İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/377 E. 2026/492 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/377
Karar No
2026/492
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/377 Esas - 2026/492 TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/377 KARAR NO : 2026/492

.... DAVA : İtirazın İptali/Bankacılık Sözleşmesinden Kaynaklı DAVA TARİHİ : 13/05/2025 KARAR TARİHİ : 18/06/2026 KARAR Y.TARİHİ : 06/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan "itirazın iptali" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı.... davacı banka nezdindeki Euro hesabında bulunan toplam 694.596,00.-EURO varlığının; 25/05/2015 ile 10/06/2016 tarihleri arasında; şirket yetkililerinin bilgisi ve rızası dışında; yetkisiz olan davalı .... tarafından internet bankacılığı yoluyla parçalar halinde çekildiği; anılan firma tarafından davacı banka aleyhine.... Karar sayılı dosyası ile alacak davası açıldığı ve yapılan yargılama neticesinde mahkemenin tarafları %50,00.- oranında kusurlu bularak davanın kısmen kabulüne karar verdiği; söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine .... Karar sayılı ilamı ile davacı bankanın tam kusurlu kabul edilerek 694.596,00.-EURO'nun 10/10/2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca faiz işletilmek suretiyle firmaya ödenmesine karar verildiği; istinaf mahkemesi kararının temyiz incelemesi neticesinde .... Esas sayılı dosyası ile ilamlı icra takibine konu edildiği ve 21/03/2025 tarihli güncel dosya hesabı uyarınca toplam 35.105.921,04.-TL'nin davacı banka tarafından icra dosyasına ödendiği; dava konusu edilen 694.596,00.-EURO'nun doğrudan davalı .... adına havale edildiği; paranın fiilen adı geçenin tasarrufunda ve uhdesinde kaldığı; işlemlerin aynı IP adresleri ve cihazlar üzerinden yapıldığı; davacı bankanın yaptığı ödeme nedeniyle zarara uğradığı; buna karşılık davalının sebepsiz zenginleştiği ve bu zararın tahsili amacıyla ihtiyati haciz kararı alınarak icra takibi başlatıldığı; beyan edilmiş olup; .... Esas sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve icra takibinin devamına karar verilmesi; alacağın %20,00 oranından aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı bankanın, internet bankacılığı şifrelerinin,....cihazının kim/kimlere teslim edildiğine ilişkin kayıt tutmadığını, bu kayıtları mahkemeye ibraz edemediğini, bu hususun gerek yerel mahkeme, gerek İstinaf, gerekse Yargıtay kararlarında açıkça tespit edildiğini, davacı bankanın bu ağır kusuru nedeniyle: müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğini, illiyet bağının kesildiğini, rücu talebinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkilinin parasal değerlerle ilişkilendirildiği ....E, sayılı dosyasının müvekkiline ihbar edilmediğini, müvekkilinin yaklaşık 30 yıldır Türkiye’de yerleşik, tercümanlık ve şirket kuruluş danışmanlığı yapan, İran kökenli yatırımcılara hizmet veren bir kişi olduğunu, para transfer tarihlerinde müvekkilinin tek şirketinin tercümanlık şirketi olduğunu, davacının başka şirketlerle irtibat iddialarının kabul edilemediğini, ...şirketinin, müvekkilin danışmanlığı ile kurulduğunu, müvekkilinin şirket adresini alt kiralama yoluyla kullandığını, bu adresin, müvekkilin şirket adresiyle aynı olduğunu, IP adresi eşleşmelerinin sebebinin bu fiili ve hukuki birliktelik olduğunu, şirketin fiili yönetiminin, vekaletname ile yetkilendirilen ... tarafından yürütüldüğünü, müvekkilinin yalnızca danışmanlık ve teknik destek sağladığını, bankacılık işlemlerini yapmadığını, müvekkilinin hesabına geçen paraların, ...yetkililerinin talimatı ile, banka şubesinden çekilerek veya talep edilen kişi/kurumlara havale edilerek aynı gün veya ertesi gün teslim edildiğini, müvekkilinin uhdesinde kalan bir parasal değer bulunmadığını, TBK m.77 uyarınca, müvekkilinin zenginleşmesi, bu zenginleşmenin müvekkilinin uhdesinde bulunması gerektiğini, somut olayda, müvekkilinin uhdesinde kalan bir değer bulunmadığını, malvarlığında olağanüstü artış bulunmadığını, bu nedenle sebepsiz zenginleşme koşullarının mevcut olmadığını, davacı bankanın ağır kusuru, asgari dikkat yükümlülüğünü ihlali, basiretli tacir gibi davranmaması nedeniyle ya illiyet bağının kesildiğini ya da en azından müterafik kusur indiriminin zorunlu olduğunu, müvekkilinin kendi hesabına geçmeyen, tasarrufunda olmayan tutarlardan sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, avans faizi talebinin hukuka aykırı olduğunu beyanla, davanın reddine, davacının kötüniyetli ve mükerrer tahsile yol açan dava açma tutumu nedeniyle %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 3. i. Davacı bankanın ...