Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1113 E. 2026/1273 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1113
Karar No
2026/1273
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1113 - 2026/1273 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1113 KARAR NO : 2026/1273 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 31/12/2025 NUMARASI : 2025/81 E. - 2025/81 K.

DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/03/2026 tarih ve 2025/81 D. İş. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi karşı tarafça istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati tedbir talep eden vekili, karşı tarafın "...", "..." markaları ile finansal ve parasal hizmetler vermesinin önlenmesini, "..." ve "..." markalarını taşıyan her türlü tanıtım işaretlerinin, tabelaların, basılı evrakların karşı taraflara ait işyerlerinden toplanarak yediemine teslimini, ... alan adlı internet sitesi ile ... alan adlı internet sitesinde ... kullanıcı adı ile Instagram ... kullanıcı isimli ... hesaplarındaki yayınlarda "..." ve "..." markası kullanılarak yapılan reklam ve tanıtım yayınlarının durdurulmasına, bu yayınların kaldırılmasına, bu yayınlara erişimin engellenmesini talep etmiş, 26/03/2026 tarihli duruşmada da, karşı tarafın "..." ibareli kullanımlarının müvekkili marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun, dosya kapsamında alınan delil tespiti raporu ile sabit hale geldiğini belirterek ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Karşı taraf davalılar vekili, bilirkişi raporuna itiraz dilekçemizi tekrar ettiğini, öncelikle karşı tarafın müvekkiline yönelik olarak markanın hükümsüzlüğü talepli dava İstanbul Bakırköy'de görülmekte olduğundan ve davalının ikametgahı İstanbul olduğundan mahkemenin yetkili olmadığını, yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, esasa ilişkin olarak ise sağlam ibaresi zayıf marka olduğundan ve müvekkili kullanımlarının karşı taraf markaları ile karıştırılması ihtimali söz konusu olmadığından tüm ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 20/01/2026 tarihli bilirkişi raporu ile ... web sitesininin yönetiminin karşı taraf olan “... A.Ş.” firması tarafından yapıldığının tespit edildiği, web sitesinde “...(...)” ibareli kullanımların bulunduğu ve bu kullanımların 36. Sınıfta belirtilen “finansal ve parasal hizmetler” ile ilgili olduğu, diğer internet hesaplarının yönetiminin de ... web sitesinin yönetenler tarafından yapıldığının ve bu hesaplarda “...(...)” ibareli kullanımların bulunduğu ve bu kullanımların 36. Sınıfta belirtilen “finansal ve parasal hizmetler” ile ilgili olduğunun belirlendiği, “...(...)” ibareli kullanımların 3. Kişiler nezdinde 2 tarafın karıştırılması ve ilişkilendirilmesi sonucunu ortaya çıkaracağının ve bu durumun da haksız rekabet koşullarını oluşturduğunun belirtildiği, bu rapor uyarınca marka ihlalinin ve haksız rekabetin varlığına kanaat verici delil sunulduğu, yaklaşık ispatın sağlandığı gerekçesi ile ihtiyati tedbir isteminin takdiren 600.000,00 TL (altıyüzbin) gayri nakdi teminatın talep eden vekili tarafından gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkememize sunulması şartı ile KABULÜNE, Karşı tarafın ..., ... markaları ile finansal ve parasal hizmetler vermesinin ÖNLENMESİNE, "..." ve "..." markalarını taşıyan her türlü tanıtım işaretlerinin, tabelaların, basılı evrakların karşı taraflara ait işyerlerinden toplanarak yediemine teslimine, ... alan adlı internet sitesi ile ... alan adlı internet sitesinde ... kullanıcı adı ile ... ... kullanıcı isimli ... hesaplarındaki yayınlarda "..." "..." markası kullanılarak yapılan reklam ve tanıtım yayınlarının durdurulmasına, bu yayınların kaldırılmasına, bu yayınlara erişimin engellenmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı taraf davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemenin dayanak almış olduğu bilirkişi raporunda yer alan kanaatlerin tarafımızca kabulünün mümkün olmadığını, sağlam kelimesinin oldukça yaygın kullanılan, ayırt ediciliği düşük bir sıfat olduğunu, ... Anonim Şirketi'nin toplum içerisinde oldukça yaygın kullanıma sahip bir kelimeyi kendi marka adı olarak nitelendirmesinin gerçekliğe ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kötüniyetli olduğunu, tüketiciler gözünde ... AŞ'nin sağlam kelimesi ile değil, ... kelimesi ile bağdaştırılmış bulunduğunu, seri marka iddiasının yerinde olmadığını, zayıf markalara dayanılarak geniş bir seri marka korumasının talep edilemeyeceğini, karıştırılma ihtimalinin olmadığını, teminat bedelinin çok düşük olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, ihtiyati tedbirin kaldırılması istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbirin şartlar başlıklı HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, somut olayda dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi ve mevcut delillere göre ihtiyati tedbir talep eden davacının haklılığının yaklaşık olarak ispat edildiği anlaşılmakla, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını isteyen karşı taraf davalılar vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Karşı taraf davalılar vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Karşı taraftan alınması gereken 732,00'şer TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında karşı tarafça yapılan yargılama giderlerinin karşı taraf davalılar üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/06/2026 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1113, K. 2026/1273, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1113-e-2026-1273-k-ac359945992f