İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/888 E. 2026/537 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/888
Karar No
2026/537
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2025/888 Esas - 2026/537 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/888 KARAR NO : 2026/537

.... DAVA : Maddi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/11/2025 KARAR TARİHİ : 30/06/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 29/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. DAVA Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; 16/01/2025 tarihinde, davacıya ait ve kaza esnasında park hâlinde bulunan ... plakalı araca, plakası kamera kayıtları ile ortaya çıkan... plakalı aracın çarpması sonucu davacının aracında maddi hasar meydana geldiği; olay yerine intikal eden kolluk kuvvetleri tarafından olay yerini terke ilişkin tutanak tanzim edildiği; sonraki süreçte kolluk kuvvetleri tarafından kazaya ilişkin kamera görüntülerinin izlendiği ve görüntü izleme tutanağı ile davacının aracına çarpan aracın... plakalı araç olduğunun tespit edildiği; kolluk kuvvetleri tarafından tanzim edilen araştırma tutanağı ile davacının aracına çarpan aracın kaza tarih ve saatinde davalı ... tarafından kiralandığının görüldüğü; davalı ...'nun ifade için defalarca polis merkezine davet edilmiş olmasına karşın ifadeye gitmediği ve bu durumun kolluk kuvvetleri tarafından tutanak altına alındığı; uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu ve arabuluculuk ilk oturum sürecinde davalı ... tarafından kazayı kendisinin yapmış olduğunun ifade edildiği; davacının aracında meydana gelen hasar miktarı ile değer kaybı zararından, zarara kendi kusuruyla sebep olan sürücü ...'nun, araç sahibi/işleteni ....'nin ve... plakalı araç için zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi tanzim eden ... A.Ş.'nin müştereken ve müteselsilen; araç mahrumiyet zararından ise ... ile ....'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu; kaza sonrasında davacı tarafından eksper görevlendirildiği ve görevlendirilen eksper tarafından araçta oluşan hasar miktarının katma değer vergisi dâhil 77.865,19.-TL olduğunun tespit edildiği ve bu tutarın davacının uğradığı gerçek zarar miktarı olduğu; dava konusu kaza sebebiyle davacıya ait araçta değer kaybı zararının meydana gelmiş olmasının kaçınılmaz olduğu ve bilirkişi incelemesi sonucu gerçek değer kaybı zararının ortaya çıkacağı; davacının aracında meydana gelen hasar sonucu aracın uzun süre serviste kalmasının gerektiği ve bu süre zarfında davacının aracından mahrum kaldığı; araç mahrumiyeti talep edilirken belge gösterme zorunluluğunun bulunmadığı ve Yargıtay kararları uyarınca hakkaniyete uygun bir bedelin takdir edilmesi gerektiği; zararın tespitine yönelik rapor tanzim eden sigorta eksperine emek ve mesaisinin karşılığında katma değer vergisi dâhil 2.998,00.-TL ekspertiz ücreti ödendiği ve bu ücretin de davalı tarafından karşılanması gerektiği; beyan edilmiş olup; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 100,00.-TL araç onarım bedeli ile 100,00.-TL değer kaybı tazminatının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 100,00.-TL araç mahrumiyet zararının ise davalı araç sürücüsü ve sahibinden müştereken ve müteselsilen olmak üzere toplam 300,00.-TL'nin haksız fiil tarihi olan 16/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline; ödenen 2.998,00.-TL eksper ücretinin yargılama giderleri kapsamında davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından sunulan 12/05/2026 tarihli ıslah dilekçesi kapsamında ise özetle; dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporunda araç mahrumiyet zararının 6.580,00.-TL, değer kaybı zararının 32.051,28.-TL ve hasar miktarının katma değer vergisi dâhil 75.465,19.-TL olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde atfı kabil kusurunun bulunmadığı ve... plakalı aracın davacıya ait araca park hâlinde iken çarptığı görüşüne varıldığı; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde araç işleten sıfatının tanımlandığı; ... plakalı aracın sahibinin dava dışı T..... olmasına rağmen aracın uzun süreli kira sözleşmesi ile davalı ....'ye kiralandığı; nitekim anılan davalının arabuluculuk görüşmelerine katıldığı, husumete ilişkin bir beyanda bulunmadığı ve uzun süreli kira ilişkisini kabul ettiği; uzun süreli araç kiralama ilişkilerinde araç malikinin işleten sıfatının sona erdiği ve aynı Kanun'un 85. maddesi uyarınca işletenin motorlu aracın verdiği zararlardan sorumlu tutulduğu; bu nedenle uzun süreli kiracı ve araç işleteni olan .... ile araç sürücüsü ...'nun, ıslah ile artırılan hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı bakımından müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu; hasar ve değer kaybı bakımından ise hasar tarihi itibariyle araç için zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi tanzim eden ... A.Ş.'nin de anılan davalılarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; beyan edilmiş olup; 32.051,28.-TL değer kaybı tazminatı ile 75.465,19.-TL hasar tazminatı toplamı olan 107.516,40.-TL'nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 6.580,00.-TL araç mahrumiyet bedeli tazminatının .... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen olmak üzere toplam 114.096,47.-TL'nin haksız fiil tarihi olan 31/01/2025 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama gideri ve avukatlık ücreti ile birlikte tahsiline; 2.998,00.-TL ekspertiz ücretinin yargılama giderleri kapsamında davalılara yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. CEVAP Davalı ... A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca genel yetkili Mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri Mahkemesi olduğu ve davalı şirketin muamele merkezinin İstanbul'da bulunması nedeniyle yetkili Mahkemenin İ.... Mahkemeleri olduğu; davacı tarafından 6100 Sayılı HMK.'nın 121. maddesi gereğince delillerin tebliğ edilmediği ve aynı Kanun'un 194. maddesi gereğince delillerin somutlaştırılması gerektiği; uyuşmazlığa konu kazaya karışan... plakalı aracın davalı şirket tarafından .... numaralı ve 06/11/2024-2025 vadeli zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığı; kaza tarihi itibariyle zorunlu mali sorumluluk poliçe limitlerinin araç başına maddi hasar bakımından 300.000,00.