İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/731 E. 2026/610 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/731
- Karar No
- 2026/610
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/731 Esas KARAR NO : 2026/610
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ : 29/07/2026 KARAR TARİHİ : 01/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin beyanına göre zilyeti olduğu ... .../... Şubesi ... Seri Numaralı ... tarihli ... TL Bedelli ... Şti tarafından keşide eline çek, .../... Şubesi ... Seri Numaralı ... tarihli ... TL Bedelli ... Şti tarafından keşide edilen çek, .../... Şubesi ... Seri Numaralı ... tarihli ... TL Bedelli ... Şti tarafından keşide edilen çek, .../... Şubesi ... Seri Numaralı ... tarihli ... TL Bedelli ... Şti tarafından keşide edilen çeklerin zilyedi olduğunu ve buçekleri düşürdüğünü veya çaldırdığını, bulamadığını, tüm aramalarına rağmen çekleri bulamadığını belirterek çeklerin zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Müdahillik talep eden ... Vekilinin sunmuş olduğu dilekçesi ile; davacı çeklerin zayi olduğunu iddia ederek iş bu davayı açmış ise de dava konusu edilen çeklerden birinin meşru hamilo lan müvekkili ... ...'in elinde oludğunu, müvekkilinin çekin meşru hamili olduğunu beyan etmiştir. Müdahillik talep eden ... Vekilinin sunmuş olduğu dilekçesi ile; davaya konu çeklerin zayi olmadığını, söz konusu çekin müvekkilinde olduğunu beyan etmiştir. DAVA : Dava, 6102 sayılı TTK. nın 757 vd. maddeleri uyarınca açılmış zayi nedeniyle çek iptali davasıdır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. Maddeleri gereğince görev kurallarına; aynı kanun 757. maddesinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Davacı vekili ... tarihli dilekçesinde; davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunun 307. maddesinin; "1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." hükmü gereğince; davadan feragat, davacının, davacının istem sonucunda kısmen veya tamemen vazgeçtiği yönününde mahkemeye yaptığı tek taraflı açıklamadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunun 309. Maddesinin; "1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. 2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. 3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. 4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." hükmü gereğince kabul, dilekçe veya sözlü olarak yapılabilir. Karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne bağlı olmayan feragat beyanın kayıtsız koşulsuz olmalıdır (Ercan, İsmail; Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2011, s. 321 vd.). 6100 sayılı sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunun 312. maddesinin; "1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. 2) Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." hükmü gereğince davadan feragat eden taraf aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. 492 sayılı Harçlar Kanunun 22. maddesinin; "Dâvadan feragat veya dâvayı kabul veya sulh muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilâm harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." hükmü gereğince davayı kabul ilk celse meydana gelirse karar ve ilam harcının üçte biri daha sonra meydana gelirse üçte ikisi alınır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/11/2014 tarih 2014/10162E. 2014/16919K. sayılı kararında; "...Çek iptali talebiyle açılan ve hasımsız görülen işbu davada mahkemece dava konusu çeki ibraz ve tahsil eden asli müdahilin taraf kabul edilerek, asli müdahil yararına vekalet ücreti takdiri de yerinde görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozmayı gerektirmiş..." denilmiştir (aynı doğrultuda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04/12/2013 tarih 2013/9542E. 2013/22014K. sayılı kararı). Davamıza gelince, davacı dava konusu çeklerin kaybolduğundan bahisle çek iptali istemi ile dava açmıştır. Feragate yetkili davacı vekili davacının serbestçe tasarruf edebileceği çek iptali istemine ilişkin işbu davada açılan davadan feragat etmesi nedeniyle, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının REDDİNE, 2. Mahkememizin ... tarihli ara kararı ile kurulan tedbirlerin kaldırılmasına, bu hususta ilgili bankalara müzekkere yazılmasına, 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca hesaplanan alınması gerekli ...-TL karar ve ilam harcının peşin alınan ...-TL'den mahsubu ile bakiye ...-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 326/1. maddesi gereğince davacı üzerinde bırakılmasına, 5. Dava konusu çeki ibraz eden müdahil taraf kabul edilmeyeceğinden lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 333. maddesi gereğince giderleri yatıran davacıya iadesine, 7. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 301/1., "Bölge Adliye Ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî Ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik" in "İlâm ve suretlerin verilmesi, kesinleşme kaydı ile harçların tahsili" başlıklı 216/1. maddesi gereğince, Hâkimin re’sen harekete geçtiği hâller ile kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla taraflardan birinin talebi hâlinde hükmün bir nüshası makbuz karşılığında talep eden tarafa verilmesine ve varsa bir nüshasının da diğer tarafa tebliğine, Dair; feri müdahil vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda verilen kararın gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/09/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır