İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/523 E. 2026/677 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/523
Karar No
2026/677
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/523 Esas - 2026/677 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/523 KARAR NO: 2026/677

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ: DAVALI : VEKİLİ : DAVA İHBAR OLUNANLAR:

DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 07/08/2025 KARAR TARİHİ : 15/09/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 01/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait .... plakalı araç ile davalı şirkete ait diğer davalı sevk ve idaresindeki ..... plakalı araç arasında 26/12/2024 tarihinde meydana gelen kazadan dolayı sigorta şirketi tarafından teminat limiti kapsamına 200.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak alınan eksper raporunda davaya konu kaza nedeniyle 459.415,60 TL zarar oluştuğunu, bakiye kısmin tazmini için karşı yan maliki ve işleteninden maddi zararlarının tazmini gerektiğini, meydana gelen kaza nedeniyle hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedellerinin avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..... Şirketi vekili, cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya karışan .... plakalı aracın diğer davalıya kiraya verildiğini, uzun süreli kiralama nedeniyle araç üzerinde fiili hakimiyetlerinin bulunmadığını, Yargıtay' ın içtihatları gereği uzun süreli kiralamalarda araç sahibinin sorumluluğuna gidilemeyeceğinden bahisle davanın kendileri yönünden husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir. TOPLANAN DELİLLER: -Davaya konu araçlara ve varsa davaya konu kazaya ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesi için Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazı yazılmış ve cevabi yazı dosya arasına alınmıştır. -Dava konusu araçların tescil bilgileri sistem üzerinden çıkartılarak dosya arasına alınmıştır. -Sigorta Şirketine yazı yazılarak davaya konu kazaya ilişkin hasar dosyası dosyamız arasına alınmıştır. -Davaya konu olayda kusur oranının tespiti ve talep edilen tazminatların hesabı için dosya bilirkişiye gönderilmiş, tanzim edilen rapor dosya arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davaya konu uyuşmazlık davalı Şirkete ait davalı ..... sevk ve idaresinde .... plakalı aracın davacıya ait ..... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen kazadan kaynaklı davacı aracında oluşan hasar bedelinin, değer kaybının ve araç mahrumiyet bedelinin tespiti noktasında toplanmaktadır. Tarafların Kusur Durumu; Mahkememizce meydana gelen kazada kusur oranının belirlenmesi için dosya Adli Trafik Uzmanlığı da bulunan Makine Mühendisi Bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 02/06/2026 tarihli raporda, " ..... plaka sayılı araç sürücüsü ....'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 47/c, 57/a ve 84/h maddelerini ihlal etmesi yanı sıra dikkatsizliği ve tedbirsizliği de mevzubahis olduğundan olayın meydana gelmesinde % 75 (Yüzdeyetmişbeş) oranında KUSURLU olduğu, ..... plaka sayılı araç sürücüsü ......'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/a maddesini ihlal etmesi yanı sıra dikkatsizliği ve tedbirsizliği de mevzubahis olduğundan olayın meydana gelmesinde % 25 (Yüzdeyirmişbeş) oranında KUSURLU olduğu, ''nın belirlendiği anlaşılmıştır. Davalıların Sorumlulukları Yönünden Değerlendirmeler; Davalı ......Şirketi tarafından aşamalarda husumet itirazında bulunulmuş, diğer davalı ile aralarında imzalanan araç kiralama sözleşmesi ile teslim belgelerinin sunulduğu görülmüştür. Yargıtay (kapatılan) 17. HD ve 4. Hukuk Dairesi tarafından da uzun süreli kira sözleşmesi yorumlanırken, belirli bir süreden ziyade; araç teslim iradesi ve teslim iradesine göre işletenlik sıfatının da devredilmesini haklı kılacak makul bir sürenin varlığı yeterli görülmüştür. Nitekim Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 2016/4003 E. - 2019/60 K. tarihli kararında; "Mahkemece sunulan kira sözleşmesinin süresi, uzun süreli olarak kabul edilmemiş ve bu nedenle davalı .... işleten olarak kabul edilmeyerek hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kiralama sözleşmesine ilişkin başkaca bir araştırma yapılmamıştır. Davalı..... aracı kiraya verdiğini iddia etmektedir. Bu iddiasının doğru olması halinde, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre davalı .......ile davalılar ..... ve ......arasında akdedilen bir haftalık kiralama Dairemiz uygulamasına göre uzun süreli bir kira sözleşmesi olup davalılar ...... ve .........’nın işletenlik sıfatı sona erecektir. ...... işleten sıfatıyla sorumlu olacaktır. Mahkemece, aracın teslim edilip edilmediği, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olup olmadığı, kaza tarihinde kazaya karışan aracın kiralayanların fiili tasarrufunda bulunup bulunmadığı, kira sözleşmesinin ve kira bedelinin Maliye ve Vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği, kira bedellerinin ödenip ödenmediği, gerektiğinde davalı malik, kiraya veren ve kiracının varsa ticari defter ve vergi kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kira sözleşmesinin belirtilen bu deliller ile fatura ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, davalılar...... ve..........’nın işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususları araştırılıp tartışılarak duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve varılacak uygun sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; yeterli araştırma yapılmadan eksik araştırma ile karar verilerek davalılar .........ve ............’nın zarardan sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.” denilerek, uzun dönem kiralama sözleşmesinin, 2918 Sayılı Yasa açısından belirli bir süreyi içermediği belirtilmiştir. Somut olayda; araç kiralama işi ile iştigal ettiği anlaşılan davalı vekili kazaya karışan aracın, kaza tarihini de kapsar şekilde uzun süre ile kiraya verildiğini iddia etmiş ve buna ilişkin kiralama sözleşmesi faturalar ve teslim belgelerini delil olarak dosyaya ibraz etmiştir. Dosyaya sunulan araç teslim belgesinde kaza tarihinde dava konusu kazaya karışan aracın dava dışı ..... Mühendislik Danışmanlık... LTD. ŞTİ ' a kiralandığı, ek sürücü olarak davalı .....' in bildirildiği, araç kiralama sözleşmesinin incelenmesinde aracın kiracıya veriliş tarihinin 16/12/2024 tarihi olduğu, tahmini iade tarihinin 15/01/2025 olduğu, araç çıkış formunun ise 20/12/2024 tarihinde düzenlendiği, sözleşme süresinin 30 gün olduğu, sözleşme süresinin kaza tarihini kapsadığı, kaza tespit tutanağında da sürücünün söz konusu aracın ek sürücüsü olarak bildirilen .... olduğunun belirlendiği anlaşılmakla davalı .... firmasının kaza tarihinde kazaya karışan ve dava dışı .... Mühendislik Danışmanlık... LTD. ŞTİ ' a kiralanmış bulunan ...... pkalalı araç üzerinde fiili hakimiyetinin bulunmadığının kabulü gerekmiştir. (Ankara BAM 35. HD. 2023/882 E, 2024/1519 K sayılı ilamı) Değer Kaybı Yönünden Değerlendirmeler; Davaya konu uyuşmazlık konularından biri değer kaybı bedelinin tahsiline ilişkindir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ve varsa daha önceki kaza/hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmak suretiyle tespit edilir. Dosyanın değer kaybının tespiti ve miktarının hesaplanması yönünden Makine Mühendisi bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Anılan raporun incelenmesinde; araçta oluşan değer kaybı bedelinin ise Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda; fotoğraflar, kaza tespit tutanağı, faturalar sigorta ekspertiz dosyası ve tüm belgeler incelenerek, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği, varsa daha önceki kazaları da nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesine uygun olarak hesaplandığı, taleple bağlı kalınarak kaza tarihi itibariyle değer kaybı bedelinin 37.500,00-TL olduğu tespit edilmiştir. Araç Mahrumiyet Bedeli Yönünden Değerlendirmeler; Davacı, kaza neticesinde, aracın hasarlandığını ve kullanılamadığını kanıtlanması durumunda, aracın makul onarım süresince kullanılamaması nedeniyle oluşan araç mahrumiyet zararlarını talep edebilir. Davacıdan ayrıca bu dönem için araç kiraladığına yönelik belge sunması istenemez, mahkemece bilirkişiden alınacak rapor