Şubesi nezdinde dava dışı .....'ye ait vadesiz Euro hesabının bulunduğu. ii. İlgili hesaptan, davalı ...'nin hesabına çeşitli tarihlerde internet bankacılığı kullanılarak para transferleri yapıldığı. iii. Dava dışı şirket tarafından davacı banka aleyhine ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı ve hükmün onanarak kesinleştiği. iv. Davacı banka tarafından kesinleşen hüküm doğrultusunda icra dosyasına ödeme yapıldığı hususlarında ihtilaf bulunmadığı değerlendirilmiştir. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 4. Uyuşmazlık; i. Davalının kendi hesabına gelen paraları dava dışı ...şirketi yetkililerine iade edip etmediği. ii. Davacı bankanın söz konusu olayda ağır kusurlu olup olmadığı ve davalının eylemi ile zarar arasındaki illiyet bağının kesilip kesilmediği. iii. İran İslam Cumhuriyeti'nde yürütülen davalar neticesinde dava dışı şirketin davalıdan tahsilat sağlayıp sağlamadığı ve bunun iş bu davada mahsup edilip edilemeyeceği (mükerrer tahsilat durumu). iv. Davalının uhdesinde para kalıp kalmadığı ve neticeten sebepsiz zenginleşme şartlarının oluşup oluşmadığı. v. Davacı bankanın alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 5. .... D.İş dosyasından alınan 27.03.2025 tarihli ihtiyati haciz kararına istinaden; 35.414.149,50 TL asıl alacak, 334.493,92 TL işlemiş faiz, 1.716,80 TL ihtiyati haciz masrafı, 7.500,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 35.757.860,22 TL alacağın tahsili amacıyla 28.03.2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine borçlu tarafından borca ve ferilerine itiraz edildiği, takibin durduğu, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresinde ve itirazın iptali istemi ile açıldığı görülmüştür. 6. ... sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ...... Esas, 2023/1741 Karar tarihli ilamına istinaden; 58.734,83 TL harç gideri (yıllık adi kanuni faiz), 3.130,00 TL yargılama gideri (yıllık adi kanuni faiz), 305.116,25 TL vekalet ücreti (yıllık adi kanuni faiz), 211,60 TL dava masraf gideri olmak üzere toplam 367.192,68 TL ; 694.596,00 Euro fiili ödeme tarihi asıl alacak, 70.330,23 Euro fiili ödeme tarihi işlemiş faiz olmak üzere toplam 764.926,23 Euro alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davacı banka tarafından icra dosyasından alınan 21.03.2025 tarihli güncel hesap raporuna göre hesaplanan 35.105.921,04 TL'nin 21.03.2025 tarihinde ödendiği görülmüştür. 7. ...kayıtlarının incelenmesinde, vergi levhasında kuruluş tarihi 27.12.2011 olan, kuruluş kaydı ise 30.12.2011 tarihinde ticaret sicil gazetesinde tescil edilen ...Petrol, İnşaat, Sanayi, İthalat, İhracat, Ticaret Limited Şirketinin ortaklarının ... (%65) ve ... (%35) olduğu, ortakların firmayı temsile müştereken yetkili olduğu, ... tarih ve sayılı vekaletnamesi ile “....hudutları dahilinde bulunan Defterdarlıklar, Mal Müdürlükleri, … (23 adet farklı kurum sayılmıştır.) … adı zikredilen (sayılan 23 kurum) veya zikredilmeyen tüm özel ve resmi makamlarda ve mercilerde tam yetkili olarak temsile, işlemleri takibe ve sonuçlandırmaya, her türlü izin ve ruhsatları almaya, kayıt ve tescilleri yaptırmaya, gerektiğinde kayıtları sildirmeye, ilgili mercilere teftişler vermeye, … Vergi Dairelerinde yapılacak her türlü ödemelerin ve borçların izlenmesi için elektronik ortam ve internet kullanım şifrelerimi almaya, …, resmi kuruluşlarda iş ve işlemleri yapmaya” yetkili olmak üzere .... tarih ve sayılı vekaletnamesi ile “Resmi makamlarda ve vergi dairelerinde iş takibi; elektrik, doğalgaz, su bağlatma yetkisi; telefon alım yetkisi, telefon devir yetkisi, telefon dökümü alım yetkisi, banka işlemleri genel yetki, gümrüklere teslim edilen eşyayı alma yetkisi” konularında Gholamhassan Hassannejad’ı vekil tayin ettiği görülmüştür.

