Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1675 E. 2026/1124 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1675
Karar No
2026/1124
Karar Tarihi

T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1675 KARAR NO : 2026/1124

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ..........ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : .......... E. sayılı derdest dosyada ..........tarihli ihtiyati tedbir kararına davalı .......... Şirketi vekilinin itirazının reddine dair .......... tarihli ara karar

DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : VEKİLİ : : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Tapu İptali ve Tescil DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ :

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A-)TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI: DAVA: Davacı vekili sunduğu ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin yönetim kurulu başkanının görevini kötüye kullanarak dava konusu .......... ili .......... ilçesi .......... Mevkii .......... ada .......... parsel sayılı taşınmazı, davacı şirketten mal kaçırmak, şirketin aktifini azaltmak böylece şirketi zarara uğratmak kastı ile yine kendisinin yönetim kurulu başkanı olduğu davalı.......... A.Ş.'ye satış gibi göstermek suretiyle rayiç değerinin çok altında bir bedelle muvazaalı olarak devir ettiğini iddia ederek, tapu kaydının iptali ve davacı şirket adına tescilini, olmazsa bedelinin diğer davalıdan tahsiline karar verilmesini, taşınmazın tapu kaydına davalıdır şerhi konulmasını, üçüncü şahıslara devir ve temliki ile ayni ve şahsi hak tesisinin önlenmesi için taşınmazın tapu kaydına teminatsız olarak ihtiyatı tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ..........Şirketi vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ihtiyati tedbir kararı verilen gayrimenkulün mülkiyetini Yargıtay'ca onaylanan mahkeme ilamı ile aldığını, aynı gayrimenkul hakkında aynı taraflarca açılan davada kesin hüküm itirazı bulunduğunu, yargılamanın yenilenmesi anlamına gelen taleplerin ancak ilk hükmü veren mahkemeden süresinde istenilebilecek iken sürenin geçtiğini, iddia edilen muvazaa kendi yöneticisinin muvazaası olup hiç kimsenin kendi muvazaasından hak elde edemeyeceğini, davacının dolandırıldığını iddia ettiği işlemleri ibra ettiğini, ibra edilen işlemlerden zarar oluştuğunun iddia edilemeyeceğini, eldeki davanın derdest olduğunu, davacının dava açma hakkını kötüye kullanarak müvekkilinin mülkiyet haklarını kullanımını geciktirmeye ve bununla şantaj yapmaya çalıştığını, davacının yüz milyonlarca TL olarak değer biçtiği gayrimenkule 100.000 TL teminat ile ihtiyati tedbir konulmasının usul ve yasaya aykırı olduğundan tedbirin kaldırılmasının elzem olduğunu belirterek, davanın reddini ve ihtiyati tedbirin kaldırılmasını savunmuştur. Davalı .......... Şirketi vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin iddialarının, davacıdan alacağı olan ve başvurduğu icra takibi semeresiz kalan alacaklılarca davalı müvekkili şirket ile davacı aleyhine..........1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .......... E. sayılı dosyası ile açılan muvazaa nedeniyle tapu iptal davasında da ileri sürüldüğünü, Mahkemenin.......... tarihli.......... E. .......... K. sayılı hükmü ile müvekkili şirket ile davacı arasında akdolunan ve dava konusu taşınmazın satışına ilişkin 20/05/2016 tarihli tasarrufun muvazaalı olduğu hüküm altına alınıp bu kararın kesinleştiğini, dolayısıyla davacı şirketin davadaki iddia ve talepleri ile davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir. B-) İHTİYATİ TEDBİR KARARI: Mahkemenin ..................... tarihli ara kararı ile; "...Yasadaki açık düzenleme uyarınca tedbir kararı verilebilmesi için, diğer koşulların yanında tedbir talep eden tarafın davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi zorunluluğu vardır. Davacının belirttiği tapu iptal tescil davasının henüz kesinleşmediği anlaşılmakta ise de somut olayda bu aşamada gösterdiği deliller haklılığını yaklaşık olarak ispat için yeterli görülmemekle birlikte taşınmazların yargılama aşamasında el değiştirmesi halinde davacının eldeki dava ile ileri sürdüğü ayni hakları iyiniyetli 3.kişiler karşısında korumasız hale geleceği anlaşıldığından, dava konusu taşınmazın yargılama sonuna kadar el değiştirmemesi için, dava konusu taşınmazın bu aşamada değerinin belli olmadığı anlaşılmakla, davacı vekinin ihtiyati tedbir talebinin dava değeri miktarı olan 100.000,00 TL teminat yatırıldığı takdirde veya 100.000,00 TL değerinde kesin ve süresiz teminat mektubu sunulduğu takdirde kabulüne, taşınmazın davalı .......... A.