İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/636 E. 2026/17 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/636
- Karar No
- 2026/17
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 24. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/636 Esas KARAR NO : 2026/17
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/07/2025 KARAR TARİHİ : 01/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; 22.08.2024 tarihinde ... ili ... ilçesinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... Caddesi üzerinden ... Caddesine katılıp sola dönüşünü gerçekleştirdikten sonra, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazası tespit tutanağında davalı sürücü ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-c maddesini ihlal ederek arkadan çarpma kusuruyla %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu tarafın zararı gidermekle yükümlü olduğunu, müvekkilin aracında meydana gelen hasarın pert seviyesine ulaştığını, kaza sonrası alınan uzman raporu ve ekspertiz raporu ile müvekkilin pert farkı bedeli alacağının bulunduğunun belirlendiğini, ... Sigorta tarafından yapılan ödemenin aracın kaza tarihindeki gerçek rayiç bedelini karşılamadığını, bakiye tutarın ödenmesi gerektiğini, davalı ... ...'nin Sigorta Tahkim Komisyonu'na üye olmaması nedeniyle doğrudan dava açma zorunluluğunun doğduğunu, uzman bilirkişilerce hazırlanan raporda kaza tarihli rayiç değerin 650.000,00 TL olarak öngörüldüğünü, pert farkı bedeline yönelik 2025/... büro numarası ve 2025/... arabuluculuk numarası ile yapılan başvurudan sonuç alınamadığını, dava açılmadan önce yapılan eksper ve uzman raporu masraflarının yargılama gideri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 22/19 maddesi ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1426/1 maddesi uyarınca sigortacının makul giderleri ödemekle yükümlü olduğunu, müvekkilin aracının kaza anında kurallara uygun seyrettiğini ve herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı sürücünün yaya geçidinde yavaşlaması halinde kazanın önlenebileceğini veya hasar miktarının azalacağını, uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'ndan kaynaklanması sebebiyle alacağa avans faizi işletilmesi gerektiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi kapsamında zararın tam ve kesin olarak belirlenebildiği aşamada artırılmak üzere şimdilik 1,00 TL tutarındaki pert farkı bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, müvekkil şirket nezdinde ... poliçe numarası ile 01/08/2024-01/08/2025 tarihleri arasında sigortalanan ... plakalı aracın 22.08.2024 tarihinde karıştığı kaza neticesinde ... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle talep edilen bakiye pert farkı bedelinin haksız olduğunu, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru ve 15 günlük bekleme süresi şartının yerine getirilmediğini, ZMMS poliçe limitleri tüketilmeden İhtiyari Mali Sorumluluk sigortasının devreye giremeyeceğini, kaza tarihinde ZMMS limitinin 200.000 TL olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, pert farkı bedeli için çekme belgeli ruhsatın ibraz edilmediğini, sovtaj bedelinin mahsup edilmesi gerektiğini, onarım faturası sunulmadığı için KDV talebinin reddi gerektiğini, hasar bedeli hesaplanırken iskonto uygulanması gerektiğini, haksız fiil nedeniyle avans faizi yerine yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. DELİLLER : Tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, 22/08/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının maliki olduğu araçta bakiye pert bedeli bulunup bulunmadığı, davalının oluşan bakiye pert bedelinden KTK ve sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise miktarın tespiti noktasında toplandığı anlaşıldı. Davacı vekilinin dilekçesi ile, taraflar arasında anlaşma sağlandığını, davaya konu alacak ve ferilerinden feragat ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan ettiği görülmüştür. Davalı vekilinin dilekçesi ile, davacının talep edilen bakiye pert bedeli ile ferilerinin giderildiğini, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını, davalı şirketin hükmedilecek arabuluculuk ücretini ödemeyi de kabul ettiğini beyan ettiği görülmüştür. Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. (HMK 307.md.) Feragat ve kabul, dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. (HMK 309. Md.) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (HMK 310. md.) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. (HMK 311. Md.) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkumiyet, ona göre belirlenir. (HMK 312.md.) Vekilin davadan feragat edebilmesi için vekaletnamede buna ilişkin özel yetki bulunması gerekir. (HMK 74/1.md.) Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh mahkemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri daha sonra olursa üçte ikisi alınır. (Harçlar Kanunu 22/1.md.) Anlaşmazlık, feragat nedeniyle öninceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleri ile belirlenen ücretlerin yarısına, öninceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. (AAÜT 6.md.) Feragat edilmiş olmasından dolayı davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden genel kurallardan farklı uygulamayı gerektiren davacı lehine bir beyanı olduğu takdirde bu beyana göre işlem yapılmalıdır. Feragat tek taraflı irade beyanı ile davayı sonlandıran işlemlerden olduğundan feragat tarihi itibariyle esasen dava sonuçlanmış olup davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 615,.40-TL harcın mahsubuyla, bakiye 116,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Tarafların birbirinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde tarafların yokluğunda karar verildi. 01/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır