İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/113 E. 2026/355 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/113
- Karar No
- 2026/355
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/113 Esas - 2026/355 T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/113 Esas KARAR NO : 2026/355
DAVA : Ticari Ünvanın Korunması DAVA TARİHİ : 18/09/2023 KARAR TARİHİ : 08/05/2026 KARAR YAZMA TARİHİ :18.05.2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Ünvanın Korunması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;müvekkili şirketi ile davalı arasında akdedilen iş sözleşmesi ile davalının genel müdür yardımcısı olarak çalışmaya başladığını, davalı ile ibraname imzalanarak davalının iş akdinin sonlandırıldığını, iş akdi sona eren davalının müvekkili şirket ile aynı ilde ve aynı alanda faaliyet gösteren şirketlerde çalıştığının tespit edildiğini, davalı ile yapmış oldukları iş sözleşmesinin 10. Maddesinde iş sözleşmesinin her ne suretle sona ermesinden sonra davalının aynı faaliyet alanında 2 yıl süre ile çalışamayacağının, çalışması halinde son 5 aylık ücreti üzerinden cezai şart ödemesi gerektiğinin düzenlendiğini, davalının sigorta kaydının incelenmesinde müvekkili şirket ile aynı faaliyet alanında şirketlerde çalıştığının belirgin olduğunu, BK 444 ve devamı maddeleri uyarınca davalının rekabet yasağına aykırı davrandığını, davalının son net ücretinin 13.000.00-TL olduğunu belirterek rekabet yasağından kaynaklı cezai şart alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; cezai şart koşullarının oluşmadığını, Taraflar arasındaki iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep olmaksızın feshedildiğini, rekabet yasağı sona erdiğini, şartlarının ihlal edilip edilmediğinin araştırılmasına gerek olmadan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin davacı şirketten ayrıldıktan sonra girdiği tüm iş yerlerinde satış temsilcisi olarak görev yaptığını, ayrıca davacı isteminin yersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK:Dava ; rekabet yasağından kaynaklı cezai şart alacağı talebine ilişkindir. .... sayılı kararı ile mahkememize görevsizlik kararı verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dosyanın .... sayılı ilamı ile görevsizlik nedeniyle kaldırıldığı ve akabinde .... sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderildiği görüldü. Görevsiz mahkemece dilekçeler teatisi tamamlandığı, tahkikat aşamasına geçildiği, bk raporu alındığı itirazlar değerlendirilerek karar verildiği görüldü. Taraflar arasında rekabet yasağından kaynaklı cezai şart alacağının varlığı noktasında çekişme bulunduğu görülmüştür. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 13/06/2025 tarihli içtihadı birleştirme kararında, iş/hizmet ilişkisi sona erdikten sonra, iş akdindeki bir hükme dayanarak rekabet yasağından kaynaklanan davalarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu belirtilmiştir. Buna göre, davada talep edilen rekabet yasağından kaynaklanan cezai şart alacağı talebi yönünden görevli mahkeme İş Mahkemesi değil, Asliye Ticaret Mahkemesidir. Davacının mahkememize açtığı davası ile rekabet yasağından doğan cezai şart alacağı talep ettiği, dava işçi ile işveren arasındaki rekabet yasağının ihlalinden doğduğu ileri sürülen cezai şart ve tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, görevsiz mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Toplanması gereken belgelerin toplandığı anlaşılmıştır. Öğretide rekabet yasağı sözleşmesi, işçinin iş ilişkisi içinde işverenin müşterilerine nüfuz etmesi yahut iş sırlarına vakıf olması nedeniyle hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra belirli bir faaliyet alanında belirli bir coğrafi bölgede ve belirli bir zaman dilimi içerisinde işçinin işverenle rekabet teşkil eden davranış içerisine girmesini yasaklayan sözleşmeler olarak tanımlanmaktadır. Rekabet etmeme taahhüdünü içeren bu sözleşmeyle işçi işverene karşı hizmet sözleşmesinin bitiminden sonrasına yönelik olarak menfi bir yükümlülük, bir yapmama borcu altına girmektedir. Başka bir deyişle rekabet yasağı sözleşmesi ile işçinin ekonomik faaliyet özgürlüğüne ve ekonomik geleceğine kısmen dahi olsa sınırlama getirilmektedir (.... .). Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle fesih edilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklanan süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterli sayılmalıdır. Rekabet yasağı kaydının geçerli olabilmesi için işçinin, hizmet ilişkisi içinde olduğu işverenin müşteri çevresi ve üretim sırları gibi ticari sırları bilebilecek bir pozisyonda çalışması ve bu bilgileri önceki işverenle rakip durumunda olan yeni işveren ile paylaşabilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Bu anlamda, ayrılan işcinin yeni işyerinde aynı pozisyonda çalışması da şart değildir. Keza rekabet yasağının varlığı için ayrılan işçinin, önceki işverene fiilen bir zarar vermesi şart olmayıp, zarar verebilme risk ve ihtimalinin varlığı yeterlidir. Rakip firmalarla paylaşması ve nüfuz etme imkanının bulunup bulunmaması önem arz etmektedir. ( .... sayılı kararları). Rekabet yasağı iş akdinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin olarak yapmama (ileriye yönelik) edimini içeren akit niteliğindedir. 6098 Sayılı TBK.'nın 444/2. maddesi “Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir” hükmü haiz olup, anılan madde hükmü uyarınca rekabet yasağının işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması halinde geçerli olacaktır. .... 'na yazılan müzekkereye verilen cevapta, davalının 23.12.2018-21.01.2019 tarihleri arasında davacı şirket bünyesinde çalıştığı, Davalının imzasına havi olmayan ücret bordrosunun sunulduğu, davalının iş akdi fesih tarihindeki ücretinin net 13.000.00-TL olduğu, Davalının imzasına havi bila tarihli ibraname örneğinin sunulduğu, ibranamede “belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden bildirilmeden feshi” ibaresinin yer aldığı, Davalının imzasına havi iş sözleşmesinin bir kısmının sunulduğu, 10. Maddesinde Borçlar Kanunu 444-447 maddeleri uyarınca "Personelin (...) iş bu sözleşmenin herhangi bir sebeple sona erdiği tarihten itibaren 2 yıl süreyle, şirketin faaliyet gösterdiği alana doğrudan veya dolaylı yoldan giren konularda ve şirketin faaliyet gösterdiği alana doğrudan veya dolaylı yoldan giren konularda ve şirketin faaliyet gösterdiği illerde, kendi adına işyeri kuramaz, yerli veya yabancı özel veya tüzel kişi ve kuruluşların, her ne nam ve sıfatla olursa olsun bünyelerine katılamaz, ortak olamaz. Şirketin halen ve geçmişte ticari ilişkide bulunduğu yerli ve yabancı firma ve kuruluşlarda çalışamaz. Aksi takdirde personel son 5 aylık net ücret tutarını işverene cezai şart olarak nakden ve defaten ödemeyi kabul ve beyan eder." düzenlemesinin bulunduğu, Tarafların imzasına havi 21.01.2019 tarihli ikale sözleşmesinin sunulduğu ve tarafların birbirleri aleyhine feshe bağlı alacaklar nedeniyle dava açmayacağını ve işverenin personelinden herhangi bir alacağının kalmadığının düzenlendiği, Mahkememizin yazmış olduğu müzekkerelere ... şirketinden verilen cevapta, davalının koordinatör olduğu, ... İnşaat şirketinden verilen cevapta da davalının koordinatör olduğu, ... İnşaat ... şirketinden verilen cevapta bilgisayar mühendisi olarak çalıştığının bildirildiğinin tespit edildiği, Dava, davalının rekabet yasağının ihlal edilip etmediği, etmiş ise talep ettiği alacak miktarının tespitine ve tahsili talebine ilişkin olup, yapılan tespitler neticesinde; Davacı vekili, davalı ile aralarında akdedilen 08.03.2018 tarihli iş sözleşmesi ile davalının genel müdür yardımcısı olarak davacı şirkette çalışmaya başladığını, davalı ile 21.01.2019 tarihli ikale ve ibraname imzalanarak davalının iş akdinin sonlandırıldığını, 21.01.2019 tarihinde iş akdi sona eren davalının davacı şirket ile aynı ilde ve aynı alanda faaliyet gösteren şirketlerde çalıştığının tespit edildiğini, davalı ile yapmış oldukları iş sözleşmesinin 10. Maddesinde iş sözleşmesinin her ne suretle sona ermesinden sonra davalının aynı