Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/927 E. 2026/1560 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/927
- Karar No
- 2026/1560
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)
ESAS NO : 2022/927 KARAR NO : 2026/1560
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 23/02/2022 DAVA : Genel Kurul Kararının İptali KARAR TARİHİ : 17/09/2026 YAZIM TARİHİ : 17/09/2026
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkillerinin davalı kooperatifin üyesi olduklarını, yönetim kurulu üyelerinin diğer üyelerin görüş ve önerilerini dikkate almadan keyfî kararlarla kooperatifi yönettiğini, dava konusu 22/06/2021 tarihli genel kurulun da bu tutumla gerçekleştirildiğini, faaliyet raporları ve bilançoların üyelere usulüne uygun gönderilmediğini, genel kurul çağrısının bütün üyelere usulüne uygun yapılmadığını ve bazı üyelere toplantı sırasında tebellüğ belgesi imzalatılmaya çalışıldığını, gündemin 3., 4., 5. ve 6. maddelerinde görüşülen rapor ve defterlerin eksik olmasına ve davacılar ... ile ...’in itirazlarına rağmen üç oyla ibra kararı alındığını, yıllık çalışma raporu ile gelir ve gider hesaplarının açık ve seçik biçimde görüşülmediğini, 8. maddede tahmini bütçe kapsamında sunulan öneriler üzerinde mutabakat sağlanamadığını, 9. maddede kooperatifin malvarlığı ve taşınmazları hakkında somut bilgi ve değer tespiti yapılmadan, kooperatifin geleceğini tehlikeye düşürecek şekilde metrekare fiyatının 1,00 TL-100,00 TL aralığında belirlenerek taşınmaz alımı, kiralanması ve satışı konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin karar alındığını, ancak karar nispeti ve oy sayılarının yazılmadığını, 10. maddede karar alınıp alınmadığının ve oy sayılarının belli olmadığını, 13. maddede ortaklar arasında daha önce yapılan protokoller ve bazı ortakların kamulaştırma bedellerinden paylarını almış olmaları dikkate alınmadan, oy sayıları belirtilmeksizin hukuka aykırı karar alındığını, 14. maddede yeni üye alınması ve çıkarılması konusunda 175.000,00 TL bedel belirlenmesinin açık kapı ilkesine aykırı ve yeni üye alımını engellemeye yönelik olduğunu, kooperatife emek ve katkı sunan ...’in üyelik başvurusunun işleme alınmadığını ileri sürerek, 22/06/2021 tarihli genel kurulun öncelikle tamamının, bu talebin kabul edilmemesi hâlinde genel kurulda alınan 3., 4., 5., 6., 8., 9., 10., 13. ve 14. maddelerin iptaline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: Kooperatif anasözleşmesinin 28. maddesi uyarınca çağrının yazılı olarak imza karşılığında yapılabileceğini, çağrının önceden duyurulup toplantı günü ortaklara imzalatılmasının kooperatifte teamül hâline geldiğini, ortakların toplantıdan en az otuz gün önce ... ve gazete ilanıyla haberdar edildiğini, bu süreçte kooperatif merkezinde faaliyet raporları ve bilançoları inceleme imkânı tanındığını, bunların incelenmemesinin ortakların kendi kusurundan kaynaklandığını, davacı ...’in çağrı kâğıdını kötüniyetle imzalamaktan kaçınması nedeniyle çağrının usulsüzlüğünün gündeme geldiğini, genel kurul kararının tescili talebinin Ticaret Sicil Müdürlüğünce kabul edilmediğini, geçerlilik kazanmayan ve yok hükmünde olan kararın iptal edilemeyeceğini, çağrı kâğıdı imzalanmış olsaydı kararların hukuka uygun olacağını, gündemin 3., 4., 5. ve 6. maddelerinde raporların tamamı hakkında müzakere yapıldığını ve karar yeter sayısının sağlandığını, davacıların itirazlarının iptale sebebiyet verecek nitelikte olmadığını, ... ve ...’in bilançonun onaylanmasına itiraz etmediklerini ve genel kurul kararı yok hükmünde olmasaydı TTK’nın 424. maddesi uyarınca örtülü ibranın gerçekleşmiş olacağını, 8. maddede mutabakat sağlanamadığından aidata ilişkin karar alınmadığını, 9. maddede metrekare fiyatı 1,00 TL-100,00 TL aralığında olmak üzere taşınmaz alımı, kiralanması ve satışı konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesinin oy çokluğuyla kabul edildiğini, davacıların bu