Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1053 E. 2026/1034 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1053
- Karar No
- 2026/1034
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1053 KARAR NO : 2026/1034 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/12/2023 NUMARASI : 2021/143 E. - 2023/229 K.
DAVANIN KONUSU : Tecavüzün Refi, Maddi ve Manevi Tazminat
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12/12/2023 Tarih ve 2021/143 Esas - 2023/229 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin sahibi olduğu bilgisayar yazılımının, herhangi bir sözleşme ve satış işlemi bulunmamasına rağmen davalı tarafından kullanıldığını, mahkeme eliyle yapılan delil tespitinde, müvekkiline ait yazılımın, davalının iş yerinde bulunan bilgisayarda yüklü ve çalışır halde olduğunun tespit edildiğini, işyeri yetkilisinin, sistemin aktif olduğunu beyan ettiğini ileri sürerek, FSEK'in 68. maddesi uyarınca üç kat şimdilik 2.000,00-TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 25.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, tecavüzün ref’ine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 21.07.2023 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 240.871,77 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davaya konu yazılımı kullanmadığını, tespit raporunda ve uzman görüşünde davaya konu yazılımın kullanıldığına dair bir tespitin bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu edilen hizmetleri, 17/01/2020 tarihinde imzalanan sözleşme gereği dava dışı şirketten satın aldığını, müvekkili firmanın halen de bu firmadan satın aldığı programı ve hizmeti kullandığını, yazılımın kullanılmaması sebebiyle FSEK 68. madde uyarınca tazminata hükmedilemeyeceğini, maddede geçen üç kat düzenlemesinin üst sınır olduğunu, alt sınırdan hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, hukuken eser yaratmış olarak kabul edilebilmek için ilk şartın gerçek kişi olmak olduğunu, tüzel kişilerin fikirsel ve zihinsel faaliyetleri bulunmaması nedeniyle herhangi bir fikri ürün meydana getirmelerinin söz konusu olmadığını, manevi hakların da gerçek kişiye/çalışana ait olacağını, davacı şirketin manevi tazminat talebinde bulunamayacağını ve istenen manevi tazminatın fahiş bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, “...” ismi ile üretilip pazarlanan bilgisayar programının ve modüllerinin, sahibinin hususiyetini yansıtacak biçimde şekillenmiş bulunması, FSEK’de öngörülen eser türlerinden birinin içine girmesi ve fikri bir çabanın ürünü olması nedeniyle FSEK anlamında eser olduğu ve ilim ve edebiyat eseri vasfında bulunduğu, davacı beyanları, kayıt tescil belgesi, belgeler, faturalar, FSEK’in 11. maddesindeki karine ve FSEK’in 10/4. ve 18/2. maddeleri hükmü kapsamında davaya konu bilgisayar programı üzerindeki mali hakları kullanma yetkisinin davacıya ait olduğu, davalının bu program ve modülleri satın almaksızın yasal olmayan şekillerde iş yerinde bulunan bilgisayarda ticari faaliyetlerde kullanması eyleminin, eser sahibinin çoğaltma hakkının ihlali anlamına geldiği, davacının çoğaltma hakkının davalı tarafından ihlali sebebiyle davacının FSEK 68. madde uyarınca 3 kat olarak isteyebileceği tazminat bedelinin, programın yüklendiği kesin tarihin tespit edilememesi sebebiyle ilk tespitin yapıldığı 10/02/2021 tarihi baz alındığında 240.871,77 TL olarak hesaplandığı, taraflar arasında 3 kat tazminat talebiyle birlikte farazi bir sözleşme ilişkisi kurulduğu, bu durumda ref kararı verilemeyeceği, haksız fiilin varlığı karşısında davacının uğradığı elem nedeniyle manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle 240.871,77 TL'nin 11/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ref talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 15.000,00 TL manevi tazminatın 11/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, mahkeme kararının bilirkişi raporlarından aynen kopyalanarak yazılmış gerekçesiz bir karar olduğunu, dava konusu bilgisayar programının orijinali ve içeriği incelenmeksizin salt davacı iddiaları doğrultusunda programın eser niteliğinde olduğuna karar verilmesinin doğru olmadığını, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü'nce verilen tescil belgesine göre değerlendirme yapılmış ise de davacı tarafından Bakanlığa tescil için sunulan belgelerin ve program içeriğinin incelenmediğini, mahkeme kararının aksine müvekkili bilgisayarlarında kullanılan programın davacıya ait olmayıp dava dışı şirketten satın alındığını, müvekkilinin dava konusu programı kullanmadığı tespit edilmesine rağmen müvekkili aleyhine maddi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, bilirkişiler