Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/3028 E. 2026/2488 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/3028
- Karar No
- 2026/2488
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/3028 - 2026/2488 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/3028 KARAR NO : 2026/2488
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/09/2024 NUMARASI : 2020/804 Esas, 2024/671 Karar
DAVACILAR : 1-... VEKİLİ : Av. DAVALI : 1 -.. VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat
KARAR TARİHİ : 06/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/10/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.09.2024 tarih ve 2020/804 Esas, 2024/671 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 24.08.2018 tarihinde davalı ... Sigorta A. Ş'ye sigortalı ... plakalı araç içinde seyir halinde iken yine davalı ... Sigorta A.Ş’ye sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucu ağır yaralandıklarını, kazada ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağının hatalı olduğunu, sadece davalı ... Sigorta A. Ş. tarafından ... için kısmi bir ödeme yapıldığını, kazaya ve zarara neden olan aracın ticari bir araç olduğunu dolayısıyla ticari avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğundan vekalet ücretinin A.A.Ü.T. ve yerleşik Yargıtay kararlarına göre her bir davacı için ayrı ayrı hükmedilmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik; ... için 1.500,00TL, ... için 1.500,00TL, ... için 1.500,00TL kalıcı ve geçici iş gücü kaybına ilişkin maddi tazminatın, rapor tanzimi için sarf edilen ... için 1.107,00 TL, ... için 1.139,00 TL ücretin davalılara ilk başvuru (06.12.2019) tarihinden itibaren yürütülecek ticari avans faizi ile birlikte davalıların sorumlukları oranında müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri, zorunlu arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretinin müvekkilleri için ayrı ayrı olarak hesaplanarak davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH : Davacı vekili 20.08.2024 tarihli dilekçesi ile dava değerini kalıcı iş göremezlik tazminata ilişkin olarak davacı ... yönünden 720.000,00 TL'ye (davalıların her birinin sorumluluğu poliçe limiti olan 360.000,00 TL ile sınırlı kalmak ve yerel mahkemenin 06.07.2023 tarihli geçici ödeme kararı uyarınca .... Genel İcra Dairesi 2023/107280 E. sayılı dosyasından tahsil edilen 200.000,00 TL geçici ödemenin tahsilde tekerrür oluşturmaması/mahsubu kaydıyla) arttırmış, davacı ... için kalıcı iş göremezlik tazminatını 48.668,00 TL'ye, davacı ... için geçici iş göremezlik tazminatını 4.863,00 TL'ye arttırmıştır. CEVAP: Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, müterafik kusur indirimi yapılmasını, davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... adına 7.125,00 TL ödeme yaptıklarını, müvekkilinin tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini bu sebeple davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı ...'in maddi tazminat talebine ilişkin davasının kısmen kabulü ile toplam 585.203,93 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının (poliçe limiti dahilinde 360.000TL'den davalı ... Sigorta A. Ş. sorumlu olmak kaydıyla, 225.203,93 TL lik kısım yönünden davalı ... Sigorta A. Ş. Sorumluk olmak kaydıyla), 200.000,00 TL'lik kısmı için mahkememizin 06/07/2023 tarihli ara kararı ile geçici ödeme kararı verildiği anlaşılmakla tahsilde tekerrüre esas olmamak kaydıyla 200.000 TL'ye 06/12/2019 tarihinden geçici ödemenin tahsil tarihine kadar, artan bakiyeye 06/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sorumlulukları oranından davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, toplam 1.107,00 TL tedavi ücretinin (940,95 TL'den davalı ... Sigorta A. Ş. sorumlu olmak kaydıyla, 166,05 TL lik kısım yönünden davalı ... Sigorta A. Ş. Sorumlu olmak kaydıyla) 06/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sorumlulukları oranından davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacı ...'in maddi tazminat talebine ilişkin davasının kısmen kabulü ile toplam 4.863,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının ( 4.133,55 TL yönünden davalı ... Sigorta A. Ş. sorumlu olmak kaydıyla, 729,45 TL lik kısım yönünden davalı ... Sigorta A. Ş. Sorumluk olmak kaydıyla) 06/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sorumlulukları