Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1097 E. 2026/1374 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1097
Karar No
2026/1374
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/1097

KARAR NO : 2026/1374

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 09/07/2026 (Ara Karar)

NUMARASI : 2026/1059 E.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların İddia ve Savunmaları:

DAVA: Davacı vekili 27/04/2026 tarihli dilekçesi ile; İleride telafisi imkansız zararlara sebebiyet verecek olması nedeni ile İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra takip dosyasından satışına karar verilen ve ekli satış ilanı ile 04/05/2026 tarihinde saat 14.05 de Çanakkale İli, ... İlçe, KOZLU Köy, ... MEVKİİ Mevkii, ... Ada, ... Parselde kayıtlı taşınmazın ... İcra Müdürlüğü ... Talimat numaralı dosyadan satışı yapılacak olan taşınmazın satışının HMK m.389 çerçevesinde teminatsız olarak durdurulmasına dair karar verilmesini talep ettiği görüldü.

İlk derece mahkemesinin 30/04/2026 tarihli ara kararıyla; "Davacı vekilinin talebinin reddine," karar verilmiştir.

Davacı vekili 08/11/2026 tarihli dilekçesi ile; Mahkemece verilen tedbir kararının kapsamının genişletilerek, İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı icra takibinin durdurulmasına, ... İcra Müdürlüğü'nün ... Tal. Dosyasında 11.05.2026 saat:14:05 tarihinde sonlanacak taşınmaz satışının ve ihale işlemlerinin durdurulmasına karar verilmesini, Tedbirin genişletilmesi, icra takibinin ve satış işlemlerinin durdurulması talebimizin kabulüne dair karar verilmesi halinde, kararınızın gün içinde ivedi - günlü iş kaydıyla ilgili İcra Müdürlükleri'ne uyap üzerinden gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesinin 11/05/2026 tarihli ara kararıyla; "Davacı vekilinin tedbir talebinin reddine," karar verilmiştir.

Davacı vekili 05/07/2026 tarihli dilekçesi ile Huzurdaki davanın esasına ilişkin mevcut deliller, 26.05.2025 tarihli Bilimsel Mütalaa, yazılı delil niteliğindeki olan ve davalı tarafından dava konusu senedin tahrif edilmeden önceki hali ile bizzat Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesi 2009/214 E. Sayılı dosyasına 2009 yılında sunulmuş olduğunun ispatlanmış olması ve (6 adet) şahitlerin ifadelerinin ve son olarak da dosyanıza işbu dilekçemiz ekinde sunulan 09.06.2026 tarihli ATK Raporu'nda dava konusu senet üzerinde sonradan ekleme/tahrifat yapılmış olduğu, adi senede sonradan kambiyo vasfı kazandırıldığının tespit edilmiş olduğu tedbirin genişletilmesi için yeterli yakın ispat şartını oluşturmuş olduğu gözetilerek; Mahkemenizce verilen tedbir kararının kapsamının genişletilerek, İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı icra takibinin durdurulmasına, ... İcra Müdürlüğü'nün ... Tal. Dosyasından yapılacak taşınmaz satışları ve ihale işlemlerinin durdurulmasına karar verilmesini, Tedbirin genişletilmesi, icra takibinin ve satış işlemlerinin durdurulması talebimizin kabulüne dair karar verilmesi halinde, kararınızın gün içinde İVEDİ - GÜNLÜ İŞ kaydıyla ilgili İcra Müdürlükleri'ne UYAP üzerinden gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesinin 09/07/2026 tarihli ara kararıyla; "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir kapsamında satışın ve takibin durdurulması talebinin REDDİNE," karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi tarafından verilen 09/07/2026 tarihli ara kararın eksik inceleme ve gerekçesiz olması nedeniyle ortadan kaldırılması gerektiğini, takip konusu senedin 26.08.2006 vade tarihli ve 300.000 USD bedelli olduğunu, senedin teminat amacıyla düzenlendiğini ve davalının senedi haksız şekilde elinde tutarak kötü niyetle takibe koyduğunu, senet tediye tarihinde tarafların evli olduğunu ve davalının bu miktarda borç verebilecek maddi gücünün bulunmadığını, senetteki tahrifatların ve resmi belgede sahtecilik hususunun adli tıp kurumu ve bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, yerel mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının icra takibini ve satış işlemlerini durdurmaması sebebiyle davacının bir kısım malvarlığının rayiç bedelinin altında satıldığını ve diğer malların da satış aşamasında olduğunu, gecikmesinde sakınca bulunan hal ve telafisi imkansız zarar şartlarının gerçekleştiğini belirterek, tedbirin genişletilmesi talebinin reddine dair 09/07/2026 tarihli ara kararın kaldırılmasını, ek teminata hükmedilmeksizin ihtiyati tedbirin icra takibini ve satış işlemlerini durduracak şekilde genişletilmesini ve kararın ilgili icra müdürlüklerine ivedi olarak gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç:

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

Mahkemece yüzde 15 teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, 09/07/2026 ara karar ile, ihtiyati tedbirin genişletilmesi talebinin reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf talep ettiği görülmektedir.

