Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1367 E. 2026/1439 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1367
Karar No
2026/1439
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1367 - 2026/1439 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1367 KARAR NO : 2026/1439 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/03/2021 NUMARASI : 2020/255 E. - 2021/145 K.

DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/03/2021 tarih ve 2020/255 E. - 2021/145 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı firmanın 2019/49893 sayılı “...” ibareli marka başvurusunun, müvekkilinin “...” esas unsuruna haiz markaları ile benzer olduğunu, buna yönelik ileri sürdükleri itirazların reddine karar verildiğini, oysa “...” markasının, Türkiye’nin de taraf olduğu TRİPS Anlaşması’nda ve Paris Sözleşmesi’nde “...’’ kavramıyla geçen ve paralel olarak 6769 sayılı Kanun’da yer alan “tanınmış marka” olarak koruma altına alındığını, T/00115 sayısı ile tanınmış markalar siciline de kaydedildiğini, davalının tescilini talep ettiği markanın, müvekkilinin markası ile benzer olduğunu, taraf markaları arasında fonetik benzerlik bulunduğunu, müvekkili markalarının Türkçe telaffuzunun ‘’...’’, İngilizce telaffuzunun ‘’...’’ olarak, davalının markasının Türkçe telaffuzunun ‘’...’’ İngilizce telaffuzunun ise ‘’...’’ olduğunu, davalının kötüniyetle başvuruda bulunduğunu ileri sürerek, 2020-M-6704 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2019/49893 sayılı başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların tertip tarzı, ihtiva ettiği unsurların tamamı birlikte dikkate alındığında, görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmadığını, tanınmışlık ve haksız rekabet gerekçelerine dayalı itirazların da haklı görülmediğini, itiraz sahibinin kötüniyet hususunu ispatlar nitelikte herhangi bir kanıt sunmadığından kötüniyet gerekçeli itirazının haklı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 2019/49893 sayılı marka başvuru kapsamında yer alan "Elektriksiz temizlik aletleri ve gereçleri: boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, süngerler, çelik yünleri, üstüpüler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları. Diş fırçaları, elektrikli diş fırçaları, diş ipleri, tıraş fırçaları, saç fırçaları, taraklar. Değerli metalden olanlar da dahil olmak üzere, bu sınıfta yer alan ve elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri (çatal, bıçak, kaşıklar hariç): yemek servis takımları, kap-kacak, şişe açacakları, saksılar, pipetler, elektriksiz pişirme aletleri. Ütü masaları ve kılıfları, çamaşır kurutmalıkları, elbise askıları. Ev hayvanları için kafesler, akvaryumlar, vivaryumlar, terraryumlar. Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Parfüm bekleri (yandığında koku yayan bekler), parfüm spreyleri ve vaporizatörleri (püskürteç), elektrikli-elektriksiz makyaj temizleme aletleri, pudra ponponları, tuvalet eşyaları için kutular. Püskürtmeli hortum başlıkları, sulama süzgeçleri için başlıklar, sulama aletleri, bahçe sulama süzgeçleri, musluklara takılan uçlar. İşlenmemiş cam, yarı işlenmiş cam, dekorasyon için cam mozaikler ve cam tozları (inşaat için olanlar hariç), cam yünleri (izolasyon ve tekstil amaçlı olmayan)." ile davacıya ait itiraza mesnet 2014/00558, 2013/31875 sayılı markaların koruma kapsamı altında bulunan ve bilirkişi raporunda koyu renk ile renklendirilen emtiaların aynı, aynı tür ve benzer emtia oldukları, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında; ilgili tüketicilerin tamamı dikkate alındığında, işaretler arasındaki farklılıkların, ortak unsurlara nazaran daha üstün olduğu, bu durumun ise işaretlerin farklı genel izlenimler yarattıklarını göstermekte olduğu, taraf markaları arasından sadece birkaç harfin benzer olmasının işaretler arasındaki farklılıkların bütüne olan etkisine daha üstün bir etki yaratmayacağı, tüketicilerin markaları birbirleri ile karıştırma ihtimallerinin mevcut olmayacağı, SMK m.6/1 hükmü koşulunun somut olayda gerçekleşmediği, davacı yana ait ... markasının tanınmış markalar sicilinde T/00115 sayısı ile kayıtlı olduğu görülmekte ise de, dosya kapsamında davacı yan markalarının tanınmışlığını gösterir başkaca hiçbir ek delilin mevcut olmadığı, salt tanınmış marka sicilindeki kaydın, tanınmışlığın halen devam ettiği, geniş kitlelere hitap ettiği yönünde bir sonuca ulaşılması açısından yeterli olmadığı, sonuç olarak davacı yanın tescili kapsamındaki emtialarda tanınmış olduğu ve buna bağlı olarak daha geniş bir korumadan yararlanması gerekeceği yönünde bir kanaate varılmasının mümkün olmadığı, davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, bunun haricinde davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesi ile YİDK kararının iptali isteminin reddine, dava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, benzer uyuşmazlıkta, müvekkilinin markalarının korunduğunu, “...”ve “...” markaları arasında yüksek düzeyde fonetik benzerlik bulunduğunu, ilgili kelimelerin Türkçe ve İngilizce telaffuzları da dikkate alındığında müvekkilin markasının Türkçe telaffuzunun ‘’...’’ İngilizce telaffuzunun ‘’...’’ olarak, davalının markasının Türkçe telaffuzunun ‘’...’’ İngilizce telaffuzunun ise ‘’...’’ olarak okunacağını, bu itibarla markaları oluşturan kelimelerin okunuş itibariyle aynı ses ile başlayıp aynı ses ile bittiğini, iş bu markalar arasında gerek vurgu gerekse telaffuz itibariyle özellikle ingilizce okunuşları (...-...) arasında ayırt edilemeyecek nitelikte benzerlik bulunduğunu, kararın yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli marka başvurusu ile itiraza mesnet "..." esas unsurlu markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların birbirinden farklı olduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, dava konusu marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden, karşı tarafın tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayacağı, davacı yana ait ... markasının tanınmışlığını gösterir ek delilin mevcut olmadığı, sadece tanınmış marka sicilindeki kaydın, tanınmışlığın halen devam ettiği, geniş kitlelere hitap ettiği yönünde bir sonuca ulaşılması açısından yeterli olmadığı, davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, bunun haricinde davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgunun da ileri sürülmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 14/07/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1367, K. 2026/1439, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1367-e-2026-1439-k-c828d085a737