Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1585 E. 2026/1821 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1585
- Karar No
- 2026/1821
- Karar Tarihi
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1585
KARAR NO: 2026/1821
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/04/2026
NUMARASI: 2025/898 E. - 2026/372 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ayıp Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 30/09/2026
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile satıcı ... arasında ... tarihinde satış sözleşmesi yapıldığını, söz konusu aracın nitelik ve/veya niceliğini etkileyen, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcı müvekkilin beklediği faydaları ortadan kaldıran ve önemli ölçüde azaltan maddi, ekonomik ayıplar bulunduğunu, müvekkilinin tarafından araç ... Ltd. Şti.'ne satılmış olup satılan araç bakımından satın alan firma tarafından (sonrasında tarafımızca rücu edilen) 27.588,40 TL tamirat yapılmış olmasına rağmen araç düzelmemiş ve ... yetkili servisince motor arızasından dolayı onarım bedelinin çıkacağının bildirildiğini, bu husus hakkında karşı taraf ...'a ... ... Noterliği vasıtasıyla ... tarih ve ... yev.numaralı ihtarname gönderildiğini, aracın parçaları sökülmüş olup araç kullanılamaz hale geldiğini, müvekkili tarafından karşı taraf, ...'a gönderilen ihtara ... ... Noterliği'nin ... Yev. Numaralı, ... tarihli ihtarı ile cevap verilmiş olup ayıbın kabullenilmediğini, dava konusu araçta meydana gelen zararlar belirli olduğundan karşı tarafla anlaşma ihtimaline binaen arabulucuya başvurulduğunu, taraflarca anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerde davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Hiçbir şekilde ayıbı kabul manasına gelmemekle birlikte davacı tarafça süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, davacının tacir olduğunu ve araba alım satım işi yaptığını, dolayısıyla basiretli davranma yükümlülüğü olan ve çalışma alanı da araba alım satımı olan davacı tacirin müvekkiline karşı süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmaması nedeniyle iddia ettiği ayıptan doğan seçimlik haklarını da kaybettiğini, davacı ... Ltd. Şti., mesleği gereği araç piyasası ile ilgili olup araç alım- satımında oldukça yetkin olması gerektiğini, araç alım-satımlarında basiretli bir tacir gibi davranmalı, eksper raporu hazırlayan şirketler kadar bilgi sahibi olması gerektiğini, söz konusu olayda da davacı basiretli bir tacir gibi davranarak söz konusu taşınır üzerinde teknik ve mekanik aksamlarını da kontrol ederek araç satışına rıza gösterdiğini, satış işleminden sonra araç bir müddet kendi üzerinde ve bir müddet de 3. Kişi ... Ltd. Şti. üzerinde kaldığını, müvekkili tarafından davacıya satıştan önce ... tarihli ve ... rapor nolu ... Ekspertiz raporu ibraz edildiğini, raporda ise motor sağlık ve performansının %95 olduğu belirtilmiş olup davacı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığını, müvekkili aracı aldığında 246776 kilometrede olduğu ve davacıya sattığında 247000 kilometrede olduğu ekte sunulan satış sözleşmelerinde görüldüğünü, yalnızca 226 km kullanılan bir aracın motor arızası vermesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dolayısıyla davacının bahsettiği motor arızası kendi kullanımlarından ya da sattıkları üçüncü kişilerin kullanımından kaynaklandığını, müvekkili davacıya arızası olmayan ayıpsız bir araba sattığını, buna rağmen davacı taraf kötü niyetle haksız kar elde etmeye çalışıldığını, müvekkiline mezkur olayda herhangi bir husumet yöneltilmesi hukuka aykırı olacağından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; "... Mahkememizce alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi kök ve ek raporundan anlaşıldığı üzere, davacının aracı satın aldıktan sonra aracın yağlamayı ilgilendiren parçalarını ... firmasında değiştirdiği, pompanın gövdesinin kırılmasının iki şekilde olabileceği,ilki karterin alttan sert bir darbe alarak pompanın kırılması halinde, ikincisi ise aracın motorunun yağlamayı bir sebeple kesmesi halinin olduğunu, ilk değişimde karterde kaçak olduğu için yenilendiği varsayımı ile tekrar yenilenen yağ karterinin tekrar 2. hadisede de, kısa bir süre sonra değiştirilmesinin teknik olarak izah edilemeyeceği, karterde ya dış darbe yada yağ pompasının parçalanması ile iç darbe oluşmasından kaynaklı olabileceği, sonuç olarak ağır motor bakımı yapılmış bir aracın motorunda oluşan ağır hasarın satış öncesi sebeplere yönlendirilmesi, ayıplı ürün varsayılması teknik olarak izah edilemeyeceğinin belirtildiği gözetildiğinde taraflar arasındaki satışın ayıplı satış işlemi olduğu ispatlamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davanın reddine, ..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin, 18.09.2025 tarihli ve 2025/1361 E., 2025/1555 K. sayılı ilamı ile, dava öncesinde alınan delil tespiti raporu ile mahkemece alınan bilirkişi heyeti raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararını kaldırdığını, ancak mahkemece alınan 13.02.2026 tarihli ek rapor, bu çelişkileri gidermekten uzak olup tamamen varsayımlara dayalı olarak hazırlandığını, hükme esas alınan ek bilirkişi raporunun varsayımlara dayalı olduğunu ve teknik tespit içermediğini, ek raporda, yağ pompasının gövdesinin kırılmasının ancak karterin alttan sert bir darbe alması veya aracın yağlamayı bir sebeple kesmesi ile oluşabileceğinin belirtildiğini, ancak bu hususların ihtimaller üzerinden değerlendirildiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan ve araç üzerinde fiziki olarak yapılan inceleme neticesinde alınan delil tespiti raporunda; ek raporda iddia edilen karter kırılmasına veya yağ pompasının kırıldığına yönelik herhangi bir fiziki tespit veya fotoğrafın yer almadığını, raporda yer alan "Karterde ya dış darbe ya da yağ pompasının parçalanması ile iç darbe oluşmasından kaynaklı olabileceği" şeklindeki ifadelerin kesinlikten uzak, kanaat ve varsayıma dayalı değerlendirmeler olduğunu, hüküm kurmaya elverişli olmayan bu rapora itiraz etmiş olmalarına rağmen , mahkemece bu rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, aracın müvekkili şirket tarafından ... tarihinde satın alındığını ve çok kısa bir süre sonra arıza verdiğini, arızanın bu denli kısa sürede ortaya çıkmasının, aracın teslim tarihinde de ayıplı olduğunu ve bu ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunu açıkça gösterdiğini, ... firmasında yapılan ilk ağır motor bakımında eksantrik zincir seti, yağ pompa zincir seti, yağ karteri, yağlama seti gibi parçaların değiştirildiğini, bu değişimler esnasında yağ pompası zorunlu olarak sökülüp takıldığını, şayet yağ pompasında gözle görülür bir arıza, çatlak veya kırık olsaydı bu durum servis tarafından mutlaka fark edileceğini, yağ pompasının kırılması karter gibi dışarıdan çarpmayla kolayca kırılabilecek bir parça olmayıp, aniden gelişen bir dış darbe neticesi kırılmasının olağan olmadığını, İlk delil tespiti raporunda da açıkça ifade edildiği üzere, hadisenin kaynağı yağ pompasının gövdesinin kırılması ve yağlama yapmaması neticesinde oluşan motor arızası olduğunu, varsayımlara dayalı ve eksik inceleme içeren ek rapora karşı itiraz dilekçelerinde, dosyadaki mevcut fotoğraflar ve dava açılmadan önceki delil tespiti raporu da dikkate alınarak farklı uzman bir bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınmasını talep ettiklerini, yerel mahkemenin bu haklı taleplerini dikkate almayarak, çelişkileri gidermeyen rapor doğrultusunda hatalı karar tesis ettiğini beyan ederek istinaf başvurularının kabulüne, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.04.2026 tarihli, 2025/898 Esas ve 2026/372 Karar sayılı usul