Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2149 E. 2026/1322 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2149
- Karar No
- 2026/1322
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2149 KARAR NO : 2026/1322
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/03/2022 (Dava) - 13/06/2023 (Karar) NUMARASI : 2022/292 Esas - 2023/400 Karar DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazası Kaynaklı) BAM KARAR TARİHİ : 14/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/07/2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/292 Esas-2023/400 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.10.2020 tarihinde, müvekkili de araç içinde bulunmaktayken, müvekkilinin eşi müteveffa ....’nın sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın kavşağa kontrolsüz şekilde giriş yapmasıyla sürücü....’un sevk ve idaresindeki .... plakalı araca çarpması sonucu kaza meydana geldiğini, kazada asli kusurun sürücü ...’da olduğunun tespit edildiğini, kaza sonucunda müvekkilinin hayati tehlikesi olacak şekilde yaralandığını, göğüs kafesi kemiklerinin fazla kırık olmasının akciğerlerine ağır zarar verdiğini, sağ el bileğinde de ağır bir kırık söz konusu olduğunu, sol kalça kemiği de kırıldığı için kişisel bakımının yatakta karşılandığını, akciğerine tüp takıldığını, uzun süre yoğun bakımda tutulduğunu ve tüp takılması sonrası, fazla ve düzensiz çalışan kalbinin tansiyon yüksekliğine sebep olduğunu, ameliyat sonrası da bilhassa kolunu kullanamadığı için yakın bakım ihtiyacının ortaya çıktığını, sol gözünün kazada aldığı hasar nedeniyle ilaç tedavisi gerektirdiğini, evde yatak istirahati ve bakıcı ihtiyacının devam ettiğini, halihazırda fizik tedavi almakta olduğunu, müvekkilinin eşi ...’nın ise söz konusu kazada vefat ettiğini, mirasçılarının ise müvekkilinin yanısıra, müteveffanın çocukları olan davalılar .... ile ... (...) .. olduğunu, müvekkili ev hanımı olup eşinin vefatı sonrası maddi destekten de yoksun kaldığını, araç sürücüsü ve işleteni müteveffanın aracının zorunlu mali mesuliyet sigortasını yapan şirketin davalı .... A.Ş olduğunu, ZMMS sigorta şirketi ile mirasçıların dava konusu zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davada görevli ve yetkili mahkemenin Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, arabuluculukta tarafların anlaşamadığını belirterek, trafik kazasından kaynaklı sürekli sakatlık tazminatı, bakıcı ve tedavi giderleri, tedavi sonrası her türlü iyileştirme giderleri, destekten yoksun kalma tazminatı, ulaşım giderleri karşılığı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve alacağın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın müştereken ve müteselsilen davalılardan, 50.000,00 TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen davalı .... ile davalı .... (...) ....'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı .... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; .... plakalı aracın müvekkili şirkete Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, haksız ve hukuki mesnetten uzak davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, taleplerin fahiş olduğunu, Adli Tıp Kurumu’ndan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak maluliyet raporu tanzim ettirilmesini, Adli Tıp Kurumu’ndan kusur raporu alınmasını ve yapılacak hesaplamada genel şart hükümlerinin esas alınmasını, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespitini, geçici iş göremezlik taleplerinin Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olduğunu, iddia edilen bakıcı gideri zararının sürekli sakatlık teminatı kapsamında olması halinde; genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenmesi gerekmekte olup, %70 ve üzeri durumlar için belirlenen nispet kapsamında hesaplama yapılabileceğinin düzenlendiğini, tıbbi mütalaa raporunda da görüldüğü üzere kaza sebebiyle oluşan maluliyet oranı %3 olup, genel şartlarda belirtilen %70 oranının çok altında kaldığını, bir başkasının bakımına muhtaç olup olmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmasını, müvekkili şirketin manevi tazminata ilişkin bir sorumluluğunun bulunmadığını, ZMSS poliçesinin teminatı kapsamına, üçüncü kişinin ölümü hali girmekte olup, sigorta sözleşmenin tarafı olan ancak üçüncü kişi olmayan, işleten bakımından sigorta koruması bulunmadığını, buna ek olarak, ZMMS poliçesinin hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerini teminat altına almadığının da açık olduğunu, müteveffa ...'nın kusuruyla sebebiyet verdiği kazaya ilişkin destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin müvekkili şirket tarafından tanzim edilen ZMSS poliçesi kapsamında olmadığını, kaldı ki, yansıma yoluyla zarar görmüş olan destekten yoksun kalma tazminatı talep edenlerin, kendisine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olmalarının mümkün olmadığını, kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, sigortacı olan müvekkili şirketten ancak KTK 98. ve 99.maddeleri uyarınca, gerekli tüm belgelerle birlikte yapılan müracaattan 8 iş günü sonrasından itibaren, böyle bir müracaat bulunmadığı takdirde ise, ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar .... ve .... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin babası ...’nın 16/10/2020 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu vefat ettiğini, veraset ilamında görüleceği üzere davacı ve müvekkili olan davalıların murisin mirasçıları olduklarını, davacının, murisin kullandığı araçta bulunmakta olup kaza sonucunda yaralandığını, ancak açmış olduğu maddi manevi tazminat isteğinde eğer murisin kusuru yüzünden rücu imkanı var ise dava sonucunda hem davacı, hem de davalı durumuna düşeceğini, bunun da husumet yönünden davanın seyrini değiştireceğini, ayrıca muris emekli olup, davacının destekten yoksun kalmasının da mümkün olmadığını, kaldı ki murisin ileri yaşına rağmen aracı kullanmaya zorladığını ve sonuçta kaza olduğunu, müvekkillerinin yurt dışında yaşadıklarını, kaza sonucu babalarını kaybettiklerini, davacının müvekkillerine karşı dava açarak neyi hedeflediğinin de anlaşılamadığını, zira aynı muris için birlikte mağdur ve mirasçı olduklarını, davacının kötü niyetle sebepsiz zenginleşme isteğinde olduğu kanaatine varılacağını düşündüklerini, manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi davacının talep miktarının olayın oluş şekli ve neticeye göre ağır olduğu kanaatinde olduklarını, maddi tazminat taleplerinin ise sigorta kapsamında olup, davalı sigorta şirketinin taleplerinin değerlendirilerek sonuca varılması, ancak davalı sigorta şirketinin ödeyeceği tazminat ile ilgili rücu hakkı bulunması durumunda davacının aynı zamanda mirasçı olması da dikkate alınarak davanın reddi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YEREL MAHKEME KARARI: Mahkemece; "...Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihi olan 15/10/2020 günü sürücü .... plakalı çekici ile seyir halinde iken, kavşak müşterek alanına kırmızı ışık ihlali ile giren müteveffa sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki .... plakalı kamyonetin sol yan kısımlarına çarpması neticesi dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan kusur raporuna göre; müteveffa sürücü ...'nın %100 oranında kusurlu olduğu, sürücü ....'un kusursuz olduğu, davacı yolcu ....'nın kusursuz olduğu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Sağlık Kurulu maluliyet raporuna göre; ....'nın Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca engellilik oranının %2 olduğu, aktüerya bilirkişisinin raporunda özetle; ... için sürekli sakatlık tazminatının 41.041,57 TL, bakıcı bakım ve tedavi giderleri ile tedavi sonrası her türlü iyileştirme giderleri için 2.452,50 TL brüt, ulaşım giderleri için 800,00 TL hesaplandığı, bilirkişi raporlarının olaya ve dosya kapsamına uygun, yargı denetimine ve hüküm kurmaya elverişli olduğunun anlaşıldığı, davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında kapsama giren teminat türlerinin tanımlandığı A.5. maddesinin (ç) bendinde; destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı; 'üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır.' şeklinde ifade edildiği, Genel Şartların A.6. maddesinin (c) bendinde ise, 'İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri' ve (d) bendinde, 'destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri' nin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminatının dışında kalan hallerden sayıldığı, somut olayda, sürücü/destek ...'nın sevk ve idaresindeki araç ile 15/10/2020 tarihinde kendi kusuru ile sebebiyet verdiği kaza sonucunda vefat ettiği, yukarıdaki açıklamalar ışığında, davalının sorumluluğunun kapsamı 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenecek olup, kendi ölümüne neden olan sürücünün (desteğin) tam kusuruna isabet eden destek tazminatı talebi zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçe teminatı kapsamında olmadığından, davacının destekten yoksun kalma tazminatı isteminin reddine karar vermek gerektiği, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri talebi ve tedavi ulaşım gideri talebi yönünden; müteveffa sürücü ... %100 oranında kusurlu olduğundan halefiyet prensibi gereğince davalı mirasçıların da miras payları oranında zarardan sorumlu olacakları, davalı sigorta şirketinin ise hesaplanan tazminatın tamamından sorumlu olacağı, davacının manevi tazminat talebi yönünden; olayın oluş şekli, kusur durumu, müteveffanın haksız eyleminden doğan manevi tazminattan külli halefiyet prensibi gereği davalıların miras payları oranında sorumlu oldukları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın ağırlığı, davacının olay nedeniyle yaralanması, olay nedeniyle duyduğu acı ve ızdırap dikkate alınarak 4.000,00TL manevi tazminatın davalılar ....ve ...' dan kaza tarihi olan 15.