı tarafın, dava dışı ...'dan tahsil cirosu ile aldığı senetleri daha sonra esas teslim amacını inkar ederek icra takibine konu ettiğini, davalı bankanın söz konusu senetleri 3 yıla yakın bir zaman uhdesinde tuttuktan sonra takip yaptığını, bunun sebebinin senetlerin tesliminden sonra dava dışı ciranta ile arasında doğan alacak olduğunu belirterek fazlaya dair hak ve talepleri saklı kalmak üzere; dava hakkında verilecek esas karara kadar İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas numaralı icra dosyanın davacılar bakımından ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas numaralı icra takibi sebebiyle davacıların borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ciranta ...'ın takibe dahil edilmemesinin dava konusu bononun örtülü tahsil cirosu ile alındığını göstermediğini, davacılar İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyada dava dışı ciranta ...'a karşı icra takibi yapılmaması hususunun müvekkili bankanın dava konusu bonoyu tahsil cirosu ile iktisap ettiğini gösterdiğini iddia ettiğini, davacıların işbu iddiasının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, bir kambiyo senedini elinde bulunduran hamil bu senetten doğan hakkını isterse keşideci ve avaliste isterse de prosedürleri yerine getirerek diğer başvuru borçlularına karşı ileri sürebileceğini, hamilin bu hakkın tamamen kendisine ait olması yanında hakkı istediğine karşı ileri sürüp istediğine karşı ileri sürmemek de tamamen kendi inisiyatifinde olduğunu, bu kapsamda müvekkili bankanın ...'ı takip dışında bırakmasının hiçbir şekilde bononun tahsil amacıyla iktisap edildiğini göstermediği gibi hiçbir şekilde taraflarınca kabul edilmediğini, genel kredi sözleşmesi uyarınca müvekkili bankanın dava dışı ...'dan protesto masraflarını talep etme yetkisinin mevcut olduğunu, bu hususun bononun tahsil cirosuyla iktisap edildiğini ispat edemeyeceğini, genel kredi sözleşmesi uyarınca müvekkili bankanın dava dışı ...'dan protesto masraflarını talep etme yetkisinin mevcut olduğunu, bu hususun bononun tahsil cirosuyla iktisap edildiğini ispat edemeyeceğini, somut olayda dava konusu bononun temlik edildiği tarihte dava dışı ...'dan davacının iddia ettiği şekilde protesto masrafı alınmasının söz konusu olmadığını, ancak müvekkili bankanın dava dışı ... ile imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesi kapsamında bu masrafları müşteriye yansıtma yetkisinin bulunduğunu, davacıların cirolarında "tahsil içindir" kaydı olmadığı gibi müvekkili banka tarafından yapılan ciroda yer alan tahsil içindir kaydı da müvekkili bankanın senedi tahsil cirosuyla iktisap ettiği anlamına gelmeyeceğini, bankalar tarafından cirolarda yer alan bu yöndeki kayıtların uygulamada senedin protesto işlemleri sırasında kaybolması halinde Bankadan talepte bulunulamaması için konulmakta olup kambiyo senedinin temlik cirosuyla verildiğinin aksinin kabulü için ancak müvekkili banka tarafından düzenlenmiş yazılı belgenin olması gerektiğini, bu nedenle davaya konu kambiyo senedinin müvekkili banka tarafından temlik cirosuyla iktisap edildiğinin kabulü gerektiğini, bu hususun aksinin davacı tarafından yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini, ancak müvekkili banka tarafından düzenlenmemiş belgelerin yazılı delil veya delil başlangıcı olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkili bankanın dava konusu kambiyo senedini dava dışı ... ile imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında aldığını, bedeli ödendiğinde müvekkili Bankaya olan borçlarından mahsup edilmek üzere aldığını, davacının dava konusu kambiyo senedinin tahsil amacıyla iktisap edildiği yönündeki iddiasının soyut bir iddiadan öteye gidemediğini, kambiyo senedinin sebepten soyut olması nedeniyle davacıların ... yapmış olduğu ödemeyi müvekkili bankaya karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesi kararıyla; senedin incelenmesinde davalı bankanın açıkça "tahsil içindir" kaşesinin bulunduğu, bu aşamada artık davalının senedi temlik cirosu ile aldığını ileri süremeyeceği, davalının senedi tahsil için aldığı, davacıların senedi ödediği, bu defiyi tahsil cirosu ile senedi devralan davalıya karşı da ileri sürebileceği anlaşıldığından,"
1-DAVANIN KABULÜNE,
2-Davalılar aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takibe konu edilen .../08/2017 ödeme günlü .../04/2017 keşide tarihli 100.000,00 TL bedelli senet yönüyle davacıların davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine,