ile aracın makul onarım süresini tespit ederek, bu süre zarfında araç mahrumiyeti nedeniyle uğrayacağı zararın tespit edilmesi gerekir. (Ankara BAM 35. HD. 2023/1274E, 2023/1679 K sayılı ilamı) Bu kapsamda, meydana gelen trafik kazası neticesinde, kaza yapan aracın onarım süresince kullanılamaması nedeniyle araç malikinin uğradığı kayıplar da, zarar niteliğinde olduğundan, zarara neden olan veya eylemlerinden sorumlu olanlardan talep edilebilir. Ancak bu sürenin belirlenmesi malzeme bekleme süresi, sigortanın bir kısım yazışmalar nedeniyle meydana gelen gecikmeleri kapsamamaktadır. Bu süre aracın makul olarak onarılması gereken süre ne ise onun üzerinden belirlenir. TBK'nın 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. KTK'nın 85/son maddesi kapsamında, araç işleteni de, sürücüsünün kusuru ile verdiği zararlardan kendi zararı gibi sorumlu olduğundan, zarar görenin zararının giderilmesinde, sorumludur. Geniş anlamda zararı; "bir kişinin mal varlığında veya şahıs varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilme" olarak tanımlamak mümkündür. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuk Genel Hükümler sy. 589, 2020) Mal varlığında meydana gelen eksilme ise maddi zarar olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiil neticesinde ortaya çıkan her türlü ekonomik eksilme ve kayıp zarar kapsamına girer. Zarar gören, zarar sorumlusundan karşılanmasını talep edebilir. Davacı vekilinin araç mahrumiyetine ilişkin tazminat talebi yönünden ise; Makine Mühendisi Bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmelerde, bilirkişi tarafından araçtaki hasarların giderilmesi için gerekli makul sürenin 15 gün olacağı yönünde kanaat bildirildiği görülmüş, davaya konu araçla muadil aracın günlük kiralama bedeli üzerinden araç mahrumiyet bedeli 3.900,00 TL olarak belirlenmiş, dolaylı zarar olan araçtan mahrum kalınan süre için belirlenen bu miktarın yukarıda açıklanan sorumluluk ilkeleri gereğince davalı araç sürücüsünden tahsiline karar vermek gerekmiştir. Hasar Bedeli Yönünden Değerlendirmeler; TBK'nın 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. KTK'nın 85/son maddesi kapsamında, araç işleteni de, sürücüsünün kusuru ile verdiği zararlardan kendi zararı gibi sorumlu olduğundan, zarar görenin zararının giderilmesinden sorumludur. Geniş anlamda zararı; "bir kişinin mal varlığında veya şahıs varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilme" olarak tanımlamak mümkündür. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuk Genel Hükümler sy. 589, 2020 ) Mal varlığında meydana gelen eksilme ise maddi zarar olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiil neticesinde ortaya çıkan her türlü ekonomik eksilme ve kayıp zarar kapsamına girer. Zarar gören, zarar sorumlusundan karşılanmasını talep edebilir. 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 1.maddesine göre Türkiye'de yapılan sınai, ticari, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyet çerçevesinde, yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabi olduğuna dair hüküm gözetildiğinde davacının aracına verilen zararı gidermek için gerekli onarım, parça ve işçilik hizmeti de anılan yasa gereğince KDV'ye tabi olacağı kuşkusuzdur. Kesinleşen hasar miktarına ilişkin fatura ibraz edilmese dahi, davacı lehine KDV dahil edilerek hasar bedeline hükmedilmesi gerekir. Nitekim Yargıtay 17. HD'nin emsal nitelikteki 13.11.2017 tarihli ve 2016/18474 Esas-2017/10417 Kararı, 18.10.2017 tarihli ve 2016/17754 Esas, 2017/9306 Kararı, 26.10.2015 tarihli ve 2015/2185 Esas, 2015/11238 Kararı sayılı kararları da bu yöndedir. Davaya konu olayın meydana gelmesinde davacının kusur oranı da göz önünde bulundurularak, kaza nedeniyle söz konusu araçta meydana gelen zarar nedeniyle davacı tarafından katlanılan bedelin kanunun açık hükmü gereği davalı tarafından ve onun ZMMS şirketi tarafından karşılanması gerekmektedir. Söz konusu zararın hesaplanmasında aracın tamiri için gereken tutar serbest piyasa koşullarına göre değerlendirilmiş, hesaplamanın bu yönüyle yüksek yargı kararlarında aranan şartları taşıdığı, tarafların ve mahkememizin denetimine