-TL olduğu ve davalı şirketin sorumluluğunun her şekilde sigortalısının kusuru ile poliçe limitleri çerçevesinde bulunduğu; davalı şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu eksiksiz olarak yerine getirdiği ve değer kaybına dair taleplerin reddi gerektiği; değer kaybına ilişkin değerlendirme yapılabilmesi için kaza öncesi hasar dosyalarının ve faturaların celbi ile aracın markası, yaşı, modeli ve kilometresinin dikkate alınması gerektiği; bir aracın birden fazla kez değer kaybına uğrayamayacağı ve davacıya kaza kayıtlarının sunulması için kesin süre verilmesi gerektiği; davacının kasko sigorta şirketinden ödeme alıp almadığının netleştirilmesi gerektiği; davacının dava ikamesinden önce davalı şirkete usulüne uygun başvuruda bulunmadığı ve bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiği; davalı şirketin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için kaza tarihinden itibaren iki yıl içinde yasal hakların kullanılması gerektiği ve bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunuldukları; fatura ibraz edilmediğinden katma değer vergisi talebinin reddi gerektiği; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.2. maddesi uyarınca tedarik iskontosu uygulanması ve hesaplanan tazminat bedeli üzerinden en az %20,00 oranında iskonto yapılması gerektiği; alacağın belirlenebilir olduğu hâllerde 6100 Sayılı HMK.'nın 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığı; kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığı; uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, davacının poliçenin tarafı olmadığı ve sigortalı aracın hususi araç olduğu gözetildiğinde avans faizi talebinin reddi gerektiği beyan edilmiş olup; öncelikle davanın usulden reddine; aksi kanaatte olunması hâlinde davanın esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı .... vekili tarafından sunulan 18/12/2025 tarihli cevap dilekçesi kapsamında özetle; kazaya sebep olduğu iddia olunan... plakalı aracın davalı şirkete ait olmayıp dava dışı ... A.Ş.'ye ait bulunduğu ve bu nedenle davanın husumet yokluğundan reddi gerektiği; anılan aracın davalı şirket tarafından araç maliki ... A.Ş.'den kiralandığı ve diğer davalı ...'ya kiraya verildiği; dava konusu araç üzerinde davalı şirketten daha çok kiracıların hâkimiyetinin bulunduğu ve bu sebeple araç üzerindeki işleten sıfatının davalı şirkete değil kiracılara ait olduğu; bu hususta KABİS kayıtlarının incelenmesi ve celbinin talep edildiği; davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığı; kazaya karışan karşı araç sürücüsünün aracını yola taşacak şekilde park etmesi nedeniyle aslî kusurunun bulunduğu ve bu hususun bilirkişi raporu ile tespit edilmesi gerektiği; hasar bedeline yönelik talebin fahiş olduğu, aracın hasarının kim tarafından yaptırıldığı ile hasar bedelinin kime ödendiği hususlarının önem arz ettiği ve davacının aracında orijinal parça kullanmayan tarafın davacının kasko şirketi olması hâlinde bundan kaynaklı sorumluluğun davalı şirkete ait olmadığı; değer kaybının kabul edilmediği, değer kaybı belirlenirken aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımlar dikkate alınarak kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarım sonrası ikinci el satış değeri arasındaki farkın hesaplanması gerektiği ve hasar alınan bölgeden daha önce hasar kaydı bulunması hâlinde değer kaybı hesabı yapılamayacağı; araç tamir süresince oluşan araç mahrumiyetinin talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığı, davalı şirketin makul süreyi aşan tamir süresinden sorumlu olmadığı, davacıya ait araçta bu kadar uzun süreyi gerektirecek hasar bulunmadığı, araç mahrumiyetinin hesaplanabilmesi için aracın ticari araç olması gerektiği ve davacıya ikame araç verilip verilmediğinin araştırılması gerektiği; ... plakalı aracın kasko poliçesinin .... numara ile ... Sigorta Şirketi tarafından düzenlendiği beyan edilmiş olup; öncelikle davanın husumet yokluğundan reddine; aksi kanaatte olunması hâlinde davanın esas bakımından reddine; davalı şirketin haksız çıkma ihtimaline binaen davanın ... Sigorta Şirketine ihbarına ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı ... ile ilgili olarak; tensip zaptı ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalıya 03/12/2025 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi veya başkaca sözlü/yazılı herhangi bir beyan sunulmamış olması nedeniyle, 6100 Sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. DELİLLER 1. ....Arabuluculuk Numaralı Dosyası. 2. ... Plakalı Araca İlişkin Rent Go Kira Sözleşmesi ile Eki Genel Satış Koşulları. 3. ... Plakalı Araca İlişkin Araç Teslim Etme ve Alma Formu. 4. ... ve... Plakalı Araçlara Ait Trafik Tescil Kayıtları. 5. Batıkent Şehit Ramazan Çağlar Polis Merkezi Amirliği Tarafından Düzenlenen 16/01/2025 Tarihli ve 15176 Kaza Sıra Numaralı Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı. 6. ...'ye Ait 17/01/2025 Tarihli Şikayetçi İfade Tutanağı ile 31/01/2025 Tarihli Şikayetçi Ek İfade Tutanağı. 7..... Tarafından Düzenlenen 30/01/2025 Tarihli CD İzleme Tutanağı. 8..... Amirliği Tarafından Düzenlenen 01/02/2025 Tarihli Görüntü İzleme Tutanağı. 9.....Tarafından Düzenlenen 11/02/2025 Tarihli Araştırma Tutanağı. 10..... Tarafından Düzenlenen 17/03/2025 Tarihli ve 0304 Numaralı Hasar Ekspertiz Raporu ile Ekleri. 11. ... Plakalı Araca Ait Hasar Fotoğrafları. 12. 17/03/2025 Tarihli ve 2.998,00.-TL Tutarındaki Ekspertiz Ücretine İlişkin Fatura. 13. Davacı Vekili Tarafından Davalı ... A.Ş.'ye Gönderilen 07/04/2025 Tarihli Başvuru Yazısı ile Kargo Gönderi ve Teslim Belgeleri. 14. ... Komisyonunun 06/08/2025 Tarihli ve K-2025/391821 Sayılı Uyuşmazlık Hakem Kararı. 15.....Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 24/09/2025 Tarihli ve .... Sayılı Kararı. 16. Davalı ... A.Ş. Tarafından Gönderilen 05/12/2025 Tarihli Cevabi Yazı Kapsamında Sunulan 524776290 Numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile Eki Plaka Değişikliği Ek Belgesi. 17. ... Plakalı Araca Ait ....Şirketi Tarafından Düzenlenen ... Numaralı Kasko Sigortası Poliçesi. 18.....Tarafından Gönderilen 22/02/2026 Tarihli Cevabi Yazı Kapsamında Sunulan ... ve... Plakalı Araçlara Ait Hasar ve Tramer Kayıtları. 19. Makine Yüksek Mühendisi ve Motorlu Taşıtlar Uzmanı .... Tarafından Düzenlenen 20/04/2026 Tarihli Bilirkişi Raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE a) DAVA KONUSU UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ... tarafından, davalılar ..., .... ile ... A.Ş.'ye yönelik açılan, Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davası olduğu anlaşılmıştır. Davacı taraf ile davalılar ... A.Ş. ve .... arasında; "... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle davalı ... A.