3-Davacılar yönüyle takibin iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili bankanın davaya konu bonoyu tahsil cirosu ile almadığı ve senette buna ilişkin bir cironun bulunmadığını, dava dışı ciranta ...'ın takibe dahil edilmemesinin dava konusu bononun örtülü tahsil cirosu ile alındığını göstermediğini, bu hususun hatalı olduğunu, emsal yargıtay kararlarında da çekte tahsil cirosuna dair bir ibare bulunmadığı durumda çekin temlik cirosuyla verildiğinin kabulünün gerektiğini, aksinin yazılı delil ile davacı tarafından ispatlanması gerektiği belirtildiğini, kambiyo senedinin sebepten soyut olması nedeniyle davacıların ...'a yapmış olduğu ödemenin müvekkili bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, davacılar tarafından daha önce açılan benzer bir davada davanın reddine karar verildiğini, müvekkili banka söz konusu senedin muhatabı değil, meşru hamili olduğu için, bu ciro kapsamında, hem pratikte hem de kanunda temlik cirosuna haiz olduğunu, dava dışı ciranta... takibe dahil edilmemesi dava konusu bononun örtülü tahsil cirosu ile alındığını göstermediğini, davalı bankanın genel kredi sözleşmesi uyarınca protesto masraflarını dava dışı ...'dan talep etme yetkisinin mevcut olduğunu ve bu hususun bononun tahsil cirosuyla iktisap edildiğini ispat edemeyeceği yönünde beyanda bulunduğunu, kambiyo senedinin sebepten soyut olması nedeniyle davacıların ... yapmış olduğu ödemeyi müvekkili bankaya karşı ileri sürmesi mümkün olmadığını belirterek usulu ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davacılar vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle;
mahkemece davalarının kabulüne karar verildiğini ve davalı banka tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, davalı bankanın takibe dayanak bonoda açıkça "tahsil içindir" kaşesi bulunduğunu, karşı tarafın iddialarını kabul etmemekli birlikte; "tahsil içindir" ibaresinin ... tarafından yapılan ciroda yazması gerektiği ihtimalinde dahi davalı senedi dava dışı şahıstan örtülü şekilde olan tahsil cirosu ile teslim aldığından mahkeme kararında hukuki yönden bir isabetsizlik bulunmadığını, davalı kötü niyetli olduğunu belirterek mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle İİK 72 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davasıdır.
İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında, davalı banka tarafından davacılar aleyhine, 14.04.2017 tanzim tarihli, 20.08.2017 vade tarihli, 100.0000,00 TL bedelli bonoya istinaden 100.0000,00 TL.'nin tahsili amacı ile 01/07/2020 tarihinde kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.
Davacılar tarafından dava konusu senedin davalı bankaya tahsil amacı ile verildiğini, senedin dava dışı lehtara ödendiğini ileri sürmektedirler.
Takibe konu edilen bononun incelenmesinde; 20/08/2017 ödeme tarihli, 14/04/2017 düzenleme tarihli 100.000,00 TL bedelli senedin, keşidecinin ..., lehtarının ..., cirantanın ...Ltd., Avukat ... Hukuk bürosuna ciroladığı, davalı bankanın "tahsil içindir" kaşesinin bulunduğu görülmüştür.
... 07/07/2020 tarihli icra müdürlüğüne vermiş olduğu dilekçesi ile, 20/02/2018 tarihli protokolün ibraz edildiği ve protokolde, icra takibine konu bononun müvekkilince takipte alacaklı görünen KuveytTürk Katılım Bankası A.Ş.'ye tahsil için verildiğini, senedin bedelinin ciranta ... Ltd.,ve ... tarafından nakten ve defaten alacaklı ...'a ödendiği senetlerin bankadan alınarak ... Ltd.'ne teslim edileceği kararlaştırıldığı görülmüştür.
Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından dava konusu senedin, davalının dava dışı ...'dan tahsil cirosu ile alındığını, daha sonra esas teslim amacını inkar ederek icra takibine konu ettiğini belirterek menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiş ise de, icra takibine konu bononun, davalı bankanın beyaz ciro ile dava dışı ...'dan, aralarında imzalanan genel kredi sözleşmesinin kredi borcuna karşılık alındığı, davalı bankanın davaya konu bonoyu tahsil cirosu ile aldığının tespit edilebilmesi için kendi cirantasının davalı bankaya bonoyu cirolarken "tahsil içindir" şeklinde belirtmesi gerektiği, davalı bankanın "tahsil içindir" kaşesinin mahkemece hatalı olarak yorumlandığı, ...'ın cirosunda tahsil cirosuna dair herhangi bir ibare bulunmadığı, senette tahsil cirosuna dair bir ibare bulunmadığı durumda senedin temlik cirosuyla verildiğinin kabulü gerektiği ve davalı bankanın takip yapma hakkı bulunduğu anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmesi gerekir iken kabulüne dair verilen karar yerinde değildir.
Tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, Davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,
2- İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../01/2024 tarih, 2021/... E., 2024/... K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
3- Davacıların davasının reddine,
4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 1.958,92 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 1.226,92 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
4/b-Davacılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen tahsiliyle davalıya verilmesine,
5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/06/2026