açık, hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmüştür. Davacının söz konusu zararının 459.415,60 TL olduğu tespit edilmiş, bu tutarın kusura karşılık gelen ve davacıya ödenmesi gereken kısmın 344.561,73 TL olduğu, sigortanın yaptığı 200.000,00 TL' lik ödemenin mahsubu ile davacının bakiye 144.561,73 TL ödenmemiş zararının olduğu, yukarıda belirlenen sorumluluk değerlendirmesi kapsamında bu tutardan davalı Sefa Uzuner' in sorumluluğu yönünde karar vermek gerekmiş ve bu tutarın ilgili davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kazaya karışan davacı aracı ticari taksi olup davalı .....' in tacir olduğuna dair dosyada herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 2/3. maddesi uyarınca gerçek ve tüzel kişi tacirler arasında haksız eylem dâhil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda istek halinde T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı avans oranında temerrüt faizine hükmedilmesi zorunlu ise de; davalının tacir sıfatını haiz olmadığı, uyuşmazlığın trafik kazasından kaynaklanıp ticari işletmeyi ilgilendirmediği anlaşıldığından yürütülecek faiz, ticari faiz olmayıp yasal faizdir. Bu nedenle hükmedilen tutara yasal faiz uygulamak gerekmiştir. (Yargıtay 4. HD. 2019/1954 E, 2021/1049 K sayılı ilamı) Kazaya karışan karşı aracın kayıt maliki olarak görülen ...... Otom. San. T.A.Ş.ne karşı dava açan davacı tarafından bu durumun önceden bilinmesi mümkün olmadığından davacının bu davalı yönünden vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması hakkaniyete aykırı olacağından bu hususta davacı tarafa yargılama gideri ve vekalet ücreti yükletilmemiştir. (Ankara BAM. 26. HD. 2017/524 E, 2017/608 K) Mahkememizce yapılan yargılamada HMK 327/2' de düzenlenen şartların gerçekleşmediği, yine ara buluculuk ücretinin teknik anlamda taraflarca yapılan bir yargılama gideri olmayıp, Hazine tarafından karşılanan tutara ilişkin olduğu göz önünde bulundurularak ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosyada aldırılan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, bilimsel verilere uygun, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle işbu rapor hükme esas alınmış, kusur oranına göre hesaplanan ve karşılanmayan tazminat taleplerinden araç sürücüsünün sorumluluğuna gidilmiş, uzun süreli kiralayan yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, diğer davalı yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; A-Davalı .... Otomotiv Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi' ne yöneltilen davanın PASİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN REDDİNE, B- Davalı Sefa Uzuner' e yöneltilen davanın KABULÜ İLE; 1-144.561,73 TL Hasar Bedelinin davalı Sefa Uzuner' den kaza tarihi olan 26/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine, 2-37.500,00 TL Değer Kaybı Bedelinin davalı .....' den kaza tarihi olan 26/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine, 3-26.550,00 TL Araç Mahrumiyet Bedelinin davalı Sefa Uzuner' den kaza tarihi olan 26/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine, 4-Alınması gereken 14.250,26-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL ve ıslah ile alınan 3.563,00-TL olmak üzere toplam 4.178,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.071,86-TL harcın davalı Sefa Uzuner' den alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 4.178,40-TL harç ile 615,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 4.793,80 TL harcın davalı .....' den alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Hakkındaki dava husumetten reddedilen davalı .... Otom. San. T.A.Ş. lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Davacı tarafça yapılan 8.280,80-TL yargılama giderinin davalı ......' den alınarak davacıya VERİLMESİNE, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 10-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.700,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/09/2026

Katip ..... E-imzalıdır Hakim ....E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/523, K. 2026/677, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-523-e-2026-677-k-73c8f2269fac