ve yasaya aykırı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, yargılama neticesinde davanın kabulüne, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Ayıba karşı tekeffülün zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın ilk delil tespiti raporunda yağ pompasının kırıldığına dair tespit olmadığı ve ek raporun varsayıma dayandığı iddialarının dosya kapsamı ve teknik verilerle açıkça çeliştiğini, arızanın aracın satışından önce olduğu davacı tarafından ispatlanamamış olup haksız davalarının ve istinaf başvurularının reddi gerektiğini, davacının "arızanın kısa sürede ortaya çıkması" ve "bakımda fark edilmeyen yağ pompası hasarı" iddialarının kendi beyanlarıyla çelişmekte olup, müvekkilinin sorumluluğunu ortadan kaldıran mahkeme içi ikrar niteliğinde olduğunu, ilk delil tespiti raporunda yer alan hasar tespiti de bu teknik nedenselliğini ortadan kaldırmadığını, aksine arızanın anlık ve harici etkilerle sonradan oluştuğunu doğruladığını, ağır motor bakımı yapılmış bir aracın motorunda oluşan bu hasarın satış öncesi sebeplere dayandırılmasının teknik olarak mümkün olmadığından, müvekkili yönünden herhangi bir illiyet bağı bulunmayan bu duruma karşı yapılan istinaf başvurularının reddi gerektiğini savunmuştur.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava ayıp dolayısıyla araç tamir bedelinin tahsiline ilişkin açılan davadır.Davacı aracın motorunda gizli ayıp olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.Davalı ise süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, Davalıya ayıpsız şekilde aracı sattığını nitekim 30.10.2021 tarihli ekspertiz raporunda bu durumun belirtildiğini davacının bu durumu bile bile aracı satın aldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının davaya konu aracı ... ... Noterliğinin ... tarihli araç satış sözleşmesi ile 307.000 TL bedelle satın aldığı, devamında ... ... Noterliğinin ... tarihli araç satış sözleşmesi ile dava dışı ... Limited Şirketine 302.000 TL bedelle sattığı, ... ... Noterliğinin ... tarihli ihtarnamesi ile davalıya ayıp ihbarında bulunduğu, 26/01/2022 Tarihinde Ankara Batı 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/8 D.İş dosyası ile delil tespiti yaptırdığı sabittir.Öncelikle davaya konu araç satılmış olunup 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 228/2. maddesi gereğince satılan mal başkasına temlik edilmiş ise, alıcı ayıp nedeniyle bedel iadesini değil, ancak, ancak değerindeki eksiklik karşılığının satış bedelinden indirilmesini isteyebilir. (Yargıtay 3. HD 2024/2710 Esas 2025/2008 Karar) Mahkemece aldırılan 19.02.2025 tarihli kök, 13.02.2026 tarihli ek raporda; 11.12.2021 tarihinde ... isimli iş yerinde yapılan ilk motor bakımında aracın eksantrik zincir seti ve yağ pompa zincir seti, yağ karteri, yağlama seti, yağ basınç valfı, yağ filtresi gibi yağlamayı ilgilendiren parçaların değiştirildiği,Bu değişim esnasında özellikle yağ pompa zincir seti montajında yağ pompası sökülüp takıldığını, bu sırada yağ pompasında bir arıza, çatlak veya kırık olmuş olsa servisin bu durumu mutlaka fark edeceğini, yağ pompası bu bakımda sökülüp takıldığına göre pompanın geçmişinde herhangi bir arızanın olmadığını gösterdiğini, araçta belirtilen yağ pompasının gövdesinin kırılmasının ani gelişen bir olay karşısında meydana gelen bir arıza olduğu araçta gizli bir ayıp bulunmadığının belirtildiği görülmüştür. Dosya kapsamında toplanan delillere, davaya konu ayıbın davacı tarafça 17.01.2022 tarihinde tespit edilmiş olunmasına, aracın ... tarihinde davacıya satılmış olunmasına, somut olayın özelliklerine uygun 19.02.2025 tarihli kök, 13.02.2026 tarihli ek bilirkişi raporlarındaki tespitlere göre davanın reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 17/04/2026 tarih ve 2025/898 E - 2026/372 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/09/2026