Ş. (eski unvan .......... A.Ş.) adına kayıtlı olması halinde 3.kişilere devir ve temlikinin, taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak tesisinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir konulmasına, dava konusu taşınmazın tapu kaydına 'davalıdır' şerhi konulmasına yönelik talebin reddine..." karar verildiği görülmüştür. C-)İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ: Davalı .......... A.Ş. (eski unvanı: .......... A.Ş.) vekili yukarıda belirtilen cevap ve tedbire itiraz dilekçeleri ile açıklandığı şekilde ihtiyati tedbir kararının hukuka aykırı belirterek, Mahkemenin ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. D-)İTİRAZIN REDDİNE DAİR (istinafa konu) İNCELEME KONUSU KARARI: Mahkemenin 04/06/2026 tarihli duruşmada değerlendirdiği ......... tarihli ara kararı ile; "...her ne kadar .......... A.Ş. tarafından tedbir kararının kaldırılması talep edilmiş ise de yaklaşık ispat çerçevesinde ihtiyati tedbir kararı verilmekle, ihtiyati tedbir kararının şartlarının varlığını koruduğu gözetilerek, bu aşamada yargılama devam ettiği süreçte ihtiyati tedbire itiraz edenin itirazının reddine..." şeklinde belirtildiği görülmüştür. E-)İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı ..........Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen cevap dilekçesindeki hususları tekrar etmiş ve ilaveten; yakın ispat kuralını yerine getirmeyen davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiğini, davacının bizzat yüz milyonlarca TL değer biçtiği gayrimenkule 100.000,00 TL teminat ile ihtiyati tedbir konulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını aksi kanaatte teminatın makul bir miktara çıkarılmasını talep etmiştir. Davacı vekilinin istinafa cevap dilekçesinde özetle; yukarıda ayrıntılı belirtilen dava dilekçesindeki hususları tekrar etmiş ve ilaveten; davadaki yazılı delillere dayalı iddialarının tamamının, yaklaşık ispatının ötesinde tam ispatının gerçekleşmesi, dava konusu taşınmazın aynının dava ve uyuşmazlık konusu olması ve davanın muvazaa nedeniyle açılan tapu iptal ve tescil davası olması, taşınmazın yargılama sırasında devri halinde davanın konusuz kalacak olması, davacı şirketin dava konusu hakkını elde etmesinin imkansız hale gelme ihtimali ve bu durumda ileride telafisi imkansız zarara ve ayrıca yeni uyuşmazlıklara da sebebiyet vereceğini belirterek, ihtiyati tedbirin devamını, davalının haksız istinafının reddini talep etmiştir. F-) DELİLLER: .......... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .......... E. sayılı derdest dosyada .......... tarihli ihtiyati tedbire itirazın reddine dair ara kararı ve dosya kapsamı. G-) İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, davacı şirketin yönetim kurulu başkanı ile davalı ........... A.Ş. arasında yapılan muvazaalı tapu devir işleminedeniyle tapu kaydının yolsuz tescilinin iptalini, terditli taşınmazın rayiç bedelinin tahsili talebine ilişkindir. Öncelikle belirtmek gerekir ki; ara karar başlığında, davacı ve davalılar olan Şirketlerin mersis yada vergi numaraları, tarafların ve vekillerinin tümünün adresinin yazılmaması, HMK'nın 391.maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir. İstinaf incelemesi, Dairemizce 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Uyuşmazlık, somut olayda sözü edilen dava konusu taşınmaz üzerine 3.kişilere devrin önlenmesine yönelik konulan ihtiyati tedbir kararının isabetli olup olmadığı, belirlenen teminatın yeterli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Davacı Şirket vekili, dava konusu taşınmazın yetkilisi aynı kişi