Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/718 E. 2026/752 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/718
- Karar No
- 2026/752
- Karar Tarihi
T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/718-2026/752 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1) DOSYA NO : 2026/718 Esas KARAR NO : 2026/752
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/07/2025 NUMARASI : 2025/470 Esas-2025/587 Karar
DAVACI : 1 -... -...- ... VEKİLİ : Av. ...- DAVACI : 2 -... -... VEKİLLERİ : Av. ...- [ Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ...- DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit|Yargılamanın Yenilenmesi (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 08/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/09/2026
Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, Menfi Tespit|Yargılamanın Yenilenmesi (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili; taraflar arasında 02/03/2009 tarihinde Ankara'da "...inşaatı demir-kalıp-beton işleri işçilik sözleşmesinin" imzalandığını, sözleşmenin 11.maddesinde aynen; " Sözleşmenin imza aşamasını takiben yükleniciye 12.000 USD, ikinci işçi sevkiyatından önce 7.000 USD, üçüncü işçi sevkiyatından önce 7.000 USD teminat senedi karşılığı avans ödemesi yapılacaktır" düzenlemesine yer verildiğini, müvekkilleri tarafından sözleşmenin imzalanması ile birlikte davalıya 02/03/2009 düzenleme tarihli ve 12.000 USD, 7.000 USD ve 7.000 USD bedelli 3 adet senedin imzalanarak davalıya verildiğini, davacıların bizzat kendileri ve teknik ekibi ve işçileri ile birlikte 24 kişiye birlikte Libya'ya gittiklerini, sözleşme konusu işin büyük bir kısmının imalatını gerçekleştirdiklerini, işin sonlarına gelindiğinde bitirilmesi için gerekli olan beton, su tutucu, drenaj levhaları, mesnet kauçuğu gibi zorunlu malzemeleri temin etmeyen, iş termin planına uymayan davalının zorunlu hak ediş ödemelerini de yapmadığını, Libya'da iç karışıklığın başlaması ile birlikte müvekkillerinin ve ekibinin büyük sıkıntılar yaşadığını, müvekkillerinin kendilerinin ve Türkiye'de bulunan yakınlarının girişimleri ile Türk konsolosluğunun ve THY yetkililerinin yardımıyla ülkeye dönebildiklerini, davalı yan müvekkilinin hak ediş alacaklarını ödemediği gibi söz konusu 3 adet senede dayalı olarak müvekkilleri aleyhine Ankara 23.İcra Dairesi'nin 2009/15876E. sayılı (halen Ankara 3.Genel İcra Dairesi'nin 2023/121596E. sayılı) takip dosyasında icra takibi başlattığını, söz konusu icra takibi nedeni ile açılan menfi tespit talepli davanın yapılan yargılaması sonucunda Mahkemenin 23/03/2011 tarih, 2009/813E., 2011/815K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiğini, anılan kararın temyizen Yargıtay 15.H.D. Başkanlığı'nın 2015/3547E, 2016/882K. sayılı ilamı ile onanmakla 11/02/2016 tarihinde kesinleştiğini, kararın kesinleşmesi sonrasında takip konusu senetler nedeni ile borçlu olmadıklarının tespiti ve icra takibinin iptali ile hak ediş alacaklarının tahsili istemi ile açtıkları davada Ankara 13.ATM'nin 2022/149E., 2022/411K. sayılı dosyasında yapılan yargılaması sonucunda menfi tespit talebi yönünden davanın kesin hüküm sebebiyle, hak ediş alacağına yönelik talebin ise; pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verildiğini, sözleşmenin 11. m. Dikkate alındığında dava konusu takibe dayanak senetlerin teminat senetleri olduğunu, bu hususun dava dilekçesi ekinde sundukları deliller incelenerek ve özellikle de davalının ... hesabına iş avansı olarak yaptığı 2.000 USD havale kaydı değerlendirildiğinde tespit edileceğini, Mahkememizin kesinleşen ilk kararında dava dilekçesinde belirttiği birçok delilin değerlendirilmediğini beyanla öncelikle icraen satışa konu taşınmaz ile ilgili olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılamanın iadesi taleplerinin kabulü ile; Mahkememizin kesinleşen önceki kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davacıların dava dilekçesi ile özetle HMK m.375/1-ç maddesindeki "Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması." nedenine dayalı olarak kesinleşmiş Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/03/2011 tarihli ve E.2009/813 K.2011/115 hükmünün yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılarak Ankara 23. İcra Dairesinin 2023/121596 esas sayılı takipte borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiğini, davacıların dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu belgelerin