Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1014 E. 2026/1329 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1014
Karar No
2026/1329
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1014

KARAR NO : 2026/1329

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: (KAPATILAN)BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 27/02/2026

NUMARASI : 2025/999 Esas - 2026/203 Karar

DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 21/10/2025

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/07/2026

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; davalının müvekkili şirket nezdindeki görevi itibariyle müvekkilinin müşteri çevresine, ticari ve üretim sırlarına ve müvekkilin yaptığı işlere vakıf olup tüm bunlar hakkında bilgi sahibi olduğunu, davalının müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra müvekkilin piyasadaki rakiplerinden biri olan müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösteren dava dışı .... A.Ş de benzer pozisyonda çalışmaya başlayarak müvekkili ile akdettiği iş sözleşmesindeki rekabet yasağı ile ilgili maddelerini ihlal ettiğini, ,söz konusu ihlalin tespit edilmesi amacıyla davalıya ait ... kayıtları ile ... AŞ ile akdettiği iş sözleşmesinin ve bu şirketteki işyeri özlük dosyasının celbini talep ettiklerini, rekabet etmeme borcunun işçinin işverene karşı olan sadakat borcunun bir türü olduğunu, işçinin iş sözleşmesi devam ederken rekabet etmeme borcu, doğrudan doğruya iş sözleşmesinden kaynaklanmakta ve sadakat borcu bağlamında ortaya çıktığını, doktrinde yaygın görüşe göre, işçinin rekabet etmeme borcunun kanundan doğan bir yapmama borcu olduğunu, bu borçtan söz edilebilmesi için ayrıca bir rekabet yasağı şartı konulmasına ya da rekabet yasağı sözleşmesi yapılmasına gerek bulunmadığını ileri sürerek,fazlaya ilişkin talep ve ek dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının rekabet yasağına aykırı davranması nedeniyle şimdilik 1.000-TL cezai şart alacağının fesih tarihinden itibaren işleyecek olan faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiş, aşamalarda davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı tarafın davacı şirket uhdesinde iş sözleşmesi ile çalıştığı, akabinde 15/01/2025 tarihi itibariyle iş akdinin sona erdiğini, taraflar arasında rekabet etmeme hususunda bir sözleşme imzalandığının ihtilafsız olduğunu ve rekabet etmeme yükümlülüğünün "sözleşmenin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde; sona erme tarihinden itibaren 2 yıl süreyle, ... bölgelerinde geçerli" olduğunu, davacının rekabet yasağına aykırılık teşkil ettiğini belirttiği dava dışı şirketin ... bölgesinde faaliyet göstermediği, ticaret sicil kayıtları, adres bilgisi ve ... kayıtlarının işbu hususu doğruladığı görüldüğü, davalının işten ayrıldıktan sonra ticari sır niteliğinde olan bir bilgi ya da belgenin davalı tarafça paylaşıldığına ilişkin bir delilin dosyaya ibraz edilmediğini, sözleşmede kararlaştırılanları genişletecek şekilde bir yorumun davalının çalışma özgürlüğünü elinden alacağı veya kısıtlayacağını, davalının yeniden aynı sektörde istihdam edilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, bu haliyle davacı tarafın cezai şart talebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili;mahkemenin rekabet yasağının coğrafi sınırını yalnızca yeni işverenin ticaret sicil adresi üzerinden değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının çalışmaya başladığı rakip firmanın ticaret sicil adresinin İzmir olmasını esas alarak, sözleşmede yer alan ... bölgesi sınırının ihlal edilmediğine kanaat getirdiği, günümüz ticari hayatında şirketlerin faaliyet alanları, ticaret siciline kayıtlı oldukları merkez adreslerinden ibaret olmadığını, rakip firmanın İzmir merkezli olması, ... bölgesinde faaliyet göstermediğini, satış yapmadığı veya davalının bu bölgedeki müşteri portföyüne yönelik işlem tesis etmediği anlamına gelmediğini, rekabet yasağının ihlali için somut bir zararın doğması şart olmayıp, zarar ihtimalinin varlığı yeterli olup, mahkemenin bu hususu göz ardı ettiğini, ticari sır niteliğindeki bilgi veya belgenin davalı tarafça paylaşıldığına ilişkin bir delil ibraz edilmediğini belirterek davanın reddine karar verildiğini, ancak rekabet yasağının ihlali için mutlak surette somut bir zararın meydana gelmesinin aranmadığını, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte bilgi edinme imkanının kullanılma riskini yeterli gördüğünü, davalının bölge satış müdürü olarak görev yapması nedeniyle sahip olduğu ticari sırlar ve müşteri çevresi göz ardı edildiğini, davalı, müvekkili şirket nezdindeki görevi itibariyle müvekkilinin müşteri çevresine, ticari ve üretim sırlarına ve müvekkilinin yaptığı işlere vakıf olup tüm bunlar hakkında bilgi sahibi olduğunu, 19/08/2009-15/01/2025 tarihleri arasında bölge satış müdürü olarak çalıştığını, bir an için yerel mahkemenin coğrafi sınır veya sözleşme şartları yönünden bir belirsizlik veya aşırılık gördüğü varsayılsa dahi, sözleşmenin tamamen reddedilerek davanın reddine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava; rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart istemine ilişkindir.

