Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/206 E. 2026/1602 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/206
Karar No
2026/1602
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/206 - 2026/1602 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/206 KARAR NO : 2026/1602

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/02/2025 NUMARASI : 2023/654 Esas 2025/171 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)

KARAR TARİHİ : 24/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/10/2026

... Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/02/2025 tarih ve 2023/654 Esas - 2025/171 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkilinin yeni açmış olduğu işletmesinin elektrik ihtiyacı için 09.11.2022 tarihinde davalıdan ... sözleşme numaralı, ... tesisat numaralı sözleşme ile hizmet almaya başladığını, sunulan bağlantının yetersiz kalması nedeniyle müvekkili tarafından güç arttırımı talebinde bulunulduğunu, müvekkilinin ... başvuru numaralı güç arttırım projesi talebine, davalı Bağlantı Planlama Komisyon Kararı ile onay verdiğini, müvekkilinin onay üzerine tesisatı projeye uygun halde hazırlattığını ve kullanmaya devam ettiğini, davalı tarafından müvekkilinin adresine gelinerek kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesiyle 20.01.2023 tarihli ve TB ... numaralı fatura ile 103.417,61 TL kaçak elektrik cezası kesildiğini, tutar belirlenirken her nasılsa mükerrer kaçak elektrik kullanımında bulunulduğu iddia edilerek katsayı iki alınıp cezanın ikiye katlandığını, müvekkilince faturaya itiraz edilerek iptali için davalıya başvurulduğu ancak davalının 13.02.2023 tarihli cevabı ile talebinin reddedildiğini, davalının ceza kesmesinden sonra hemen eski sayacı tekrar taktırdığını ve kullanmaya başladığını, buna rağmen davalının 28.07.2023 tarihinde tekrar gelerek eski sayaç takılı olmasına rağmen kaçak kullanım olduğu gerekçesiyle 28.07.2023 tarihli ve TB ... numaralı fatura ile 446.711,76 TL yeniden ceza kestiğini, davalının bu cezayı belirlerken de mükerrer kaçak elektrik kullanımında bulunulduğu iddia edilerek katsayı iki alınıp ceza ikiye katlandığını, bu sefer elektriğin de kesildiğini müvekkilinin taksitlendirme yaparak tahakkuk ettirilen tutarın bir kısmını ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin elektrik kesilmesi tehdidi altında 28.07.2023 tarihinde 21.468,87 TL ve 79.266,46 TL olmak üzere toplam 100.735,33 TL. ödemek zorunda kaldığını, Müvekkilinin güç arttırımı talebinin ve buna uygun hazırlattığı projenin davalı tarafından onay verilmesi üzerine kullanım yaptığını, davalının müvekkilinin talebine, güç artırımına izin vermediği yönünde cevap vermediği gibi güç arttırımı için üzerine düşen yükümlülükleri bugüne kadar hala yerine getirmediğini, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla,bir an için aksi düşünülse dahi, işlem yapılacaksa mükerrer değil, tek kullanımdan dolayı sadece 20.01.2023 tarihli ilk tespit nedeniyle işlem yapılması gerektiğini, zira müvekkilinin mükerrer kullanımı söz konusu olmadığını, davalının mükerrer kullanımı nasıl ve neye göre tespit ettiğini anlayamadıklarını, yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla, fatura oluşturulurken yapılan hesaplamanın da yanlış olduğunu v e hesaplanan tutara da itiraz ettiklerini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, davalı aleyhine açtığımız menfi tespit davasının kabulünü; 20.01.2023 tarihli ve TB ... numaralı,103.417,61 TL tutarındaki ve 28.07.2023 tarihli ve TB ... numaralı 446.711,76 TL tutarındaki faturalar nedeniyle şimdilik 100.735,33 TL tutar yönünden müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, baskı altında ödenmek zorunda kalınan 100.735,33 TL'nin ödenme tarihi olan 28.