8. Mahkememizce dosya üzerinde bankacı bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmış olup alınan bilirkişi rapor ve ek raporunun sonuç kısımlarında özetle; Bankacılık uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 25/03/2026 tarihli bilirkişi raporu kapsamında; banka ekstrelerinin incelenmesinden, dava dışı ...şirketinin davacı banka nezdindeki .... ek numaralı hesabından 25/05/2015 tarihinde toplam 20.000,00.-EURO'nun davalının ortağı olduğu ...hesabına transfer edildiği; 27/05/2015 tarihinde 100.000,00.-EURO, 03/06/2015 tarihinde 102.000,00.-EURO, 08/06/2015 tarihinde 100.000,00.-EURO, 09/06/2015 tarihinde 102.000,00.-EURO, 14/12/2015 tarihinde 50.050,00.-EURO, 17/12/2015 tarihinde 50.000,00.-EURO, 07/06/2016 tarihinde 50.546,00.-EURO, 09/06/2016 tarihinde 70.000,00.-EURO ve 10/06/2016 tarihinde 50.000,00.-EURO olmak üzere toplam 674.596,00.-EURO'nun davalı ...'nin şahsi hesabına transfer edildiği; ...şirketinin hesabından toplam 694.596,00.-EURO'nun davalı hesabına transfer edildiği; ...şirketi tarafından davacı banka aleyhine İstanbul 33. İcra Dairesinin 2021/26947 Esas sayılı dosyası üzerinden .... Karar sayılı ilamına istinaden başlatılan ilamlı icra takibinde 58.734,83.-TL harç gideri, 3.130,00.-TL yargılama gideri, 305.116,25.-TL vekalet ücreti ve 211,60.-TL dava masraf gideri olmak üzere toplam 367.192,68.-TL ile 694.596,00.-EURO asıl alacak ve 70.330,23.-EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 764.926,23.-EURO'nun talep edildiği; davacı banka tarafından icra dosyasından alınan 21/03/2025 tarihli güncel hesap raporuna göre hesaplanan 35.105.921,04.-TL'nin 21/03/2025 tarihinde ödendiği; davacı banka tarafından davalı aleyhine ... Esas sayılı dosyası üzerinden 28/03/2025 tarihinde başlatılan icra takibinde 35.414.149,50.-TL asıl alacak, 334.493,92.-TL işlemiş faiz (21/03/2025-28/03/2025 arası 7 gün, %49,25), 1.716,80.-TL ihtiyati haciz masrafı ve 7.500,00.-TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 35.757.860,22.-TL'nin talep edildiği; 3095 sayılı Kanun'a göre 28/03/2025 icra takibi tarihinde ticari işlerde geçerli temerrüt (avans) faizi oranının %49,25 olduğu; icra takibi tarihi itibariyle talep edilebilecek tutarın 35.757.860,22.-TL olarak hesaplandığı ve takip talebinde fazla talep edilen tutarın tespit edilemediği; icra inkar tazminatı talebine ilişkin değerlendirmenin İİK m. 67/2 gereğince Mahkemenin takdirinde olduğu; hususları rapor edilmiştir. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 9. Dava, bankacılık sözleşmesi nedeni ile ödenen tazminatın rücuen tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 10. Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı" hususunda yapılan incelemede; Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasına konu icra takibinin, geçerli bir icra takibi olduğu; itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, takipte icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemiş olduğu, 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu; 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. 11. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Genel ve özel dava şartları somut uyuşmazlık bakımından değerlendirilmiş, ve diğer dava şartı noksanlıklarının da bulunmadığı değerlendirilerek esasın incelenmesine geçilmiştir. 12. Davacı yan, ...Petrol İnşaat Sanayi İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi’nin bankaları nezdindeki Euro hesabında bulunan toplam 694.596,00 Euro’nun, 25.05.2015–10.06.2016 tarihleri arasında, şirket yetkililerinin bilgisi ve rızası dışında, firma yetkilisi olmayan ... tarafından internet bankacılığı yoluyla parçalar halinde çekildiği iddiası üzerine, bankaları aleyhine dava açıldığını, yapılan yargılama neticesinde, bankanın tam kusurlu olduğu kabul edilerek 694.596,00 Euro’nun 10.10.2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/A maddesi uyarınca faiz işletilmek suretiyle firmaya ödenmesine karar verildiğini, kesinleşen ilamın, ... sayılı dosyası ile ilamlı icraya konu edildiğini; 21.03.2025 tarihli güncel hesap raporuna göre hesaplanan 35.105.921,04 TL'nin, bankaları tarafından icra dosyasına ödendiğini, yargılama sürecinde dava konusu 694.596,00 Euro’nun doğrudan Mahmoud Sarkhosh Khasmakhi adına havale edildiğinin tespit edildiğinden ilgili hakkında icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu beyanla, itirazın iptalini talep etmiştir. 