Dava konusu senedin lehtarı Vuslat Şahin ve düzenleyeni ... olan, 300.000,00 ABD doları bedelli 26/08/2006 düzenleme tarihli, 01/01/2019 vade tarihli bono olduğu, senedin 2009 yılında Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/214 Esas sayılı dosyasına sunulan fotokopisinde tanzim tarihi ile 01/01/2019 vade tarihi ve Çanakkale ibaresinin bulunmadığı, 26/08/2006 tarihinin “tediye tarihi” bölümünde yer aldığının ileri sürüldüğü görülmektedir.

Uyuşmazlık, ilk derece mahkemesince daha önce verilen icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin ihtiyati tedbirin genişletilerek icra takibinin ve satış işlemlerinin tümüyle durdurulması talebinin reddine dair 09.07.2026 tarihli ara kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Davacı vekili; 300.000 USD bedelli takip konusu senedin başlangıçta teminat amacıyla ve eksik unsurlu olarak düzenlendiğini, senedin davalı tarafından 27.07.2009 tarihinde Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/214 Esas sayılı dosyasına sunulan örneğinde vade tarihi, düzenleme tarihi ve il adının bulunmadığını, bu unsurların sonradan eklenerek belgeye kambiyo senedi niteliği kazandırıldığını, 26.05.2025 tarihli bilimsel mütalaa ile 09.06.2026 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunun tahrifat iddiasını doğruladığını, tarafların senedin düzenlendiği tarihte evli olduklarını, davalının 300.000 USD borç verebilecek ekonomik gücünün bulunmadığını, senedin ilk tarihten yaklaşık on beş yıl sonra takibe konulduğunu, davacıya ait araç ve taşınmazın satıldığını ve diğer mallar hakkındaki satış işlemlerinin devam ettiğini ileri sürerek icra takibi ile satış işlemlerinin durdurulmasını istemiştir.

İİK’nin 72/3. maddesinde, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği; ancak borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceği açıkça düzenlenmiştir. Takipten sonra açılan menfi tespit davaları bakımından özel nitelikte olan bu düzenleme karşısında, kural olarak HMK’nin 209, 389 ve devamı maddelerine dayanılarak icra takibinin ve satış işlemlerinin durdurulması mümkün değildir.

HMK’nin 209/1. maddesinde adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda karar verilinceye kadar senedin herhangi bir işleme esas alınamayacağı düzenlenmiş ise de somut olayda davacı, takip konusu senetteki keşideci imzasını inkar etmemektedir. İddia, senedin açığa veya eksik unsurlu olarak teminat amaçlı imzalanıp verildiği, daha sonra zorunlu unsurlarının doldurulduğu ve bu suretle kambiyo senedi haline getirildiği yönündedir.

Dosyada bulunan 09.06.2026 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda, inceleme konusu senette yer alan bazı ibarelerin bir tür kalemle, senetteki diğer yazılar ile borçluya ait imzaların ise farklı türde bir kalemle yazıldığı ve bu iki grup yazının birlikte ve sırası dahilinde oluşturulmadığı bildirilmiştir. Davacı tarafından sunulan 26.05.2025 tarihli bilimsel mütalaada senet üzerinde tahrifat bulunduğu yönünde görüş açıklanmış ise de mütalaadaki değerlendirmelerin, Adli Tıp Kurumu raporuyla doğrulanmadığı dikkate alındığında sahtelik iddiasının yaklaşık olarak ispatına yeterli değildir.

Senedin teminat amacıyla düzenlendiği, davalının gerçekte alacaklı değil kefil olduğu, senedin anlaşmaya aykırı biçimde doldurulduğu ve davalının 300.000 USD tutarında borç verebilecek ekonomik gücünün bulunmadığı senedin düzenlendiği tarihte evli oldukları, davalının davacının yanında çalışması, senet bedelinin yüksekliği ve senedin uzun süre sonra takibe konulması yönündeki iddialar esasla birlikte değerlendirilmesi gereken hususlar olup bu aşamada tanık anlatımları tedbir bakımından yaklaşık ispata yeterli ve elverişli değildir.

Somut olayda senetteki imzanın inkar edilmediği, ilk derece mahkemesince, İİK’nin 72/3. maddesine uygun olarak yüzde on beş teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, mevcut aşamada HMK’nin 209/1. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığı mevcut tedbirin tarafların hak ve yarar dengesine uygun olduğu anlaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin genişletilerek icra takibi ve satış işlemlerinin durdurulması talebinin reddine ilişkin 09.07.2026 tarihli ara kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/07/226 tarih ve 2026/1059 E. sayılı kararına ara karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1097, K. 2026/1374, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1097-e-2026-1374-k-ae7ff6776b6f