Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1740 E. 2026/1595 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1740
- Karar No
- 2026/1595
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1740 - 2026/1595 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1740 KARAR NO : 2026/1595 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/04/2026 NUMARASI : 2025/257 E. - 2026/195 K. ASIL DAVANIN KONUSU : Marka Hükümsüzlüğü KARŞI DAVA KONUSU : Kullanmama Nedeniyle Marka İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/04/2026 tarih ve 2025/257 E. - 2026/195 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı karşı davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalının “...” ibareli 2020/09260 sayılı markasının tescil edilmek üzere ilan edilmesine müvekkilinin “...”lu markalarına ve SMK m. 6/1, m. 6/3, m. 6/5 ve m. 6/9 hükümlerine dayalı olarak itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığının bu itirazı kısmen kabul ederek söz konusu markanın kapsamından 3. Sınıfa giren bir takım emtiayı çıkardığını, bu karara karşı davalının hükümsüzlüğü talep edilen diğer 2018 03270 sayılı markasına dayalı olarak itiraz ettiğini, davalının bu itirazının YİDK’nın 2021-M-1377 sayılı kararı ile reddedildiğini, ancak davacının tescilli markaları nedeniyle davalının 2020/09260 sayılı markasının, tescil kapsamına giren 03. ve 35. Sınıflardaki tüm emtia açısından hükümsüz kılınmasının gerektiğini, davalının 2018 03270 sayılı markası ile davacının önceki tarihlerde tescil edilmiş olan “...”lu markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan iltibas yaratacak derecede benzer markalar olduğunu, ayrıca karşılaştırılan bu markaların benzer emtiada kullanılacağını, davalının markasında geçen “...” ibaresinin tanımlayıcı bir ibare olduğundan dolayı markada esas unsur olarak kabul edilemeyeceğini, davacının “...”lu markalarıyla seri marka yaratma çabası içerisinde olduğunu, ayrıca davacının bu markalarını burun spreyi, serum fizyolojik ve nazal aspiratör gibi herkesin kolayca satın alabileceği, ortalama tüketici kitlesine hitap eden ürünlerde kullandığını, davacının “...”lu markalarının tanınmış marka olduğunu, davalının dava konusu edilen emtiada bu markayla benzer bir markayı kullanmasının davalının markanın bilinirliğinden haksız yararlanmasına, marka itibarına zarar vermesine ve davacının tanınmış markalarının ayırt edici karakterinin zedelenmesine sebebiyet vereceğini, davalının davacının tanınmış ve seri markaları ile bu derecede benzer bir markayı kendi adına tescil ettirmek istemesinin/tescil ettirmesinin davalının kötüniyetinin ve haksız rekabet yaratma saikinin açık bir tezahürü olduğunu, davalının markasının tescil işlemleri esnasında davacının bir itirazda bulunmamış olmasının davacının bu markaya karşı hükümsüzlük davası açmasına hukuki bir engel teşkil etmediğini ileri sürerek, davalının 2020/09260 sayılı ve 2018 03270 sayılı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şahıs vekili, dava konusu edilen 2020/09260 sayılı markanın dava tarihi itibariyle tescil edilmemiş olması nedeniyle hükümsüzlüğünün talep edilemeyeceğini, davacının dava konusu ettiği 2018 03270 sayılı markanın tescil işlemlerine ve ilanına itiraz etmediğini, hal böyle iken huzurdaki davayı açmış olmasının davacının kötüniyetini gösterdiğini, somut olayda karşılaştırılan markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunması gerektiğine ilişkin koşulun sağlanmadığını, markaların görsel, işitsel, kavramsal açılardan ve bıraktıkları toplu intiba yönünden çok farklı olduklarını, ayrıca davacının markalarının dava konusu edilen markanın kapsamına alınmak istenilen emtia açısından tescilli olmadığını, bu nedenle ortalama tüketici nezdinde çekişme konusu emtia açısından markalar arasında bir iltibas tehlikesinin bulunmadığını, taraf markalarının fiilen kullanıldığı sektörlerin de çok farklı olduğunu, davacının tanınmış bir markasının bulunmadığını, ayrıca somut olayda davacının SMK m. 6/5 ve m. 6/9 hükümlerinin uygulanması koşullarının oluştuğunu ispat edemediğini, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. Karşı davacı şahıs vekili, karşı davasında, davacı karşı davalı tarafa ait olan 2012/73382, 2012/73381, 2012/48856, 2012/48855, 2012/48854, 2012/48853, 2012/48852, 2011/91892, 2011/91891, 2011/91890, 2011/91889, 2011/91888, 2011/91887, 2011/91886, 2011/91885, 2011/91884, 2011/91883, 2011/91882, 2011/91881, 2011/64940, 2011/111819, 2011/111818, 2011/111817, 2011/111816, 2011/111815, 2011/111814, 2011/111813, 2011/111812, 2011/111811, 2011/111810, 2011/111809, 2011/111808, 2011/111807 başvuru numaralı markalarının ciddi kullanımının olmadığını ileri sürerek markaların kullanılmamaları nedeniyle ipteline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada, davalının "... ... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." asli unsurlu markaların arasında ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, diğer yönden davalının 2018/03270 sayılı markanın kapsamında yer alan "Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç)." malları ile davacıya ait markaların kapsamındaki "İlaç ihtiva eden kozmetikler." malları arasında ilişkili ve bağlantılı mallar, davalının 2018/03270 sayılı markanın kapsamında yer alan "Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç)." malları ile davacıya ait markaların kapsamındaki "Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları." malları arasında ilişkili ve bağlantılı mallar olduğu, bunun dışında kalan mallar açısından ise benzerlik, ilişkili ve bağlantılı mallar oluşmadığı, taraf markaları arasında bu mallarda SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu, bunun dışında kalan mallar açısından ise iltibas koşulunun oluşmadığı, SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun bulunmadığı, SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanamadığı, karşı davada ise, davalı tarafın 2012/73382, 2012/73381, 2012/48856, 2012/48855, 2012/48854, 2012/48853, 2012/48852, 2011/91892, 2011/91891, 2011/91890, 2011/91889, 2011/91888, 2011/91887, 2011/91886, 2011/91885, 2011/91884, 2011/91883, 2011/91882, 2011/91881, 2011/64940, 2011/111819, 2011/111818, 2011/111817, 2011/111816, 2011/111815, 2011/111814, 2011/111813, 2011/111812, 2011/111811, 2011/111810, 2011/111809, 2011/111808, 2011/111807 sayılı markalarının kullanılmama iddiasına bağlı SMK 9. maddesi ve 26. maddesine göre iptalinin talep edildiği, markaların kapsamlarında olan emtiada kullanıldığını ispatlama külfetinin davalıya ait olduğu, BAM iade kararından sonra oluşturulan bilirkişi heyetinin düzenlediği 07.02.2026 tarihli rapora iştirak edildiği gerekçeleri ile asıl davanın kısmen kabulüne, davalı tarafa ait 2018/03270 sayılı markanın kapsamında yer alan "Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç)" malları açısından hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, diğer kısımlar yönünden davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, karşı davalıya ait 2011/64940 sayılı marka yönünden açılan davanın reddine, karşı davalıya ait 2012/73382, 2012/48856 ve 2012/48854 sayılı markaların kapsamında yer alan 05. Sınıftaki “Hayvan sağlığı için ilaçlar, kimyasal elementler, Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç). Zararlı bitkileri, hayvanları ve mantarları imha edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı tazeleyici kokular. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar.” emtiası ve 10. Sınıftaki “Diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar. Yapay organlar ve protezler (koruma amaçlı kulak tıkaçları dahil). Tıbbi ortopedik malzemeler. Ameliyathane giysileri ve steril örtüler. Cinsel amaçlı aletler ve malzemeler. Prezervatifler (condom/kaput). Biberonlar, biberon emzikleri, emzikler, bebekler için diş kaşıyıcılar.” emtiası açısından kullanılmamaları nedeniyle ayrı ayrı iptallerine, karşı davalıya ait 2011/91892, 2011/91891, 2011/91890, 2011/91889, 2011/91888, 2011/91887, 2011/91886, 2011/91885, 2011/91884, 2011/91883, 2011/91882 ve 2011/91881 sayılı markaların kapsamında yer alan 05. Sınıftaki “Hayvan sağlığı için ilaçlar, kimyasal elementler. Tıbbi amaçlı diyet maddeleri; zayıflatıcı ürünler; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç). Hijyen sağlayıcı ürünler (pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri dahil). Zararlı bitkileri, hayvanları ve mantarları imha edici maddeler. Mekanlar için koku gidericiler, koku vericiler (kişisel kullanım amaçlı olanlar hariç). Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar.” emtiaları açısından kullanılmamaları nedeniyle ayrı ayrı iptallerine, karşı davalıya ait 2011/111819, 2011/111818, 2011/111817, 2011/111816, 2011/111815, 2011/111814, 2011/111813, 2011/111812, 2011/111811, 2011/111810, 2011/111809, 2011/111808 ve 2011/111807 sayılı markaların kapsamında yer alan 10. Sınıftaki “Diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar. Yapay organlar ve protezler. Tıbbi ortopedik malzemeler. Ameliyathane giysileri ve steril örtüler. Cinsel amaçlı aletler ve malzemeler. Prezervatifler (condom/kaput). Biberonlar, biberon emzikleri, emzikler, bebekler için diş kaşıyıcılar” emtiaları açısından kullanılmamaları nedeniyle ayrı ayrı iptallerine, 2012/73381, 2012/48855, 2012/48853 ve 2012/48852 sayılı markaların kapsamında yer alan 05. Sınıftaki “Hayvan sağlığı için ilaçlar, kimyasal elementler. Tıbbi amaçlı diyet maddeleri; zayıflatıcı ürünler; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve bitkisel içecekler; insan ve hayvanlar için diyetetik takviyeler (tıbbi amaçlı olmayan diyet maddeleri, diyet takviyesi olarak polen, tıbbi amaçlı olmayan hayvan yemi katkıları dahil). Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç). Hijyen sağlayıcı ürünler (pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden dahil çocuk bezleri). Zararlı bitkileri, hayvanları ve mantarları imha edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı tazeleyici kokular. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar.” emtiaları ve 10. Sınıftaki “Diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar. Yapay organlar ve protezler (koruma amaçlı kulak tıkaçları dahil). Tıbbi ortopedik malzemeler. Ameliyathane giysileri ve steril örtüler. Cinsel amaçlı aletler ve malzemeler. Prezervatifler (condom/kaput). Biberonlar, biberon emzikleri, emzikler, bebekler için diş kaşıyıcılar”emtiaları açısından kullanılmamaları nedeniyle ayrı ayrı iptallerine, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı karşı davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, karşı dava yönünden eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, davacı / karşı davalının iptal talebine konu markalarının tamamına ilişkin kullanımı bulunmadığını, bilirkişilerce tek bir marka üzerinden değerlendirme yapıldığını, her şeyden evvel, karşı dava kapsamında davacı / karşı davalıya ait 33 adet markanın iptali talep olunmakta olup, davalı tarafça sunulan deliller arasında 33 markanın tamamına ait delilin mevcut bulunmadığını, karşı dava konusu işaretlerin her birinin ayrı marka tesciline konu olup her birinin hukuki koruma alanının bağımsız olduğunu, bir markaya ilişkin kullanımın (...) diğer tüm markaların da kullanımı olarak kabul edilmeyeceğini, davacı / karşı davalının marka kullanımına istinaden sunmuş olduğu delillerin ciddi kullanım olgusunun ispatına elverişli bulunmadığını, ispat yükünün yerine getirilemediğini, karşı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, asıl dava yönünden müvekkiline ait marka ile davacı/karşı davalının markaları arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, davacı/karşı davalıya ait markaların karşılaştırılması halinde aralarında ortak hiçbir sınıfın ve dolayısı ile ortak hiçbir mal veya hizmetin bulunmadığını, markaların birbirinden farklı sektörlerde kullanıldığını, tüketici kitlesinin dikkat/özen/bilinç/seçicilik seviyelerinin yüksek olduğunu, dava konusu markaların bilgilenmiş tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacı / karşı davalı tarafın ‘...’ esas unsurlu markalarını 2011, 2012 ve 2017 yıllarında farklı sınıflarda tescil ettirerek yedekleme amacıyla kötüniyetli olarak hareket ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Asıl dava, marka hükümsüzlüğü, karşı dava markaların iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamında karşı davada, karşı davalıya ait 33 tane markanın kullanılmama nedeniyle iptali talep edilmiş olup, mahkemece dosya kapsamındaki delillere göre karşı davalara yönelik yukarıda gösterilen şekilde karar verilmiştir. SMK'nın 9. maddesi uyarınca; tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir. Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması ve markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması da markayı kullanma kabul edilir. Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilir. Bu hüküm nazara alındığında, markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması markayı kullanma kabul edilecek olup, bu hükme ilişkin olarak verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2012/1624 Esas ve 2013/15661 Karar sayılı kararında; "davalının hem ... markası hemde ayrıca ... markasının mevcut olduğu, bu durumda davalının sadece ... ibaresini kullanmasının ... markasını kullandığı hukuksal anlamını taşımadığı," yönünde verilen kararın yerinde bulunduğu belirlenmiş, yine 2011/6823 Esas ve 2013/9240 Karar sayılı kararında; "Davalının "..." markasını "...", "..." şeklinde kullanıldığı, bu durumda markanın ayırt edici karakterini değiştirmeden farklı unsurlarla kullanılmasının sözkonusu olmadığı" tespit edilmiş, 2012/16654 2013/16390 Karar sayılı kararında; ''... markasının kullanıldığına ilişkin olarak davalı tarafça sunulan fatura ve belgelerde davacı adına tescilli olan ''... ...'' ibareli bir başka markanın kullanıldığı ve bu kullanımın uyuşmazlık konusu ''...'' markasının da, markanın ayırtedici unsuru değiştirilmeksizin kullanılması niteliğini taşıyıp taşımayacağı değerlendirilmeksizin hüküm kurulması hususları" yönünden bozulmasına karar verilmiş, 2014/10703 Esas ve 19011 Karar sayılı kararda da; "... ... ile ..." ibareli markalar için verilen kararda, kullanım ayırt edici karakter değeştirilmeksizin markanın farklı unsurlarla birlikte kullanılması olarak değerlendirilmemiştir. Bu içtihatlar ve Kanun hükmü bir arada değerlendirildiğinde ve somut uyuşmazlıkta 33 adet markanın ayrı ayrı kullanılmama nedeni ile iptali talep edildiğine göre, mahkemece karşı davada 33 adet davaya konu 33 adet marka yönünden ayrı ayrı SMK'nın 9. maddesindeki markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması koşulunun sağlanıp ağlanmadığı hususunda yeterli inceleme yapılmaksızın karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu itibarla Dairemizce, davalı karşı davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davalı karşı davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/04/2026 gün ve 2025/257 E. - 2026/195 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davalı karşı davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davalı karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan tarafa iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/09/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/09/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.