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmekle, sonuç olarak; DAVANIN KISMEN KABULÜ ile, desten yoksun kalma tazminatına ilişkin talebin reddine, 41.041,57 TL sürekli iş göremezlik tazminatının (davalılar .... ve ....'nun sorumlulukları miras payları dikkate alınarak 30.781,17 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 11.03.2021'den itibaren işleyecek yasal faiziyle, diğer davalılar .... ve .... yönünden ise kaza tarihi olan 15.10.2020' den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2.452,50 TL bakıcı giderinin, (davalılar .... ve ....'nun sorumlulukları miras payları dikkate alınarak 1.839,37 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 11.03.2021'den itibaren işleyecek yasal faiziyle, diğer davalılar ... ve .... yönünden ise kaza tarihi olan 15.10.2020'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 800,00 TL tedavi ulaşım giderinin (davalılar .... ve ... ..'nun sorumlulukları miras payları dikkate alınarak 600,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 11.03.2021'den itibaren işleyecek yasal faiziyle, diğer davalılar ... ve .... yönünden ise kaza tarihi olan 15.10.2020'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4.000,00 TL manevi tazminatın davalılar.... ve ....'dan kaza tarihi olan 15.10.2020'den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine...." şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF İTİRAZLARI: Davalılar .... ve .... vekili tarafından; "...Kaza anında babalarının vefat ettiğini, araçta bulunan davacı eşinin ise yaralandığını, davacı ve müvekkili olan davalıların murisin mirasçıları olduklarını, davacının açmış olduğu maddi manevi tazminat isteğinde, murisin yani kocasının kusuru yüzünden tek taraflı kaza olduğu için belki de kendi kusuru yüzünden olan kazadan manevi tazminat talebinin haksız ve adaletsiz olduğunu, mahkemenin miras payı oranında davanın kısmen kabulü kararı vermesinin doğru olmadığını, aile içi olay olması nedeniyle hakkaniyetli de olmadığını, ayrıca davacının kötü niyetle sebepsiz zenginleşme isteğinde olduğu kanaatine varılacağı düşüncesinde olduklarını, kaldı ki manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi davacının talep miktarının olayın oluş şekli ve neticeye göre ağır olduğu kanaatinde olduklarını, maddi-manevi tazminat taleplerinde bilirkişi raporunda Yargıtay'ın da; ‘Tek taraflı trafik kazasında işletenin yüzde yüz kendi kusuru ile kendisinin ölümüne neden olması durumunda kendisinin, kendisine üçüncü kişi olması düşünülemez’ demekle, davacının kötü niyetli olduğu görüşünü dile getirdiğini, ayrıca reddedilen kısım üzerinden hükmedilen vekalet ücretinin de doğru olmadığını..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ölümlü ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı, sürekli işgöremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi giderleri, ulaşım giderleri ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalılar .... ve ....vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı ....'nın, eşi olan ...'nın sevk ve idaresindeki araçta yolcu olarak birlikte seyir halinde oldukları sırada, müteveffa ...'nın kırmızı ışıkta kavşakta hatalı geçiş yapması üzerine davadışı araç ile çarpışması suretiyle meydana gelen trafik kazasında ...'nın vefat ettiği ve davacı ...'nin ise kemik kırığı olacak şekilde yaralandığı, davacının davadan önce müteveffanın ZMMS sigortacısı olan.... A.Ş'ye başvuru yapmasına rağmen bir ödeme yapılmadığından bahisle işbu davayı trafik sigortacısı şirkete ve onun yanısıra müteveffanın önceki evliliğinden çocukları olan diğer davalılara yönelttiği anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlıkta, davalıların ve davacının müteveffanın mirasçıları olduğu, davacının gerek kendi yaralanması ve gerekse eşinin vefatı nedeniyle miras payları oranında davalı mirasçılara da davayı yöneltmiş olduğu, mirasçıların müteselsil sorumlulukları var ise de, olayın özelliklerine göre burada davacı da mirasçı sıfatına sahip olduğundan (alacaklı-borçlu sıfatlarının birleşmesinin de önüne geçilerek) davalı mirasçılara karşı ancak miras payları oranındaki (toplam 6/8) sorumlulukları uyarınca talepte bulunabileceğine dair mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, bu yöndeki itirazların reddi gerekmiştir. Bununla birlikte, mahkemece kusur, maluliyet ve aktüer raporu alınarak yukarıda yazılı şekilde hüküm tesis edildiği görülmekte ise de, verilen karar eksik incelemeye dayalı olup hüküm kısmında da hatalar