Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/248 E. 2026/1206 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/248
Karar No
2026/1206
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/248 - 2026/1206 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/248 KARAR NO : 2026/1206

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29.03.2024 NUMARASI : 2022/294 Esas 2024/254 Karar

DAVACILAR : VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1 - VEKİLİ : Av.

: 2 - VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat) KARAR TARİHİ : 26.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12.07.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ...AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; 07.03.2015 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalanan, davalı ...'na ait resmi ... aracın davacıların desteği yaya ... ...'a çarptığını, meydana gelen kaza sonucu desteğin vefat ettiğini, davacıların müteveffanın eşi ve çocukları olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müteveffanın eşi ... ... için 500,00-TL maddi, 40.000,00-TL manevi, kızı ... için 500,00-TL maddi, 15.000,00-TL manevi, diğer davacılar için ayrı ayrı 15.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere 1.000,00-TL destekten yoksun kalma ve toplam 115.000,00-TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, talep artırım dilekçesi ile, davacı ... için talep edilen destek tazmnatını 36.955,24 TL olarak belirlemiştir. Davacılar, ... hakkında da davalı sıfatı ile dava açmış iken, dosyanın 10.02.2017 tarihli celse de dosyadan tefrikine karar verildiği görülmüştür. Davalı ...AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacıların dava öncesi sigorta şirketine başvuru yapmadıklarını, sigorta şirketinin davacıların gerçek zararından sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu tutulabileceğini, kusur oranı ve gerçek zararın belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı .... ... vekili, cevap dilekçesinde; araç sürücüsünün kusuru olmadığını, ceza mahkemesi dosyasının derdest olduğunu, kaza tespit tutanağında yaya müteveffanın asli kusurlu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen, 16.11.2018 tarihli, 2015/245 Esas 2018/921 Karar sayılı davanın reddine yönelik verilen kararın, davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemiz 16.12.2021 tarihli 2019/1043 E. 2021/2451 K. Sayılı kararı ile kaldırılması sonrasından yeniden yapılan yargılama neticesinde mahkemece; davanın trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/551 Esas sayılı dosyasında, dava konusu kaza ile ilgili sürücü hakkında yapılan yargılama sonucunda araç sürücüsü olan sanığın yapması gerekip de yapmadığı herhangi bir eylemi olmadığı dikkate alındığında bilirkişi raporlarındaki tali kusurlu olduğu düşüncesine itibar edilmediği gerekçesiyle beraat kararı verilmesi ve Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporu nazara alınarak, daha önce verilen kararda kazanın meydana gelmesinde davalıya ait araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verildiği, kararın davacıların istinaf başvurusu üzerine, kararın istinaf mahkemesi tarafından kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı sonrasında, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan heyetten alınan raporda; kazanın meydana gelmesinde davacıların murisi yaya ... ...’ın hatalı davranışının birinci (asli) derecede ve takdiren %60 oranında etkili olduğu, davalı ... sigorta şirketine ZMSS sigortalı, davalı .... ... adına kayıtlı resmi ... otomobilin dava dışı sürücüsü ...’in hatalı sevk ve idaresinin ikinci (tali) derecede ve takdiren %20 oranında etkili bulunduğu, davalı .....n hizmet eksikliğinin ikinci (tali) derecede ve takdiren %20 oranında etkili bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığının belirtildiği, raporun karar vermeye elverişli olduğu; 04.01.2024 tarihli aktüer bilirkişi raporunda; davacı eş ... ...’