13. Davalı yan ise; ...şirketinin, müvekkilin danışmanlığı ile kurulduğunu, müvekkilinin şirket adresini alt kiralama yoluyla kullandığını, bu adresin, müvekkilin şirket adresiyle aynı olduğunu, IP adresi eşleşmelerinin sebebinin bu fiili ve hukuki birliktelik olduğunu, şirketin fiili yönetiminin, vekaletname ile yetkilendirilen Gholamhassan Hassannejad tarafından yürütüldüğünü, müvekkilinin yalnızca danışmanlık ve teknik destek sağladığını, bankacılık işlemlerini yapmadığını, müvekkilinin hesabına geçen paraların, ...yetkililerinin talimatı ile, banka şubesinden çekilerek veya talep edilen kişi/kurumlara havale edilerek aynı gün veya ertesi gün teslim edildiğini, müvekkilinin uhdesinde kalan bir parasal değer bulunmadığını, TBK m.77 uyarınca, müvekkilinin zenginleşmesi, bu zenginleşmenin müvekkilinin uhdesinde bulunması gerektiğini, somut olayda, müvekkilinin uhdesinde kalan bir değer bulunmadığını, malvarlığında olağanüstü artış bulunmadığını, bu nedenle sebepsiz zenginleşme koşullarının mevcut olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 14. Dosya kapsamındaki kesinleşmiş yargı kararları, banka kayıtları ve bilirkişi tespitleri ile sabit olduğu üzere; dava dışı ...şirketinin davacı banka Kızılay Şubesi nezdindeki vadesiz Euro hesabında bulunan toplam 694.596,00.-EURO, 25/05/2015 ile 10/06/2016 tarihleri arasında, 14 ayrı internet bankacılığı işlemi ile hesaptan çıkarılmış; bu tutarın 674.596,00.-EURO'luk kısmı 13 ayrı havale işlemi ile doğrudan davalı ...'nin şahsi hesabına, 20.000,00.-EURO'luk kısmı ise davalının ortağı olduğu tespit edilen .... Esas sayılı dosyasına 21/03/2025 tarihinde 35.105.921,04.-TL ödemek zorunda kalmıştır. 15. Önceki yargılamada alınan 22/01/2020 tarihli bilirkişi raporu ve banka log kayıtları ile; dava konusu internet bankacılığı işlemleri yapılırken ...şirketi hesabına erişim için kullanılan IP numaraları ile davalının şahsi internet bankacılığı hesabına ve davalının %50 paylı ortağı olduğu Bijan Tercüme şirketinin internet bankacılığı hesabına giriş için kullanılan IP numaralarının aynı olduğu, bu hesaplara aynı bilgisayardan, aynı internet bağlantısıyla ve aynı web tarayıcılarıyla, örtüşen tarih ve saatlerde girildiği tespit edilmiştir. Davalı, cevap dilekçesinde, kendi hesabına ...şirketi hesabından para transferleri yapıldığını açıkça kabul (ikrar) etmiş; savunmasını bu paraları şirket yetkililerine iade ettiği vakıasına dayandırmıştır. 16. HMK m. 33 uyarınca hukuki nitelendirme hakime aittir. Somut olayda davacı bankanın talebinin hukuki temeli; kendisinin, mudisi ...şirketine karşı mevduat sözleşmesinden ve bankaların objektif özen yükümlülüğünden kaynaklanan ağırlaştırılmış sorumluluğu gereğince kesinleşmiş yargı kararıyla ödemek zorunda kaldığı tutarı, zenginleşmenin ve zararın asıl kaynağı olan, parayı fiilen uhdesine geçiren kişiye döndürmesi, yani rücu ilişkisidir. 17. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 60. maddesi uyarınca; bir kişinin sorumluluğu birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hakim, zarar gören aksini istemedikçe veya kanunda başka bir düzenleme bulunmadıkça, zarar görene en iyi giderim imkanı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verir. 18. Öte yandan 6098 sayılı TBK'nın 61. maddesi uyarınca, birden çok kişi aynı zarardan çeşitli sebeplerle (haksız fiil, sözleşme, kanun) sorumlu ise müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanır. TBK'nın 62. maddesi uyarınca ise tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Sözleşmeden doğan sorumluluğu gereğince ödeme yapan, ödediği tutarı, haksız fiiliyle zarara bizzat sebep olan sorumluya rücu edebilir. 