Ş. tarafından düzenlenen ... numaralı zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile sigortalı bulunduğu; aracın davalı .... tarafından malikinden kiralandığı ve davalı ...'ya kiraya verildiği" hususlarında, herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı ... tarafından, Mahkememize cevap dilekçesi veya başkaca sözlü ve/veya yazılı bir beyan sunulmamış olması nedeniyle, anılan davalı yönünden davacı taraf ile arasında "uyuşmazlık bulunmayan hususlar" tespit edilememiş olmakla birlikte; 6100 Sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. Bu doğrultuda uyuşmazlığın; 16/01/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kusur durumlarının ve oranlarının tespiti; davacının aracında hasar ile değer kaybı meydana gelip gelmediği ve davacının araç mahrumiyetine sebebiyet verilip verilmediği; anılan hususların mevcudiyetinin tespiti hâlinde oran ve tazmin miktarlarının tespiti; davalıların münferiden işbu maddi tazminat kalemlerinden sorumlulukları bulunup bulunmadığı ve temerrütlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği ile münferiden temerrüt tarihlerinin yanı sıra uygulanacak faizin türü ve oranı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır. b) DAVA ŞARTLARI VE İLK İTİRAZLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ : Dava Şartları Yönünden : Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı" hususunda yapılan incelemede; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında da eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde davacının dava ikamesinden önce davalı şirkete usulüne uygun başvuruda bulunmadığı ve bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiği ileri sürülmüş ise de; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmü düzenlenmiştir. Mahkememizin tensip zaptının (13) numaralı ara kararı gereğince davacı vekiline tanınan kesin süre içinde sunulan 04/12/2025 tarihli beyan dilekçesi ekinde; davalı ... A.Ş.'ye hitaben düzenlenen 07/04/2025 tarihli başvuru yazısı ile bu yazının gönderildiğine ve muhataba teslim edildiğine ilişkin kargo gönderi ve teslim belgelerinin ibraz edildiği anlaşılmakla; anılan dava şartının gerçekleştiği ve bu yöndeki itirazın yerinde bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davalı ... A.Ş. vekili tarafından, alacağın belirlenebilir olduğu hâllerde 6100 Sayılı HMK.'nın 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığı ileri sürülmüş ise de; dava dilekçesinin sonuç ve istem bölümünde "Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik" ibaresi kullanılmak suretiyle her bir tazminat kalemi bakımından 100,00.-TL üzerinden talepte bulunulduğu; bu itibarla davanın belirsiz alacak davası olarak değil, 6100 Sayılı HMK.'nın 109. maddesi anlamında kısmi dava olarak ikame edildiği; nitekim tahkikat aşamasında ıslah yoluna başvurularak talep miktarının artırıldığı ve ıslah harcının yatırıldığı anlaşılmakla; anılan itiraz yerinde görülmemiş ve davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu kabul edilmiştir. İlk İtirazlar Yönünden : Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı ... A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında yetki itirazında bulunulduğu, tahkim itirazında bulunulmadığı, davalı .... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı ve davalı ... tarafından ise Mahkememize cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmakla; Mahkememizin 08/05/2026 tarihli duruşmasında, "dava konusu trafik kazasının, Ankara il sınırları dahilinde meydana geldiği ve bu doğrultuda HMK.'nın 16. maddesinde belirtilen 'Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.' hükmü uyarınca Mahkememizin yetkili bulunduğu" gerekçesiyle davalı ... A.Ş. vekili tarafından sunulan yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir. c) DAVA KONUSU UYUŞMAZLIĞIN İRDELENMESİ : Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davacı vekili tarafından, 16/01/2025 tarihinde park hâlinde bulunan davacıya ait ... plakalı araca... plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği; çarpan aracın ve sürücüsünün kolluk tutanakları ile tespit edildiği; kazaya sebebiyet veren sürücü, aracın işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısının meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu; davacının aracında onarım bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararlarının oluştuğu; ayrıca zararın tespiti için ekspertiz ücreti ödendiği belirtilerek; dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam 300,00.-TL'nin, 12/05/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile de talep artırılmak suretiyle toplam 114.096,47.-TL'nin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faizi, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı ... A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise özetle; Mahkememizin yetkili bulunmadığı; ... plakalı aracın.... numaralı zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile teminat altına alındığı ve davalı şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ile poliçe limitleri çerçevesinde bulunduğu; davacının dava ikamesinden önce usulüne uygun başvuruda bulunmadığı ve davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiği; taleplerin zamanaşımına uğradığı; fatura ibraz edilmediğinden katma değer vergisi talebinin reddi gerektiği; tedarik iskontosunun dikkate alınması gerektiği; belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığı; sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığı ve avans faizi talebinin yerinde olmadığı belirtilerek; davanın öncelikle usulden, aksi hâlde esastan reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı .... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise özetle; kazaya sebep olduğu iddia olunan... plakalı aracın davalı şirkete ait olmayıp dava dışı ....'ye ait bulunduğu, anılan aracın malikinden kiralanarak diğer davalı ...'ya kiraya verildiği ve araç üzerindeki işleten sıfatının kiracılara ait olduğu; taleplerin zamanaşımına uğradığı; davacı aracının yola taşacak şekilde park edilmesi nedeniyle karşı araç sürücüsünün aslî kusurunun bulunduğu; hasar bedeli ile değer kaybına ilişkin taleplerin fahiş olduğu; araç mahrumiyeti talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığı ve davalı şirketin makul süreyi aşan tamir süresinden sorumlu tutulamayacağı belirtilerek; davanın öncelikle husumet yokluğundan, aksi hâlde esas bakımından reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı ... tarafından ise Mahkememize cevap dilekçesi veya başkaca sözlü/yazılı herhangi bir beyan sunulmamış olup; 6100 Sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının anılan davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. c.1) Bilirkişi