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, menfi tespit davası açılacak icra takibini tek başına durdurmaya yeterli olmadığından, öncelikle teminatsız olarak, Mahkeme aksi kanaatte ise taraflarınca teminat gösterilmesi karşılığında, ivedi olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNE ÖZETLE: Davacı tarafın davasını 100.735 TL üzerinden açtığını, söz konusu borcun miktarının belli olduğunu menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılmasının bu dava yönünden usul kurallarına aykırı olduğu bu nedenle de işbu davanın reddi gerektiğini, aksi halde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, müvekkili kurumun davacı tarafı tüm hususlarda açıkça bilgilendirdiğini, yaşanan deprem felaketi nedeniyle deprem bölgelerinde yoğun çalışmalar yürütüldüğünü, davaya konu tesisatın PSS’si (Prakende Satış Sözleşmesi) görevli tedarik şirketi tarafından feshedildiğinden enerjisinin müvekkili şirket tarafından kesildiğini, şirket görevlilerince ... nolu tesisatta yapılan incelemelerde, tesisatın enerjisinin Perakende Satış Sözleşmesinin feshedilmesi gereğince 15.01.2019 tarihinde şirketçe kesilmesine rağmen, kesilen elektriğin yükümlülükler yerine getirilmeden davacı tarafından açılarak kaçak elektrik kullanımı teşkil edecek şekilde kullanıldığının görüldüğünü, davacının kesilen elektriği yükümlülüğü yerine getirmeden açarak kullandığının tespit edildiğini, dava konusu olmayan 10.11.2022 tarih ve ... sayılı ilk kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı nın mühür fekkinden dolayı düzenlendiğini, 15.01.2019 tarihli kesme işlemine dair belgenin ve davacı adına düzenlenen kaçak tutanağı, tespit anına ilişkin görseller, tahakkuk detayı ve fatura örnekleri dilekçe ekinde sunulduğunu, davacı kullanıcı tarafından, 24.11.2022 tarihinde güç artırımı başvurusu yapılmış ise de henüz onay verilmeden kullanıma başlandığı için hakkında ikinci tutanak tutulduğunu, tesisat muayene aşamasında kayıtsız bir sayaçtan tüketim yapıldığının tespit edildiğini, ... nolu sipariş ile 18.01.2023 tarihli ve ... sayılı kaçak elektrik tespit tutanağı yerinde düzenlendiğini, yine davacının tüketime devam ettiğinden 28.07.2023 tarihli ve ... sayılı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, davacıya borçları hakkında detaylı bilgi verildiğini, davaya konu borçlar ödenmeden enerji arttırımı onayı verilmeyeceğinin açık olduğunu, dosya kapsamında yapılacak bilirkişi incelemesi ile de davacının enerji kullanımının kaçak elektrik kullanım hallerine girdiği şüpheye yer kalmayacak şekilde ortaya konulacağını, davacı borçlu hakkında kaçak elektrik kullanımı nedeni ile müvekkili kurum personelleri tarafından iş bu davaya konu ... numaralı tesisata ait çok sayıda kaçak elektrik tutanağı tanzim edildiğini, buradan da anlaşılacağı üzere davacı yan kaçak elektrik kullanımını artık yıllardır devam eden bir alışkanlık haline getirdiğini, hal böyle ile iken kaçak tüketim bedelinin tarifenin 1,5 katı esas alınarak hesaplama yapılmasının mümkün olmadığını, davacının mükerrer şekilde kaçak elektrik tüketimi yaptığı, tespit edilmesi nedeniyle kaçak kullanımın tespit edildiği tarihte tek terimli aktif enerji tarife bedelinin 2 katı göz önüne alınarak normal tüketimden farklı hesaplama yapıldığını, davacının borçlarını ödenmesi yönünde girişimde bulunmak yerine dava açma ve tedbir yoluyla elektriğin açılmasını talep etmeleri hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, müvekkili şirketin alacağını sürüncemede bırakmak amacıyla açılmış bulunan iş bu haksız davanın reddini, haksız ve kötü niyetli dava nedeniyle davacının asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderlenin ve vekalet ücretinin davacı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Dava, düzenlenen kaçak elektrik tutanaklarından borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili, 09.11.2022 tarihinde davalıdan ... sözleşme numaralı, ... tesisat numaralı sözleşme ile hizmet almaya başladığını, sunulan bağlantının yetersiz kalması nedeniyle müvekkili tarafından güç arttırımı talebinde bulunulduğunu, müvekkilinin ... başvuru numaralı güç arttırım projesi talebine, davalı Bağlantı Planlama Komisyon Kararı ile onay verdiğini, devamında davacının kullanımlarının kaçak elektrik kullanımı olarak tespit edildiğini, kaçak elektrik tutanakları düzenlenerek enerjinin kesildiğini, müvekkilinin kaçak elektrik kullanımı yapmadığını açıklanan nedenlerle davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ettiği anlaşılmıştır. Mahkememizce hükme esas alınabilecek Elektrik Mühendisi Bilirkişi tarafından hazırlanan 24/11/2024 tarihli raporda özetle; davalı şirket tarafından tarafından düzenlenen ve dava konusu olan tüm kaçak elektrik kullanma tutanaklarında belirlenen duruma göre, tanzim tarihinde Yürürlükte olan “Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği”nin ilgili maddelerine göre, dava konusu olan abonelikte kaçak elektrik kullanıldığı, yapılan kaçak işlemlerinin ve faturaların ise yönetmelik hükümlerine uygun tanzim ve tahakkuk