19. Somut olayda; ...şirketinin zararı, kesinleşen yargı kararlarındaki tespitlere göre firma hesabındaki dövizleri internet bankacılığı yoluyla kendi hesabına aktaran davalının fiilinden doğmuş, davacı banka ise mudisine karşı sözleşmesel özen yükümlülüğü (ispat yükünü yerine getirememesi) nedeniyle bu zararı tazmin etmiştir. Zararın nihai taşıyıcısının, parayı uhdesinde bulunduran davalı olması gerekir. Bunun yanı sıra; davalının malvarlığında, hukuki (haklı) bir sebep bulunmaksızın, davacı bankanın malvarlığı aleyhine gerçekleşen bir artış söz konusu olduğundan, talep aynı zamanda TBK m. 77 vd. anlamında sebepsiz zenginleşme hükümlerine de dayanmaktadır. Davalı ile ...şirketi arasındaki iç ilişki her ne olursa olsun; davalının hesabına geçen tutarların hukuki sebebi, kesinleşen ilamla "firma yetkililerinin bilgisi ve rızası dışında yapılan transferler" olarak tespit edilmiş olduğundan, davalının zenginleşmesinin geçerli bir hukuki sebebe dayanmadığı; davacı bankanın ödemesi ile davalının zenginleşmesi arasında doğrudan ekonomik bağ bulunduğu; bu itibarla rücuen tazmin ve sebepsiz zenginleşme koşullarının yarıştığı ve her iki hukuki sebep yönünden de davacının talep hakkının mevcut olduğu kanaatine varılmıştır. 20. Davalı, hesabına geçen 674.596,00.-EURO'yu banka şubesinden çekerek gönderim tarihlerinde veya ertesi gün ...şirketi yetkililerine elden teslim ettiğini yahut talimatla üçüncü kişilere aktardığını savunmuştur. 4721 sayılı TMK m. 6 ve 6100 sayılı HMK m. 190 uyarınca, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf, o vakıayı ispatla yükümlüdür. Paraların davalı hesabına geçtiği çekişmesiz olduğuna göre, borcu (iade yükümlülüğünü) söndüren "elden teslim/iade" vakıasının ispat yükü davalıdadır. Davalı bu iddiasını, herhangi bir tediye makbuzu, ibraname, dekont, yazılı talimat veya banka kaydı ile ispatlayamamış, yalnızca yanında çalışan personelinin, çocuklarının ve eşinin tanıklığına dayanmıştır. 21. HMK m. 200 uyarınca, yapıldığı zamanki miktarı ispat sınırını aşan hukuki işlemlerin senetle ispatı zorunlu olup bu sınır üzerindeki paraların elden teslim edildiği iddiasının tanıkla ispatı mümkün değildir. Karşı tarafın açık muvafakati de bulunmadığından Mahkememizin 25/12/2025 tarihli celsesinde davalı vekilinin tanık dinletme istemi bu gerekçeyle reddedilmiştir. 22. Öte yandan bu savunma hayatın olağan akışına da uygun düşmemektedir. Zira şirket yetkililerinin talimatıyla ve onlara teslim edilmek üzere para çekilmesi söz konusu olsaydı, havalelerin doğrudan şirket yetkililerinin kendi hesaplarına yapılması yahut teslim işlemlerinin herhangi bir yazılı belgeye bağlanması beklenirdi; 13 aya yayılan dönemde 13 ayrı işlemle toplam 674.596,00.-EURO'nun önce davalının şahsi hesabına aktarılıp sonra elden iade edildiği yönündeki savunma soyut ve belgeye dayalı olmaması nedeni ile itibar edilmemiştir. Bu itibarla; davalının, hesabına gelen paraları ...şirketi yetkililerine iade ettiği vakıasını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı sonucuna varılmıştır. 23. Davalı; kesinleşen yargı kararlarında davacı bankanın internet bankacılığı başvurusunu yapan kişiyi ve OTP cihazını teslim ettiği kişiyi ispat edemediğinin tespit edildiğini, bankanın tam ve ağır kusurlu olduğunu, bu nedenle illiyet bağının kesildiğini ileri sürmüştür. Bu savunmaya aşağıdaki gerekçelerle itibar edilmemiştir: i. Kesin hüküm, HMK m. 303 uyarınca ancak tarafları (...şirketi ile davacı banka) yönünden bağlayıcıdır. .... Esas sayılı dosyasında yapılan "bankanın tam kusurlu olduğu" yönündeki tespit; bankanın, mudisine karşı mevduat sözleşmesinden ve objektif özen yükümlülüğünden kaynaklanan iç ilişkideki sorumluluğuna ilişkindir. Bir başka anlatımla anılan kararlardaki kusur tespiti, mudi ile banka arasındaki sözleşmesel güven ilişkisi çerçevesinde ve ispat yükü kurallarının işletilmesi suretiyle yapılmış olup; bankanın, parayı fiilen uhdesine geçiren üçüncü kişiye rücu hakkını ortadan kaldıran bir "mutlak kusursuzluk" niteliği taşımamaktadır. ii. İlliyet bağını kesen sebepler; mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru olup; bunların ortak özelliği, sorumlu tutulan kişinin katkısını nedensellik zinciri içinde tamamen arka plana itecek yoğunlukta olmalarıdır. Somut olayda zarara yol açan asıl ve baskın etken; ...