oranında davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacı ...'in maddi tazminat talebine ilişkin davasının kabulü ile -toplam 4.863,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının ( 4.133,55 TL yönünden davalı ... Sigorta A. Ş. sorumlu olmak kaydıyla, 729,45 TL lik kısım yönünden davalı ... Sigorta A. Ş. Sorumluk olmak kaydıyla) 06/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sorumlulukları oranından davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, toplam 48.668,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının ( 41.367,80 TL yönünden davalı ... Sigorta A. Ş. sorumlu olmak kaydıyla, 7.300,2 TL lik kısım yönünden davalı ... Sigorta A. Ş. Sorumluk olmak kaydıyla) 06/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sorumlulukları oranında davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, toplam 1.139,00 TL tedavi ücretinin (968,15 TL'den davalı ... Sigorta A. Ş. sorumlu olmak kaydıyla, 170,85 TL lik kısım yönünden davalı ... Sigorta A. Ş. Sorumluk olmak kaydıyla) 06/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sorumlulukları oranında davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği görüldü. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davalıların zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmasına rağmen hatalı değerlendirme ile kusur oranlarında sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, 01.02.2024 tarihli kusur raporunun hatalı olduğunu ve buna ilişkin yaptıkları 19.02.2024 tarihli rapora itiraz dilekçesini tekrar ettiklerini ayrıca yerel mahkemenin bu itirazlarını dikkate almamış olduğunu, 27.06.2024 tarihli aktüer raporuna karşı da 01.07.2024 tarihli dilekçe ile itiraz ettiklerini ve bu raporunda hatalı kusur raporuna göre düzenlenilmiş olması nedeniyle hatalı olduğunu, hesap bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, ceza dosyasından dinlenen tanık beyanları ile sabit olduğu üzere; müvekkilinin hatalı olmadığını, dosya kapsamında mevcut hazırlık dosyasında da tanıkların benzer ifadelerinin mevcut olduğunu, 15.02.2023 tarihli ATK raporunun gerçeğe aykırı olduğunu, aynı kurumun 15.11.2021 tarihli raporlarına itiraz ettiklerini ve itirazları doğrultusunda tıp bilimine uygun bir inceleme yapılmamış olduğunu, ... ATK tarafından düzenlenen 24.12.2019 tarihli ATK raporu ile ... Hastanesinin 10.12.2019 tarihli raporları arasında çelişki olduğunu, dosya kapsamında alınan raporlara süresinde itiraz etmeyen davalılar açısından lehlerine doğan usulü kazanılmış hakların mahkemece dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu ilişkin olarak istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; kararda müvekkili sigorta şirketinin ünvanının hatalı yazıldığını, hükme esas alınan kusur raporuna göre aracın sürücüsüne %85 oranında kusur izafe edildiğini ve davacıların oluşan zarardan müteselsil sorumluluğunun bulunmadığı kabul edilmiş ise de kararda bu husus dikkate alınmadan davalı müvekkili şirket bakımından daha yüksek meblağda ödeme yapılmasına karar verilmiş olduğunu, davacılardan ...'e daha önceden müvekkili şirket tarafından 7.125,00 TL ödeme yapılmış ve taraflar arasında bu konuda mutabakatname imzalanmış olduğunu, mutabakatnamede fazlaya ilişkin hakların saklı tutulup tutulmadığı hususu irdelenmeden doğrudan hesaplamaya geçilmesi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, kararda davalıların müteselsil sorumlu bulunmadığına kanaat edildiğini ancak buna rağmen karar gerekçesinde tarafların icra dosyasına yaptığı ödemelerin ayrı ayrı değerlendirilmemiş olduğunu, müvekkili sigorta şirketi bakımından icra dosyasına 56.875,87 TL ödeme yapılmış ve ayrıca diğer davalı ... Sigorta Şirketi tarafından bu icra dosyasına 170.450,94 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemelerin toplamının ön ödeme tutarı olan 200.000,00 TL'yi aşmakta olduğunu ancak kararda toptan hüküm kurularak 200.000,00 TL ön ödemenin bakiyeden düşüldüğünün yazılmış olduğunu, davacıların istiap haddini aştığı ve bu kapsamda müterafik kusurlarının bulunduğu kararda yazılmışsa da bu kapsamda dosyada indirim yapılıp yapılmadığı konusunda açıklık bulunmadığını, hesap bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hesap raporuna karşı yaptıkları itirazların reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin geçici iş göremezlik talepleri bakımından sorumluluğu bulunmadığını, kararda faizin başlangıç tarihi ve faiz türünün hatalı olduğunu, davacı sigorta şirketlerinin meydana gelen kazada müteselsil sorumluluğu bulunmadığı kanaatine varılmasına rağmen davalılar lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, her bir davalı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davası olup, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne reddine karar verilmiş ve verilen kararı davacılar vekili ve davalı ... Sigorta vekili istinaf etmiştir. Davalı ... Sİgorta A.