Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/304 E. 2026/1275 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/304
Karar No
2026/1275
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/304

KARAR NO: 2026/1275

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 25/11/2025

NUMARASI: 2025/2 E. - 2025/787 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/07/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin bir aile şirketi olduğunu, müvekkilleri ... ve ...'in şirket yetkilileri olduğunu, ...'de babaları olduğunu, müvekkili şirketçe "... Mah. ... Sk. ... Sit. ... Blok No:... ... / İSTANBUL" adresindeki iş yerinin 01.01.2020 tarihli kira kontratı ile asansör kapı parçaları satış ve imalatı yapmak asansör kapı parçaları satış ve imalatı yapmak için kiralandığını, 11.08.2020 tarihinde borçlusu .... A.Ş. ve ...olan .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından yazılan talimat ile İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...Tal. Sayılı dosyası ile iş yerinde hacze gelindiğini, hacze gelen davalı taraf vekiline ve memurlara borçlu ile ilgisi olmadıklarının bildirilmesine ve vergi levhası ile kira kontratı sunulmasına rağmen direkt olarak müvekkilinin malları üzerinde haciz ve muhafaza işlemi yapıldığını, müvekkili şirket yetkililerinin İstanbul'a yeni taşınması, müşteri çevresinin yeni oluşması, sipariş edilen malların muhafaza altına alındığında teslim edilememesi halinde yaşayacağı itibar kaybını düşünmelerinin onları yıprattığını ve zor durumda kaldıklarını, bu zor durumdan faydalanan davalı tarafın vekili Stj. Av. ... tarafından tamamen kendi el yazısı ile hazırlanan ....08.2020 tanzim ve ....08.2020 ödeme tarihli 100.000,00-TL bedelli senet ve buna mesnet olacak şekilde protokol hazırlandığını, senet ve protokol 11.08.2020 tarihinde (haciz esnasında) hazırlanmasına rağmen senedin düzenlenme tarihi olarak 07.08.2020 tarihi yazıldığını, protokol ve senedin bir nüshasının müvekkillerine verilmediğini, haciz baskısı altında, haciz tarihi olan ....08.2020 tarihinde müvekkillerden 20.000,00-TL ödeme talep edildiğini, müvekkillerin de davalı banka vekili Av. ... adına kayıtlı ... Bankası, TR......... İban numaralı hesabına açıklama bölümüne "... - ... Esas dosyalarına istinaden" yazılarak 20.000,00-TL ödeme yaptığını, protokol ve senedin bir nüshası elinde olmayan neye imza attığını bilmeyen ve davalı taraftan da temin edemeyen müvekkilleri aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosya ile takip başlatıldığını, müvekkillerinin protokol ve senetten ancak bu icra dosyası ile haberdar olduklarını ve .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası borcunun 27.08.2020 tarihinde "Tüm hukuki haklarımız saklı kalmak kaydıyla ve baskı altında ödüyoruz" açıklaması ile ödendiğini, müvekkillerinin dava dışı .... A.Ş. ve ...ile hiçbir bağlarının olmadığını, davalı bankaya da hiçbir borcu da bulunmadığını, davaya konu ödemelerin haciz baskısı altında alındığını, senet ve protokol haciz baskısı altında imzalatıldığını, haciz baskısı altında alınan senedin, yapılan ödeme ve tanzim edilen protokolün geçersiz olduğunu, dava öncesi ticari davalarda dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa müracaat edilmişse de anlaşma sağlanamadığını, davalı bankanın kötü niyetli olduğunu beyan ile müvekkillerinin .... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitini, .... İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı takibe konu senet aslının müvekkillere iadesini, müvekkillerince ödemesi yapılan .... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası için 92.800,-TL ve 11.08.2020 tarihli 20.000,00-TL'nin toplamı olan 112.800,00-TL'nin her bir ödeme için ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalı bankadan istirdadını, takipte kötüniyetli olan davalı banka aleyhine %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu protokol ve ödeme aracı olarak bononun usul ve yasaya uygun olarak düzenlendiğini , borçluların serbest iradeleri ile imzaladıklarını, bononun borcun üstlenilmesi niteliğinde olduğunu, protokol ve ödeme aracı olan bononun .... İcra Müdürlüğü ... Esas ve ... Esas sayılı dosya borçlarının ödenmesine ilişkin olarak ve tahsilde tekerrür olmamak üzer kaydı