İncelemeleri : i. Makine Yüksek Mühendisi ve Motorlu Taşıtlar Uzmanı .... Tarafından Düzenlenen 20/04/2026 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; dosya kapsamında bulunan kaza tespit tutanağı, olay yeri krokisi, kamera kayıtları, polis merkezi kayıtları ve .... ile yapılan yazışmalar birlikte değerlendirildiğinde kazanın ..... Cadde üzerinde meydana geldiği; ... plakalı aracın yol kenarında uygun şekilde park hâlinde bulunduğu sırada, ... tarafından kiralandığı tespit edilen... plakalı.... marka aracın geri manevra yaptığı esnada gerekli dikkat ve özeni göstermediği, çevre kontrolünü sağlamadığı ve manevra alanını yeterince değerlendirmeden hareket ettiği; söz konusu aracın park hâlinde bulunan ... plakalı aracın sol ön kısımlarına çarptığı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği; kamera kayıtlarının incelenmesi neticesinde çarpmanın geri manevra sırasında gerçekleştiğinin açık şekilde teyit edildiği ve kaza sonrasında... plakalı araç sürücüsünün olay yerinden ayrıldığı; ... plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/L maddesinde yer alan "park halinde bulunan araçlara çarpma halinde sürücünün asli kusurlu sayılacağı" hükmünü ihlal ettiği ve kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu; buna karşılık park hâlinde bulunan ... plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu; dava konusu ... plakalı aracın Alfa Romeo 1.9 JTD Progression marka ve tipinde, 2006 model, gri renkli, hususi kullanım şekline sahip ve 174.754 kilometrede bulunduğu; araçta meydana gelen hasarın ön tampon, sol far, ön tampon bağlantı elemanları, ön panel sacı, sol ön çamurluk ve motor kaputu bölgesinde yoğunlaştığı, yapılan parça değişimi ile kaporta, boya ve elektrik işçiliklerinin kazanın oluş şekli ve hasarın niteliği ile uyumlu, gerekli ve teknik olarak uygun olduğu; katma değer vergisi hariç onarım bedelinin 62.887,66.-TL, katma değer vergisinin 12.577,53.-TL ve katma değer vergisi dâhil toplam onarım bedelinin 75.465,19.-TL olduğu; aracın marka ve modeli, yaşı, kilometresi, hasar geçmişi, hasar gören parçaların niteliği ve ikinci el piyasa koşulları birlikte değerlendirildiğinde araçta değer kaybı oluştuğu ve kaza tarihi itibariyle değer kaybının 32.051,28.-TL olduğu; araçta meydana gelen hasarın giderilebilmesi için gerekli makul onarım süresinin 7 gün olduğu, aracın birebir muadilinin kiralama piyasasında yaygın şekilde bulunmaması nedeniyle ekonomik sınıf araç kiralama bedelleri esas alınarak yapılan hesaplama neticesinde kaza tarihi itibariyle günlük net mahrumiyet bedelinin 940,00.-TL ve toplam araç mahrumiyet bedelinin 6.580,00.-TL olduğu hususları rapor edilmiştir. 20/04/2026 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından itiraz sunulmadığı, aksine Mahkememizin 08/05/2026 tarihli duruşmasında "Dosya alınan bilirkişi raporunda kazaya sebebiyet veren aracın sigortalı araç olduğu belirlenmiştir. Bilirkişi raporuna yönelik bir itirazımız yoktur. Ek rapor alınmayacaksa tarafımıza ıslah için süre verilmesini talep ederiz." şeklinde beyanda bulunulduğu; davalı .... vekili tarafından sunulan 27/04/2026 tarihli dilekçe kapsamında "bilirkişi raporunun kabul edilmediği; raporda... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun iddia edildiği, ancak davacıya ait ... plakalı aracın hatalı park etmiş olduğu ve bu durumun dikkate alınmadığı; kazanın olduğu yer bakımından davacıya ait aracın arka kısmının yol tarafında kalmakta olduğu ve kazanın bu hatalı park nedeniyle gerçekleştiği; bu bakımdan davacıya kusur verilmemesinin hatalı olduğu; raporda belirlenen hasar bedeli, değer kaybı bedeli ve ikame araç bedelinin fahiş olduğu; davalı araç sürücüsünün sadece aracın köşesine sürttüğü, ancak bilirkişi tarafından yapılan hesapta tüm parçaların değişmesi gerekiyormuş gibi hesap çıkartıldığı ve bu bakımdan yapılan hesaplamanın hatalı olduğu; ayrıca değer kaybı hesabı yönünden aracın geçmiş hasarları ile piyasa koşullarının dikkate alınmadığı; kazanç kaybı yönünden aracın tamir süresi ile günlük kiralama bedelinin yüksek hesaplandığı; davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiği" gerekçeleriyle; davalı ... A.Ş. vekili tarafından sunulan dilekçe kapsamında ise "raporun 20/04/2026 tarihinde e-tebligat adresine ulaştığı ve itirazların yasal süresi içinde sunulduğu; raporda 'Kamera kayıtlarının incelenmesi neticesinde söz konusu aracın park halinde bulunan araca çarptığı hususu teyit edilmiştir.' denildiği; oysa dava konusu kaza nedeniyle .... Tahkim Komisyonu nezdinde yürütülen ... numaralı dosyada, başvuranın aracının hasarlanmasına sebep olan aracın... plakalı araç olduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin bir delil sunulmaması nedeniyle dosyadan el çekilmesine karar verildiği; davacının sunduğu kamera kaydından zarar veren aracın tespit edilemediği; raporda kamera çözümlemeleri ve .... ile yapılan yazışmalardan bahsedilmiş ise de dosya kapsamında ilgili belgelerin mevcut olmadığı ve bu belgelerin dosyaya kazandırılması gerektiği; yapılan hesaplamaların da somut gerçekliğe uygun olmayıp afaki bulunduğu ve raporun bu hâliyle hükme esas alınmasının mümkün olmadığı" gerekçeleriyle itirazda bulunulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce, anılan bilirkişi raporuna yönelik sunulan itiraz beyanları ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; davalı .... vekili tarafından hatalı park edilmiş olduğu, kaza tespit tutanağının "Sürücü Kural İhlali" hanesinin davacı aracı yönünden boş bırakılmış olduğu ve bilirkişi tarafından davacı aracının yol kenarında uygun şekilde park hâlinde bulunduğunun tespit edilmiş bulunması nedeniyle hasar bedeli ile değer kaybının fahiş olduğu ve tüm parçaların değişmesi gerekiyormuş gibi hesap yapıldığı hususunda sunulan itiraz beyanlarının, raporda değiştirilen ve onarılan parçaların tek tek gösterilmiş, işçilik kalemlerinin ayrıştırılmış ve hasarın kazanın oluş şekliyle uyumlu bulunduğunun teknik olarak açıklanmış olması nedenleriyle yerinde olmadığı; davalı .... vekili tarafından değer kaybı hesabında geçmiş hasarların ve piyasa koşullarının dikkate alınmadığı hususunda sunulan itiraz beyanının, .... celbedilen hasar ve tramer kayıtları ile piyasa araştırmasının rapor kapsamında değerlendirilmiş olması nedeniyle yerinde olmadığı; davalı .... vekili tarafından tamir süresi ile günlük kiralama bedelinin yüksek hesaplandığı hususunda sunulan itiraz beyanının ise, makul onarım süresinin aracın hasar niteliğine göre belirlenmiş ve günlük bedelin ekonomik sınıf araç kiralama bedelleri esas alınarak zorunlu giderler indirilmek suretiyle hesaplanmış olması nedeniyle yerinde olmadığı; davalı ... A.