Ş. vekilinin usulüne uygun başvurunun bulunmadığına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Davacıların dava dilekçesinin dilekçesi ekinde gününde kaza tespit tutanağı, davacılara ait TC kimlik numarası ve kimlik fotokopisi, kaza yapan araca ait ekspertiz raporu, araca ait ruhsat bilgisi, kaza tarihini de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ZMMS poliçe örneği, nüfus kayıt örnekleri muayene tutunakları ve başvuran davacının vekiline ait vekaletname ile gününde başvuru yapmış olduğu, bu başvuruya rağmen davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı görülmüştür. Buna göre başvuran davacıların, dava açmadan evvel önce gerekli evraklar ile zararın karşılanması için 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun şekilde başvuru yaptığı bu başvurunun davalı sigorta şirketi tarafında kabul edildiği hatta davalı sigorta şirketi tarafından başvurulan evraklar üzerinde inceleme yapıldığı anlaşılmakla, davacıların başvuran tarafından usulüne uygun bir şekilde başvuru yapılmadığına ilişkin istinaf başvurusu kabul edilmemiştir. Davacılar vekilini ve davalı ... Sİgorta A.Ş. vekilinin hükme esas alınan kusur raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Somut olayda, 24.08.2018 günü saat 19:30 sıralarında dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile ... Bulvarı üzerinde şehir merkezi istikametine orta şeritte seyirle gelip olay mahalli kavşaktan kuzey çevreyolu bağlantı yoluna sola manevra ile dönüş yapmak istediği esnada aracının sol arka kısımlarına; sol şerit üzerinden düz seyirle gelen sürücü dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sol ön kısımları ile çarpması sonucu, ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan davacıların yaralanması ile sonuçlanan trafik kazası meydana gelmiştir. Tüm dosya kapsamı iddianame, dava dilekçesi, kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, tüm beyanlar, bilirkişi raporu incelendiğinde mevcut verilere göre; ... plakalı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahal bölünmüş yolun orta şeridi üzerinde seyirle geldiği olay yeri kavşak mahallinde sola dönüş yapmak istediğinde kurallara uymamış, gelen araç trafiğini yeterince kontrol etmeyip, kurallara aykırı şekilde dönüş yaparak, sol şerit üzerinden düz seyirle gelen ilk geçiş hakkı bırakmadığı, seyir şeridini kapattığı sürücü idaresindeki otomobil ile çarpışması sonucu meydana gelen olayda %85 oranında kusurlu olduğu, sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal bölünmüş yolun sol şeridi üzerinde seyirle geldiği olay mahalli kavşağı dikkate alarak hızını kavşak mahal şartlarına uygun ayarlaması gerekirken aksi hareketle seyir hızı ile yaklaştığı kavşaktan orta şerit üzerinden sola manevra ile dönüş yapmak isteyen sürücü idaresindeki kamyonetin sol arka-yan kısımlarına aracının sol ön kısımları ile çarpması sonucu mevcut kazanın oluşumunda alt düzeyde %15 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle taraf vekillerinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Davacılar vekilini ve davalı ... Sİgorta A.Ş. vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporlarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmiş düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir. Dosya içinde mevcut; davacı ... yönünden, Mahkemesinde hükme esas alınan 15.11.2021 tarihli ATK maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 24.08.2018 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile %24 oranında kalıcı bir maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, iş davacı yönünden, taraf vekillerinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Dosya içinde mevcut; davacı ... yönünden, Mahkemesinde hükme esas alınan 15.11.2021 tarihli ATK maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 24.08.2018 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile %0 oranında kalıcı bir maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. Belirtmek gerekir ki, ... Hastanesinin 10.12.019 tarihli erişkinler için engellilik raporunda, davacının engel oranı %5 olduğunu belirmiş ise, iş bu raporda kullanılan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan maluliyet hükümlerine göre hazırlandığından hükme esas alınması mümkün değildir. Keza, dosya ... Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurul Başkanlığı'na gönderilerek alınan 09.02.2023 tarih ve 406-A sayılı raporunda; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Bu nedenle, iş davacı yönünden, taraf vekillerinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Dosya içinde mevcut; davacı ... yönünden, Mahkemesinde hükme esas alınan 01.09.2021 tarihli ATK maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 24.08.2018 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile %1 oranında kalıcı bir maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. Yine aynı davacı için ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalının 24/12/2019 tarihli, 9174 sayılı raporunda "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" kullanılmak sureti ile davacının engel oranı %5 olduğunu belirmiştir. Bu bakımdan işi bu iki rapor arasında çelişki bulunduğu görülmüştür.Ancak ilk derece mahkemesince bu çelişkinin giderilmesi için dosyanın ATK İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirilmek üzere gönderilmiş ve neticeden 09.02.2023 tarih ve 406 sayılı raporu ile çelişki giderilerek, davacı davacı ...'in "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" kullanılmak sureti ile davacının engel oranı %1 olduğunu belirmiştir. Bu nedenle, iş davacı yönünden, taraf vekillerinin bu yöndeki istinaf başvurusu da haksız bulunmuştur. Davalı ... Sİgorta A.Ş. vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı) İlk derece mahkemesi tarafından tarafından hükme esas alınan 28.06.2024 tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişinin davacının zararın belirlenmesine ilişkin olarak “…TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin….” tespitlerile hükme en yakın tarihi olan 2024 yılı asgari ücret verileri kullanılmak sureti ile davacının kalıcı maluliyet zararı belirlenmiştir. Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihad edildiğinden,, hesaplama yöntemine ilişkin istinaf haklı görülmemiştir. Davalı ... Sİgorta A.Ş. vekilinin davacı ... yönünden yapılan ödemenin dikkate alınmadığına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; İlk derece mahkemesi tarafından tarafından hükme esas alınan 28.06.2024 tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde; davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 7.125,00 TL ödeme yapıldığını ve bu ödemenin güncellenerek davacı için hesaplanan tazminattan düşüldüğü görülmüştür. Öte yandan, davadan evvel ödeme tarihi olan 03.02.2020 tarihi itibariyle; sadece geçici işgörmezlik tazminat ve işlemiş dönem kalıcı işgöremzilk tazminat miktarının 9.637,00 TL olduğu, yapılan ödemenin davacının zararını karşılamadığı gibi, 2918 sayılı KTK'nın 111. md.si kapsamında yetersiz derece düşük olduğu görülmüştür. Bu bakımdan davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Davalı ... Sİgorta A.Ş. vekilinin müterafik kusur indirimine yönelik, davacı vekilinin müteselsil sorumluluğu yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; 2918 sayılı KTK "Zarar verenlerin birden fazla olması" başlıklı 88. maddesi "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" hükmü gereği 24.08.2018 günü saat 19:30 sıralarında dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile ... Bulvarı üzerinde şehir merkezi istikametine orta şeritte seyirle gelip olay mahalli kavşaktan kuzey çevreyolu bağlantı yoluna sola manevra ile dönüş yapmak istediği esnada aracının sol arka kısımlarına, sol şerit üzerinden düz seyirle gelen sürücü dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sol ön kısımları ile çarpması sonucu, ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan davacıların yaralanması ile sonuçlanan kazada oluşan zarardan, birden fazla kişi (davalılar) tazminatla