ın destekten yoksun kalma tazminat tutarının 36.955,24 TL olduğu, davacı yan tarafından davalılardan müştereken ve müteselsilen alacak talebinde bulunduğu, aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, maddi tazminat talebine yönelik açılan davanın; davacı ... ... bakımından reddine, davacı ... ... bakımından kabulüne, 36.955,24 TL tutarında destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi bakımından dava tarihinden (27.04.2015) diğer davalı işleten bakımından kaza tarihinden (07.03.2015) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ...’a verilmesine karar vermek gerektiği, manevi tazminat talebi bakımından yapılan değerlendirmede ise; TBK'nın 56. maddesine göre, talep edilen ve mahkemece belirlenecek manevi tazminat tutarına ilişkin, kazanın meydana geliş biçimi, tarafların kusur oranları, sosyal ve ekonomik durumları gözetildiğinde, davacıların davasının kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle. “Maddi tazminat talebine yönelik açılan davanın; Davacı ... ... bakımından reddine, Davacı ... ... bakımından kabulüne, 36.955,24 TL tutarında destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi bakımından dava tarihinden (27.04.2015) diğer davalı işleten bakımından kaza tarihinden (07.03.2015) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ...’a verilmesine, Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacı ... ... için 16.000,00 TL, ... ... için 6.000,00 TL, ... ... için 6.000,00 TL, ... ... için 6.000,00 TL, ... ... için 6.000,00 TL ve ... ... için 6.000,00 TL olmak üzere toplam 46.000,00 TL manevi tazminatın davalı işleten kaza tarihi olan 07.03.2015'den itibaren davalı sigorta şirketi bakımından dava tarihi olan 27.04.2015’den itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,” karar verilmiş hüküm davacılar vekili, davalı ...AŞ ve davalı ... tarafındani istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı ... ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının 49 yaşında olduğunu ve hiç evlenmediğini, her hangi bir işte de çalışmadığından babasının desteğinden mahrum kaldığını, manevi tazminatın da düşük takdir edildiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. ... .... ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; zamanaşımı itirazlarının nazara alınmadığını, trafik kazası nedeniyle ... idarenin sorumluluğu olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, araç sürücüsünün yola fırlayan kişi nedeniyle kazayı önleme imkanınn olmadığını, bu nedenle kusuru kabul etmediklerini, araç sürücüsünün hız limitlerini aştığı ve trafik kurallarına uymadığına ilişkin bir tesptin bulunmadığını, bu nedenle de kusuru kabul etmediklerini, ayrıca hizmet kusurundan açılan davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmeyeceğini, davacılar lehine hükmedilen miktarların da fahiş olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. ... ...AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ... sigorta şirketinin manevi tazminattan sorumluluğu bulunmadığını, manevi tazminat ile sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, rakamsal olarak, kusur oranları dahilinde ... sigorta şirketin sorumlu olduğu miktarın gösterilmemiş olmasının hatalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün %20 kusur oranında kusurlu olduğu kabul edilmiş iken müteslesilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, yine yargılama gideri ve vekalet ücretinden de müteselsilen borcun tamamından sorumlu tutulmuş olmasınında hatalı olduğunu, yine manevi tazminattan kaynaklanan vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının da hatalı olduğunu, hesaplamanın teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, belirterek kararın kaldırılarak davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenlerin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm sebebiyle; destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemidir. Mahkemece, vefat edenin eşi olan davacı ...'nin maddi tazminat talebinin kabulüne, vefat edenin kızı olan davacı ...'nin, vefat edenin desteklik durumunu kanıtlayamadığından reddine, davacıların tamamının manevi tazminat taleplerinin de kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm, tüm taraflarca istinaf edilmiştir. Olay tarihinde saat: 22.40 sıralarında, davacıların, eşi ve babası olan ... ...'