Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/517 E. 2026/1443 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/517
Karar No
2026/1443
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/517 KARAR NO : 2026/1443

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/12/2023 NUMARASI : 2022/757 E. 2023/980 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25.09.2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 25.09.2026

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.12.2023 tarih 2022/757 E. 2023/980 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, 16.06.2022 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan .... plakalı araçlar arasında maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazada.... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında yaklaşık 38.114,60 TL hasar meydana geldiğini, ekspertiz için 440,77 TL ödeme yaptığını belirterek, sonradan arttırılmak üzere dava tarihi itibarı ile 500,00 TL hasar bedelinin hasar tarihinden işleyecek olan avans faizi ile birlikte müvekkiline iadesini ve ekspertiz ücretinin de yargılama giderlerinden sayılmasını talep etmiştir. Davacı vekili, dava değer arttırım dilekçesi ile; fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; talebin kabulü ile; hasar bedeli alacağına ilişkin olarak; arttırılan kısım olan 20.177,25-TL ile dava dilekçesinde talep edilen miktarın birleştirilmesi sonucu toplam 20.677,25-TL tutarın; hasarı ret tarihinden itibaren işletilecek avans faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline, davacı müvekkili tarafından karşılanan 440,77-TL ekspertiz ücretinin de yargılama gideri sayılarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, müvekkili sigorta şirketinin dava konusu kazadaki hasardan sigortalısının kusuru oranında ve poliçede belirtilen limit tutarında sorumlu olduğunu, davaya konu kazada sigortalısının kusur oranının tespitini gerektiğini, dava konusu araçtaki hasarın bilirkişi marifeti ile tespitinin gerektiğini, davacı tarafından talep ettiği hasar bedelinin son derece fahiş ve kabul edilemez olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, davacı tarafın faiz talebi ile yargılama ve vekalet ücretleri talebinin kabul edilemez olduğunu, davacının talep ettiği 440,77 TL ekspertiz ücretinin poliçe kapsamı dışında kaldığını, davanın esastan reddini aksi durumda meydana geldiği iddia edilen hasar ve değer kaybı miktarları konusunda bilirkişi raporu alınmasını, kusurun ve hasarın ispatlanmaması durumunda davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekilince rapora ve değer artırım dilekçesine karşı itirazlar ileri sürülmüş ise de, 03/05/2023 tarihli bilirkişi heyet raporuna davalı tarafça itiraz edilmediği ve bu raporda gösterilen 20.677,25-TL zarar yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, ek raporda farklı bir görüş bildirilmediği dikkate alındığında ek rapor alınmasının davalıya yeniden itiraz hakkı vermeyeceği, bu haliyle davalının gerek rapora karşı gerekse değer artırıma karşı itirazlarının yerinde olmadığı gözetilerek davacı vekilinin değer artırım talebi doğrultusunda davanın kabulüne ve poliçe limiti olan 50.000,00-TL ile sınırlı olarak bu bedelin temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline, yazılı başvuru evrakının davalı şirkete 16/08/2022 tarihinde gönderildiği ve davalı şirketin 8 iş günü sonrasında 27/08/2022 tarihinde temerrüde düştüğü gözetilerek bu tarihten itibaren faiz işletildiği, davalının sigortalısı aracın ruhsat kaydı hususi ise de aracın ticaret şirketine ait olduğu ve kamyonet niteliğinde olduğu, ticaret şirketine ait aracın ticari nitelikte kullanıldığının kabulü gerektiği, davacı tarafça dava öncesinde 440,77-TL ekspertiz ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, kusur tespiti için ATK'dan rapor alınması gerekirken bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, kusur incelemesi yapılmadan önce kaza yerinde bulunan mobeselerin de incelenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda parça bedeli belirlenirken hatalı şekilde orijinal parça bedelleri üzerinden hesaplama yapıldığını, parça bedellerine herhangi bir iskonto uygulanmadığını, fatura bulunmaması sebebiyle kdv dahil bedel üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, mahkemece faiz başlangıç tarihi 27.08.2022 tarihi olarak belirlenmiş ise de, faiz başlangıç tarihinin temerrüt tarihi değil güncel eksper hesabının yapıldığı tarih olarak kabulü gerektiğini, aksi halde mevzuat gereği ihbardan sonra 15 gün olarak belirlenen ve sigorta şirketine ödeme veya red için verilen süre göz önünde bulundurulduğunda, sigorta şirketinin ihbardan sonraki 16. günün sonunda temerrüde düşüleceğini, sigortalı aracın kullanım şekli “hususi” olduğundan yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, ekspertiz ücretine ilişkin ücretten sorumlu olmadıklarını, keyfi ve makul olamyan tüm giderlerin gideri yapan taraf üzerinde bırakılması gerektiğini belirtmiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan onarım bedeli ve ekspertiz ücretinin ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 22.2.2012 tarih ve 2011/17-787 E. - 2012/92 K., Yargıtay 17. HD' nın 20/05/2013 tairh ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. sayılı ilamları) Dolayısıyla, trafik kazası nedeni ile davacının zarardan davalı sigorta şirketinin, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Esasen, haksız eylem nedeniyle meydana gelen zararda ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüt oluşmuş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi gereğince, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir. Islah edilen miktar yönünden de temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. (Yargıtay 4. HDB'nın 30.06.2022 tarih ve 2022/1725 E. - 2022/9741 K sayılı ilamı) Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; İDM tarafından 16.06.2022 tarihinde, davalının sigortaladığı .... plakalı araçla davacıya ait .... plakalı araç arasında maddi hasarlı kaza meydana geldiği, bilirkişi kusur raporuna göre davalı tarafın sigortaladığı araç sürücüsünün kazada %100 kusurlu olduğu, ekspertiz ücretinin yargılama giderleri arasında değerlendirildiği, hasar bedeli yönünden ise mahkemece İTÜ Makina Fakültesi Öğretim üyelerinden alınan heyet raporlarına göre davanın kabulüne ve 20.677,25 TL maddi tazminatın poliçe limitini aşmamak kaydıyla, temerrüt tarihi olan 27/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinde ve sigortalı aracın kullanım şekli “hususi” olarak belirtilmiş ise de, aracın kamyonet olup, ticaret şirketine ait olduğu nazara alındığında mahkemece avans faizine hükmedilmesinde ve ekspertiz ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf itirazlarının bu nedenlerle yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 1.413,00-TL'den peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25.09.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/517, K. 2026/1443, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-517-e-2026-1443-k-d744cdae2f0a