tarafından kendilerine haber verilmeksizin yerinde inceleme yapılmasının da hukuki dinlenilme hakkının ihlali mahiyetinde olduğunu, ek bilirkişi raporunda, dava konusu programın bedelinin nasıl belirlendiğinin belirsiz ve denetime elverişsiz bulunduğunu, dolayısıyla bu raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda emsal olarak alınan fatura tarihlerinin birbirleri ile uyumsuz olduğundan, bu faturaların hesaplamaya esas alınamayacağını, mahkeme tarafından dava konusu programın yüklendiği tarih tespit edilememiş olup varsayıma dayalı olarak tazminat hesaplaması yapıldığını, manevi hakkın yalnızca gerçek kişiye ait olup tüzel kişiliği olan davacı şirketin manevi tazminat talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, hükmedilen manevi tazminatın da fahiş olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : 1-Dava, eser sahipliğinden kaynaklanan hakların ihlal edildiği iddiasına dayalı FSEK'in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı ile manevi tazminat ve tecavüzün refi istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu yazılımın ilim ve edebiyat eseri niteliği taşıdığının ve davacının da bu eserin mali haklarına sahip olduğunun dosya kapsamı ile sübut bulduğu, davacının mali haklarına sahip olduğu ilim ve edebiyat eseri niteliğindeki bilgisayar yazılımı ve ek modüllerinin, davalının iş yerindeki bir adet bilgisayarda yüklü ve çalışır vaziyette olduğunun tespit edildiği, davalının bu yazılımı FSEK'e uygun biçimde davacının izni ile kullandığını ispat edemediği, her ne kadar söz konusu yazılımın kullanılmadığı savunulmuş ise de çoğaltma hakkının ihlali için yazılımın kurulu ve çalışır vaziyette olmasının yeterli bulunduğu, ayrıca kullanılmasına ihtiyaç olmadığı, dolayısıyla bu yöne ilişkin davalı istinafının yerinde bulunmadığı, başka bir şirketten alınan yazılımın davalı bilgisayarında bulunmasının da işbu davaya bir etkisinin olmadığı, davacının çoğaltma hakkının ihlali nedeniyle FSEK'in 68. maddesi uyarınca talep edebileceği bedelin usulüne uygun biçimde belirlendiği anlaşılmakla, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Ancak, 5846 sayılı FSEK'in 1/B-b ve 8/1 maddeleri uyarınca eserin bir fikri çalışmanın ürünü olduğu ve ancak insanların bu faaliyeti gerçekleştirebileceği, bu nedenle sadece gerçek kişilerin eser sahibi olabileceği, bu durumda davacı tüzel kişiliğin, eser niteliğindeki dava konusu bilgisayar yazılımına dayalı olarak manevi haklara sahip olamayacağından manevi tazminat da talep edemeyeceği, bunun dışında genel hükümler çerçevesinde de davacının kişilik haklarının ihlal edildiğinin ispat edilemediği, dolayısıyla bu kapsamda da manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gözetilerek, koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı haklı bulunmuştur. HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiş, istinafa konu edilmeyen tecavüzün refi talebi yönünden ilk derece mahkemesi aynen korunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/12/2023 gün ve 2021/143 Esas - 2023/229 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-FSEK'in 68. maddesi uyarınca 240.871,77-TL'nin 11/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Manevi tazminat talebinin REDDİNE, 5-Tecavüzün refi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 6-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 16.451,90-TL nispi karar ve ilam harcından (Peşin Harç: 461,10-TL+Islah Harcı: 4.100,00-TL) toplam 4.561,10-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.890,80-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 55,000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan reddedilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 25,000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 2.250,00-TL bilirkişi ücreti, 263,80-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 30,00-TL tebligat masrafından oluşan toplam 2.543,80-TL yargılama giderinden, davanın kabul ve ret oranı göre hesaplanan 2.304,60-TL'sine, 59,30-TL başvurma harcı, 4.561,10-TL peşin ve ıslah harç tutarı eklenerek oluşan toplam 6.925,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 190,00-TL posta gideri, 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 1.359,40-TL yargılama giderinden, davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 127,82-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), 12-Davalıdan peşin olarak alınan toplam 4.797,25-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 13-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 15/05/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2026
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...