ın, otobüs durağının olduğu, ancak bulvar olması nedeniyle taşıt trafiğinin de yoğun olduğu, bölünmüş yolda, yaya geçidi bulunmayan yerden otobüs durağının bulunduğu noktadan, yerleşim yerlerinin bulunduğu, yolun karşı tarafına geçişi sırasında ... idareye ait ve yürüyüş istikametine göre solundan gelen aracın, sol şerit üzerinde çarpması neticesinde ölümlü trafik kazasının meydana geldiği, Kaza Tespit Tutanağı, Ceza dosyası ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. Kaza Tespit Tutanağında, kaza mahallinin meskun mahal olduğu, orta refüjle ayrılan yolun, davalının seyir yönüne göre genişliğinin 13 metre olduğu, hız limitlerinin 70 km/sa olduğu, ... aracın çarpma noktasından 73,60 m. mesafede duruşa geçtiği görülmüştür. Kaza Tespit Tutanağında, kazanın meydana gelmesinde yola giriş yapan yayaya araçlara geçiş önceliği vermemesi nedeniyle tam kusur verilmiş iken, Ceza soruşturma dosyası ve ceza dava dosyasında alınan raporlarda; 20.03.2015 tarihli rapor ve 30.11.2015 tarihli ek raporda, yayanın asli kusurlu, Ankara Büyükşehir Belediyesinin otobüs durağı olan yer öncesinde sürücüleri uyaracak trafik işaretleri bulundurmaması nedeniyle tali kusurlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden alınan 05.05.2016 tarihli raporunda, ceza dosyasındaki deliller de değerlendirilmek suretiyle tanzim edilen raporda, yaya ... ...'ın taşıt yolundan geçişi sırasında uyması gereken kurallara uymadığından asli, hakkında dava açılan araç sürücüsü ...'in alt düzeyde tali, Ankara Büyükşehir Belediyesinin de, trafik düzenini ve seyir güvenliğini sağlamadığından bahisle görev ihmal ile tali kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür. İlk derece mahkemesi tarafından, Karayolları Fen Heyetinde görev yapmış, bilirkişlerden oluşan heyetten alınan 26.10.2015 tarihli raporda, kazanın meydan gelmesinde, kaza anında yolun 50 cm yükseklikte bariyer orta refüj ile de ayrılmış olduğu ve olay yeri güzergahından yol standartının yüksek ve taşıt trafiğinin yoğun olduğu, bu güzergahın her iki tarafında da TOKİ tarafında geniş alanda yapılan çok katlı binalar nedeniyle yoğun yerleşim bulunduğu, dolayısı ile yoğun yaya sirkülasyonu olduğu değerlendirilmek suretiyle, yayaların yolun karşısına güvenli geçişinin sağlayacak önlemleri almayan Ankara Büyükşehir Belediyesinin tali %20 oranında, gece şartlarında yaya geçidi olmayan yerde taşıt yolundan geçen yayanın kurallara aykırı dikkatsiz bir şekilde geçişi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde asli %80 oranında kusurlu olduğu, araç sürücüsünün ise ani ve kontrolsüz şekilde yola giren yayaya karşı alabileceği önlem olmadığından kusurunun bulunmadığının belirtildiği, rapor sonrasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 28.11.2016 tarihli raporunda; ceza dosyasında Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin raporunun aksine tüm kusurun yayada olduğunun, yol kusurunun ve araç sürücüsünün alabileceği önlem olmadığının raporunda belirtilmesi sonrasında Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin araç sürücüsü hakkında taksirle ölüme neden olmak suçundan açılan davada 2015/551 E. 2017/1131 K. Sayılı 04/10/2017 tarihli kararının gerekçesinde "Olayın meydan gelmesi ve neticenin gerçekleşmesinde sanığın yapması gerekipte yapmadığı, her hangi bir eylemi olmadığı dikkate alındığında, bilirkişi raporlarında alt seviyede tali kusurlu kabul edilmesi, sanığın suçunun subutuna yeterli olmadığı anlaşıldığından yasal unusurları oluşmayan atılı taksirle ölüme neden olma suçuından beraatine karar vermek gerekmiştir." denilerek, CMK'nın 223/1-c maddesi gereğince suç unsurlarının oluşmaması nedeniyle verilen beraat kararı üzerine eldeki dosyada önceki kararında ilk derece mahkemesi tarafından kusur yokluğundan davanın reddine karar verildiği, daha