bulunduğu görülmekle kararın kaldırılması gerekmiştir. Şöyle ki; dava dilekçesinde geçici işgöremezlik tazminatı talep edilmemiş olup yalnızca sürekli işgöremezlik tazminatı talep edildiği, mahkemenin ara kararı üzerine davacı vekilinin sunduğu 04.07.2022 tarihli talep açıklama dilekçesinde ve yine talep arttırım dilekçesinde de aynı yönde talepte bulunulduğu görülmektedir. Hükme esas alınan aktüer raporunda ise; raporun açıklama kısmında geçici işgöremezlik tazminatı ve sürekli işgöremezlik tazminatının ayrı ayrı hesaplanıp toplamının (35.483,70 + 5.557,87) 41.041,57-TL olduğu belirtildikten sonra, sonuç kısmında ise bu toplam tutar sadece sürekli işgöremezlik tazminatı imiş gibi tespitte bulunulduğu, mahkemece de bu rapora göre bu yönde hüküm tesis edildiği görülmektedir. Taleple bağlı kalınarak, geçici işgöremezlik tazminatının dahil edilmemesi gerektiği gibi, bunun yanısıra, davacı ....'nin sürekli işgöremezlik tazminatı hesabının da hüküm kurmaya elverişli olduğu söylenemez. Hangi yaşam tablosu ve hesap yöntemi kullanıldığı, davacının bakiye yaşam süresinin ne olduğu hususlarının açıklanmadığı ve 15.10.2026 tarihine kadar (desteğin yaşam süresi hesabında müteveffa destek için belirlenen tarih) hesaplama yapıldığı görülmekle, farklı bir aktüer bilirkişiden rapor alınmak üzere kararın kaldırılması gerekmiştir. Bununla birlikte, istinafa davacı tarafın gelmediği gözetilerek yeniden hesaplanacak tutarın önceki toplam tutarı aşmaması hususunda usuli müktesep haklara dikkat edilmesi gerektiği de izahtan varestedir. Aktüer raporuna ilişkin bir diğer eksiklik olarak; davacının bakıcı gideri talep ettiği, alınan maluliyet raporunda bu yönde olumlu-olumsuz bir tespit bulunmadığı, bununla birlikte tıp uzmanlığı bulunmayıp avukat olduğu anlaşılan aktüer tarafından bu yönde de hesap yapıldığı görülmekle, her ne kadar davalı sigorta şirketinin dava öncesinde almış olduğu tıbbi mütalaadaki süreye göre hesap yapıldığı belirtilmiş ise de, tek taraflı alınıp tarafların itiraz hakkını kullanması mümkün olmayan tıbbi mütalaanın bakıcı ihtiyacının belirlenmesinde esas alınması doğru olmamış, mahkemece yeni seçilecek aktüer bilirkişinin tıp uzmanlığı olması ya da aktüer bilirkişi yanına bir doktor bilirkişi de eklenmesi sureti ile davacının bakıcı ihtiyacının belirlenmesi gerektiği açıktır. Burada, aktüer tarafından SGK sorumluluğunda olmayıp ödenmesi gereken tedavi gideri bulunmadığından bahisle tedavi giderinin hesaplanmamış olduğu görülmekle birlikte, davacı tarafın bu hususu istinafa getirmediği gözetilerek, yeniden düzenlenecek raporda ve mahkemece verilecek kararda usuli müktesep haklara dikkat edilmesi gerekeceği de muhakkaktır. Mahkeme kararının hüküm kısmı incelendiğinde; davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğu belirtilmesine rağmen bu tutarın şüpheye yer bırakılmayacak ve infazda sorun yaratmayacak şekilde açıkça belirtilmemiş olması da doğru olmamıştır. Davalı tarafın manevi tazminat tutarına ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesinde; davacının araçta yolcu olup 50.000-TL manevi tazminat talep ettiği ve mahkemece 4.000-TL'ye hükmedildiği görülmekle, dosya kapsamına, kazada davacının da yaralanmış olmasına, iyileşmesi için gerekli süreye ve maluliyet oranına göre, hükmedilen tutarın fazla olmadığı anlaşıldığından, bu itirazın reddi gerekmiştir. Yine, Anayasa Mahkemesinin 2024/29 E. - 2024/226 K. sayılı kararı (RG-14/03/2025) ve ayrıca 08.01.2026 tarihli ve 33131 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tarife gözetilerek, kısmen reddedilen manevi tazminat tutarları bakımından davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmekle, mahkemece yeniden tesis edilecek hükümde buna da dikkat edilmesi gerektiği açıktır. Kabule göre, istinafa gelen davalılar bakımından reddedilen tutar 12.273,53-TL olup, bu haliyle bu davalılar yararına eksik vekalet ücreti takdir edildiği itirazı da yerinde olmakla birlikte, karar kaldırma nedenlerine göre bu itirazın şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalılar ... (...) ... ve ... vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar ....(....) ...ve ... vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile; Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/292 Esas - 2023/400 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalılar .... (....)... ve .... vekilinin (vekalet ücretine ilişkin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilen itiraz dışındaki) SAİR İSTİNAF İTİRAZLARININ REDDİNE, 4-İSTİNAF AŞAMASINDA; davalılar ...(...)....ve .... tarafından yatırılan 379,85 TL istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine, 5-İstinaf aşamasında davalılar ... (...)... ve ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/07/2026