konuda itirazlarının bulunmadığını ve oy sayılarının yazılmamasının sonucu değiştirmediğini, 10. maddede karar alınmayıp müzakere yapıldığını, 11. maddede kooperatif arazilerinin kullanım koşulları hakkında karar alma yetkisinin oybirliğiyle yönetim kuruluna verildiğini, yönetim kurulunun izin vermediği bir projenin gerçekleştirilemeyeceğini, 2015 yılındaki kamulaştırma üzerine düzenlenen 16/03/2016 tarihli protokolle her ortağa 90.000,00 TL harcama yetkisi tanındığını, 13. maddede bu bedeli almamış ortağa ödeme yapılmasının oy çokluğuyla kabul edildiğini, 14. maddede belirlenen 175.000,00 TL giriş ödentisi ve çıkma tazminatının yıl sonu bilançosundaki öz varlıkların toplamının dokuz üyeye bölünmesiyle hesaplandığını, açık kapı ilkesinin herkesin serbestçe kooperatife girip çıkabilmesi anlamına gelmediğini, kooperatifin korunması ve üyeler arasındaki eşitlik ilkesinin bu ilkenin sınırını oluşturduğunu, kanunun ortak olmak isteyen kişiye ek ödeme yüklenmesine imkân tanıdığını, mevcut ortakların sermaye katkıları da gözetilerek belirlenen bedelin eşitlik ilkesine ve dürüstlük kuralına uygun olduğunu savunarak, davanın reddine, genel kurul kararının yokluğunun tespitine ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince “Dava, kooperatifin 22/06/2021 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan kararların iptali mümkün olmadığı takdirde butlanına yöneliktir. Davacıların kooperatif üyesi oldukları, çekişme konusu olmayıp çekişme genel kurulda alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye, iyi niyet kurallarına aykırılık nedeniyle iptalinin gerekip gerekmediği, butlanının söz konusu olup olmadığı üzerinde toplanmakla tarafların davaya ilişkin delil ve belgeleri toplandıktan sonra dosya kooperatif uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek 10/01/2022 tarihli rapor alınmış, iş bu rapora karşı taraf vekillerinin beyan ve itirazları alınmış, raporda belirtilen hususlar tartışıldığından ve yeterli görülmekle ek rapor alınmamıştır. 1163 sayılı yasanın 53.maddesine göre genel kurulda alınan kararların kanuna ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olması durumunda toplantıya iştirak eden ortakların alınan kararlara muhalefet ederek muhalefet şerhini tutanağa yazdırmak şartıyla genel kurul tarihini takiben bir ay içerisinde iptal davası açabilirler ancak butlan iddiası için bu şartların hiçbirine gerek yoktur ve genel kurul toplantısına katılmayan ortaklar bile butlan iddiası ile dava açabilirler. Davacı, genel kurulda alınan tüm kararların butlanının tamamına ilişkin taleplerinin kabul edilmemesi halinde genel kurulda 3,4,5,6,8,9,10,13 ve 14.maddelerinin iptalini istemektedir. Davacılar genel kurula katılmış ve bazı kararlarda karşı oy kullanmış olmakla birlikte tek başına karşı oy kullanmış olmak iptal davası için yeterli olmayıp iptal davası açabilmek için karşı oy kullananların iptalini istedikleri kararlara itiraz etmeleri, muhalefet ettiklerini genel kurul tutanağına muhalefet şerhi olarak yazdırmaları gerekir. Tutanaklardan anlaşıldığı üzere bazı kararlara red oyu veren davacıların alınan bu kararlara itirazı olmamış ve tutanağa muhalefet şerhi yazdırmamışlardır. Bu nedenle yukarıda belirtildiği gibi davacının iptal davası açmaya hakkı yoktur. 22/06/2021 tarihli genel kurul toplantısı 1163 sayılı yasanın "Bütün pay sahiplerinin hazır bulunması hali" başlıklı 47.maddesine göre yapılmış bir toplantı olup, ana sözleşmenin 28.maddesine göre ortaklara taahhütlü mektupla çağrı yapılmamış, söz konusu maddede "Kooperatifin bütün ortakları toplantıda hazır bulunduğu sürece ve itirazı olmadığı takdirde genel kurul toplantısına dair olan tüm hükümler saklı kalmak şartıyla toplantıya çağrı hakkındaki hükümlere uyulmamış olsa dahi kararlar alabilirler. Bu gibi kararların ortaklar veya ortakların toplantıda oy birliği ile seçecekleri temsilciler tarafından imzalanması gerekli" hükmü yer almakta