Mahkemece yapılan araştırmalarda Davalının ... kayıtlarına göre davacı şirketten ayrıldıktan sonra ...'lı olarak çalışmaya başladığı dava dışı ... AŞnin ticaret sicil kayıtlarında; şirketin İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bağlı olarak kayıtlı olduğu, şirket merkez adresinin İzmir ili olarak göründüğü, 15/01/2025 tarihi itibariyle davacı şirketten çıkışının yapıldığı, akabinde davalının farklı şirketlere sigorta giriş çıkış kaydı bulunduğu, davacının iddialarına dayanak olan ... AŞ'nde ise 21/07/2025 tarihi itibariyle sigorta giriş kaydının yapıldığı belirlenmiştir.

Somut uyuşmazlıkta 6098 Sayılı TBK'nın rekabet yasağı sözleşmesine ilişkin 444 ve 445. maddelerinin tatbik edilmesi gerekmektedir.Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle fesih edilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklanan süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterli sayılmalıdır. TBKnın 445/2 maddesine göre: “Hakim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir” TBKnın 445/2 maddesinde yer alan “Hakim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir” şeklindeki düzenlemede, rekabet yasağına ilişkin hüküm karşısında şayet işverenin de bir karşı edim yüklenmiş olması halinde, rekabet yasağının aşırı hükümlerinin süre ve coğrafi alan bakımından sınırlanmasında sadece hakime takdir yetkisi verilmiş olup, işveren tarafından böyle bir karşı edimin yüklenilmemiş olması halinde rekabet yasağı sözleşmesinin salt bu nedenle geçersiz olacağı kabul edilemez. Taraflar arasındaki sözleşmede yer bakımından sınırlama öngörülmemiş iseTBKnın 445/2 uyarınca hakkaniyete uygun bir müdahale yapılmak suretiyle sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin bölümünün geçerli hale getirilmesi mümkündür.

Davalının davacı şirkette 19/08/2009-15/01/2025 tarihleri arasında bölge satış müdürü olarak çalıştığı 15.01.2025 tarihli "Gizlilik ve Rekabet Etmeme Taahhütnamesi başlıklı belgede; "............ Sözleşmenin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde; sona erme tarihinden itibaren 2 yıl süreyle, ... bölgelerinde geçerli olmak üzere doğrudan veya dolaylı olarak Şirket'in faaliyet konularından herhangi biri ile tamamen veya kısmen ilgili herhangi bir işte ve kademede, resmi ya da özel müessese, şirket, ortaklık, şahıs ve sair işyerlerinde veya kendi şahsıma ait bir iş ve işletmede her 'ne nam altında ve şekilde olursa olsun doğrudan veya dolaylı olarak çalışamayacağımı, böyle bir işletmeye doğrudan ya da dolaylı bir suretle ortak olmayacağımı, aynı iş kolunda işyeri kurmayacağımı, müşteri portföyünü kendim ve yakınım lehine aktarmayacağımı ve kullanmayacağımı söz konusu işleri, faaliyeti kendi namıma ya da başkası hesabına yürütmeyeceğimi, şirketin yaptığı iş ve müşteri çevresi ile haksız rekabet teşkil edebilecek herhangi bir davranış içerisinde bulunmayacağım, Şirketin ekonomik ve ticari geleceğini hakkaniyete aykırı bir şekilde tehlikeye maruz bırakmayacağımı" 8. madde de yükümlülüklerinin herhangibirini ihlali halinde son brüt ücreti esas alınmak kaydıyla 12 ay ücret tutarı üzerinden cezai şart ödeyeceğini taahhüt etmiştir.

Davalının yeni çalışmaya başladığı işyeri merkezi İzmir olduğu,davacının ise İsanbulda faaliyet gösterdiği ,rekabet yasağında coğrafi sınır ... bölgesi belirlenmiş olup, davalı rekabet yasağını ihlal etmemiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin bütün sırlarını bilen davalının rakip işletmede çalışması nedeniyle zarara uğrayacağı tehlikesi olduğunu ileri sürmüş ise de; sözleşmede çok geniş bir coğrafi alanda rekabet yasağı kararlaştırılmış ise TBK nın 445 maddesi ile hakime coğrafi alanı sınırlama yetkisi vermiş ise de;mahkemenin tarafların kararlaştırdığı alanın dışında bir yere genişletme, teşmil etme konusunda takdir yetkisi de bulunmamaktadır. Davalıya cezai şart talebi yöneltilemeyeceğinden davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; rekabet yasağı sözleşmesi ... Bölgesi ile sınırlandırıldığından davalının Bölge dışında bir işyerinde çalışmasına engel bulunmadığından karara ilişkin istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcının peşin yatırılan 750-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 18-TL harcın karar kesinleştiğinde isteği halinde davacıya iadesine,

Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,

HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 13/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1014, K. 2026/1329, T. 13.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1014-e-2026-1329-k-f3bdb41e388e