verilmiş olan hükmü etkileyecek, davacılar lehine karar verilmesini gerektirecek, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş yeni bir belge olmadığını, davacıların benzer gerekçeler ile aynı konuda 25/02/2022 tarihinde Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/149E., sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtıklarını ve bu davada yine bu belgelere dayandıklarını, davacıların işbu belgeler hakkında en geç menfi tespit davası tarihi olan 25/02/2022 tarihinde bilgi sahibi oldukları ve 3 aylık sürenin geçtiğini beyanla yargılamanın iadesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; Davacı yan tarafından dava dilekçesinde sonradan ele geçirildiği ve mahkemenin temyizen kesinleşen 2009/813E., 2011/115K.sayılı dava dosyasına sunulamadığı belirtilen banka dekontları ve özellikle de davalının ... hesabına iş avansı olarak yatırdığı 2000 USD'nin havale ve ödeme belgelerinin kararın verilmesinden sonra ele geçirilen delil niteliğinde olmadığının tartışmasız olduğu, bu nedenle, söz konusu bentte düzenlenen yargılama iadesi sebebine dayalı istemin yerinde görülmediği, 6100 sayılı HMK'nın 375/ğ m. kapsamında "Karara esas alınan bir hükmün kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması" şeklindeki yargılamanın iadesi sebebinin de somut olayda gerçekleşmediği, zira, yukarıda ayrıntılı olarak değinilen Yargıtay 6.H.D. Başkanlığı'nın bozma ilamındaki bozma gerekçesine göre anılan bendin söz konusu olayda yargılama iadesi sebebi olarak kabulünün mümkün olmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 375/h m. kapsamında "Lehine karar verilen tarafın karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması" yargılamanın iadesi sebebi olarak düzenlenmiş ise de; dosya kapsamında davalının hileli eylemi sonucunda mahkemenin önceki kesinleşen kararına dayanak teşkil eden bir olgunun varlığına yönelik olarak davacı yan tarafından dosyaya delil sunulmadığı, bu nedenle, anılan bende dayalı yargılamanın iadesi talebinin de mahkemece benimsenmediği, öte yandan, 6100 sayılı HMK'nın 375/ı m. kapsamında "Bir dava sonucunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması" şeklindeki yargılamanın iadesi sebebinin de yukarıda ayıntılı olarak açıklandığı üzere Ankara 13.ATM'nin dosyasında bozma sonrasında verilen ve mahkemenin önceki kesinleşen kararı ile çelişen içerikte kesinleşen bir kararının mevcut olmaması nedeni ile yerinde görülmediği, bu nedenle, HMK 377/2.maddeside yer alan "375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde yazılan sebepten dolayı yargılamanın yenilenmesi süresi ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır." hükmünün de somut olayda uygulanabilirliğinin söz konusu olmadığı, dosyada davacının yargılamanın iadesi talebi yönünden HMK 377/2 maddesinin değil; 377/1-ç maddesinde düzenlenen 3 aylık hak düşürücü sürenin uygulanması gerektiği, dosya kapsamında davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü yargılamanın iadesi talebine dayanak belgeler ve iş avansı ödeme havale dekontları yönünden 3 aylık hak düşürücü sürenin de geçirilerek yargılamanın iadesi talebinde bulunulduğunun belirgin olduğu belirtilerek davacının yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; teminat senetlerinin sözleşme ile birlikte davalıya verildiğini, ödemelerin zamanında yapılmadığını, davalının sözleşmedeki imzayı inkar ettiğini, imza incelemesi yapılmadan davanın reddedildiğini, Yargıtay tarafından sonradan açtıkları davada imza incelemesi yapılması gerektiğine karar verildiğini, mahkeme tarafından da bu karara göre imza incelemesi yapılması gerektiğini, senetlerin sözleşme kapsamında verildiğinin delillerle ispatlandığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava değerinin 26.000 USD olduğunu, buna göre harç ve lehine nispi vekalet ücreti belirlenmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Talep, eser sözleşmesinden kaynaklanan yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, taraf vekilleri tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden alınması gereken istinaf karar harcı, peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı yönünden alınması gereken istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan avansların karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 08/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... ✍e-imzalıdır
Üye ... ✍e-imzalıdır
Üye ... ✍e-imzalıdır
Katip ... ✍e-imzalıdır