Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1051 E. 2026/1212 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1051
Karar No
2026/1212
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1051 - 2026/1212 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1051 KARAR NO : 2026/1212

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/06/2025 NUMARASI : 2019/273 Esas 2025/501 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 15/09/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 21/09/2026

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 29/06/2018 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucu yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kaza nedeniyle müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, zararın giderilmesi için sigorta şirketine başvuru yapıldığını, başvuru sonrasında sigorta şirketinin cüzi bir ödeme yaptığını, müvekkilinin müzayaka halinde olmasından faydalanılarak ibraname imzalatıldığını, söz konusu ibranameyi kabul etmediklerini, müvekkilinin zararından davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3,00 TL daimi maluliyet tazminatı, 3,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2,00 TL tedavi gideri alacağı, 2,00 TL bakım/bakıcı gideri alacağı olmak üzere toplam 10,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 22.01.2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; geçici iş göremezlik tazminatı istemini 7.423,83 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı istemine 114.519,24 TL, bakıcı gideri alacağını 1.725,08 TL, tedavi giderleri istemini 488,07- TL olmak üzere toplam 124.156,22 TL'ye yükseltmiş, noksan harcı yatırmıştır. Davacı vekili 15/04/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; geçici iş göremezlik tazminatı istemini 7.423,83 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı istemine 309.263,17 TL, bakıcı gideri alacağını 1.725,08 TL, tedavi giderleri istemini 488,07 TL olmak üzere toplam 326.323,98 TL'ye yükseltmiş, noksan harcı yatırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yaralanmalı trafik kazasına karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tarihi itibariyle şahıs başına 360.000,00 TL'ye kadar azami sorumluluk hadleri ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin davacının maluliyet oranına göre 43.313,00 TL tazminat alacağı olduğu tespit edilerek 09/05/2019 tarihinde ödendiğini, kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, tedavi ve bakıcı giderleri ile ilgili maddi tazminat talebinin yerinde olmadığını, müvekkilini tedavi giderleri kapsamında herhangi bir sorumluğu bulunmadığını, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; somut olayda; 29/06/2018 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karışmış olduğu trafik kazasında davacının yaralandığı, mahkemece alınan kusur raporlarında; davalı sigorta şirketince sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %85 oranında, davacı sürücüsünün ise %15 oranında kusurunun bulunduğunun anlaşıldığı, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan ve kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan rapor ile; davacının meydana gelen kaza nedeniyle engellilik oranının %8 olduğu, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin itibariyle 4 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu uygulanarak, işleyecek/bilinmeyen dönem hesabının progresif rant yöntemi esas alınanak düzenlenen 12/04/2025 tarihli aktüer bilirkişi 3. ek raporu uyarınca; davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce yapılan ödemenin yasal faiz oranı ile güncellenmesi sonucu bulunan 43.313,00 TL'nin mahsubu sonucu davacı lehine 712.950,69 TL bakiye sürekli iş göremezlik, 7.423,83 TL geçici iş göremezlik, 1.725,08 TL bakıcı gideri tazminatı ile 488,07 TL tedavi gideri alacağı olduğu hesaplandığı, kısmi alacak davası olarak açılan eldeki davada; davacı bedel artırım dilekçesiyle ve ıslah dilekçesi ile; neticeten geçici iş göremezlik tazminatı istemini 7.423,83 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı istemine 309.263,17 TL, bakıcı gideri alacağını 1.725,08 TL, tedavi giderleri istemini 488,07- TL olmak üzere toplam 326.323,98 TL'ye karar verilmesini talep ettiği, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe limitinin 360.000,00 TL olduğu, poliçeden 43.313,00 TL ödeme yapıldığı, poliçede 316.687,00 TL bakiye limit bulunduğu, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme mahsup edilerek, kalan poliçe limiti nitelikleri itibariyle aynı klozlar dikkate alınarak davanın ıslah edilmiş hali ile kabulüne, 309.263,17 TL sürekli iş göremezlik, 7.423,83 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.725,08 TL bakıcı gideri tazminatı ile 488,07 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 326.323,98‬ TL tazminat üzerinden davanın kabulü gerektiği, hüküm altına alınan tazminat tutarlarına; davalı sigorta şirketince yapılan kısmi ödeme tarihi olan 09.05.2019 tarihinden itibaren, kazaya sebebiyet veren ticari araç olduğu gözetilerek, avans faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile “1-Davanın kabulü ile, -309.263,17 TL sürekli iş göremezlik - 7.423,83 TL geçici iş göremezlik, - 1.725,08 TL bakıcı gideri, 488,07 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 326.323,98 TL maddi tazminatın davalının temerrüte düştüğü 09.