Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2852 E. 2026/4155 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2852
Karar No
2026/4155
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/2852

KARAR NO:2026/4155

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:(KAPATILAN)BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ :11/12/2025

NUMARASI:2025/786 Esas - 2025/1168 Karar

DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/09/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde;Davalı tarafından... Şube Müdürlüğü hizmet alanı içerisinde bulunan...,Bakırköy/İstanbul adresinde yapılan kazı çalışmaları esnasında idarelerine ait içme suyu şebeke hatlarına zarar verildiğini, yapılan ihbar üzerine iş emri düzenlenerek olay mahalline gidildiğini, gerekli onarım işlerinin mezkur iş emrine istinaden idareleri tarafından yapıldığını, yapılan giderlerin ödenmesi ekli ihtarname ile davalıdan istendiğini ancak davalının söz konusu hasar masraflarını ödemeye yanaşmadığını, bunun üzerine müvekkili idare tarafından davalı aleyhine, Bakırköy 11. İcra DAiresi ... sayılı dosyası üzerinden toplamda 15.470,93 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı cevap dilekçesinde; Davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, davacının tesislerinin, müvekkili şirketin çalışmaları sırasında zarar gördüğü iddiasını kesinlikle kabul etmediklerini, davacının, zarar iddiasına ilişkin ispata yarar herhangi bir delil sunamadığını, iddia edilen zararın müvekkili şirketin dağıtım şebekesinin işletilmesinden ya da herhangi bir çalışmasından kaynaklanmadığını, meydana gelen hasarda müvekkili şirkete yükletilebilecek bir kusur bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın talep etmiş olduğu icra inkar tazminatına ilişkin şartların somut olay bağlamında gerçekleşmediğini, bu sebeplerle açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddini, davacının %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep etmiştir.Birleşen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/787 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı tarafından İdareleri ... Şube Müdürlüğü hizmet alanı içerisinde bulunan ...,Bakırköy/İstanbul adresinde yapılan kazı çalışmaları esnasında idarelerine ait içme suyu şebeke hatlarına zarar verildiğini, yapılan ihbar üzerine iş emri düzenlenerek olay mahalline gidildiğini, gerekli onarım işlerinin mezkur iş emrine istinaden idareleri tarafından yapıldığını, yapılan giderlerin ödenmesi ekli ihtarname ile davalıdan istendiğini ancak davalının söz konusu hasar masraflarını ödemeye yanaşmadığını, bunun üzerine müvekkili idare tarafından davalı aleyhine, Bakırköy 11. İcra DAiresi ... esas sayılı dosyası üzerin den toplamda 3.284,31 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiği görülmüştür.İlk Derece Mahkemesince; "...Asıl ve birleşen dava itirazın İptali davası olup taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Asıl dosyada Bakırköy 11 .İca müdürülüğünün ... takip sayılı birleşen dosyada Bakırköy 11. İcra müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasına konu davacının maddi zararına sebebiyet veren hasarın davalı tarafça meydana getirilip getirilmediği,eğer öyle ise gerçek zarar miktarı ve davalıdan tahsilinin talep edilip edilemeyeceğine hususlarında olduğunun tespitine karar verilmiştir.Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/08/2025 tarih 2025/787 Esas 2025/768 karar sayılı dosyasının mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, birleşen dosya davacısının İstanbul Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü,Davalının ... Şirketi olduğu anlaşılmıştır.Dava,davalı şirketin yaptığı kazı sırasında davacı şirkete ait içme suyu şebeke hattına zarar verdiği iddiasına dayalı hasar bedelinin tahsili talepli ilamsız takibe itirazın iptali talepli dava olup davalı zaman aşımı definde bulunmuş olup öncelikle değerlendirilmesi gerekmektedir.TBK'nun 72. maddesinde haksız fiillerde zamanaşımı süresi, zarar verenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10 yıl olarak belirlenmiştir. Somut olayda davacının sunduğu asıl dava dayanağı 06/05/2021 tarihli hasar tespit tutanağı ile birleşen dosya Bakırköy 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/787 E. Sayılı doyası dayağı 22/04/2021 tarihli hasar tespit tutanağına istinaden zarar ve zarar verenin ( davacı iddiasına göre davalı) davacı tarafından öğrenildiği anlaşılmaktadır.Davacı tarafça düzenlenen zarar kalemleri faturası ise asıl dosyanın 03/06/2021 birleşen dosya 02/06/2021 tarihlidir.Davacının zararı öğrendiği tarih fatura tarihleri olarak kabul edilse dahi asıl davaya konu takibin dava TBK'nun 72. maddesinde yazılı 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 06/05/2025 tarihinde açıldığından davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.Açılan asıl ve birleşen Bakırköy 2. ATM'nin 2025/787 esas sayılı davanın zamanaşımı sebebi ile reddine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Reddedilen talepleri yönünden verilen kararın hatalı olduğunu, zaman aşımı koşullarının oluşmaması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Asıl ve birleşen dava; Haksız eylemden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, zamanaşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.Haksız fiil sebebiyle zarara uğrayan bir tüzel kişi (özellikle kamu kurumu) ise, BK m.60'daki bir yıllık (TBK m.72'deki iki yıllık) zamanaşımı süresi, tüzel kişi adına dava açmaya emir vermeye yetkili kişi ya da organının zararı ve tazminat sorumlusunu öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Kurum tarafından zararın takip edilebilir aşamaya gelmesi ancak bu şekilde gerçekleşecektir (Yargıtay 4. H.D. 2016/3585 esas 2016/6840 karar sayılı ilamı).Davaya konu olayda; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi :2025/787 esas sayılı dava dosyasıdan 19/08/2025 tarihinde, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/786 esas sayılı dava dosyasından 19/08/2025 tarihinde davanın açıldığı, makam oluru ile kurum zararının davalılardan tahsili hakkında yasal işlemlerin başlatılmasına izin/ olur verilme tarihinin tespiti ile zamanaşımı başlangıcınında bakanlık "olur" tarihi olarak esas alınması gerektiğinden dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bu sebeple kararın kaldırılması gerekmiştir.Yukarıda açıklanan hususlar gereğince sair yönler incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıdaki eksiklikler gereğince yargılama yapılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf talebinin yukarıda açıklanan sebeplerle KABULÜ ile, (Kapatılan)Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/786 Esas 2025/1168 Karar sayılı, 11/12/2025 günlü kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

2-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. ve 362/1/g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2852, K. 2026/4155, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2852-e-2026-4155-k-110dcb94cd7a