olup muvazaalı şekilde davalı ...... Şirketi'ne devredildiğini belirterek, öncelikle tapu iptali ve tescili olmazsa rayiç bedelin tahsilini talep etmiş, davalı ...... Şirketi vekili davayı kabul etmiş, diğer davalı ise bu uyuşmazlığın daha öncesinde yargılama konusu olduğunu, iddiaların doğru olmadığından davanın reddi ile ihtiyati tedbire ilişkin kanuni şartların oluşmadığını, teminatın düşük olduğundan yükseltilmesi gerektiğini savunmuş, Mahkemece taşınmazın 3.kişilere devrinin önlenmesi bakımından 100.000 TL teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verilmiş, davalı ....... Şirketi vekilince bu karara itiraz edilmiş, Mahkemece duruşmada itirazın reddine karar verilip, bu karara karşı davalı ....... Şirketi vekilince istinafa gelinmiştir. Geçici Hukuki Koruma tedbirlerinden olan "ihtiyati tedbir" 6100 Sayılı HMK'nın 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nın 389.maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 391.maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393.maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usûle yer verilmiştir. HMK’nın 391/3.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına karşı ve HMK'nın 394/5.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararına itiraz hakkında verilen karar karşı kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir. HMK'nın "İhtiyati Tedbirin Şartları" kenar başlıklı 389.maddesinde "(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu maddede ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390.maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuş, "yaklaşık ispat" kavramından bahsedilerek kabul edilmiştir. Yaklaşık ispat durumunda hâkim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Dava konusu terditli taleplerden ilki tapu iptal ve tescile yani; taşınmaz aynına ilişkin olup, dava konusu taşınmazın tapu kaydı, davacı tarafça sunulan bilgi ve belgelerle davacı iddia ve davalı savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazın tapu kaydına, üçüncü kişilere devrinin dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasına ilişkin tedbir istemi yönünden yaklaşık ispat koşullarının oluştuğunun kabul edilmesi gerektiği, tedbir konulmaması hâlinde davacının dava sonunda hakkına kavuşmasının önemli ölçüde zorlaşacağı, buna göre HMK'nın 389.maddesinde belirtilen tedbir koşullarının somut olayda mevcut olduğu; Mahkemece henüz taşınmazın kıymet taktirinin yapılmamış olduğu aşamada ivedilikle karar verilmesi gereken geçici hukuki koruma tedbir ile ilgili olarak yapılan değerlendirme sonucu takdir edilen teminat miktarının ise davanın sonucuna göre davalının olası zararlarını karşılamaktan uzak olmadığı, kıymet takdiri yapıldığında teminat miktarının artırılabileceği, bu hâliyle davalı vekilinin istinafına konu ilk derece mahkemesi ara kararlarında usûl ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı kanaatine Dairemizce varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Mahkemenin ihtiyati tedbire ve itirazın reddine ilişkin ara kararlarının isabetli olduğu anlaşıldığından, davalı ....... Şirketi vekilinin inceleme konusu ilk derece mahkemesi ara kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-(b-1) bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davalı ....... Şirketi vekilinin ............. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ............ E. sayılı derdest dosyada ............tarihli ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-(b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE, Yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının, Hazine'ye gelir kaydına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına, İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Artan istinaf avanslarının, ilk derece mahkemesi tarafından HMK m.333'e uygun iadesine, Karar ilamının, HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/10/2026

Başkan E-imza

Üye E-imza

Üye E-imza

Katip E-imza

Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1675, K. 2026/1124, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1675-e-2026-1124-k-34fa15e81bd3