ettirilmiş olması nedeni ile bu tutarlardan davacı şirketin sorumlu olduğu görüş ve kanaatini belirtmiş olup, imzanın davacının kaçak elektrik kullandığı sabittir. Usul ve yasaya uygun rapor hükme esas alınmıştır. Somut olayda; Davacı her ne kadar kaçak elektrik tutanaklarının haksız olarak düzenlendiğini belirtmiş ise de Elektrik Mühendisi Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, tutanakların düzenlendiği tanzim tarihinde yürürlükte olan “Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği”nin ilgili maddelerine göre, dava konusu olan abonelikte kaçak elektrik kullanıldığı, davalı tarafça düzenlenen kaçak işlemlerinin ve faturaların yönetmelik hükümlerine uygun tanzim ve tahakkuk ettirilmiş olması nedeniyle davacının davasının reddine, davacı haksız çıkmış olsa da kötüniyeti ispat edilemediğinden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın REDDİNE, Davalının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,...." karar verilmiştir. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Yerel mahkemece verilen davanın reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunun hatalı ve eksik incelemeye dayandığını, müvekkili şirketin dava konusu iş yerini 01.12.2022 tarihinde açtığını ve 09.11.2022 tarihinde abonelik başvurusunda bulunduğunu, bu tarihten önceki dönemlere ait kaçak elektrik kullanım iddialarından ve 15.01.2019 tarihinde mühür altına alındığı iddia edilen sayaçla ilgili işlemlerden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, dosyaya sunulan SGK, Gelir İdaresi Başkanlığı, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü, ... Ticaret ve Sanayi Odası ve ... Noterliği evraklarının bu durumu kanıtladığını, bilirkişi raporunda müvekkili aleyhine mükerrer ceza uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, 10.11.2022 tarihli kaçak tutanağına konu 1.024,36 TL tutarındaki faturanın müvekkili tarafından ödenmiş olmasına rağmen raporun objektiflikten uzak olduğunu, müvekkilinin güç artırımı talebi doğrultusunda hazırlattığı projenin davalı tarafından onaylandığını ancak davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, müvekkilinin kayıtlı sayaç üzerinden kullanım yaptığını, davalının hizmet sunumundaki eksiklikleri nedeniyle müvekkilinin mağdur edildiğini, ... mağazası ... şubesi olarak faaliyet gösteren müvekkilinin uzun süre hizmet bekleyemeyeceğini, bilirkişi raporunun 10. bendinde müvekkilinin güç artırımı için gerekli alt yapı işlemlerini yaptığının kabul edilmesine rağmen aksi yönde görüş bildirilmesinin çelişkili olduğunu, uyuşmazlığın tüketici hukuku kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ve tüketici sözleşmeleri alanında uzman bir bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, mahkemenin itirazlarını dikkate almadan karar verdiğini beyanla eksik inceleme ile usul ve yasalara aykırı verilen mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk ettirilen borçtan borçlu olunmadığının tespiti ve ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir. İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, iddia / savunma, dosya kapsamında yer alan belge ve deliller ışığında 24/11/2024 tarihli bilirkişi raporu alınmış, söz konusu rapor hükme esas alınarak, " Davanın Reddine, Davalının kötü niyet tazminatının Reddine" karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir. Dava konusu borcun dayanağını oluşturan 18.11.2023 ve 28/07/2023 tarihli tutanakların düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 30.05.2018 tarihli ''Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nde; Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri MADDE 42 – (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir. Kaçak elektrik enerjisi tespit süreci MADDE 43 – (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında doğrudan dağıtım sistemine yapılan müdahalelerde dağıtım sistemine olan bağlantılar ortadan kaldırılır. Kullanım yerinde EK-5’te yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenir ve kullanım yerinin elektriği kesilir. (2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sayaca müdahale edildiğine ilişkin şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması halinde aşağıda belirtilen kaçak tespit süreci başlatılır; a) Sayaç sökülerek yerine uygun bir sayaç takılmak sureti ile mevcut sayaç incelemeye alınır. b) (Değişik:RG-20/2/2021-31401) Sökülen ve takılan sayaçlarla ilgili