Ş. vekilinin, çarpan aracın kamera kaydından tespit edilemediğine ve tahkim yargılamasında dosyadan el çekildiğine ilişkin itiraz beyanlarının ise, aşağıda "c.2" bölümünde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere çarpan aracın tespitinin kamera kaydına değil kolluk araştırmasına ve taraf ikrarına dayanması ile anılan tahkim kararlarının uyuşmazlığın esasına ilişkin bir hüküm içermemesi nedeniyle yerinde olmadığı; davalı ... A.Ş. vekilinin, kamera çözümlemeleri ile ..... yazışmalarına ilişkin belgelerin dosyada bulunmadığı hususunda sunulan itiraz beyanının da, 30/01/2025 tarihli CD İzleme Tutanağı, 01/02/2025 tarihli Görüntü İzleme Tutanağı ve 11/02/2025 tarihli Araştırma Tutanağının dosya kapsamında mübrez bulunması nedeniyle yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. ii. Bilirkişi Raporu İle İlgili Olarak Mahkememiz Nihai Değerlendirmesi: Mahkememizce hükme esas alınan 20/04/2026 tarihli bilirkişi raporunun değerlendirmesinde; Mahkememizce belirlenen hususların karşılanmış olduğu; dosya kapsamında bulunan kaza tespit tutanağı, olay yeri krokisi, kolluk tutanakları, kamera kayıtları ve trafik tescil kayıtları ile araca ait fotoğraflara dayandırıldığı; kusur değerlendirmesinin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84. maddesine dayandırıldığı; hasar hesabının ise değiştirilen ve onarılan parçalar ile işçilik kalemleri münferiden gösterilmek suretiyle yapıldığı; değer kaybı bakımından aracın hasarsız ikinci el rayiç değerinin belirlenmesinde piyasa araştırmasına yer verildiği; araç mahrumiyeti bakımından ise makul onarım süresi ile günlük kiralama bedelinin ayrı ayrı tespit edilerek zorunlu giderlerde indirim yapılmış olduğu; rapor kapsamında maddi hatalar bulunmakla birlikte anılan hataların, raporun kusur, onarım bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyeti başlıklarında ulaşılan sonuçları etkiler nitelikte olmadığı ve raporun kendi içindeki diğer tespitleri ile dosya kapsamındaki delillerle giderilebilecek nitelikte olduğu anlaşılmakla; söz konusu bilirkişi raporunun ayrıntılı ve denetime elverişli nitelikte bulunduğu kanaatine varılmıştır. c.2) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Nihai Değerlendirme : Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak yapılan nihai değerlendirmede, kazanın meydana gelişi ve çarpan aracın tespiti yönünden; dava konusu uyuşmazlığın çözümünde öncelikle çözülmesi gereken hususun, davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasara, davalı ... A.Ş. tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alınan... plakalı aracın sebebiyet verip vermediği hususu olduğu anlaşılmıştır. Zamanaşımı def'i yönünden; davalı ... A.Ş. vekili ile davalı .... vekili tarafından sunulan cevap dilekçeleri kapsamında, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığı ileri sürülmüş ise de; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinin birinci fıkrasında "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır." hükmü düzenlenmiş olup; dava konusu trafik kazasının 16/01/2025 tarihinde meydana geldiği, davanın 20/11/2025 tarihinde ikame edildiği ve talep miktarlarının artırıldığı ıslah dilekçesinin de 12/05/2026 tarihinde sunulduğu gözetildiğinde, gerek dava gerekse ıslah tarihi itibariyle anılan hükümde öngörülen iki yıllık sürenin henüz hitam bulmamış olduğu anlaşılmakla; Mahkememizin 08/05/2026 tarihli duruşmasının (4) numaralı ara kararı ile davalılar vekilleri tarafından ileri sürülen zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Bu hususta; 16/01/2025 tarihli ve 15176 kaza sıra numaralı Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında, davacıya ait aracın park hâlinde ve sürücüsüz bulunduğu, karşı araca ilişkin sürücü hanesine "olay yeri terk", plaka hanesine "kaza yeri terk" ve marka hanesine "bilinmiyor" ibarelerinin yazıldığı; anılan tutanakta karşı aracın plakasına, markasına ve sürücüsüne ilişkin herhangi bir veri bulunmadığı gibi "Sürücü Kural İhlali" hanelerinin de her iki araç yönünden boş bırakıldığı görülmüştür. Bu itibarla kaza tespit tutanağının; tek başına çarpan aracı ve sürücüsünü göstermeye elverişli olmadığı tespit edilmiştir. Buna karşılık; .... Amirliği tarafından yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen 30/01/2025 tarihli CD İzleme Tutanağında "... plaka bilgisi alınamayan beyaz renkli ... marka aracın geri geri gelerek bahse konu araca çarptığı ..."; 01/02/2025 tarihli Görüntü İzleme Tutanağında ise, müşteki ... tarafından teslim edilen kayıtta kamera tarih ve saatine göre "01-16-2025 tarih ve 15:29:00'da beyaz renkli Ford marka aracın bekleme yaptığı, 15:29:10'da kimlik tespiti yapılamayan erkek araç sürücüsünün bu araçtan inerek aracının sağ arka köşe kısmını kontrol ettiği" hususları tespit edilmiştir. Görüldüğü üzere kamera kayıtlarından da, çarpan aracın plakası okunamamış ve sürücüsünün kimliği belirlenememiştir; ancak çarpan aracın ve sürücüsünün tespiti, kamera kayıtlarına değil; kolluk tarafından yürütülen araştırmaya dayanmaktadır. Nitekim 11/02/2025 tarihli Araştırma Tutanağında ".... ile yapılan yazışma sonucunda olay tarihinde ... (Tc:....) isimli şahsın... plaka sayılı beyaz renkli .... model araç kiraladığı tespit edilmiştir." denilmek suretiyle; kamera kayıtlarında görülen aracın marka ve renk özellikleri ile olay tarihinde davalı ... tarafından kiralanan aracın marka, renk ve model özelliklerinin örtüştüğü ortaya konulmuştur. Anılan tespit, davalı .... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesindeki "... plakalı araç Müvekkil tarafından, araç maliki .....'den kiralanmış ve diğer davalı ...'ya kiraya verilmiştir." biçimindeki ikrar ile de doğrulanmakta olup, anılan ikrar 6100 Sayılı HMK.'nın 188. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu davalı bakımından kesin delil niteliğindedir. Bunun yanı sıra .... numaralı zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinde de sigorta konusu aracın markasının ...., marka tipinin.... .... ve model yılının 2024 olduğu görülmektedir. Diğer taraftan; şüpheli sıfatıyla kolluk tarafından defalarca davet edilmesine rağmen ifade vermeye gitmeyen davalı ..., Mahkememizce usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen yargılama boyunca hiçbir sözlü veya yazılı beyanda bulunmamış; 6100 Sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca dava dilekçesindeki vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmakla birlikte, kendisine kiralandığı belgelenen aracın kaza saatinde nerede ve kimin zilyetliğinde bulunduğuna dair herhangi bir açıklama da getirmemiştir. İşbu delil silsilesi; Mahkememizce görevlendirilen bilirkişinin teknik tespitleriyle de uyumludur. Nitekim bilirkişi raporunda; davacıya ait aracın yol kenarında uygun şekilde park hâlinde bulunduğu sırada, geri manevra yapan aracın gerekli dikkat ve özeni göstermemesi sonucu davacı aracının sol ön bölgesine çarptığı, çarpmanın etkisiyle maddi hasar meydana geldiği ve kamera kayıtlarının incelenmesi neticesinde çarpmanın geri manevra sırasında gerçekleştiğinin teyit edildiği belirtilmiştir. Bu itibarla; kamera kaydından çarpan aracın plakasının doğrudan okunamamış olması, çarpan aracın tespitini imkânsız kılmamakta olup; kolluk araştırması ile elde edilen kiralama kaydı, davalı ....'nin ikrarı, kamera kayıtlarındaki marka ve renk uyumu, hasar karakterine ilişkin teknik tespitler ve davalı ...'nun tutumu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacıya ait ... plakalı araçtaki hasara, ... plakalı aracın sebebiyet verdiği hususu Mahkememizce sabit görülmüştür. ...Komisyonu kararları yönünden; davacı tarafından aynı zarar nedeniyle davalı ... A.Ş. aleyhine yapılan başvuru üzerine, ... Komisyonunun 06/08/2025 tarihli ve K-2025/391821 sayılı kararı ile "her türlü şüpheden uzak kesin bir delil bulunmadığı" gerekçesiyle dosyadan el çekilmesine karar verildiği; bu karara karşı yapılan itirazın da İtiraz Hakem Heyetinin 24/09/2025 tarihli ve .... sayılı kararı ile reddedildiği ve anılan kararda "Videonun izlenmesinde aracın geri geri giderek diğer araca vurduğu görülmekte ise de araçların özellikle geri manevra ile giden aracın plakası açık ve net görülememektedir." tespitine yer verildiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte anılan kararların, uyuşmazlığın esasına ilişkin bir hüküm içermediği; aksine uyuşmazlığın tahkime elverişli bulunmadığı gerekçesiyle dosyadan el çekilmesine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Nitekim uyuşmazlık hakem kararında da, "tahkim yargılamasında hakemlerin dosyaya ibraz edilen belgeler ile bağlı olması, tarafları dinleme olanağının olmaması, yargılama süresinin kısıtlı olması" hususları vurgulanarak, uyuşmazlığın aydınlatılmasının adli yargı teşkilatı dâhilindeki Mahkemeler tarafından yerine getirilebileceği değerlendirilmiştir. Mahkememizce yürütülen yargılamada ise, tahkim dosyasında bulunmayan kolluk soruşturma evrakı toplanmış, taraf ikrarları alınmış ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış olduğundan; anılan kararların, yukarıda ulaşılan sonuca engel teşkil etmediği kanaatine varılmıştır. Kaza tarihi yönünden; 30/01/2025 tarihli.....isimli iş yerine ait olan kayıtta kamera tarih ve saat bilgisinin "01-14-2025 tarih ve 11:16:08" olarak göründüğü tespit edilmiş ise de; müşteki tarafından teslim edilen ve 01/02/2025 tarihli Görüntü İzleme Tutanağına konu edilen kayıtta aynı bilginin "01-16-2025 tarih ve 15:29:00" olarak yer aldığı; kaza tespit tutanağının 16/01/2025 tarihinde saat 15:40'ta düzenlendiği; şikâyetçi ifade tutanağında davacının aracını 16/01/2025 günü saat 11:00 sıralarında park ettiğini ve saat 15:40 sıralarında hasarı gördüğünü beyan ettiği; davalı ... A.Ş. vekili tarafından sunulan 05/12/2025 tarihli cevabi yazıda da "16/01/2025 tarihli hasarına ilişkin olarak 11718314 sayılı hasar dosyası açılmış" olduğunun bildirildiği anlaşılmakla; birinci kayda ait cihazın tarih ve saat ayarının hatalı bulunduğu kabul edilerek, kaza tarihi 16/01/2025 olarak esas alınmıştır. Arabuluculuk sürecindeki beyan yönünden; davacı vekili tarafından dava dilekçesinde, arabuluculuk ilk oturum sürecinde davalı ... tarafından kazayı kendisinin yapmış olduğunun ifade edildiği ileri sürülmüş ise de; 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 5. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde "Arabuluculuk faaliyeti esnasında, taraflarca ileri sürülen öneriler veya herhangi bir vakıa veya iddianın kabulü"nün delil olarak ileri sürülemeyeceği; aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise "Bu beyan veya belgeler, birinci fıkrada öngörülenin aksine, delil olarak sunulmuş olsa dahi hükme esas alınamaz." hükmünün yer aldığı gözetilerek, anılan iddia Mahkememizce hükme esas alınmamıştır. Kaldı ki 14/11/2025 tarihli Arabuluculuk Son Oturum Tutanağında da böyle bir beyan veya ikrar kaydı bulunmamaktadır. Kusur yönünden; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84. maddesinin (l) bendinde, araç sürücülerinin "Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma" hâlinde aslî kusurlu sayılacakları düzenlenmiştir. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi tarafından da; ... plakalı araç sürücüsünün geri manevra sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği, çevre kontrolünü sağlamadığı ve manevra alanını yeterince değerlendirmeden hareket ettiği belirlenerek, anılan sürücünün kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu; park hâlinde bulunan ... plakalı araç yönünden ise atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Davalı .... vekili tarafından, davacıya ait aracın hatalı park edildiği ve aracın arka kısmının yol tarafında kaldığı ileri sürülmüş ise de; kaza tespit tutanağının "Sürücü Kural İhlali" hanesinin davacı aracı yönünden de boş bırakıldığı, kolluk tarafından davacıya herhangi bir kural ihlali isnat edilmediği ve bilirkişi tarafından yapılan teknik incelemede davacı aracının yol kenarında uygun şekilde park hâlinde bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmakla; soyut nitelikteki işbu itiraz yerinde görülmemiştir. İşleten sıfatı ve husumet yönünden; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde işleten "Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." biçiminde tanımlanmış; aynı Kanun'un 85. maddesinin birinci fıkrasında ise motorlu aracın işletilmesinin bir şeyin zarara uğramasına sebep olması hâlinde işletenin doğan zarardan sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Davalı .... vekili tarafından, aracın trafik siciline kayıtlı malikinin dava dışı ... A.