ile düzenlendiğini, bu hususun protokol metninde de yer aldığını, protokole göre ödeme aracı olan bononun taksitlerinden biri vadesinde ödenmezse müteakip taksitlerin de muaccel hala geleceğinin düzenlendiğini, protokolde belirlenen taksitlerin vadesinde ve miktarınca ödenmemesinden ötürü .... İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyası ile davacılar aleyhinde takibe geçildiğini, davacı tarafın borcun yenilendiği mükerrer olarak tahsil edilmek istendiği iddialarının ve haciz baskısı altında protokol ve bono düzenlendiğine ilişkin iddialar gerçeğe aykırı olduğunu, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü ile bağlı olan davacıların; şirket adına ve şirketin yetkilileri olarak senet imzaladıktan sonra neye imza attıklarını bilmediklerini ileri süremeyeceklerini, 11/08/2020 haciz tutanağı incelendiğinde haciz mahallinde ek haciz işlemi gerçekleştirilmediği, muhafaza işlemi yapılmadığının anlaşıldığını, .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından alınan talimat gereği haciz mahalli adresine ilk olarak 20/08/2019 tarihine gidildiğini, bu takibin kesinleştiğini, akabinde açılan bir istihkak davası davası da olmadığını, davacı tarafın istirdat talepleri usul ve yasaya aykırı olduğunu, .... İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyasına yatırılan 92.800,00 TL nın uhdelerine geçmediğini ve hala icra müdürlüğü dosyasının içerisinde olduğunu, 20.000 TL nın da üstlenilen borca istinaden yapılan bir ödeme olduğunu beyan ile davanın davacının işbu davayı ikame etmekte hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise; haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen işbu davanın esastan reddine karar verilmesini, sırf icra takip işlemlerini sürüncemede bırakarak dosya borçlarını ödemekten kaçınmak için işbu davanın açılmasına sebebiyet veren borçlular hakkında %20 'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Mahkemenin 2021/103 Esas ve 2022/24 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacılar vekilince İstinaf yasa yoluna başvurulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 2022/863 esas- 2024/2012 karar ve 05/12/2024 tarihli ilamında; "Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafından davacılar aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında diğer iki icra dosyasından tekerrür olmamak kaydı ile bonoya ve protokole istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığı protokolde tarih yazmadığı, davacılar tarafından senedin haciz esnasında protokolle birlikte baskı altında alındığının ileri sürüldüğü, davacılar tarafından tanık deliline dayanılmışsa da mahkemece tanıkların dinlenmediği, haciz tutanağında davacılar tarafından istihkak iddiasında bulunulduğu, davacı tarafça istihkak davası açılıp açılmadığının araştırılmadığı, borçlu şirkete haciz yapılan adrese tebligat çıkarıldığı anlaşılıyorsa da tebligatın bila tebliğ iade edildiği, mahkemece davacı şirket ile borçlu şirketin faaliyet alanları, şirket ortakları arasında organik bağ bulunup bulunmadığının incelenmediği, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiği" gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesince; davaya konu senet incelendiğinde, keşidecisinin davacılar, lehtarının davalı, düzenleme tarihinin 07/08/2020, vade tarihinin 11/08/2020 bedelinin 100.000 TL., olduğunun görüldüğü, davaya konu senedin .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... sayılı icra dosyalarındaki alacak nedeniyle düzenlendiğine ilişkin davacılar ile davalı arasında düzenlenmiş protokol bulunduğu, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi incelendiğinde davacının faaliyet gösterdiği adrese davalı tarafça .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasındaki alacak nedeniyle hacze gelindiğinin, davacının bu icra dosyasında borçlu olmadığının, bu hususun davalı tarafa söylendiğinin, haciz işlemlerine devam edildiğinin, davacı şirketin müşterileri tarafından sipariş verilen ürünlerin haczedilmek istendiğinin, davacının müşterilerine karşı zor durumda kalmaması için davaya konu senedin haciz tehdidi ve baskısı altında zorla düzenlettirildiğinin beyan edilerek bu davanın açıldığı, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, davalı tarafından dava dışı ...A.