Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/984 E. 2026/1591 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/984
- Karar No
- 2026/1591
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2022/984 KARAR NO : 2026/1591
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 16.03.2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/53E. , 2022/194 K. DAVA : Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali KARAR TARİHİ : 24.09.2026 YAZIM TARİHİ : 24.09.2026
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı özetle: 1977 yılında ...'da bulunan 772 no ile kooperatife üye olduğunu, 2 yıl içerisinde tüm arsa bedelini ödediğini, yaklaşık 1 yıl sonra yapılan toplantıda eşi ...'nun da 1943 no ile üye olduğunu ve arsa bedelini ödediğini, eşiyle toplantılara katıldığını ve aidatlarını eksiksiz ödediğini, ancak davalının 15 yıl arsa sahibi ve Orman Dairesi arasında vukuu bulan mahkemeyi beklediğini, bu süre zarfında aidatlarını ödemeye devam ettiklerini, eşinin 2011 yılı içerisinde 20.000,00 TL çektiğini ve kooperatife ödediğini, yaklaşık 1 yıl sonra eşinin kanser hastalığından vefat ettiğini, davalının kendisini ve eşini "hayatta değiller" gibi gerçeklikten uzak bir gerekçeyle kooperatiften hiçbir bedel ödemeden çıkardığını, davalı tarafından haksız olarak hiçbir araştırma yapılmadan ve bilgi verilmeden ihraç edildiklerini ileri sürerek, bedeli ödenen arsa hisselerinin tarafına devredilmesini bu mümkün olmadığı takdirde ödemelerin dava tarihi üzerindeki değer ve faizleriyle ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Davacının kooperatif üyeliğinden çıkarmaya ilişkin kararın ortağa tebliğinden itibaren 3 ay içerisinde, ortağın genel kurula veya mahkemeye itiraz etme hakkı bulunduğunu, genel kurula itiraz edilmişse yönetim kurulu kararına karşı mahkemeye gidilemeyeceğini, ancak genel kurulun kararına karşı itiraz davası açılabileceğini, ortaklıktan çıkarmada, yönetim kurulu kararına karşı 3 ay içerisinde genel kurula veya mahkemeye itiraz edilmezse çıkarmanın kesinleşmiş olacağını, genel kurulun verdiği karara karşı üç aylık süre içerisinde itiraz davası açılması durumunda ortaklıktan çıkışın kesinleşmiş sayılacağını, bu şekilde davacının dava açma hakkının her şekilde zamanaşımına uğraması ve hak düşürücü sürülerin işlemiş olduğunu, davacının kooperatife üyelik giriş aidatı ödemiş olabileceğini ancak 1977 yılında kendisine arsa tahsisi yapılmamış olmasının mümkün olmadığını, kooperatif kayıtlarında üyeye arsa tahsisi yapıldığı bilgisinin bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde aidatlarını eksiksiz ödediğini iddia etmesine rağmen kooperatif tarafından kendisine gönderilen 28/04/2021 tarih ve 149 sayılı bilgilendirmede "inşaat ruhsatları alınmış, borcu olmayan üyelere tapularının verildiği ve alt yapı inşaatlarına başlandığı" bilgisi verilerek davacının 30 aydır aidat ödemediği, ayrıca inşaat ruhsatı ve tapu masrafı yatırmadığı hususunda ihtar edildiğini, davacının kendisine yapılan müteaddit ikaz ve ihtarlara rağmen aidat borcunu ve gecikme tazminatlarını ödememesi neticesinde kooperatif yönetim kurulunun 03.07.2014 tarih ve 24 sayılı kararı ile kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğini, kooperatiften ihraç kararının kendisine Ankara 43. Noterliği'nin 11.07.2014 tarih ve ... nolu ihtarnamesi ile bildirildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Davacının kooperatiften çıkarılmaya dair yönetim kurulu kararının iptalini açıkça talep etmemiştir. Davacının da hazır olduğu ihtilaflı hususların tespit edildiği, 24/03/2021 tarihli ön inceleme duruşmasında ; ihtilaf yukarıda yazılı olduğu şekilde tespit edilmiş, davacı kooperatiften çıkarılmasına dair yönetim kurulu kararının iptal edilmesini istediğine dair bir itirazda da bulunmadığından dava, kooperatiften çıkmaya ilişkin payın ödetilmesi istemi olarak değerlendirilmiştir. Her ne kadar davalı taraf, davanın zamanaşıma uğradığını savunmuş ise de kooperatiften çıkarılmaya dair yönetim kurulu kararı davalıya tebliğ edilmediğinden davanın zamanaşımına uğramış olması söz konusu değildir. Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 21/05/2021 tarihli raporda; davacı ...'nun çıkma payının 5.686,31 TL olduğu belirlenmiş olup davanın raporda belirlenen miktar üzerinden kısmen kabulüne..." karar verilmiştir. Davacı istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle, gerekçe belirtmeksizin kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif ortağının çıkma payı alacağına ilişkindir. Davacı tarafça istinaf nedeni gösterilmemiş olduğundan incelemenin kamu düzenine aykırılıkla sınırlı olarak yapılmasına, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın düşümü ile kalan 651,30 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 24.09.2026
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...