Ş. olduğu belirtilerek husumet itirazında bulunulmuş ise de; anılan davalı, aynı cevap dilekçesinde aracı malikinden kiralayarak diğer davalı ...'ya kiraya verdiğini açıkça kabul etmiştir. Buna göre davalı şirket, dava konusu aracı araç kiralama işletmeciliği faaliyeti kapsamında kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işletmekte, aracı üçüncü kişilere kiraya vererek ondan ekonomik olarak yararlanmaktadır. Anılan Kanun hükmünde işleten sıfatının kiracıya geçmesi "uzun süreli kiralama" koşuluna bağlanmış olup; dosyaya sunulan kira sözleşmesinde kiralama süresi 12/01/2025 saat 18:00 ile 13/01/2025 saat 18:00 arası olarak gösterilmiş, kilometre sınırı belirlenmiş ve teminat alınmıştır. Kısa süreli ve günlük esasa dayanan bu kiralama ilişkisinde araç üzerindeki fiilî hâkimiyetin ve ekonomik yararlanmanın kiracıya geçtiğinden söz edilemeyeceğinden; işleten sıfatı davalı ....'ye ait olup, husumet itirazının reddi gerekmiştir. Onarım (hasar) bedeli yönünden; Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacıya ait araçta meydana gelen hasarın ön tampon, sol far, ön tampon bağlantı elemanları, ön panel sacı, sol ön çamurluk ve motor kaputu bölgesinde yoğunlaştığı; yapılan parça değişimi ile kaporta, boya ve elektrik işçiliklerinin kazanın oluş şekli ve hasarın niteliği ile uyumlu, gerekli ve teknik olarak uygun olduğu belirlenerek; katma değer vergisi hariç onarım bedelinin 62.887,66.-TL, katma değer vergisinin 12.577,53.-TL ve katma değer vergisi dâhil toplam onarım bedelinin 75.465,19.-TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili tarafından, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.2. maddesi uyarınca tedarik iskontosu uygulanması gerektiği ileri sürülmüş ise de; anılan hükümde "Hak sahibi aracının, dilediği onarım merkezinde onarılmasını talep edebilir. Bu durumda sigortacı, araç kaza tarihi itibariyle anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre belirlenecek bedele göre ödeme yapabilir. Sigortacı söz konusu bedel uygulaması hakkında hak sahibini hasar ihbarından itibaren 2 iş günü içinde bilgilendirir. Sigortacı bu süre içinde anılan bildirimi yapmadığı takdirde bildirim konusu bedeli hak sahibine karşı ileri süremez." denilmektedir. Dosya kapsamında davalı sigortacı tarafından davacıya bu yönde bir bilgilendirme yapıldığına ilişkin herhangi bir belge bulunmadığı gibi; anılan davalı vekili tarafından sunulan 05/12/2025 tarihli cevabi yazıda, hasar dosyasının web ihbarına ilişkin açıldığı ve dosyada evrak bulunmadığı bildirilmiştir. Bu itibarla iskonto uygulanması yönündeki itiraz yerinde görülmemiştir. Aynı davalı vekili tarafından, fatura ibraz edilmediğinden katma değer vergisi talebinin reddi gerektiği ileri sürülmüş ise de; dava, sigorta sözleşmesinden değil haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Anılan Genel Şartların A.5. maddesinin (a) bendinde maddi zararlar teminatı "Hak sahibinin bu Genel Şartlarda tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır." biçiminde tanımlanmış olup; hasarlı aracın onarımının katma değer vergisi ödenmeksizin gerçekleştirilmesi mümkün bulunmadığından, katma değer vergisi de zarar görenin malvarlığındaki azalmanın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu nedenle anılan itiraz da yerinde görülmemiştir. Değer kaybı yönünden; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinin (a) bendinde değer kaybının maddi zararlar teminatı kapsamında bulunduğu açıkça düzenlenmiştir. Bilirkişi tarafından, aracın marka ve modeli, yaşı, kilometresi, hasar geçmişi, hasar gören parçaların niteliği ve ikinci el piyasa koşulları birlikte değerlendirilerek, kaza tarihi itibariyle değer kaybının 32.051,28.-TL olduğu tespit edilmiştir. Davalılar vekilleri tarafından, aracın geçmiş hasar kayıtlarının ve piyasa koşullarının dikkate alınmadığı ileri sürülmüş ise de; Mahkememizce.... celp edilen hasar ve tramer kayıtlarının dosya kapsamında bulunduğu ve bilirkişi tarafından hasar geçmişinin değerlendirmeye dâhil edildiği anlaşılmakla, anılan itirazlar yerinde görülmemiştir. Araç mahrumiyeti yönünden; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesinin ikinci fıkrasında "Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." hükmü yer almaktadır. Bilirkişi tarafından, aracın onarımı için gerekli makul sürenin 7 gün olduğu, aracın birebir muadilinin kiralama piyasasında yaygın şekilde bulunmaması nedeniyle ekonomik sınıf araç kiralama bedelleri esas alınmak ve zorunlu giderler indirilmek suretiyle günlük net mahrumiyet bedelinin 940,00.-TL ve toplam araç mahrumiyet bedelinin 6.580,00.-TL olduğu hesaplanmıştır. Bu noktada; davacı tarafından dava öncesinde yaptırılan .... ait 17/03/2025 tarihli ve 0304 numaralı ekspertiz raporunda "Aracın onarım süresi 5 GÜN olarak tespit edilmiştir" denildiği görülmektedir. Ancak anılan rapor, tek taraflı olarak ve karşı tarafın katılımı olmaksızın düzenlenmiş olup 6100 Sayılı HMK.'nın 293. maddesi anlamında uzman görüşü niteliğindedir. Buna karşılık Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi tarafından, aracın hasar gören parçaları ile yapılan parça değişimi, kaporta, boya ve elektrik işçilikleri ayrıntılı biçimde ele alınarak makul onarım süresi belirlenmiştir. Bu itibarla, taraf teşkili sağlanarak ve denetime elverişli biçimde düzenlenen bilirkişi raporundaki 7 günlük süre hükme esas alınmış; davalı .... vekilinin tamir süresi ile günlük kiralama bedelinin yüksek hesaplandığına ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir. Öte yandan; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92. maddesinin (k) bendinde "Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar"ın zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında olduğu; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.6. maddesinin (k) bendinde de "Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat talepleri"nin teminat dışında kaldığı düzenlenmiştir. Bu nedenle araç mahrumiyeti tazminatından davalı ... A.Ş. sorumlu tutulmamış; anılan tazminat kaleminden yalnızca sürücü ... ile işleten ....'nin müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Sigortacının sorumluluğu ve teminat limiti yönünden; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesinin birinci fıkrası uyarınca işletenlerin, aynı Kanun'un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunlu olup; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3. maddesi uyarınca sigortacı, sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesindeki tazminat taleplerini kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3. maddesinde sigortacının, sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesindeki tazminat taleplerini "kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde" karşılamakla yükümlü olduğu; aynı Genel Şartların A.1. maddesinde de sigorta teminat limitlerinin kaza tarihi itibariyle uygulamaya esas alınacağı düzenlenmiştir. Bunun yanı sıra Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmeliğin 24. maddesinin birinci fıkrasında "Bu Yönetmelik ile belirlenen teminat tutarları yürürlükteki bütün sigorta sözleşmelerine herhangi bir ek prim alınmaksızın uygulanır." denilmektedir. Dosyada mübrez.... numaralı poliçede araç başına maddi zarar teminatı 200.000,00.