Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/966 E. 2026/1586 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/966
Karar No
2026/1586
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2022/966 KARAR NO : 2026/1586

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 28/09/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/10E., 2021/595K. DAVA : Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 24/09/2026 YAZIM TARİHİ : 25/09/2026

Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: müvekkilinin 12.03.2001 günü davalı kooperatife ortak olduğunu, kooperatifin üzerine düşen inşaat sorumluluğunu yerine getirmemesi üzerine kooperatiften ayrıldığını, davalı kooperatifin de müvekkili davacının kooperatifteki kaydını sildiğini ileri sürerek, müvekkilinin üye olması sebebiyle ödemiş olduğu 47.850,-TL aidat bedellerinin kooperatif üyeliğinin sona erdiği 2012 yılından itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davalı kooperatiften alınarak müvekkili davacıya ödenmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince "...Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi rapor ve ek raporlarında; davacı tarafın 37.200,00 TL tutarındaki ödemesi dışında başkaca ödeme belgesini dosyaya sunmadığını ve dolayısıyla da davacı tarafın ortaklığı sırasında yaptığı ödemelerinin anılan miktar kadar olduğunun anlaşıldığını, davacının ismine yer verilip verilmediğinin tespiti amacıyla, dosyaya celp edilen 25.06.2011, 20.06.2012 ve 19.06.2013 günlerinde yapılan genel kurullara ilişkin hazirun cetvellerinde davacı ismine yer verilmediği dikkate alındığında, 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarında yapılan genel kurullara ilişkin hazirun cetvellerinde de -istifa nedeniyle- davacı ismine yer verilmemiş olabileceğinin düşünüldüğünü, davacı tarafın istifanın gerçekleştiği yıla ilişkin okunabilir bilanço ile gelir tablosunun dosyaya celp edilmediğinin görüldüğünü, davacı vekilinin, davacının istifasına ve bu istifasının davalı kooperatife ne zaman tebliğ edildiğine ilişkin belgelerin dava dosyasına sunulmadığını, 30.06.2007 (kayıtlı 34 ortak), 29.06.2008 (kayıtlı 34 ortak), 30.06.2009 (kayıtlı 30 ortak) ve 26.06.2010 (kayıtlı 31 ortak) tarihli genel kurullara ilişkin hazirun cetvellerinde ismi bulunduğunu, 25.06.2011 günü yapılan genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelinde, kayıtlı 28 ortak arasında davacı ismi bulunmadığını, aynı genel kurul toplantısında 2010 yılı bilançosu ile gelir tablosunun oybirliği ile kabul edildiğini, bu genel kurulda ayrıca kooperatif ortaklığından ayrılan ve ayrılacak olan ortakların geri ödemelerinin kasa durumuna göre ayrılış tarihi esas alınmak üzere 3 yıl (üç yılı) içinde geri ödenmesi, ödeme yapılırken genel giderlerin düşülmesinin de kabul edildiğini, genel kurulda davacının istifa ettiğine ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığını, 20.06.2012 günü yapılan genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelinde, kayıtlı 27 ortak arasında davacı isminin bulunmadığını, aynı genel kurul toplantısında 2011 yılı bilançosu ile gelir tablosunun oybirliği ile kabul edildiğini, bu genel kurulda ayrıca kooperatif ortaklığından ayrılan ve ayrılacak olan ortakların geri ödemelerinin kasa durumuna göre ayrılış tarihi esas alınmak üzere 3 yıl (üç yılı) içinde geri ödenmesi, ödeme yapılırken genel giderlerin düşülmesinin de kabul edildiğini, genel kurulda davacının istifa ettiğine ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığını, 19.06.2013 günü yapılan genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelinde, kayıtlı 27 ortak arasında davacı isminin bulunmadığını, aynı genel kurul toplantısında 2012 yılı bilançosu ile gelir tablosunun oybirliği ile kabul edildiğini, bu genel kurulda ayrıca kooperatif ortaklığından ayrılan ve ayrılacak olan ortakların Kooperatifler Kanunu’nın 17. maddesi ile anasözleşmenin 15.maddesi doğrultusunda geri ödeme yapılması hususunda yönetim kuruluna yetki verildiğini, genel kurulda da davacının istifa ettiğine ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığını bildirmiştir. Bilirkişi raporu dosya kapsamı ve delil durumuna uygun olup, hükme esas alınmıştır. Dosya içerisinde toplanan deliller, hazirun cetvelleri, ortaklık senedi, ödeme makbuzları ve tüm dosya içeriğine göre; 25.06.2011, 20.06.2012 ve 19.06.2013 günlerinde yapılan genel kurullara ilişkin hazirun cetvellerinde davacı ismine yer verilmediği, ancak davacının istifa ettiği iddiasına ilişkin belgelerle hangi tarihte kooperatif ortaklığından istifa ettiğine iddiasına ilişkin belgelerin ibraz olunmadığından davacının istifa ettiğinin ispatlanamadığı ödendiği ileri sürülen aidatları talep etme hakkının bulunup bulunmadığının da HMK m. 190/1 gereğince ispatlanamadığı anlaşılmakla ispatsız kalan davanın reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstifanın 26.06.2010 'da kooperatife ulaştığının kabulü gerektiğini, dilekçenin kooperatife verildiğini, dosyaya ibrazının davacıdan istenemeyeceğini, iddia ve taleplerinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hukukun koruyacağı bir durum olmadığı nedeniyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif üyeliğinin sona erip sona ermediği üyelik sonlanmış ise aidat bedellerinin ödenip ödenmediği ödenmiş ise miktarı ve tahsili taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732,-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın düşümü ile kalan 651,30 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 24/09/2026

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/966, K. 2026/1586, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-966-e-2026-1586-k-32f9eaca9db3