Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1334 E. 2026/1449 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1334
- Karar No
- 2026/1449
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1334 KARAR NO : 2026/1449 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/04/2026 NUMARASI : 2025/156 E. - 2026/173 K.
DAVANIN KONUSU : Tasarım Hakkına Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/04/2026 tarih ve 2025/156 E. - 2026/173 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin, 2020/03767 ve 2020/07090 sayılı tasarımların sahibi olduğunu, bu tasarımları doğrultusunda kendi ve ... Ltd. Şti. ile Amerika Birleşik Devletleri menşeili ... adına satışını yaptığını, müvekkilinin en büyük gelir kaynağının, ... üzerinden yaptığı satışlar olduğunu, müvekkilinin tescilli tasarımlarının ayırt edilemeyecek derecede benzerlerinin davalı tarafından satışının yapıldığının tespit edildiğini, davalının müvekkilinin tescilli tasarımlarının ayırt edilemeyecek derecede benzerini üretip ..., ... gibi sosyal mecralarda pazarlayıp satış yapmasının, tasarım hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu ve tespiti ile men’i gerektiğini ileri sürerek, müvekkiline ait tasarımlara karşı davalı tarafından ... ve ... alan adlarında gerçekleştirilen tasarım hakkına tecavüzün tespitine ve aynı alan adlarında gerçekleştirilen tasarım hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, BAM 20 HD'nin "tasarım konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden inceleme ve değerlendirme içeren denetime elverişli ve davalının itirazlarını karşılayan bir yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi" şeklindeki iade kararı kapsamında oluşturulan 3 kişilik bilirkişi heyetinin düzenlediği kök raporda özetle "İhlale ve davaya gerekçe gösterilen ... ve ... adreslerindeki tasarımların davacıya ait 2020 07090, 2020 03767 numaralı tasarımlar karşısında bilgilenmiş kullanıcı nazarında ayırt edicilik vasfının bulunduğu, taraf tasarımları arasında benzerlik olmadığı" şeklinde tespit ve değerlendirmelere ve itiraz üzerine alınan 17.11.2025 tarihli ek raporda özetle "tarafımıza verilen göreve ve BAM kararı çerçevesinde, davacı yana ait tasarım tescilleri ile dava konusu edilen ürün görselleri karşılaştırılmış, ayrıca üretim tekniği, birleştirme dişleri, özelleştirme opsiyonları ve benzeri hususlar dikkate alınmamıştır. Kaldı ki bu hususlara dair dosya içerisinde bir bilgi de bulunmamaktadır. İhlale ve davaya gerekçe gösterilen ... ve ...adreslerindeki tasarımların ve davacı dilekçesinde yer alan ihlale konu tasarım görsellerinin, davacıya ait 2020 07090, 2020 03767 numaralı tasarımlar karşısında bilgilenmiş kullanıcı nazarında yeni ve ayırt edicilik vasfının bulunduğu" tespit ve kanaatlerine bu kez aynen iştirak edilerek davacının mesnet tasarımları ile dava konusu tasarımlar bilgilenmiş kullanıcı açısından benzerlik oluşturmayıp davalı tasarımları ileri sürülen görseller karşısında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde mutlak yenilik dahil yenilik ve ayırt edicilik vasfını taşıdığından davalı eylemi tasarım tecavüzü oluşturmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerleşik Yargıtay içtihatlarında da açıkça kabul edildiği üzere, ayırt edicilik incelemesinde farklılıklardan ziyade ortak özelliklere ağırlık verilmesi gerektiğini, ancak yerel mahkemece tam aksine, tasarımın karakteristik yapısını oluşturan temel unsurlar göz ardı edilerek yalnızca tali nitelikteki bazı küçük farklılıklara dayanıldığını, 6769 sayılı SMK’nın 56. maddesinde düzenlenen yenilik ve ayırt edicilik kriterlerinin hatalı uygulandığını, bunun yanında, davalının aynı sektörde, aynı online pazarda, müvekkilin yüksek ticari görünürlüğü ve bilinirliği altında faaliyet göstermesi, ürünlerini aynı estetik ve modüler sistem anlayışıyla pazarlaması, hatta ihlal bildirimleri sonrası içerik kaldırılması gibi kötü niyet göstergeleri de karar gerekçesinde tartışılmadığını, müvekkiline ait 2020/07090 ve 2020/03767 sayılı tasarımlar bakımından yapılan incelemelerde, özellikle dava başlangıcında delil tespiti kapsamında aldırılan ilk bilirkişi incelemelerinde, davalı tarafından ... ve ... hesaplarında kullanılan ürünlerin müvekkilinin tasarımları ile genel izlenim itibariyle ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunun açık biçimde tespit edildiğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma ilamının davanın esası yönünden bir ret gerekçesi oluşturmadığını, BAM kararını hatalı yorumlayarak son heyet raporuna peşinen üstünlük tanımış olmasının yerinde bulunmadığını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, bilirkişi heyeti ve yerel mahkemenin, tasarımların ortak karakterini oluşturan temel unsurları değerlendirmek yerine, ancak tali nitelikte kabul edilebilecek küçük detay farklılıklarını esas aldığını, aynı pazarda, aynı ürün segmentinde, aynı estetik dili kullanarak faaliyet gösteren davalının müvekkilinin tasarımlarından haberdar olmadığının kabulü hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava,tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamında alınan son bilirkişi kurulu raporu ile ihlale ve davaya gerekçe gösterilen tasarımların davacıya ait 2020 07090, 2020 numaralı tasarımlar karşısında bilgilenmiş kullanıcı nazarında ayırt edicilik vasfının bulunduğunun, taraf tasarımları arasında benzerlik olmadığının belirlendiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, bu bağlamda davalı eylemi tasarım tecavüzü oluşturmadığı yönündeki gerekçede de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 14/07/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2026
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...