Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1027 E. 2026/865 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1027
Karar No
2026/865
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/1027 - Karar No:2026/865 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1027 KARAR NO : 2026/865

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/10/2023 NUMARASI : 2022/550 E-2023/731 K

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALI : VEKİLLERİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 16/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2026 Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; Taraflar arasında davalıya ait konutta imalat, sevk ve montajı kapsar şekilde 13.10.2021 günlü KDV dahil 172.800 TL; 17.11.2021 tarihli KDV dahil 142.819,20 TL ve 09.12.2021 tarihli KDV dahil 85.482 TL bedelli eser sözleşmeleri imzalandığı, davacı tarafça ekli listede yer alan bütün işlerin eksiksiz ve ayıpsız olarak tamamlanarak teslim edildiği, davalı tarafça ayrıca yukarıda belirtilen sözleşmelerin kapsamında yer almayan ek imalatlar yapılmasını talep etmesi üzerine ek imalatların 48.743,64 TL bedelle (KDV dahil) yapılması konusunda anlaştıklarını, davacı tarafça projeye ve davalının talebine uygun olarak eksiksiz ve ayıpsız olarak yerinde montajı yapılarak teslim edildiğini, ancak davalı tarafça ödeme yapılmadığını, davacı tarafça fiyat listesinin son hali e-posta ile gönderildiğini, ek işlere ilişkin akdi ilişkinin gönderilen fiyat listesi ile tamamlanması konusunda tarafların mutabık kaldığını, davacının ek imalatlara ilişkin 19.06.2022 tarihli faturayı davalıya kestiğini, teslim tutanağı düzenlenmesi talebinin davalı tarafça reddedildiğini ve sekiz günlük yasal itiraz süresinden sonra 28.06.2022 tarihli ihtarıyla faturayı iade ettiğini, itirazlarının çoğunlukla ek imalatların projesine uygunluğu ve metrajın kontrol edilerek teslim tutanağı düzenlenmesine ilişkin olduğunu, teslime rağmen teslim tutanağı düzenlenmemesinin davalıdan kaynaklandığını, Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/103 D.İş sayılı dosyasıyla 07.07.2022 karar tarihi itibariyle düzenlenen 23.07.2022 tarihli raporda, ek imalatların konutta olduğunun, hali hazırda kullanıldığının, hiçbir ayıbın bulunmadığının belirlendiğini ve durumun fotoğraflarla belgelendiğini, 19.05.2022 günlü 48.743,64 TL bedelli ek imalatlara ilişkin e-faturaya ilişkin hiçbir ödeme yapılmadığından davalı aleyhine Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2022/12216 sayılı icra dosyasıyla yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu öne sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve ayrıca 2.181,90 TL tespit masraflarının tespit tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle; taraflar arasında her biri ayrı imalatları konu alan ayrı ayrı sözleşmeler imzalandığını, davalı tarafça davacı ile olan akdi ilişkilerinde bu detaya önem verildiğini, davacının iddia ettiği gibi ek imalatlar için herhangi bir anlaşma yapılmadığını, bu kapsamda herhangi bir sözleşmede imzalanmadığını, davalının ödeme yapması için koşulunun çizim ve projenin uyumlu olmasının olduğunu, ek imalatlara ilişkin taraflar arasında bir çizim ve projenin oluşturulmadığını, davacının kestiğini iddia ettiği e-faturanın davalıya tebliğ edilmediğini, sistemine düşmediğinden davalının faturaya ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını, faturayı 28.06.2022 tarihli ihtarla iade ettiğini, davacının dayandığı tespitin bir kısım imalatların yapıldığına ilişkin olup, bunların ayıplı olup olmadığı yönünde hiçbir inceleme olmadığından kabulünün mümkün olmadığını, taraflar arasında yapılacak imalatların detay projeleri hazırlanarak, bu projeler üzerinden metraj maliyet konuları netleştirilerek firmalarla fiyat konusunda anlaşıp, sözleşme yapılacak işlere başlanacağının kararlaştırıldığını, davacının öncelikle sözleşmeleri ihtilafsız olan işleri dahi projeye uygun teslim etmeyerek müvekkilini zarara uğrattığını, ek işler iddiası yönünden de imalat projelerine müvekkilince onay verilmediğini, fiyatlar