olup, toplantı belirtilen şekilde tüm ortakların katılımı ile yapıldığına ve seçilen temsilciler tarafından imzalandığına dair herhangi bir tutanak sunulmadığından alınan kararların tümü geçersizdir. Toplanan delillere göre davacı 22/06/2021 tarihli davalı kooperatifin genel kurulunda alınan bir kısım kararların iptalini, tüm kararların ise butlanını (geçersizliğini) talep etmişse de davacının iptal davası açabilmesi için toplantıya iştirak eden davacıların alınan kararlara muhalefet etmesi, muhalefet şerhini tutanağa yazdırmak şartıyla genel kurul tarihini takip eden bir ay içerisinde iptal davası açılması gerektiği fakat bu süre geçtiğinden davacının iptal talebinin yerinde olmadığı, iptali istenen genel kurulda alınan kararların bütün pay sahiplerinin hazır bulunması halini öngören 1163 sayılı yasanın 47.maddesine göre yapıldığı fakat toplantının yasada ve ana sözleşmede yazılan hükümlere aykırı olarak yapıldığı, bu nedenle alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğu (geçersiz olduğu) kanaatine varılmakla davanın kabulü ile geçersizlik nedeniyle genel kurulda alınan tüm kararların iptaline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1.-Davanın KABÜLÜNE, 22/06/2021 tarihli genel kurulda alınan kararların iptaline,” karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacıların yalnızca 22/06/2021 tarihli genel kurul kararının iptalini talep ettiklerini, tespit talebinde bulunmadıklarını, mahkemenin kararın mutlak butlanla batıl ve yok hükmünde olduğunu tespit etmesine rağmen davayı reddetmek yerine iptal hükmü kurduğunu, baştan itibaren hükümsüz olan kararlar hakkında iptal davası değil hükümsüzlüğün tespiti davası açılması gerektiğini, yoklukla sakat genel kurul kararının iptaline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, lehlerine olan bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, raporda davacıların iptal davası açma haklarının bulunmadığı ve ticaret siciline tescil edilmeyen kararların tamamının butlanla sakat olduğu sonucuna varıldığını, tescil talebi Ticaret Sicil Müdürlüğünce kabul edilmeyen genel kurul kararının geçerlilik kazanmadığından iptal edilemeyeceğini, ancak mutlak butlanla sakat olduğunun tespitinin istenebileceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, davalı kooperatifin 22/06/2021 tarihli genel kurulunda alınan kararların tamamının, bu talebin kabul edilmemesi hâlinde 3., 4., 5., 6., 8., 9., 10., 13. ve 14. gündem maddelerine ilişkin kararların iptali taleplidir. Dosyanın tetkikinde, ilk derece mahkemesince gerekçede, 22.06.2021 tarihli genel kurul toplantısının kanun ve ana sözleşme hükümlerine aykırı olarak yapıldığı, bu nedenle alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğu kabul edilmiş; buna rağmen hüküm fıkrasında "Davanın KABULÜNE, 22.06.2021 tarihli genel kurulda alınan kararların iptaline" karar verilmiştir. Genel kurul kararlarının mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti ile iptali, hukuki nitelikleri ve sonuçları bakımından farklıdır. Mahkemece gerekçede kararların mutlak butlanla batıl olduğu kabul edildiği halde hüküm fıkrasında iptallerine karar verilmesi suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulmuştur. HMK'nin 297. Maddesi uyarınca hükmün açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde kurulması ve gerekçe ile hüküm sonucunun birbiriyle uyumlu olması gerektiğinden, bu şekilde karar verilmesi usule aykırıdır. Açıklanan nedenlerle, diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 297 ve 353/1.a.4 maddeleri gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.a.4 madde gereğince kabulü ile: Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/434 E., 2022/118 K. sayılı 23/02/2022 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 353/1.a madde gereğince KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 17/09/2026
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...