şirketi hesabındaki dövizlerin, 13 aya yayılan planlı bir işlem örüntüsü içinde, internet bankacılığı kanalıyla doğrudan davalının kendi hesabına aktarılması eylemidir. Kesinleşen yargılamadaki log kayıtları, IP tespitleri ve hesap hareketleri, işlemlerin davalının şahsi ve şirket hesaplarına girilen aynı bilgisayar ve aynı internet bağlantısı üzerinden yapıldığını, havalelerin bizzat davalı adına gönderildiğini ve tutarların davalının tasarrufunda kaldığını göstermektedir. Bankanın belge saklama ve ispat yükümlülüğüne ilişkin ihmali, davalının bu bilinçli ve iradi eyleminin nedensellik zincirindeki baskın rolünü ortadan kaldırmaya elverişli değildir. Zarar görenin (rücu alacaklısının) kusuru olarak değerlendirilebilecek bu ihmal, davalının kendi hesabına yapılan transferlerin ve uhdesinde tuttuğu paranın "sebebi" değil, yalnızca bu eylemin mudiye karşı bankaca tazminini gerektiren "vesilesi"dir. Bu itibarla illiyet bağının kesilmediği kanaatine varılmıştır. iii. Müterafik kusur (TBK m. 52) indirimi talebi yönünden ise; işbu dava, teknik anlamda bir haksız fiil tazminat davası olmayıp, davalının uhdesinde haklı bir sebep olmaksızın kalan değerin iadesine yönelik rücu/sebepsiz zenginleşme davasıdır. Sebepsiz zenginleşmede iade borcunun kapsamı, TBK m. 79-80 hükümlerine göre zenginleşenin iyiniyetli olup olmamasına göre belirlenir. Zarar görenin kusuru oranında indirim müessesesi bu alacak tipinde uygulanmaz. Davalı, kendisine ait olmadığını bildiği paraların kendi hesabına aktarıldığını bilen ve bu paralar üzerinde tasarruf eden kişi konumunda olduğundan iyiniyetli sayılamaz. Kötüniyetli zenginleşen, TBK m. 80/2 uyarınca zenginleşmenin tamamını geri vermekle yükümlüdür. Hiç kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak elde edemeyeceği yönündeki genel hukuk ilkesi, öncelikle ve asıl olarak, başkasına ait parayı uhdesinde tutan davalı yönünden geçerlidir. 24. Davalı; ...şirketinin aynı parasal değerler için ... kendisi aleyhine davalar açtığını, 574.456,00.-EURO'dan sorumluluğuna karar verildiğini, 3 adet taşınmazına, 2 adet aracına ve banka hesaplarına el konulduğunu, aleyhe karar verilmesi halinde mükerrer tahsilin önlenmesi için bu değerlerin mahsubu gerektiğini savunmuştur. Davalı tarafından cevap dilekçesi ekinde bir kısım İran mahkeme kararları ve el koyma belgelerinin tercümeleriyle birlikte sunulduğu anlaşılmaktadır. Bu savunmaya aşağıdaki gerekçelerle itibar edilmemiştir: i. 5718 sayılı ....'un 50 ve devamı maddeleri uyarınca, yabancı mahkeme kararlarının Türkiye'de kesin hüküm veya kesin delil etkisi gösterebilmesi, ancak bu kararların tanınması veya tenfizi ile mümkündür. Dosya kapsamında,... mahkemelerince verildiği ileri sürülen kararlar hakkında Türk mahkemelerince verilmiş herhangi bir tanıma veya tenfiz kararı bulunmadığı gibi, anılan kararların kesinleşme şerhli, usulüne uygun onaylanmış suretleri de uluslararası istinabe yoluyla dosyaya kazandırılabilmiş değildir. Bu haliyle söz konusu belgeler, Türk hukuku bakımından mahsuba esas alınabilecek nitelikte, tahsilatın varlığını ve miktarını kesin olarak ispatlayan belgeler değildir. ii. Diğer yandan, iddia edilen İran'daki takip ve tahsilatların alacaklısı dava dışı ...şirketi olup, davacı banka değildir. İşbu davanın konusu, davacı bankanın 21/03/2025 tarihinde kesinleşen ilam gereği yaptığı ödemeden kaynaklanan rücu alacağıdır. Davacı banka, İran'daki yargılamaların tarafı olmadığı gibi oradan herhangi bir tahsilat da yapmış değildir. ...