konusunda taraflar arasında bir anlaşma da yapılmadığı, bu nedenle yapılan imalatların davacı sorumluluğunda olduğunu, davacının sözleşmeler kapsamında yaptığı imalatlarda çok ciddi ayıp, kusur ve eksikler olduğunu, ek imalat iddiaları yönünden de teslim yapılmadığını, projesine uygunluğu ve metrajın kontrol edilmediğini, yapıldığı iddia edilen imalatlarda ayıplar olduğundan davanın reddiyle kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince: Mahkemesince yapılan yargılamada alınan 07.07.2023 günlü bilirkişi kurulu raporunun karar vermeye yeterli bulunduğu belirtilerek, tarafların yazılı sözleşmeler dışında ek imalat için sözlü anlaştıkları, Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/103 D.İş sayılı dosyasında ek imalatların üretilerek davalıya teslim edildiği, ek imalatların sözleşmeler ve eki şartnamelerden farklı olduğu, fatura kapsamında belirtilen ek imalatlarla birebir uygun olduğunu, ek imalatların hali hazırda kullanıldığı, hiçbir ayıp ve eksiğin bulunmadığı, davalıya iletilen 28.04.2022 tarihli e-posta ekinde ek imalata ilişkin yapılan işlerin listesinin gönderilmesine rağmen, davalı tarafça herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, davacı tarafça 19.05.2022 tarihli e-faturanın düzenlendiğini, ancak davalı tarafça 28.06.2022 tarihli ihtarnameyle birtakım eksik ve ayıplardan bahsederek ilgili faturayı 8 günlük iade süresinden sonra iade ettiğini, dava konusu faturanın davacı defterine 43 yevmiye numarası ile kaydedildiği, kendi içerisinde birbirini doğruladığı, 48.743,64 TL fatura kesildiği, davalının 30,09,2022 tarihinde 16.000 TL ödemesinin olduğu, icra takibinin başlatıldığı tarih 02.07.2022 olmakla, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 48.743,64 TL alacaklı olduğu, avans faizi hükmedilmesi, icra inkar tazminatı talebinin kabulünün gerektiği, tespit masraflarının itirazın iptali davasına konu olamayacağından bu talebin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 48.743,64 TL asıl alacağa yönelik itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek yıllı (%15,75) reeskont avans faiziyle takibin devamına, 9.748,72 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacının dava dilekçesi istem sonucunda tespit dosyasında yaptığı masrafların da tahsilini talep ettiğini, mahkemesince bu talebin reddedildiğini, mahkemesince her halükarda davanın kısmen kabulüne karar verilmesi ve müvekkili yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacının davadan önce arabuluculuk başvurusunda bu talebin yer almadığından bu talebin her halükarda reddedilmesi ve müvekkili yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı defterlerinin usulüne uygun olduğunun, 48.743,64 TL tutarlı faturaya karşılık müvekkilinin 16.000 TL ödeme yaptığını, bu nedenle davacının 32.753,24 TL alacaklı olduğunu, müvekkili defterlerinini de usulüne uygun olduğunu, davalı defter kayıtlarına göre 9.090,40 TL fazla ödeme olduğunu, defter kayıtlarının farklı olduğunu, taraflar arasında 3 ayrı eser sözleşmesi bulunduğunu, ek imalatların sözlü anlaşma ile yapıldığını, ek imalatların ayıplı olmadığını, Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/103 D.İş sayılı dosyasında da benze görüş ve değerlendirme olduğunu, davacının 32.753,24 TL alacaklı olduğunun belirtildiğini, öncelikle bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde taraflar arasında ek imalatlara ilişkin sözlü anlaşma olduğunu hiçbir şekilde kabul etmediklerini, aksine cevap dilekçesinde sözlü anlaşma olmadığının belirtildiğini, ek işlerin imalat projelerine davalı tarafça onay verilmediğini, fiyatlar üzerinde de taraflar arasında bir anlaşma yapılmadığının belirtildiğini, bu nedenle imalatların davacı sorumluluğunda olduğunun ifade edildiğini, bilirkişilerin kabulü ve tespitin doğru olmadığı, uyuşmazlığın da bu hususun doğru değerlendirilmemesinden kaynaklandığını, bilirkişilerce davacı tarafça tek taraflı atıldığı belirtilen e-postalara dayalı değerlendirme yapıldığını, davalının cevap vermediğini, belkide hiç görmediği e-postaların ispat unsuru olarak kabul edildiğini, ek