Ş.ile dava dışı ...'a karşı asıl alacak ve ferileriyle birlikte toplam 108.869,03 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, davalı tarafından dava dışı ...A.Ş'ye karşı asıl alacak ve ferileriyle birlikte toplam 46.029,86 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından talimat yoluyla 11/08/2020 tarihinde davacıya ait iş yerine hacze gidildiği, haciz tutanağı incelendiğinde hacze gidilen adreste davacının faaliyet gösterdiğinin tespit edildiği, davalı tarafından davacılara karşı davaya konu senet nedeniyle .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile 80.000 TL asıl alacak, 241,10 TL işlemiş faiz, 24 TL komisyon ücreti olmak üzere toplam 80.265,10 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davacı vekilince dava dilekçesinin ekinde hacze gidilen adresin davacı şirket tarafından kiralandığına ilişkin kira sözleşmesinin sunulduğu, kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin 01/01/2020 tarihi olduğu, kira sözleşmesinden taşınmaz malikinin tanık olarak dinlenilen ... olduğunun anlaşıldığı, ...Sanayi Bölgesinden gelen müzekkere cevabında da taşınmaz malikinin tanık ... olduğunun belirtildiği, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğün'den gelen müzekkere cevabından davacının adresinin hacze gidilen adres olduğunun anlaşıldığı, davacı tanığı ... tarafından duruşmada taşınmazın maliki olduğunun, davacı şirketin taşınmazda kiracı olarak bulunduğunun, davacı şirketten önce kiracının ...isimli şirket bu şirketten öncede kiracının .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında borçlu olan ...olduğunun, davacı ile ...arasında herhangi bir ilişkinin bulunmadığının, haciz işlemleri sırasında iş yerine gittiğinin, davacının ürünlerine haciz konulmak istendiğinin, davalı şirket vekilince senet düzenlemek kaydıyla hacizlerin kaldırılabileceğinin söylendiğinin, protokolün haciz sırasında düzenlendiğinin, protokol düzenlenirken kendisininde hazır bulunduğunun, protokolden sonra senet düzenleme sırasında iş yerinden ayrıldığının beyan edildiği, davaya konu senette düzenleme tarihi 07/08/2020 olarak düzenlenmiş ise de vade tarihinin haciz işlemlerinin yapıldığı 11/08/2020 tarihi olduğu, davacı tarafça sunulan dekonttan senet bedelinin 20.000 TL'lik kısmının haciz işlemlerinin yapıldığı 11/08/2020 tarihinde ödendiği, taraflar arasında düzenlenen protokolde tarih belirtilmediği, haciz tutanağında davacı şirkete ait bir kısım mallar yazıldıktan sonra davalı vekilinin vazgeçme talebi ile daha sonra üzerinin çizildiği, davacı şirket ile dava dışı ...A.Ş.'nin kayıtlarının Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere ile dosya içerisine alındığı, kayıtlar ve dosya içerisindeki diğer deliller değerlendirildiğinde davacılar ile dava dışı icra dosyası borçluları arasında organik bağ, ilişki bulunduğunun tespit edilemediği tüm bu hususlar ve tanık beyanı birlikte değerlendirildiğinde davaya konu senedin davacıların gerçek iradesi dışında haciz baskısı ve tehdidi altında düzenlendiğinin, davacıların iradesinin sakatlandığının, bu nedenle davaya konu senet nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmayacağının, senet nedeniyle ödediği bedeli talep edebileceğinin anlaşıldığı, yukarıda belirtildiği üzere senet bedelinin 20.000 TL'lik kısmının 11/08/2020 tarihinde ödendiği, bakiye kalan 80.000 TL'lik kısmı yönünden .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile davacılar yönünden icra takibi başlatıldığı icra dosyasında yapılan hesaplama neticesinde davacı tarafça 27/08/2020 tarihinde 92.800 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafça icra dosyasına yapılan bu ödeme davalı tarafça tahsil edilmemiş ise de davacı tarafça tedbir talebinde bulunmadığı, yatırılan bu paranın davacının tasarrufundan çıktığı, tedbir kararı da bulunmadığından davalının bu parayı her zaman tahsil edebileceği bu nedenle icra dosyasına yatırılan miktar yönünden de davacının talepte bulunabileceği, davaya konu senedin davacıların gerçek iradesi dışında haciz baskısı ve tehdidi altında düzenlendiği ve bu senet nedeniyle davaya konu icra takibinin başlatıldığı anlaşılmakla davacıların İİK'nun 72/5 maddesi kapsamında kötüniyet tazminatı talep edebilecekleri "gerekçesi ile;

