İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/640 E. 2026/753 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/640
Karar No
2026/753
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/640 Esas KARAR NO : 2026/753

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/02/2023 KARAR TARİHİ : 16/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin makine sektöründe yurt içinde ve uluslararası alanda makine üreticisi olarak faaliyet göstermekte olup saygın bir şirket olduğunu, davalının aynı sektörde faaliyet göstermekte olup önce müvekkilinin eski çalışanı ...'i işe aldığını ve müvekkiline ait çizimleri, teklif formlarını, hatta müvekkilinin yaptığı görselleri kendi yapmış gibi kullandığını, davalının daha sonra satış danışmanları olan eski çalışanları ... vesilesiyle firmalarına ait müşterilere teklifler göndermeye başladığını ve bu sebeple firmanın birden fazla müşteri kaybettiğini ve çok büyük zararlara uğradığını, davalı tarafın ayrıca mühendis ...'ü de işe aldığını ve işe aldığında, eski çalışanın firmalarına ait çizimleri kopyalayarak davalıya ait firmada da kullanıldığını, bu sebeple ...'ün iş akdine son verilmiş olup kendisiyle ilgili sadakat yükümlülüğüne aykırılık sebebiyle ... İş Mahkemesi'nde ... E. Sayılı dosyasıyla tazminat davası açıldığını, ayrıca ...'ün akdin feshinden sonra da rekabet etmeme konusunda sözleşme imzalamış olup bu hususta da rakip firma ile çalışmasının engellenmesi için haksız rekabetin önlenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin yukarıda izah edilen durumları haricen öğrendiğini ve davalının iş akdine son verdikten sonra iş telefonu ve mailleri incelendiğinde, davalı firmaya birçok müşteri yönlendirdiğinin tespit edildiğini, bu hususların whatsapp ve mail yazışmalarından da açıkça anlaşılacağını, dava dışı ... ve ... arasındaki yazışmalardan dahi ortak çalıştıklarının ortada olduğunu, davalıya bu hususlar ile ilgili ihtarname gönderilmiş olup ayrıca haksız rekabet oluşturan eylemlerinin noterlikçe tespit altına alındığını ve rekabet etmemesi ile alakalı ihtarname gönderildiğini, davalının birçok videolarını instagram ve youtube hesaplarında işi kendisi yapmış gibi gösterdiğini ayrıca web sitesinde taraflarına ait bulunan makine görsellerini eski çalışanları aracılığıyla sadece renklerini değiştirerek paylaşmış olup müvekkiline ait görüntüleri izinsiz bir şekilde kullandığını, ihtarları üzerine bir kısım video ve görüntüler kaldırılmış olup bu durumun da iddialarını ispatladığını, davalı ile arabuluculuk yoluna gidildiğini, davalının birlikte hareket ettiği işçi ile de arabuluculuk işlemlerinin tamamlandığını, ne gariptir ki ...'ün müşterileri yönlendirdiği davalı şirket ile ...'ün arabuluculuk görüşmelerini aynı avukat ile yürüttüğünü, tek başına bu hususun dahi birlikte hareket ettiklerini gösterdiğini, davalının yukarıda izah edilen hareketleri sebebiyle müvekkili şirketin maddi ve manevi zarara uğradığını, müvekkili şirketin, ticari ilişkide bulunduğu müşterilere şirket çalışanını kullanarak müvekkili şirketin satışlarını etkilediğini, müvekkili şirketin maddi kayba uğradığını, davalının bu davranışı ve müvekkili şirketin müşterilerine haricen ürün satılması ile müvekkili şirketin ticari itibarının zedelendiğini ve zarara uğradığını iddia ederek; HMK 107/2 maddesine göre daha sonra artırılmak üzere belirsiz olan alacakları 1.000,00 TL maddi tazminata dava tarihinden işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte hükmedilmesini, 100.000 TL manevi tazminata dava tarihinden işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte hükmedilmesini, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak şirkette bulunan teklif formları ile çizimlerinin tespitini ve el konulmasını, davalının rakip firma ile gelecekte çalışmasının önlenmesini, davalı ile dava dışı ... arasındaki hesap hareketlerinin istenmesini ve tedbiren gerekirse uygun bir teminat karşılığında tedbir konulmasını ayrıca aktif mal varlıklarının