-TL, kaza başına maddi zarar teminatı ise 400.000,00.-TL olarak gösterilmiş; buna karşılık davalı ... A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinin 3. maddesinde "kaza tarihi itibariyle .... poliçe limitleri maddi hasar araç başına 300.000,00.-TL'dir" beyanında bulunulmuştur. Yukarıda anılan hükümler uyarınca poliçede yazılı teminat tutarları değil, kaza tarihi itibariyle geçerli teminat tutarları esas alınacağından ve davalı sigortacı kendi beyanı ile bağlı bulunduğundan; teminat limiti 300.000,00.-TL olarak kabul edilmiştir. Kaldı ki davalı sigortacının sorumlu tutulduğu 107.516,47.-TL tutarındaki tazminat, poliçede yazılı 200.000,00.-TL tutarındaki limitin de altında kaldığından, bu husus esasa müessir nitelikte değildir. Temerrüt ve faiz yönünden; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesinin ikinci fıkrasında "... haksız fiilde fiilin işlendiği ... tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur." hükmü yer aldığından, temerrüt tarihi olarak kaza tarihi olan 16/01/2025 esas alınmıştır. Davacı vekili tarafından avans faizi talep edilmiş ise de; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasındaki, taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan işlerin diğeri için de ticari iş sayılacağına ilişkin hüküm yalnızca sözleşmelere ilişkin olup, haksız fiilden doğan alacaklarda uygulanma imkânı bulunmadığından, davalılardan ikisinin ticaret şirketi olması dava konusu alacağı davacı yönünden ticari iş hâline getirmemekte; dava konusu alacağın haksız fiilden kaynaklanması ve davacıya ait aracın kullanım şeklinin hususi olduğu da gözetildiğinde, 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2. maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen avans faizinin uygulanmasını gerektirir koşullar bulunmadığından; anılan Kanun'un 1. ve 2. maddeleri uyarınca yasal faize hükmedilmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan 12/05/2026 tarihli ıslah dilekçesinin sonuç ve talep bölümünde faiz başlangıcı "haksız fiil tarihi olan 31/01/2025" olarak gösterilmiş ise de; anılan dilekçe kısmen ıslah niteliğinde olup yalnızca talep miktarlarının artırılmasına yöneliktir. Faiz başlangıcı bakımından dava dilekçesindeki 16/01/2025 tarihli talep geçerliliğini korumakta olup, ıslah dilekçesindeki tarih, arabuluculuk son tutanağındaki maddi hatanın tekrarından ibarettir. Bu itibarla kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesi, 6100 Sayılı HMK.'nın 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırılık oluşturmamaktadır. Davalıların sorumluluğunun kapsamı yönünden; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." hükmü düzenlenmiştir. Buna göre; kazaya kendi kusuruyla sebebiyet veren sürücü ...'nun aynı Kanun'un 49. maddesi uyarınca, aracın işleteni davalı ....'nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca, davalı ... A.Ş.'nin ise aynı Kanun'un 91. maddesi ile poliçe teminat limiti çerçevesinde ve teminat kapsamında kalan zarar kalemleriyle sınırlı olmak üzere sorumlu bulundukları kabul edilmiştir. Yargılama giderleri yönünden; davacı tarafından zararın tespiti amacıyla dava açılmadan önce yaptırılan ekspertiz incelemesi için ödenen 17/03/2025 tarihli ve 2.998,00.-TL tutarındaki ekspertiz ücreti; uyuşmazlığın çözümü ve zararın belirlenmesi bakımından zorunlu ve makul bir gider niteliğinde bulunduğundan, 6100 Sayılı HMK.'nın 323. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında yargılama gideri olarak kabul edilmiş ve aynı Kanun'un 326. maddesi uyarınca aleyhine hüküm verilen davalılara yükletilmiştir. Netice itibariyle; 16/01/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazasında... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında aslî kusurlu olduğu, davacıya ait ... plakalı araçta katma değer vergisi dâhil 75.465,19.-TL onarım bedeli, 32.051,28.-TL değer kaybı ve 6.580,00.-TL araç mahrumiyeti olmak üzere toplam 114.096,47.-TL zarar meydana geldiği; davacı vekili tarafından ıslah yoluyla talep edilen miktarın da bu tutardan ibaret bulunduğu anlaşılmakla; davanın kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM 1) Davanın KABULÜNE, Bu doğrultuda 16/01/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde; a) Araç Hasarı (Onarım Bedeli) Tazminatı ile ilgili olarak; 75.465,19.-TL'nin 16/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen (davalı ... A.Ş. yönünden poliçe limiti olan 300.000,00.-TL ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya ödenmesine; b) Değer Kaybı Tazminatı ile ilgili olarak; 32.051,28.-TL'nin 16/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen (davalı ... A.Ş. yönünden poliçe limiti olan 300.000,00.-TL ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya ödenmesine; c) Araç Mahrumiyeti Tazminatı ile ilgili olarak; 6.580,00.-TL'nin 16/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ....'den müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine; 2) Karar ve İlâm Harcı : a) 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 7.793,93.-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılmış bulunan 2.559,40.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 5.234,53.-TL harcın; davalılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 2.559,40.-TL peşin harç, 615,40.-TL başvurma harcı ve 87,50.-TL vekâlet harcı olmak üzere toplam 3.262,30.-TL harcın; davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yapılan 7.500,00.-TL bilirkişi ücreti, 1.435,00.-TL posta ve tebligat gideri ile 2.998,00.-TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 11.933,00.-TL yargılama giderinin; davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00.-TL arabuluculuk ücretinin, davalılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan 3.165,00.-TL ile davalı ... A.Ş. tarafından yatırılan ve tamamı bakiyede bulunan 300,00.-TL gider avansının; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 4) Vekâlet Ücreti : Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 114.096,47.-TL üzerinden) takdir edilen 45.000,00.-TL vekâlet ücretinin, davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememize veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 343. maddesi uyarınca .... kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 30/06/2026

.... ¸ ¸ Gerekçeli Karar

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/888, K. 2026/537, T. 30.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-888-e-2026-537-k-e9161aa36913