önce verilen kararı davacıların istinaf etmesi üzerine, istinaf incelemesi neticesinde, ceza mahkemesi tarafından kusur ve kasıt yokluğundan verilen beraat kararlarının hukuk hakimini bağlamayacağı, ceza dosyası ve dosyada mevcut tüm raporlarda değerlendirilerek, alınacak rapora göre davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiğinden bahisle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması sonrasında, İTÜ Öğretim üyelerinden oluşan heyetten alınan raporda, yol durumu, olayın gece oluşu, otobüs durağı ve çevresinde yerleşim yerleri olan kaza mahallinde yol yapımından sorumlu olan kurumun alabileceği önlemler, yayanın yol üzerinde kat ettiği mesafe ve çarpma noktası değerlendirilmek suretiyle tanzim edilen raporda; vefat eden davacıların yakının asli %60 oranında, araç sürücüsünün tali %20 oranında, yolun yapımından sorumlu Ankara Büyükşehir Belediyesinin tali %20 oranında tali kusurlu olduğunun değerlendirildiği görülmüştür. İlk derece mahkemesi tarafından alınan rapor yeterli görülerek, aktüer bilirkişiden alınan raporda, davacı eşin, ölenin desteğinden mahrum kaldığı kabul edilerek yapılan hesaplama sonrasında, kaza tarihinde 49 yaşında olan, müteveffanın kızı davacı ...'nin ölenin desteğinden yoksun kaldığı kanıtlanamadığından davasının reddine, davacı eşin destek tazminatı talebinin kazaya neden olanların müteselsil sorumluluğu çerçevesinde hesaplanan tazminat üzerinden kabulüne, manevi tazminat istemininde kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür. 1-Davacılar vekili, davacı ...'nin 49 yaşında ve bekar olması nedeniyle vefat eden babasının desteğinden mahrum kaldığını belirterek kararı istinaf etmiş ise de; davacının, bekar ve 49 yaşında olması Yargıtay tarafından kabul edilen tazminat ilkelerine göre kız çocuklarının bekar olması halinde 22 yaşa kadar anne ve babasınını desteğinden yararlanabileceğinin kabul edilmiş olmasına ve davacının 49 yaşında olması ve müteveffa babasının desteğine ihtiyaç duyduğunun ispat edilememiş olmasına göre davacı ... ...'ın maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir. 2-... ... vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüş, ayrıca kusur ve mahkemenin görevine ve hesaplanan tazminata itiraz etmiş ise de; taksirle ölümün medyana geldiği kaza nedeniyle, maddi zararlara ilişkin KTK'nın 109/2 maddesi ve manevi zarara ilişkin TBK'nın 72. maddesi gereğince, ceza kanunlarında düzenlenen dava zamanaşımı süresi içerisinde davanın açılabilecek olması nedeniyle, alacağın zamanaşımına uğramamış olmasına, kusur yönünden alınan raporun, gerek ceza mahkemesinde gerekse de mahkemece alınan raporlar da değerlendirilmek suretiyle tanzim edilmiş olmasına ve oluşa uygun tanzim edilen raporun karar vermeye elverişli olmasına göre; kabul edilen kusur oranında isabetsizlik bulunmamasına, müşterek ve müteselsil zarardan sorumlu olan ... sigorta şirketinin de davada taraf olması nedeniyle, daha özel görevli Asliye Ticaret Mahkemesinin, ... idare hakkında açılan davada da görevli olması gözetildiğinde, davalının buna ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 3-... ...AŞ vekilinin ve ... idare vekilinin maddi tazminata yönelik ve ayrıca sigorta şirketinin kusur ölçüsünde sorumlu olduğu miktarın kararda gösterilmediğine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davacılar, zararlarını, zarar verenlerden müteselsilen talep etmiş olup, TBK'nın 61. maddesi gereğince birden çok kişinin zarara neden olması halinde, müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacağında, davacının zararının tamamını, zarara neden olanların tamamından veya bir kısımdan talep etme hakkına sahip olmasına, bu durumda ayrıca kararda müteselsil sorumlu olan kişilerin sorumlu olduğu miktarların açıkça gösterilmemiş olmasının eksiklik olarak görülebilecek husus olmamasına, yapılan hesaplamanın da Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından benimsenen ilke ve yöntemlere uygun olarak, zarar görenin kusuru dışında, zarar verenlerin kusuru nazara alınarak hesaplanmış