Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1326 E. 2026/1447 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1326
Karar No
2026/1447
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1326 - 2026/1447 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1326 KARAR NO : 2026/1447 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/10/2018 NUMARASI : 2017/466 E. - 2018/388 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/10/2018 tarih ve 2017/466 E. - 2018/388 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2016/64324 sayılı marka başvurusuna davalı şirketin yaptığı itirazın kabul edildiğini ve müvekkilinin dava konusu başvurusunun YİDK kararıyla reddedildiğini, oysa müvekkilinin 2016/64324 başvuru sayılı markası ile davalı firmanın 2010/12718 sayılı tescilli markaların benzer olmadığını, ilgili tüketicinin bilinçli olduğunu, ... kelimesinin tamir etmek anlamına geldiğini, ayırt edici olmadığını, emsal yargı kararları bulunduğunu, markalar arasında karıştırılma olasılığı olmadığını ileri sürerek 2017-M-8306 sayılı YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, 2010 yılından beri unvanın ... olduğunu, markaların benzer olduğunu, araç bakım, servis, inşaat ve nakliye hizmetleri için müvekkilinin markasının maruf hale geldiğini, müvekkilin markasına tecavüz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "...+şekil" ibareli marka başvurusuyla davalı firmanın "...+şekil" ibareli tescilli markası arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki markada da "..." ibaresinin asli ve baskın olarak ön plana çıktığı, emtia benzerliğinin de oluştuğu, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkiline ait marka tescil başvurusu ile davalıya ait marka arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik olduğu yönünde verilen YİDK kararının iptali gerektiğini, marka kapsamındaki hizmetin bilinçli tüketicilere hitap ettiğini, redde mesnet alınan markanın turuncu logolu 3 harfli ve tamir anlamına gelen "..." ibaresinden müteşekkil, kısa ve ayırt edici niteliği çok düşük bir marka olduğunu, müvekkilinin markası ile itiraz sahibinin markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak hiçbir benzerlik bulunmadığını, taraf markalarında ortak bileşen durumundaki “...” ibaresinin "..." anlamı ve tescil talebine konu edilen hizmetler açısından ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, gerekçeli kararın yeterli incelemeye dayanmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli marka başvurusu ile "..." ibareli itiraza mesnet tescilli marka arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin her iki markada da aynen bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu 37. Sınıftaki hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davacının "...+şekil" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davalının "...+şekil" ibareli markasından farklı bir marka olduğunu algılamayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 14/07/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1326, K. 2026/1447, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1326-e-2026-1447-k-5af237bdfba9