sorgularının yapılarak tedbir konulmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi incelendiğinde davacının belirsiz alacak davası açtığının anlaşıldığını, davacının dava dilekçesi içeriğine göre şirketin satışlarının etkilendiği iddia edildiğine göre satışlarının etkilendiği miktarın da belli olduğunu, zira dava açıldığı tarihte davacının zararının tam olarak belirlenebilir nitelikte olduğunu, bu haliyle davaya belirsiz alacak davası olarak devam edilmesinin mümkün olmadığını, yine dava açılırken davacının 100.000 TL manevi tazminat talebi bulunduğunu ve buna karşılık 1.000 TL üzerinden harç yatırılarak davanın açıldığının görüldüğünü, toplam 101.000 TL üzerinden harcın tamamlatılmasına, olmadığı takdirde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin 07.02.2022 tarihinde açılış yapmış yeni bir şirket olup kapasite, tarihçe, ciro, iş yükü, çalışan sayısı, portföyü ve performansı karşısında davacı şirketle kıyaslanamaz şekilde küçük çaplı kaldığını, müvekkili şirketin bu kadar kısa bir zaman diliminde TTK anlamında haksız rekabet yaptığının iddia edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı şirketin sunmuş olduğu bir takım youtube ve instagram fotoğrafları incelendiğinde bunların stok resimler oldukları, aynı sektörde faaliyet gösteren değişik firmaların da bu resimleri kullandıklarının sabit olduğunu, davacının bu makinelere ait resimleri kendi sitesinde kullanmasının öncelik ve sonralık bakımından davacıya herhangi bir hak sahipliği de bahşetmediğini, davacının iddia ettiği gibi ... isimli kişinin müvekkili şirkette hiç bir zaman istihdam edilmediğini, ...' in soy ismi verildiğinde ve SGK kayıtları getirtildiğinde zaten gerçek durumun ortaya çıkacağını, dava dışı ...'ün ise müvekkili şirkette 14.12.2022 tarihinde işe başladığını, davacı şirketin ...' e açtığı davanın ... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında halen derdest olup esasen bu davanın sonucunun eldeki dava sonucunu da etkileyeceğinden ... İş Mahkemesinin...Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, diğer bahsi geçen ...'ün ise müvekkili şirkette 3 ay çalıştığını ve daha sonra kendi işini kuracağını söyleyerek işten ayrıldığını, şu anda müvekkili şirketin çalışanı da olmadığını, piyasada pazarlamacıların ve komisyoncuların olduğunun bir gerçek olduğunu, müşterilerin piyasada faaliyet gösteren tüm firmalardan fiyat teklifi alabileceğini, bu durumun serbest piyasa işleyişinin doğasında olduğunu, esasen dava dışı kişilerin kendi aralarında yaptıkları yazışmaların müvekkili şirketle bir irtibatı yahut nedensellik bağlantısının da anlaşılamadığını, yazışmalardan anlaşılacağı üzere fiyat teklifleri için 3. kişilere yönlendirme yapılmış olsa dahi davacı şirketin anlaştığı bir firmanın daha sonradan anlaşmasını iptal ederek müvekkili şirkete işi verdiği ve bu nedenle davacı şirketin zarara uğradığı iddia edilmesine rağmen davacı tarafın buna dair herhangi bir delil sunmadığının da görüldüğünü, burada ispat yükü davacıda olup iddianın yazılı delillerle ispatı gerektiğini, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu fiyat teklifleri incelendiğinde herkesin yapabileceği şekilde PDF formatında hazırlandıkları, müvekkili şirketi bağlayıcı herhangi bir imza ve kaşe içermediklerinin görüldüğünü, bu nedenle müvekkili şirket açısından resmi bir belge hükmüne de haiz olmadıklarından esasen bir bağlayıcılıkları da bulunmadığını, davacının ... 21. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye nolu e-tespit tutanağı ve ... yevmiye nolu ihtarnameleri içeriğinin zaten müvekkili şirket tarafından yerine getirildiğini ve ilgili görsellerin aynı tarihte sosyal medyadan kaldırıldığını, devam eden herhangi bir yayın da olmamış olup bu konuda da hassasiyet gösterilerek ihtarname gereğinin yapıldığını savunarak; yukarıda açıklanan gerekçeler, sundukları deliller ve resen takdir edilecek sebepler ışığında usulden ve esastan itirazları doğrultusunda davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, TTK'nın 54 vd. maddeleri uyarınca, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Uyuşmazlığın; davalı şirketin haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunup bulunmadığı, haksız rekabetin tespiti halinde davacının zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zarar miktarı, davacının maddi - manevi tazminat taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. ... 21. Noterliğinden; ... tarih ve ... numaralı e-tespit tutanağı ile... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile tebliğ şerhli fotokopisinin onaylı örneği celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. ... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının iş bu dosya yönünden bekletici mesele yapılmasına karar verilmiş; dosyanın incelenmesinde; davacısının ...A.Ş., davalısının ... olduğu, davalının rekabet yasağını ihlal ettiğinden bahisle açılan maddi manevi tazminat istemine ilişkin davada Mahkemenin ... tarih ve ... Sayılı Kararı ile "...6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 396’ncı maddesi uyarınca işçi, yüklendiği işi özenle yapmak ve işverenin haklı menfaatinin korunmasında sadakatle davranmak zorundadır. İşçi, hizmet ilişkisi devam ettiği sürece, sadakat borcuna aykırı olarak bir ücret karşılığında üçüncü kişiye hizmette bulunamaz ve özellikle kendi işvereni ile rekabete girişemez. İşçi, iş gördüğü sırada öğrendiği, özellikle üretim ve iş sırları gibi bilgileri, hizmet ilişkisinin devamı süresince kendi yararına kullanamaz veya başkalarına açıklayamaz. İşverenin haklı menfaatinin korunması için gerekli olduğu ölçüde işçi, hizmet ilişkisinin sona ermesinden sonra da sır saklamakla yükümlüdür. Diğer taraftan rekabet yasağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Genel Hizmet Sözleşmesi hükümleri içinde 444 ila 447’nci maddelerinde düzenlenmiştir. Bunun nedeni ise rekabet etmemenin sadakat borcunun bir gereği olmasıdır. İş sözleşmesi devam ederken işçinin sadakat borcu gereği zaten rekabet yasağı bulunduğundan bu konuda ayrı bir anlaşmanın varlığına gerek yoktur. Rekabet yasağının ihlali halinde işveren, iş sözleşmesine aykırı davranıştan ötürü sözleşmeyi haklı nedenle feshedebileceği gibi, varsa zararının tazminini de isteyebilecektir. İş sözleşmesinin kurulması ile doğan sadakat borcu, işçi tarafından işverenin çıkarlarını koruma ve gözetme borcudur. Rekabet etmeme borcu ise, iş sözleşmesinin sonuçlarından olan; işçinin işverene sadakat borcu içinde yer alan alt bir yükümlülüktür. Taraflar iş ilişkisi devam ederken sözleşmenin bitiminden sonra işçinin rekabet etmeyeceğine ilişkin bir hükmün iş sözleşmesine konulmasına veya bu konuda ayrı bir sözleşme (rekabet yasağı sözleşmesi) yapılmasını kararlaştırabilirler. İş sözleşmesi sona erdikten sonra işçinin işverenle rekabet etmeme borcu ancak böyle bir yükümlülük sözleşme ile kararlaştırıldığı takdirde söz konusu olmaktadır. Rekabet yasağının ihlaline bağlı taraflarca kararlaştırılmış olan belli bir ödemeyi öngören yaptırım, niteliği itibarıyla bir cezai şart hükmüdür (YHGK. 27.02.2013 gün ve... E, ... K). Somut uyuşmazlıkta, iddia edilen maddi zarara ilişkin dosya kapsamına davacı tarafça somut delil sunulmadığı, davalının davacı şirketin müşteri çevresini başka bir şirkete yönlendirdiğine ve bu nedenle davacı şirketin zarara uğradığına ilişkin bir delilin de bulunmadığı hususları dikkate alındığında, maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalının iş akdi devam etmekte iken sadakat borcuna aykırı davrandığına yönelik yeterli ve inandırıcı delilin bulunmadığı dikkate alındığında, davacı tarafın manevi olarak zarar uğradığı da ispatlanamadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın davacı şirket vekilince istinaf edildiği, dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi'ne gönderildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi'nin 02/07/2026 tarih...Esas -...Karar sayılı ilamı ile davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE dair kesin olarak karar verildiği, verilen kararın 02/07/2026 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Haksız rekabet, 6102 sayılı TTK’nın 54 ila 63. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, anılan Kanunun “Amaç ve İlke " başlığını taşıyan 54. maddesinde, haksız rekabete ilişkin bu hükümlerin amacının bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olduğu belirtilmiş, TTK 54/2 maddesinde ise, "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." düzenlemesi yer almıştır. Hukuki sorumluluğu düzenleyen "Çeşitli davalar" başlıklı TTK'nın 56. maddesi, "(1) Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men’ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir." şeklinde düzenlenmiştir. TTK'nın "Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar" başlıklı 55. maddesinde de sınırlı sayıda olmayacak şekilde bir kısım haksız rekabet halleri sayılmıştır. Yapılan yargılama, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, ... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamına göre; davanın haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin olduğu, eldeki davada, davalının iddia olunan haksız rekabete konu eylemlerinin davacıda bir zarara yol açıp açmadığı, açtıysa bu zararın miktarının tespiti ve zararın davalının iddia olunan eylemleri neticesinde gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesi gerektiği, davacı tarafça aynı tarihte ve aynı iddialar ile Mahkememizde görülen dava ile davalıya karşı ve Silivri İş Mahkemesinde ise dava dışı ...'e karşı dava açıldığı, Mahkememizce bekletici mesele yapılmasına karar verilen ... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında Mahkemenin 18/07/2023 tarih ve ... Sayılı Kararı ile "... iddia edilen maddi zarara ilişkin dosya kapsamına davacı tarafça somut delil sunulmadığı, davalının davacı şirketin müşteri çevresini başka bir şirkete yönlendirdiğine ve bu nedenle davacı şirketin zarara uğradığına ilişkin bir delilin de bulunmadığı hususları dikkate alındığında, maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalının iş akdi devam etmekte iken sadakat borcuna aykırı davrandığına yönelik yeterli ve inandırıcı delilin bulunmadığı dikkate alındığında, davacı tarafın manevi olarak zarar uğradığı da ispatlanamadığı... " gerekçesiyle dava dışı ...'e karşı açılan davanın reddine karar verildiği ve kararın İstinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, davacı tarafça sunulan whatsapp kayıtları ve e-mail yazışmalarında davacının zararına işlem yapıldığını gösterir bir kayıt bulunmadığı, dava dilekçesinde dava dışı ... vasıtasıyla davacı şirket müşterilerine teklifler gönderilmeye başlandığı ve bu nedenle müşteri kaybedildiği iddia edilmiş ise de ... İş Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasında bu iddiaların değerlendirildiği dikkate alındığında; davalı şirketin haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğunun ve bu nedenle davacının zarara uğradığı iddiasının yeterli ve somut delillerle ispatlanamadığı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından 179,90-TL peşin harç ile 1.544,92-TL tamamlama harcının mahsubu ile artan 992,82-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, bakiye kısmın HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Maddi Tazminat Talebi Yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince hesaplanıp takdir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Manevi Tazminat Talebi Yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince hesaplanıp takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 7-Davacı tarafça yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının davacı tarafa resen iadesine, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/09/2026

KATİP ¸

HAKİM ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/640, K. 2026/753, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-640-e-2026-753-k-51bf54228aae