Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/3509 E. 2026/4353 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3509
- Karar No
- 2026/4353
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/741 E., 2025/231 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/113 E., 2023/15 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R- Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve yol olarak terkin istemine ilişkindir. Kadastro sonucu, Sivas ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 24... parsel sayılı 999, 86... yüzölçümündeki taşınmaz arsa vasfı ile belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... Köy Tüzel kişiliği adına; 1 24... parsel sayılı 580, 86... yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına; 1 24... parsel sayılı 2.119, 10... yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit hisseli olacak şekilde , ..., ... adlarına tespit ve tescil edilmiş; daha sonra 1 24... parsel sayılı taşınmaz hükmen Hazine adına tescil edilmiştir.
Davacı Hazine temsilcisi; ... köyünde, 1983 yılında köy yerleşim planı hazırlandığını ancak 2007 yılında yapılan kadastro çalışmalarında bu planın uygulanmadığını, dava konusu 1 24... , 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların bir kısmının yolda kaldığını ileri sürerek taşınmazların yolda kalan kısımlarının tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinini istemiştir. Davalılardan ... ve ..., davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince; dava konusu 1 24... ve 3 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan davanın kabulüne, dava konusu 1 24... parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davada, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/ 55... /80 Karar sayılı dava dosyasıyla Köy Tüzel Kişiliği adına olan tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tesciline karar verildiği, hükmün Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, anılan davanın eldeki dava yönünden kesin hüküm olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı Hazine temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Ne var ki; İlk Derece Mahkemesince temyize konu çekişmeli 1 24... parsel sayılı taşınmazın ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/ 55... /80 Karar sayılı kararı ile Hazine adına tescil edildiği, bu kararın 20.12.2017 tarihinde kesinleştiği, eldeki dosya ile daha önce açılan davanın davacısı, davalısı ve dava konusunun aynı olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamına usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/ 55... /80 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, davacısının Hazine, davalısının ... Köy Tüzel Kişiliği olduğu, dava konusunun 1 24... parsel sayılı taşınmaz ile dava dışı 1 21... parsel sayılı taşınmaz olduğu, taşınmazların mülkiyetinin Hazineye ait olduğu iddiasıyla dava açıldığı, davanın kabulüne karar verildiği ve kararın 20.12.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Eldeki davanın talep sonucu, çekişmeli 1 24... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının yol olduğu iddiasıdır. 6100 sayılı HMK’nın 303. maddesi gereğince kesin hükümden bahsedilebilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebebinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Eldeki dava ile ... Mahkemesinde görülen önceki davanın tarafları ile dava sebebi aynı ise de talep sonucu birbirinden faklı olup kesin hükümden söz edilmesi mümkün değildir. Hal böyle olunca, Mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Davacı Hazine temsilcisinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373/1. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun′un 371/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, Davacı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.