şirketinin, hem Türkiye'de bankadan hem de İran'da davalıdan aynı zarar için tahsilat yapmış olması halinde ortaya çıkacak "mükerrer tahsilat" sorununun muhatabı ve bu sebeple açılacak istirdat yahut sebepsiz zenginleşme davasının hasmı, dava dışı ...şirketidir. Davacı bankanın rücu alacağı bu iddia ile ortadan kaldırılamaz. Nitekim tam da bu ihtimal gözetilerek, davalının talebi doğrultusunda Mahkememizin 25/12/2025 tarihli celsesinde işbu davanın ...şirketine ihbarına karar verilmiş; ihbar, adı geçen şirkete usulünce tebliğ edilmiş; şirket davaya katılmamıştır. Davalı, İran'da kendisinden yapıldığını ileri sürdüğü tahsilatlar yönünden haklarını ...şirketine karşı ayrı bir davada ileri sürmekte serbesttir. 25. TBK m. 77 uyarınca sebepsiz zenginleşmenin şartları; bir tarafın zenginleşmesi, diğer tarafın malvarlığında fakirleşme, zenginleşme ile fakirleşme arasında illiyet bağı ve zenginleşmenin haklı bir sebebe dayanmamasıdır. 26. Somut olayda, toplam 674.596,00.-EURO'nun doğrudan davalının şahsi hesabına geçtiği banka kayıtlarıyla sabittir ve davalının ikrarındadır. 20.000,00.-EURO ise davalının ortağı olduğu ve aynı adreste (....) faaliyet gösterdiği ticaret sicili kayıtlarıyla tespit edilen ..... hesabına, yine aynı internet bankacılığı oturumları üzerinden aktarılmıştır. Kesinleşen ilamdaki tespitlere göre bu transferler ...şirketinin bilgi ve rızası dışında gerçekleşmiş olduğundan, davalının zenginleşmesinin geçerli bir hukuki sebebi yoktur. Davalının "uhdesinde para kalmadığı" savunması, yukarıda açıklandığı üzere ispatlanamamıştır. Kaldı ki kötüniyetli zenginleşen, TBK m. 79/2 uyarınca zenginleşmeyi elden çıkarmış olsa dahi iade borcundan kurtulamaz. Zira elden çıkarma anında iade yükümlülüğünü bilmekte veya bilmesi gerekmektedir. 27. Davacı bankanın fakirleşmesi, 21/03/2025 tarihli 35.105.921,04.-TL tutarındaki fiili ödeme ile gerçekleşmiş, bu ödeme ile davalının uhdesinde kalan değerler arasındaki illiyet bağı, ödemenin bizzat davalının hesabına geçen transferler nedeniyle mahkeme kararıyla yükletilmiş olmasından kaynaklanmaktadır. ...ne giden 20.000,00.-EURO yönünden de; transferin bizzat davalı tarafından, aynı işlem örüntüsü içinde ve kendi ortağı olduğu şirkete yapılmış olması karşısında davalının bu tutardan da haksız fiil hükümleri çerçevesinde (TBK m. 49 vd.) sorumlu olduğu; zira kesinleşen ilamla davacı bankaya tazmin ettirilen zararın bu kalemi de kapsadığı ve zarara yol açan transfer eyleminin faili konumunda davalının bulunduğu kanaatine varılmıştır. Bu itibarla sebepsiz zenginleşme ve rücu koşullarının tümüyle oluştuğu sonucuna varılmıştır. 28. İtirazın iptali davası, takip hukukuna özgü bir dava olup takip talebiyle sıkı sıkıya bağlıdır. Davacı banka, .... Esas sayılı takibinde alacağını 35.414.149,50.-TL asıl alacak olarak Türk Lirası üzerinden talep etmek suretiyle TBK m. 99/3'teki seçimlik hakkını bu yönde kullanmıştır. Bu nedenle hükmün de icra takibi konusu TL alacak üzerinden kurulması gerekmiş, davacının yargılama sırasında ileri sürdüğü Euro üzerinden hesaplama talebine itibar edilmemiştir. 29. Hükme esas alınan bilirkişi raporuyla; icra takibi tarihi itibariyle talep edilebilecek tutarın 35.414.149,50.-TL asıl alacak ve 21/03/2025 ödeme tarihi ile 28/03/2025 icra takibi tarihi arasındaki 7 günlük süre için % 49,25 oranı üzerinden 334.493,92.-TL işlemiş faiz olduğu, takip talebinde fazla bir istem bulunmadığı denetime elverişli biçimde tespit edilmiştir. Faiz türü yönünden; davacının banka (tacir) olduğu, rücu alacağının davacının ticari işletmesiyle ilgili bulunduğu ve 6102 sayılı TTK m. 19/2 uyarınca taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan işlerin diğeri için de ticari iş sayılacağı, alacağa 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca avans faizi işletilmesinin mümkün olduğu sonucuna varılmış, davalının "temerrüde düşürülmediği" yönündeki itirazı ise, kötüniyetli sebepsiz zenginleşenin zenginleşme anından itibaren temerrütte sayılacağı, her halükarda icra takibi tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği ve hükümde işleyecek avans faizinin başlangıcının icra takibi tarihi olan 28/03/2025 olarak belirlendiği gerekçesiyle yerinde görülmemiştir. Önceki yargılamaya ilişkin harç, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinden oluşan fer'iler yönünden de; bu kalemler, davalının eylemi olmasaydı davacı bankanın malvarlığından çıkmayacak olan, eylemle uygun illiyet bağı içindeki zarar kalemleri olduğundan rücu kapsamında kaldığı kabul edilmiştir. 