imalatlar için bilirkişi raporunda 28.04.2022 tarihli e-posta ile ek imalatlara ilişkin yapılan işlerin listesi gönderilmesine rağmen davalı tarafından herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığının belirtildiğini, oysa müvekkilinin hukuka aykırı kesilen faturayı öğrendiği anda faturayı iade ettiği ve ayıp ihbarında bulunduğunu, yine raporda belirtildiğinin aksine müvekkilinin faturayı kabul etmediğinden faturaya dayalı hiçbir ödeme yapmadığını, tespit dosyasında söz konusu ayıpların tespit edilmemesinin nedeninin ilgili taşınmazın malikinin davacıyı mobilyacılar odasına şikayet ettikten sonra ayıpların giderilmesi olduğunu, bu nedenle ayıplı kısımların tespit edilemediğini, davacının sözleşmelere dahil işleri dahi projeye uygun teslim etmediğini, müvekkilini zarara uğrattığını, müvekkilinin yapılacak imalatlar için öncelikle imalat detay projelerini hazırlatarak ve projeler üzerinden metraj maliyet konularını netleştirerek fiyatlar konusunda firmalarla anlaşma yaparak işlere başladığını, davacının bahsettiği ek işlerin imalat projelerine müvekkilinin onay vermediğini, fiyatlar konusunda da anlaşma olmadığını, bu nedenle yapılan harcamaların tespit isteyenin sorumluluğunda olduğunu, kaldı ki taraflarca ihtilafsız olmayan sözleşmelere göre hazırlanıp montajı yapılan işlerde çık ciddi eksik, ayıp, kusur tespit edildiğini, bu görsellerin dosyaya kazandırıldığını, ancak raporda hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, görsellerin bilirkişilerce değerlendirilmediği yönündeki itirazlarının mahkemece hiç dikkate alınmadığını, delilleri incelenmeden eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle karar verildiğini, çatı 1. Kat, zemin kat, giriş kapısı ve kiler kapısı imalatlarına ilişkin eksik, ayıplar bulunduğunu belirterek buna ilişkin açıklamalar yapıldığını, yukarıda açıklandığı ve görsellerde de açıkça görüldüğü üzere eksik, ayıp ve kusurlu, metraj ve fiyat konusunda da mutabakat sağlanamayan ek işler için fiyat çıkarıldığını, ayrıca kabul anlamına gelmemek üzere faturaya konu edilen işlerde sorumluluk kabul edildiğinde müvekkili yönünden ayıpların mevcut olacağını, davacının edimlerini sözleşmeye uygun yerine getirmemesi durumunda davalının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeme hakkına haiz olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava taraflar arasındaki bir kısım imalat ve dekorasyon işlerini konu alan 3 adet yazılı sözleşme dışında da ek imalatlar yapıldığı, teslim edildiği ve bu imalatlara ilişkin kesilen 48.743,64 TL bedelli faturaya rağmen iş bedelinin ödenmediği iddiasına dayalı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup, ayrıca delil tespit dosyasında yapılan giderlerin de tahsili talepli olduğu görülmüştür. Dava dilekçesinde dava konusunun itirazın iptali, icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup, takibe esas olarak icra takibine konu faturanın 48.743,64 TL olarak gösterildiği bu nedenle tespit masraflarına ilişkin talebin mahkemesince kurulacak hükümde yargılama giderleri kapsamında değerlendirilebilecek talep niteliğinde olduğu, ayrıca harcı yatırılarak bu kaleme ilişkin bir talebin olmadığı itirazın iptali davasının takip dayanağına sıkı sıkıya bağlı olduğunun anlaşılmasına göre Mahkemece davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Dava konusu ek imalatlara ilişkin dosyanın incelenmesinde; Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraf beyanları, davadan önce yaptırılan tespitte alınan bilirkişi raporuna ve dosya kapsamına göre faturaya konu ek imalatların yapılmış olduğu ve kullanıldığının anlaşılmasına, davalı tarafça ayıp iddiasının yasal delillerle kanıtlanamamış olmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.329,67 TL istinaf karar harcından peşin alınan 833 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.496,67 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 16.07.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1027, K. 2026/865, T. 16.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1027-e-2026-865-k-b09fe69d9e71