yükümlü olduğundan, oluşan zarardan da davalılar müteselsilen sorumludurlar, bu bakımdan davacılar vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. Somut olayda zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen müterafik kusurun etkisine göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Davacıların kaza esnasında araçta yolcu olarak bulunduğu, emniyet kemeri takıp takmadığının belirlenemediği ve fakat davacının kaza esnasında ... plaka sayılı kamyonete ruhsat kaydı incelendiğinde, sürücü dahil araçtaki koltuk sayısının 5 olarak gösterildiği ve fakat kaza anında araçta sürücü dahil 7 kişinin seyahat ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda söz konusu araçta 5 kişi olan istinap haddinin aşılmasının yaralanan davacılar ... ..., ... ve ... (dava dışı ve araçta bulunan ..., ..., ... ve ...) güvenli bir şekilde seyahat etmediği, dolayısıyla davacının kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde nizamlara aykırı olarak yolculuk etmesinin olayda zararın artmasına etkisinin bulunduğu, bu nedenle davacıların istiap haddinden fazla şekilde yolculuk etmesinden kaynaklı olarak müterafik kusurlu olduğu anlaşılmakta, olaşan zarardan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği de anlaşılmıştır. Hükme esas alınan 28.06.2024 tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde; davacı ...'in 53.531,23 TL işgörmezlik tazminat alacağı bulunduğu anlaşılmıştır. İş bu tazminat miktarından %20 müterafik kusur indirimi yapılması durumunda 42.824,98 TL işgörmezlik tazminatı oluşacağı anlaşılmıştır. Bu bakımdan davalı vekilinin, davacı ... yönünden bu husustaki istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. Hükme esas alınan 28.06.2024 tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde; davacı ...'in 4.863,04 TL işgörmezlik tazminat alacağı bulunduğu anlaşılmıştır. İş bu tazminat miktarından %20 müterafik kusur indirimi yapılması durumunda 3.890,43 TL işgörmezlik tazminatı oluşacağı anlaşılmıştır. Bu bakımdan davalı vekilinin, davacı ... yönünden bu husustaki istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. İlk derece mahkemesi tarafından tarafından hükme esas alınan 28.06.2024 tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde; davacı ...'in 1.501.359,56 TL işgörmezlik tazminat alacağı bulunduğu anlaşılmıştır. İş bu tazminat miktarından %20 müterafik kusur indirimi yapılması durumunda 1.201.087,64 TL işgörmezlik tazminatı oluşacağı anlaşılmıştır. Bu miktar da davalıların toplam sorumlu oldukları 720.000,00 TL poliçe limitleri dahilinde kaldığından ayrıca, davacı ... yönünden müterafik kusur indirimi yapılmasına ihtiyaç yoktur. Öte yandan kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe limitleri kişi başı 360.000,00 TL ile sınırlanılıştır. Davacının dava her iki davalıdan da müteselsil talepde bulunduğu anlaşılmıştır. Bu bakımdan, davacı ... yönünden, davalılardan toplam talep edebilceği tazminat miktarının 720.000,00 TL olduğu ve fakat her bir davalının talep edebilceği tazminat sınırı poliçe limiti olan 360.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Bu yönü ile davacı ... vekilinin bu husustaki haklı bulunmuştur. Davalı ... Sİgorta A.Ş. vekilinin geçici işgörmezlik tazminatından sorumlu olmadıklarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı dikkate alındığında davacının geçici iş görmezlik zararının davacının gerçek zararı niteliğinde olduğu, dolayısıyla davalı sigorta şirketi tarafından davacının uğramış olduğu bu zararın karşılanması gerektiği, zararın teminat kapmasında olduğu anlaşıldığından bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. (Aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/6271 esas ve 2020/8104 karar sayılı 03/12/2020 günlü kararı) Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Davalı ... Sİgorta A.Ş. vekilinin faiz türüne yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Dava yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Davanın bu niteliğine göre ... plaka sayılı ruhsat kaydı incelendiğinde; işletenin tüzelkişi tacir olduğu, tüzel kişi tacirlerin adi nitelikte işi olamayacağından, dava konusu alacak ticari nitelikte değildir. Bu nedenle, yazılı şekilde avas faiz yürütülmesi gerekir. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2016/15730 esas 2017/1644 karar sayılı ilamı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2011/14951 esas ve 2012/14715 karar sayılı ilamı) HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacılar vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.09.2024 tarih ve 2020/804 Esas, 2024/671 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; 2-Davacı ...'in maddi tazminat talebine ilişkin KABULÜ İLE; toplam 720.000,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının (poliçe limiti dahilinde 360.000TL'den davalı ... Sigorta A. Ş. sorumlu olmak kaydıyla ve yine poliçe limiti dahilinde 360.000TL'den davalı ... Sigorta A. Ş. Sorumluk olmak kaydıyla), 200.000,00 TL'lik kısmı için ilk derece mahkemesinin 06/07/2023 tarihli ara kararı ile geçici ödeme kararı verildiği anlaşılmakla tahsilde tekerrüre esas olmamak kaydıyla 200.000 TL'ye 06/12/2019 tarihinden geçici ödemenin tahsil tarihine kadar, artan bakiyeye 06/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Davacı ...'in maddi tazminat talebine ilişkin davasının kısmen KABULÜ İLE; toplam 3.890,43 TL geçici iş göremezlik tazminatının 06/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, -Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 4-Davacı ...'in maddi tazminat talebine ilişkin davasının kısmen KABULÜ İLE; toplam 42.824,98 TL geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatının 06/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, -Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, Harç yönünden: 5-a) Alınması gerekli 52.374,32 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40 TL harç ve 1.095,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.149,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 51.224,49 TL nisbi karar ve ilam harcının (her bir davalının 25.612,46 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, b-)İlk derece mahkemesince 17.09.2024 günlü karar ile davalı taraftan tahsiline karar verilen harcın tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, harcın tahsil edilmiş olması halinde ise dairemiz hükmüne göre eksik tahsil edilen taraftan harcın tahsiline, 6-a)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13.fıkrası uyarınca zorunlu arabuluculuk giderleri yargılama giderlerinden sayıldığından arabuluculuk tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 1.320,00 TL (davalıların ayrı ayrı 660,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, b-)İlk derece mahkemesince 17.09.2024 günlü karar ile davalı taraftan tahsiline karar verilen arabuluculuk ücretinin tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, arabuluculuk ücretinin tahsil edilmiş olması halinde miktar değişmediğinden işlem yapılmasına yer olmadığına, Yargılama gideri yönünden; 7-Davacılar tarafından yapılan 17.782,80 TL tedavi ücreti, tebligat, bilirkişi ve posta giderinden kabul ve red oranına göre 17.746,8 TL yargılama giderinin (davalıların ayrı ayrı 8.873,40 TL ile sorumlu olmak üzere) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacılar tarafından yapılan toplamda 1.203,80 TL harç giderinin (davalıların ayrı ayrı 601,90 TL ile sorumlu olmak üzere) davalılardan alınarak davacılara verilmesine, Vekalet ücreti yönünden: 9-Davacı ... yönünden; davacı ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 114.000,00 TL vekalet ücretinin (davalıların ayrı ayrı 57.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davacı ... yönünden; davacı ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 3.890,43 TL vekalet ücretinin (davalıların ayrı ayrı 1.945,21 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 11-Davacı ... yönünden; davacı ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 42.824,98 TL vekalet ücretinin (davalıların ayrı ayrı 21.412,49 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, İstinaf giderleri açısından; 12-Davacılar ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, 13-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 14-Davacılar tarafından yapılan 70,00 TL istinaf yargılama ve dosya gönderme ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
Dair, davacılar ... ve ... yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere, diğer taraflar yönünden ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 06/10/2026
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.