faaliyet alanında 2 yıl süre ile çalışamayacağının, çalışması halinde son 5 aylık ücreti üzerinden cezai şart ödemesi gerektiğinin düzenlendiğini, davacının ... kaydının incelenmesinde davacı şirket ile aynı faaliyet alanında şirketlerde çalıştığının belirgin olduğunu, BK 444 ve devamı maddeleri uyarınca davalının rekabet yasağına aykırı davrandığını ileri sürdüğü, Davalı vekili ise davadaki talep dikkate alındığında, davanın Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini ve görev itirazlarının olduğunu, davacının iş akdinin işveren tarafından haklı bir sebep olmaksızın fesih edildiğini ve BK 447/2 maddesi uyarınca sözleşmenin haklı bir neden olmaksızın işveren tarafından fesih edilmesi halinde rekabet yasağının sona ereceğinin düzenlendiğini, davacının iş sözleşmesinin 10. Maddesinde yer alan düzenlemelere aykırı davranmadığını, iş sözleşmesinin 2. Maddesi uyarınca genel müdür yardımcıları ile cezai şart söz konusu olamayacağını zira iş sözleşmesinde genel müdür yardımcısının sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren herhangi bir tarihte istifa etmesi halinde İş Kanunu hükümlerinin uygulanacağının” düzenlendiğini, sözleşmede davalının sıfatının danışman olduğunu ve danışmanlık konusu, kapsamı veya iş tanımının belirtilmediğini, TBK 445 maddesinde rekabet yasağının işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı şekilde tehlikeye düşürecek şekilde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlar içeremeyeceğinin düzenlendiğini, davalının iş sözleşmesinin incelenmesinde rekabetin yer ve konu bakımından sınırlandırılmadığını ileri sürdüğü, Borçlar Kanunu 444. Maddesinde, “Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir” hükmü yer almaktadır. Dosya kapsamında davalının danışmanlık hizmetleri genel müdür yardımcısı olduğu dikkate alındığında, davalının hizmet ilişkisinin müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlayan bir hizmet ilişkisi olduğu değerlendirilebilecektir.
Borçlar Kanunu 444. Maddesinde ise “Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz.” şeklinde yapılan düzenleme ile rekabet yasağının sınırlamalarına yer verilmiştir. Davalının iş sözleşmesinin incelenmesinde, rekabet yasağı bakımından 2 yıllık süre şartına uyulduğu, şirketin faaliyet alanına dolaylı veya doğrudan giren konular çerçevesinin çizildiği, şirketin faaliyet gösterdiği illerde denilerek yer şartının da düzenlendiği tespit edilmiş olmakla, davalı şirketin tüm Türkiye çapında faaliyet gösterdiği dikkate alındığında iş bu düzenlemenin hakkaniyete aykırı olabileceği değerlendirilmiştir.
Türk Boçlar Kanunu 447/2 maddesinde, “Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer” hükmü düzenlenmiştir.
Dosya kapsamında davalının imzasına havi bila tarihli ibraname örneğinin sunulduğu, ibranamede “belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden bildirilmeden feshi” ibaresinin yer aldığı ve davacı şirket tarafından davalının iş akdinin feshine ilişkin başkaca delil de sunulmadığı dikkate alındığında, davacı şirket tarafından iş akdi fesih edilen davalının rekabet yasağının ortadan kalktığı TBK madde 447/2 gereği anlaşılmıştır. Yine davacının Türkiye'nin her bölgesinde faaliyet gösterebileceği de dikkate alındığında tüm bu tespitlere göre ikale sözleşmesinde ve ibranamede iş akdinin feshi davacı iş veren tarafından haklı sebep ile yapıldığı iddia ve ispat edilemediğinden rekabet yasağı kanunen sona ermiş sayılacağından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle; 1-Davacı ... Şirketi'nin davasının REDDİNE, 2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan, dava açılışında alınan 1.110,04 TL peşin harcın düşülmesi ile fazla 378,04 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde YATIRANA İADESİNE, 3) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5) Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE, 6) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANA İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/05/2026
Katip .... e-imzalıdır
Hakim .... e-imzalıdır