olmasına, raporun denetime ve karar vermeye elverişli olmasına göre davalıların buna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Buna göre; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve istinaf olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin,... ...AŞ vekilinin ve ... ... vekilinin vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 4-Tarafların manevi tazminatın miktarına yönelik istinafı yönünden; 6098 TBK'nın 56/2. maddesinde; “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.'', aynı Yasanın 51. maddesinde; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370) Zira TMK'nın 4. maddesi, kanunun hakime takdir hakkı verdiği hallerde hakimin, hukuka ve hakkaniyete göre tazminata hükmetmesi gerektiğini öngörmektedir. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davanın müteselsil sorumluluk çerçevesinde zarar verenlerin tamamının kusuruna göre talep edilmiş olması karşısında ölenin eşi ve çocukları olan davacılar lehine takdir olunan manevi tazminatın bir miktar az olduğu, davacı için 20.000,00-TL, davacı çocuklar için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın TMK'nın 4. maddesi çerçevesinde hak ve nesafete daha uygun olacağı kanaatine varıldığından, davacıların manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. 5-... ...AŞ manevi tazminattan sorumlu tutulmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu ayrıca sorumlu olduğu miktarla sınırlı olarak yargılama giderinden sorumlu olacağını ileri sürerek kararı istinaf etmiş, öte yandan ... idarenin de harçlardan sorumlu olacak şekilde hakkında karar verildiği görülmüştür. Davacılar, meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerini ihtiyari dava arkadaşı olarak birlikte açarak, birden fazla davalıdan sorumlulukları çerçevesinde maddi ve manevi tazminat olarak talep etmiştir. Bu çerçevede Sigorta Şirketinden ise sadece davacılar ... ve ...'nin maddi tazminat talepleri olup, davacıların sigorta şirketinden manevi tazminat talepleri bulunmamaktadır. Sigorta şirketinin yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumluluğu, davada aleyhine verilen tazminat miktarı ile sınırlı olduğu halde, maddi ve manevi tazminatı yönelik yapılan masrafların ve vekalet ücretinin tamamından sorumlu olacak şekilde yargılama giderine ve vekalet ücretine karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi, ... .... ..., genel bütçeye tabi idare olup, Harçlar Kanunun 13/1-j maddesi gereğince, harçtan muaf olduğu halde davacı tarafından yatırılan harçlardan ve karar ilam harcından sorumlu tutulmasına karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Buna göre, davacıların, davalı ... ve davalı ...AŞ'nin sair isinaf sebeplerinin reddi ile, yukarıda 4 ve 5 no'lu bentte yazılı sebeplerle istinaf başvurularının kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre kararın HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm tesisine, buna göre davacı ... ... lehine manevi tazminatın 20.000,00-TL olarak, diğer davacılar yönünden manevi tazminat ayrı ayrı 10.000,00-TL olarak takdir edilerek, ayrıca sigorta şirketinin hakkında açılan davada sadece maddi tazminat talep edildiğinden, maddi tazminat sorumluluğu çerçevesinde yargılama giderinden ve vekalet ücretinden sorumlu olacak şekilde, davalı idarenin ise harçtan muaf olması nedeniyle harç sorumluluğu olmayacak şekilde ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek, bununla birlikte HMK'nın 326. maddesine ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi'nin manevi tazminata ilişkin iptal kararı gereğince, manevi tazminatın kısmen reddi durumunda, yargılama gideri ve davalı tarafa vekalet ücreti takdir edilmeyeceği de gözetilerek, ilk derece mahkemesi kararından kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davacılar vekilinin, davalı ...AŞ veklinin ve davalı .... ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Maddi tazminat talebine yönelik açılan davanın; a)Davacı ... ... bakımından REDDİNE, b)Davacı ... ... bakımından KABULÜNE, 36.955,24-TL tutarında destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi bakımından dava tarihinden (27.04.2015) diğer davalı işleten bakımından kaza tarihinden (07.03.2015) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ...’a verilmesine, 2-Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacı ... ... için 20.000,00-TL, ... ... için 10.000,00-TL, ... ... için 10.000,00-TL, ... ... için 10.000,00-TL, ... ... için 10.000,00-TL ve ... ... için 10.000,00-TL olmak üzere toplam 70.000,00-TL manevi tazminatın davalı .... ...'ndan kaza tarihi olan 07.03.2015'den itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 3-A-Maddi tazminat yönünden alınması gerekli 2.524,41-TL harçtan, peşin alınan 396,20-TL ve tamamlama harcı olarak alınan 622,56-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.505,65-TL harcın (davalı .... ...Harçtan muaf olduğundan) davalı ...AŞ'den tahsili ile hazineye irat kaydına, B-Davalı .... Harçtan muaf olduğundan, hükmedilen maddi ve manevi tazminata ilişkin olarak, davalıdan harç alınmasına yer olmadığına, 4-A-Davacılar tarafından yapılan, vekalet harcı 60,80-TL, başvurma harcı 27,70-TL ile 396,20-TL peşin harç ve 622,56-TL tamamlama harcı olmak üzere 1107,26-TL'nin davalı ...AŞ'den alınarak, davacıya verilmesine, B-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 2.667,60-TL tebligat ve posta gideri, 7.950,00-TL bilirkişi ücreti üzere toplam 10.617,60-TL yargılama giderinin HMK 326/2 m. gereğince maddi tazminata ilişkin davacı ...'nin davasının reddedilmiş olması ve aktüer hesap raporunun iki davalının talepleri yönünden alınmış olması nazara alınarak red/kabul oranı de gözetilerek takdiren 9.517,00-TL'sinin (davalı Sigorta Şirketi 3.939,11 TL'si ile sınırlı olacak şekilde müteselsilen sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye gideri davacılar üzerinde bırakılmasına, 5-)A-Kabul edilen maddi tazminat için davacı ... ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ... ...'a verilmesine, B-Reddedilen maddi tazminat için davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 500,00 TL vekalet ücretinin davacı ... ...'dan alınarak davalılara verilmesine, 6-)A-Kabul edilen manevi tazminat için davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminata yönelik yeniden hüküm verildiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ancak istinaf edilmeyen tek vekalet ücretine uygun olarak hesaplanıp takdir edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı .... ...'dan alınarak davacılara verilmesine, B- Reddedilen manevi tazminat yönünden, davanın kısmen reddine karar verilmiş olması nedeniyle davalı yararı vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, II-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN; 1-İstinaf talebi kabul edilen davacılar ve davalı ...AŞ tarafından yapılan istinaf karar ve ilam harcının isteği halinde taraflara iadeine, 2-İstinaf talebi kabul edilen davacı tarafından yapılan yapılan posta ve tebligat gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, istinaf başvurma harcı yönünden ise istinaf başvurusunun manevi tazminata yönelik kabul edilmiş olması ve idarenin harçtan muaf olması nedeniyle idareden tahsil edilmeyeceğinden, harca tabi sigorta şirketine yönelik istinaf talepleri de yerinde görülmediğinden (istinaf başvurusu manevi tazminata yönelik kabul edildiğinden) istinaf başvuru harcına yönelik giderin davacılar üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf talebi kabul edilen davalı ...AŞ tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcı ve 340,00 TL posta giderinin davacılardan alınarak davalı ...AŞ'ye verilmesine, 4-Davalı idare tarafından yapılan istinaf gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın taraflara tebliğine Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde Yargıtay'a TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 26.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/248, K. 2026/1206, T. 26.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-248-e-2026-1206-k-e55583b7b616