EK-6’ da yer alan bilgilerin tamamını içeren sayaç değiştirme tutanağı düzenlenir ve bu tutanağın bir örneği kullanım yerine bırakılır. İletişim bilgilerinin bulunması halinde tüketiciler kısa mesajla bilgilendirilir. Ayrıca yedinci fıkra kapsamında sayaçlar seri numaraları görülecek şekilde fotoğraflanır. c) İnceleme sonucunda sayaca müdahale edilerek tüketimin doğru tespit edilmesinin engellenmesi suretiyle elektrik enerjisinin eksik veya hatalı ölçülerek veya hiç ölçülmeden tüketildiğinin laboratuvar raporu ile tespiti halinde EK-5’te yer alan kaçak tespit tutanağı düzenlenir. ç) Laboratuvar raporu, kaçak elektrik tespit tutanağı ve ödeme bildirimi beraber tüketiciye bildirilir ve aynı süre içerisinde kesme bildirimi düzenlenmek suretiyle kullanım yerinin elektriği kesilir. (3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında kullanım yerinde EK-5’te yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenir ve kullanım yerinin elektriği kesilir. (4) (Değişik:RG-8/4/2022-31803) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri kapsamındaki tüm tespitler için, (a) ve (ç) bentleri kapsamında ise tüketimin doğru tespit edilmesinin engellendiğinin tespiti halinde kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit edilen gerçek veya tüzel kişiler hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunabilir. (5) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır. (6) (Mülga:RG-20/2/2021-31401) (7) (Değişik:RG-20/2/2021-31401) Bu madde kapsamında yapılan tespit ve işlemler kullanım yerini de içerecek şekilde fotoğraflanır. Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması MADDE 44 – (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için; a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre, b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre,hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir. (2) Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın; a) Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 kW, diğerlerinde 5 kW’nın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak, b) Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir. (3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır. (4) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; elektrik enerjisinin kesildiği tarihteki endeks değeri ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihteki endeks değeri arasındaki fark dikkate alınarak hesaplama yapılır. Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre MADDE 45 – (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır; a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz. (2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir. (3) Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri; a) Meskenlerde; 5 saat, b) Tarımsal sulama tüketici grubunda yer alan tüketicilerde; ilgili Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu saati bilgisi çerçevesinde belirlenen saat, c) Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat, ç) Diğer tüketicilerde; 8 saat, olarak kabul edilir. (4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri %20 oranında artırılarak uygulanır. Üç vardiya çalışanlar için bu süre 24 saat olarak kabul edilir. (5) Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise tespit edilen saatler esas alınır. Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin faturalandırılması MADDE 46 – (1) Tüm kaçak kullanımlara ilişkin hesaplamalar Kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi üzerinden yapılır. Yapılan hesaplamalarda reaktif enerjiye ve trafo kayıplarına ilişkin bedeller dikkate alınmaz. (2) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üncü madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplanır ve bu bedel fatura edilir. (3) Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin tespiti edilmesi durumunda, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 2 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır. (4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara ilişkin kaçak elektrik enerjisi tüketimindeki hesaplamalar, ticarethane tüketici grubuna uygulanan birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarife üzerinden yapılır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Dosyaya sunulan 24/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda 30.05.2018 tarihli ''Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği" hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır. Davalı şirket tarafından 18/01/2023 ve 28/07/2023 tarihli tutanaklara istinaden davacı hakkında kaçak elektrik kullanımı nedeniyle fatura tahakkuk ettirildiği, bunun üzerine davacı tarafça faturaya konu borçtan borçlu olmadığının tespiti ve ödenen bedelin istirdadı istemiyle işbu davanın açıldığı, mahkemece usulüne uygun olarak 24/11/2024 tarihli bilirkişi raporu alındığı anlaşılmıştır. Her ne kadar mahkemece bilirkişi raporundaki tespitler hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu karar hatalıdır. 