1-Davanın kabulü ile davacıların .... İcra Müdürlüğü 'nün ...Esas sayılı icra dosyası ve icra dosyasına konu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davaya konu 07.08.2020 düzenleme, 11.08.2020 vade tarihli, keşidecileri davacılar, lehdarı davalı olan senedin davacılara iadesine, davacılar tarafından ödendiği tespit edilen 112.800,00 TL 'nin 20.000,00 TL si yönünden 11.08.2020, 92.800,00 TL si yönünden 27.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

2-Davacıların kötü niyet tazminatı talebi yönünden takip talebindeki toplam alacağın % 20'si olan 16.053,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, karar verilmiştir.

İSTİNAF:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının eksik inceleme sonucu, adil yargılanma, hukuki dinlenilme ve savunma haklarının ihlal edilmesi suretiyle hatalı hukuki değerlendirmelere dayandığını, son duruşmada dinlenen tanık beyanlarına karşı süre talep edilmesine rağmen mahkemece bu talebin gerekçesiz reddedilerek hüküm kurulduğunu, tanık olarak dinlenen ...'in haciz mahallinde icra memuruna ve vekiline hakaret edip fiziksel saldırıda bulunması nedeniyle güvenilirliğinin bulunmadığını ve tanığın beyanlarının görgüye dayanmadığını ve senedin baskı altında imzalandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, HMK'nın 200. ve 201. maddeleri uyarınca senede karşı senetle ispat kuralı gereği yazılı bir senedin tanık beyanıyla geçersiz kılınamayacağını, taraflar arasında düzenlenen protokolün ve bononun borcun üstlenilmesi niteliğinde olduğunu, davacıların istihkak davası açmayarak iddialarından vazgeçmiş sayıldıklarını, borçluların basiretli tacir gibi davranma yükümlülükleri bulunduğunu, davacıların haciz baskısı iddiasının gerçek dışı olduğunu ve tacir sıfatını haiz davacıların basiretli davranma yükümlülükleri bulunduğunu, icra takibine konu 92.800,00 TL'lik tutarın icra dairesi uhdesinde olduğunu ve davalının uhdesine geçmediğini, ödenen 20.000,00 TL'nin ise protokol kapsamında borca istinaden yapıldığını, kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını, davacılar aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve davanın reddini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP:

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, davalının istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dairemizin iade kararında;" davalı tarafından davacılar aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında diğer iki icra dosyasından tekerrür olmamak kaydı ile bonoya ve protokole istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığı protokolde tarih yazmadığı, davacılar tarafından senedin haciz esnasında protokolle birlikte baskı altında alındığının ileri sürüldüğü, davacılar tarafından tanık deliline dayanılmışsa da mahkemece tanıkların dinlenmediği, haciz tutanağında davacılar tarafından istihkak iddiasında bulunulduğu, davacı tarafça istihkak davası açılıp açılmadığının araştırılmadığı, borçlu şirkete haciz yapılan adrese tebligat çıkarıldığı anlaşılıyorsa da tebligatın bila tebliğ iade edildiği, mahkemece davacı şirket ile borçlu şirketin faaliyet alanları, şirket ortakları arasında organik bağ bulunup bulunmadığının incelenmediği, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiği" belirtilmiştir.

İade kararımız üzerine mahkemece tanık dinlenmiştir.

