Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1025 E. 2026/1239 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1025
Karar No
2026/1239
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1025 - 2026/1239 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1025 KARAR NO : 2026/1239 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/12/2023 NUMARASI : 2023/235 E. - 2023/398 K.

DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/12/2023 tarih ve 2023/235 Esas - 2023/398 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin T/03579 sayılı markasının ... nezdinde tanınmış marka olarak tescilli olduğunu, 2014/71562, 2015/102382, 2016/08023, 2016/24295, 2016/24368, 2016/52889, 2016/52902, 2016/87867, 2017/00688, 2017/101820, 2017/109534, 2017/40515, 2019/107909, 2019/92200, 2020/02253, 2020/108998, 2020/113916, 2020/33255, 2021/128663, 100188, 101360, 209929, 2002/29828, 2002/32154, 2004/07771, 2005/00905, 2005/04282, 2005/09517, 2006/22701, 2006/26419, 2011/91314, 2012/04388 sayılı "..." ibareli esas unsur olan markaların sahibi bulunduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "...+şekil" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2022/018601 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, ancak kararın hatalı bulunduğunu, taraf markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, müvekkilinin ticaret unvanı nedeniyle de başvuru üzerinde hakkının olduğunu, müvekkili markalarının tanınmışlığı karşısında dava konusu başvurunun tescilinin mümkün olmadığını, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2023-M-2681 sayılı kararın iptaline, 2022/018601 sayılı "...+şekil" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu markalar kapsamındaki mallar/hizmetler arasında ayniyet düzeyinde benzerlik bulunduğu, bilhassa gıda mallarının ortalama tüketici kesiminin ani kararla, kısa zamanda satın alma refleksi ile hareket ettiği ve davacının “...” markalarının tanınmışlığı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru markasının davacının seri markaları arasına sızabileceği, bu durumda ortalama tüketicilerin iki farklı marka karşısında olduklarını idrak edebilse bile marka kapsamında sunulan mal/hizmetlerin aynı veyahut aralarında idari veya ekonomik bağlantı bulunan işletmelere ait olduğu intibaına kapılabileceği, bu nedenle taraf markaları arasında ilişkilendirme de dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğu, neticeten SMK md. 6/1 anlamında dava konusu marka kapsamında yer alan tüm emtialar bakımından iltibas tehlikesinin olduğu, davacının tescilli “...” markaları ile tescilli ... ve ... alan adlarının sahibi bulunduğu, ancak davacının, dava konusu şeklindeki markayı, davalıdan önce tescilsiz şekilde kullanmak suretiyle bu işaret üzerinde bir hak elde ettiğini gösterir delillerinin dosya kapsamında bulunmadığı, SMK m. 6/3’e dayalı iddiaların ispat edilemediği, davacının “...” markasının gıda sektöründe SMK m. 6/5 kapsamında tanınmış marka niteliğini haiz olduğu, bu tanınmışlık nedeniyle davalı markasının haksız bir yarar sağlayabileceği, davacı markasının itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği, SMK'nın 6/6 maddesi kapsamında ticaret unvanına dayalı olarak davacının öncelik hakkının bulunduğu, davalı şahsın kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2023-M-2681 sayılı kararının iptaline, 2022/018601 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6/1 maddesi kapsamında markalar arasında iltibas yaratacak derecede benzerlik bulunmadığını, SMK'nın 6/5 maddesinde belirtilen koşulların somut olayda oluşmadığını, aksi yöndeki mahkeme kararının yerinde olmadığını, yine koşulları oluşmayan SMK'nın 6/6 maddesine göre verilen kabul kararının da hukuka aykırılık arz ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı başvurusunun "... ..." ibaresinden oluştuğu, bu sözcüğün ... ibareli davacı markaları ile anlamsal, görsel ve sescil olarak bıraktığı umumi intiba itibariyle bağlantı kurulabilecek derecede benzer bulunduğu, "..." ibaresinin ayırt edicilikte yeterli farklılık yaratmadığı, zira bu farklılığın anlamsal, görsel ve sescil olarak iki işaret arasında var olan genel izleminden doğan benzerliğin etkilerini geri plâna atmaya elverişli olmadığı, başvurunun, davacının seri nitelikteki "..." ibareli markalarının serisi içerisinde bir marka olarak algılanmasının kaçınılmaz olduğu, başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin de davacı markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerle benzer bulunduğu, diğer deyişle emtia benzerliğine ilişkin koşulun da gerçekleştiği, buna göre SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının somut olayda bulunduğu, öte yandan davacı markalarının tanınmışlığı nedeniyle SMK'nın 6/5 maddesi kapsamında da nispi ret sebebinin oluştuğu, davacının ticaret unvanı nedeniyle SMK'nın 6/6 maddesi koşullarının da somut olayda bulunduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı kurum tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davalı kurumdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı kurum tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 18/06/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/06/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1025, K. 2026/1239, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1025-e-2026-1239-k-3e04a947173c