6100 sayılı HMK hükümlerine göre, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altındadır (HMK 190). Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (HMK 266/1). Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler (281/1). Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir (281/2). Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir (281/3). Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK 282/1). Mahkeme, bilirkişi olarak, yalnızca bir kişiyi görevlendirebilir. Ancak, gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle, tek sayıda, birden fazla kişiden oluşacak bir kurulun bilirkişi olarak görevlendirilmesi de mümkündür (HMK 267/1). Raporu serbestçe değerlendirme yetkisi hâkimin, bilirkişinin yerine geçerek hâkimlik mesleği dışında özel ve teknik bilgi gerektiren bir durumda şahsi bilgisi ile karar verebileceği anlamına gelmez. HGK'nın 04.02.2009 tarihli 2008/4-823 Esas 2009/50 Karar sayılı kararında da hakimin kendisini bilirkişi veya bilirkişi kurulu yerine koyamayacağı, özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda şahsî bilgisi ile sonuca gidemeyeceği, o konuda bilirkişi incelemesi yaptırması gerektiği belirtilmiştir. Bilirkişinin rapor ve ek raporları raporları arasında çelişki olduğu ve bu çelişkinin giderilmesi teknik bilgiyi gerektirdiği takdirde, hâkim bu çelişkiyi giderecek rapor veya ek rapor almalıdır. Bu şekilde çelişkiyi gideren rapor almaksızın raporlardan birini esas alarak karar verilmesi halinde hâkimin özel ve teknik bilgi gerektiren bir durumda şahsi bilgisi ile karar verdiği gibi bir sonuç ortaya çıkacaktır. Dosya kapsamı incelendiğinde, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun itirazlı olduğu, mahallinde ( talimat mahkemesi aracılığıyla ) keşif yapılmaksızın dosya üzerinden alındığı, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, davacının davaya konu işletmeyi 01/12/2022 tarihinde faaliyete geçirdiği ve 09/11/2022 tarihinde abonelik başvurusunda bulunduğu yönünde savunmada bulunduğu, ancak mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava dışı 10/11/2022 tarihli tutanak gözetilerek davacının mükerrer tüketim yaptığı kanaati ile hesaplama yapıldığı, oysa ki dosya kapsamında yer alan ticaret sicil müdürlüğü kayıtları ve abonelik sözleşmesine göre davacının davaya konu işletmeyi 01/12/2022 tarihinde faaliyete geçirdiğinin görüldüğü, hal böyle olunca mahkemece davacının yukarıda belirtilen savunması üzerinde durularak ve dosya kapsamında yer alan ticaret sicil kaydı ile abonelik sözleşmesi dikkate alınarak, talimat mahkemesi aracılığıyla mahallinde keşif yapılarak tutanak mümzileri de dinlenmek suretiyle refakate alınacak üç kişilik uzman bilirkişiden oluşan kuruldan davacının tesisatı da inclenerek rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve esas bakımından hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne karar verilmiştir. Belirtilen nedenlerle mahkemece; uyuşmazlığın esasına etkili gerekli deliller toplanmadan, yeterli inceleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 353/1-a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurusu sırasında davacıdan alınan 615,40 TL istinaf maktu karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-Dosya üzerinden inceleme yapılması nedeniyle davacı vekili lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Temyizi kabil olmayan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun 359/4. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkartılıp harç tahsil işlemlerinin yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1-g maddesi uyarınca KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 24/09/2026

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/206, K. 2026/1602, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-206-e-2026-1602-k-97cfd3fed330