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hesap yönteminin 1,8 teknik faize göre yapılmasının doğru olmadığını rapordaki aleyhe hususları kabul etmediklerini maluliyet raporunun çalışma ve meslekte kazanma gücü yönetmeliğine göre düzenlenmesi gerektiğini, gelirdeki artışlara yönelik haklarını saklı tuttuklarını, hesabın TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılması gerektiğini ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; şirketin sadece 360.000 TL limit ile sorumlu olduğunu, davacıya davadan önce yapılan 43.313 TL ödemenin nazara alınmamasının ve böylelikle limit aşılarak karar verilmesinin doğru olmadığını, ayrıca hükmedilen miktarların toplamının kararda yazılan toplam miktardan daha düşük olduğunu, bunun da hatalı toplandığını, davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, mahkemenin kararını gerekçelendirmeyip sadece bilirkişi raporlarını özetlemek ile yetindiğini, bu haliyle de kararın kaldırılması gerektiğini, uzman mütalaası ile kusur raporuna itirazlarının nazara alınmamasının doğru olmadığını, kusur raporunun ATK'dan alınması gerektiğini, maluliyet raporunun ATK'dan alınması gerektiğini, hükme esas alınan raporların yetersiz olduğunu, müttefik kusur durumunun araştırılmasının doğru olmadığını, geçici iş göremezlik tedavi ve bakıcı giderlerinden sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini yine davalı şirket aleyhine hükmedilen yargılama gideri harç ve vekalet ücretlerinin de mevzuata uygun hesaplanmadığını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; sigortaya başvuru dava şartının gerçekleştiği anlaşılmıştır. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında birden fazla kişinin birlikte zarara neden olması durumunda, davacı zararlarını müştereken ve müteselsilen tüm zarar sorumlularından talep edebilir. (TBK m. 61), Haksız fiilin trafik kazasından kaynaklanmış olması durumunda, kazaya karışan araç trafik sigortacısı da, sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere bu zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olup, müteselsil sorumluluk sigortalısının kusuru ile sınırlı değildir. (KTK m.88, 99/2) Yargıtay yerleşik içtihatları ile de birden fazla aracın karıştığı kazada, sigortaların da oluşan tüm zarardan sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olacağı kabul edilmektedir. Yerleşik Yargıtay uygulamalarında; davadan önce yapılan ödemelerin makbuz hükmünde olduğu kabul edilmekte; davadan önce yapılmış ödeme bulunması halinde ödeme tarihi itibariyle müteselsil sorumlulardan biri tarafından gerçekleştirilen ödemelerin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bunun için, ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödenen miktarın karşılaştırılması ve ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi, ödemenin yeterli bulunması halinde davanın reddine karar verilmesi, şayet ödemenin yetersiz olduğu, bakiye tazminat alacağı olduğu anlaşılırsa, KTK’nın 111. Maddesi kapsamında ödenen miktar ile ödenmesi gereken miktar arasında fahiş fark bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek ve fahiş fark bulunduğunun anlaşılması durumunda bu kez rapor tarihindeki veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanması, hesaplanan tazminattan davalı tarafça yapılan ödemelerin güncellenmiş değerinin mahsubu ile davacının talep edebileceği bakiye tazminatın bulunması gerekmektedir. Mahkemece hükme esas alınan raporda davalı sigorta şirketinin davadan önceki bir miktar ödemesinin yeterli olup olmadığı değerlendirilirken TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yönteminin esas alınması gerekirken, bu hesabın yapıldığı raporda TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz esas alınarak ödemenin yeterli olup olmadığı değerlendirmesinin yapılması doğru görülmemiştir. Son Yargıtay uygulamaları uyarınca (Yargıtay 4. HD, 07.10.2025 tarihli, 2023/12431E., 2025/13675 K. sayılı ilamı “…2- Geçici iş göremezlik zararı bedensel zarar niteliğinde bir zarar türü olup kaza tarihinde trafik sigorta poliçesinin sakatlanma ve ölüme ilişkin teminat limitinin 430.000,00 TL, sağlık gideri teminat limitinin ise 430.000,00 TL olarak belirlendiği görülmektedir. Dosyanın incelenmesinde, geçici iş göremezlik zarar kaleminin sürekli sakatlık teminat limiti içinde değerlendirilmesi gerekirken İtiraz Hakem Heyetinin geçici iş göremezlik zararına ilişkin talebin tedavi gideri klozundan karşılanmasına yönelik belirlemesinin yerinde olmadığı, limit aşımı yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı toplamının kaza tarihindeki 430.000,00 TL sürekli sakatlık teminatını aşmayacak şekilde ele alınması ve bu doğrultuda karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir…” şeklinde olup, sürekli iş göremezlik zararı ile geçici iş göremezlik zararının sakatlık teminat limiti içinde, tedavi ve bakıcı giderinin ise sağlık ve tedavi giderleri teminat limiti kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, mahkemece bu kapsamda karar verildiği belirtilmişse de hüküm kısmında her kloz yönünden bakiye sorumlu olunan limit gösterilmeyerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yukarıda belirtilen eksiklikler tamamlanarak davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili ile davalı Sigorta vekilinin istinaf taleplerinin HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/06/2025 tarih, 2019/273 Esas, 2025/501 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin ve davalı Sigorta vekilinin sair istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA, 2-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde istinaf edenlere iadesine, 3- İstinaf edenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 4- İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 8. Genel İcra Dairesi'nin 2025/20258 Esas sayılı dosyasına depo edilen 1.140.000,00 TL tutarındaki teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1051, K. 2026/1212, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1051-e-2026-1212-k-7f238fc8011a