30. İİK m. 67/2 uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için; geçerli bir ilamsız icra takibi, süresinde açılmış bir itirazın iptali davası, itirazın haksızlığına karar verilmesi ve alacağın likit (belirli ya da belirlenebilir) olması gerekir. Somut olayda; icra takibi konusu alacak, kesinleşmiş yargı kararına dayalı olarak davacı bankanın icra dosyasına ödediği, tahsilat makbuzu ile sabit ve basit bir hesaplamayla belirlenebilir nitelikteki tutar ile bunun fer'ilerinden ibaret olup likittir. Davalı, kendi hesabına yapılan transferleri bilen ve önceki yargılamanın konusunu teşkil eden olayların bizzat içinde yer alan kişi olarak, itirazında haksızdır. Bu itibarla, hükmolunan asıl alacağın % 20 oranında hesaplanan 7.082.829,90.-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiştir. 31. Tüm bu gerekçelerle; dava dışı ... şirketinin hesabından internet bankacılığı yoluyla aktarılan tutarların davalının uhdesinde kaldığı, davalının bu tutarları iade ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, davacı bankanın kesinleşen ilam gereği 21/03/2025 tarihinde yaptığı 35.105.921,04.-TL tutarındaki ödeme nedeniyle rücu ve sebepsiz zenginleşme koşullarının oluştuğu, illiyet bağının kesilmediği, mahsup ve mükerrer tahsilat savunmalarının işbu davada dinlenemeyeceği, ve davalının icra takibine itirazında haksız olduğu anlaşıldığından sonuç olarak, davanın kabulüne, bu doğrultuda; Ankara Banka Alacakları İcra Dairesinin 2025/51312 Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, 35.414.149,50.-TL asıl alacak ve 334.493,92.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 35.748.643,42.-TL üzerinden (asıl alacağa 28.03.2025 tarihinden itibaren) işletilecek avans faizi ile icra takibinin devamına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. VI-HÜKÜM 1. Davanın KABULÜNE, 2. Bu doğrultuda; .... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, 35.414.149,50.-TL asıl alacak ve 334.493,92.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 35.748.643,42.-TL üzerinden (asıl alacağa 28.03.2025 tarihinden itibaren) işletilecek avans faizi ile icra takibinin devamına, 3. Hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında hesaplanan 7.082.829,90.-TL icra inkar tazminatının, davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, Karar ve İlam Harcı 4. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca alınması gereken 2.441.989,83.-TL harçtan peşin ve derkenar harcı ile alınan 604.785,14.-TL harcın düşümü akabinde bakiye 1.837.204,69‬.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 5. Davacı tarafından yapılan 1.652,90,-TL posta masrafı ve tebligat ücreti, 8.000,00.-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.652,90.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 6. Davacının dava açarken ödediği peşin harç, derkenar harcı, başvurma harcı ve vekalet harcı toplamı 605.488,04.-TL'nin davalı tarafdan alınarak davacıya ödenmesine, 7. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 4.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8. Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE, Vekalet Ücreti 9. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 1.413.486,43.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ..... Ticaret Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ....yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/06/2026

....

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/377, K. 2026/492, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-377-e-2026-492-k-b2de4ec4a718