Davacı Tanığı ... yeminli beyanında;" ...Sitesi, ... Blok, ....Sok. No:... numaralı işyerinin mal sahibiyim, kira ilişkisi başlayalı Ocak ayında 6.yılımız dolacaktır, davacılardan önce 1 yıl boyunca ...isimli bir şirket kiracı olarak kaldı, bu şirket ... işiyle uğraşıyordu, ... 'den önce de ...isimli kişi işyerini kiralamıştı, ... üretim işiyle uğraşıyordu, ekonomik kriz nedeniyle iş yapamaz hale geldi, çevreye borçlandı, benim de kendisinden 9 - 10 aylık kira alacağım bulunmaktaydı, ...ekononik kriz nedeniyle işyerini boşalttıktan sonra ...kiraladı, ... 'de 1 sene kiracı olarak kaldı, ... 'ın borçları nedeniyle sürekli haciz amaçlı işyerine gelindiğinden ...işyerinde daha fazla kiracı olmak istemedi ve işyerini boşalttı, daha sonra işyerini davacılar kiraladı, kiracılar ..., ...ve davacılar arasında herhangi bir ilişki ve alaka bulunmamaktadır, tarihini tam hatırlayamamakla birlikte davacılar işyerini kiraladıktan sonra davalı banka tarafından hacze gelinmiş, ben de öğrenince işyerine gittim, banka tarafına davacıların borçla alakalarının olmadığını söyledim, davacılara ait ürünlere haciz konulmak istenildi, bu şekilde bir 3 -5 saat olay yerinde tartışma yaşandı, daha sonra davalı tarafın vekilleri bir senet düzenlemek kaydıyla hacizlerin kaldırılabileceğini, daha sonra mahkemeye açacakları davayla bu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep edebileceklerini söylediler, ben taraflar arasında düzenlenen protokol imzalanırken oradaydım, tam senet düzenlenecekken vaktin geç olması sebebiyle oradan ayrıldım, protokolün düzenlenmesine şahidim" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında, borçlunun .... A.Ş. ve ...olduğu, bu dosyadan yazılan talimat ile İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ...Tal. sayılı dosyasında 11.08.2020 tarihinde kendi iş yerlerine hacze gelindiğini, kendilerine ait malları üzerinde haciz ve muhafaza işlemi yapıldığını, İstanbul'a yeni taşındıklarını, müşteri çevresinin yeni oluşması, sipariş edilen malların muhafaza altına alındığında teslim edilememesi halinde yaşayacağı itibar kaybını düşünmeleri ve zor durumda kalmaları sebebi ile davalı tarafın vekili tarafından tamamen kendi el yazısı ile hazırlanan 07.08.2020 tanzim ve 11.08.2020 ödeme tarihli 100.000,00-TL bedelli senet ve buna mesnet olacak şekilde protokol hazırlandığını, senet ve protokolün 11.08.2020 tarihinde (haciz esnasında) hazırlanmasına rağmen senedin düzenlenme tarihi olarak 07.08.2020 tarihi yazıldığını, haciz baskısı altında, haciz tarihi olan 11.08.2020 tarihinde, davalı banka vekili Av. ... adına kayıtlı ... Bankası hesabına açıklama bölümüne "... - ... Esas dosyalarına istinaden" yazılarak 20.000,00-TL ödeme yaptıklarını, alınan bononun icra takibine konu edildiğini ve .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası borcunun 27.08.2020 tarihinde "Tüm hukuki haklarımız saklı kalmak kaydıyla ve baskı altında ödüyoruz" açıklaması ile ödendiğini, belirterek ödenen bedelin istirdadının talep ve dava edildiği, davacılar tarafından istihkak davası açılmamış ise de, icra takibine konu bonoda düzenleme tarihi her ne kadar 07/08/2020 tarihi yazmakta ise de senedin haciz esnasında düzenlendiği, davacıların haciz için gelinen icra dosyası borçluları arasında herhangi bir organik bağ bulunduğu ispat edilemediği, icra dosyası borçlusunun davacılar iki önceki kiracı oldukları tanık anlatımı ile sabit olduğu, haciz -muhafaza baskısı altında düzenlendiği anlaşılan senetten dolayı davacıların borçlu olamayacağı ve borcun üstlenilmesi olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.

Davalı vekili istinafında davacı tanık beyanına karşı beyanda bulunmak için süre istediğini, mahkemece süre verilmediğini ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ise de, davalı vekili tarafından tanık beyanına karşı gerekirse beyanda bulunacaklarını beyan ettiği, aynı celse mahkemece hüküm kurulduğu, davalı vekili tarafından istinaf dilekçesinde tanık beyanına karşı beyanda bulunulduğu anlaşılmakla bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Davalı istinafında icra dosyasına ödenen paranın icra dosyasında bulunduğunu kendi uhdesine geçmediğini ileri sürmüş ise de, icra dosyasına yatırılan paranın çekilmesine hukuken engel bir durum bulunmadığından davalı tarafından paranın çekilmemesi davalının tasarrufunda olduğundan bu istinaf sebebinin yerinde olmadığı ve haciz baskısı altında alınan senedi takibe koyan alacaklı ağır kusurlu bulunduğundan davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi dosya kapsamına göre yerindedir.

Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../11/2025 tarih ve 2025/... E., 2025/... K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.705,37 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 3.312,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.392,43 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 06/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/304, K. 2026/1275, T. 06.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-304-e-2026-1275-k-6fff53268c65