Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/460 E. 2026/1512 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/460
Karar No
2026/1512
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/460 KARAR NO : 2026/1512

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/10/2023 NUMARASI : 2021/943 Esas - 2023/854 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 05/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/10/2026

Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 31/10/2023 tarih 2021/943 Esas 2023/854 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, 28.01.2019 tarihinde davalı şirketin ZMMS sigortacısı olduğu ... . plakalı aracın karıştığı kazada, araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, %26 oranında iş gücü kaybı yaşadığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığını, zorunlu arabuluculuk kapsamında davalı ... şirketine başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 500,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 25.09.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı istemini 359.500,00 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalı vekili, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının usulüne uygun başvuru şartını yerine getirmediğini, davacının kalıcı maluliyetine neden olan sekel ile dava konusu trafik kazası arasında illiyet bağının bulunmadığını, müvekkili şirketin sigortalının kusuru ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu, ATK Trafik İhtisas Dairesi ve Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamında olmadığını, davacı tarafın kazaya karışan araç içerisinde yolcu pozisyonunda bulunması sebebiyle tazminata hükmedilmesi halinde hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; Ege Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 23.08.2022 tarihli raporda, davacının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında kaza nedeniyle %8 oranında sürekli iş göremezliğinin oluştuğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 ay olduğu; trafik bilirkişi tarafından düzenlenen 23.03.2022 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı sigortalı kamyonet sürücüsünün kazanın oluşumunda etken olduğu, araçta yolcu olarak bulunan davacının kusurunun bulunmadığı, aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen 18.05.2023 tarihli raporda davacının geçici iş göremezlik zararının 12.125,40 TL, sürekli iş göremezlik zararının 422.283,72 TL olduğu yönünde görüş bildirildiği; SGK yazılarından davacı tarafa dava konusu kaza nedeniyle geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı, sürekli iş göremezlik geliri bağlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 359.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 360.000,00 TL maddi tazminatın davalı şirketten dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davacı hakkında düzenlenen maluliyet raporlarının hatalı yönetmeliğe göre düzenlendiğini, yetkili merci olan ATK 3. İhtisas Dairesi tarafından maluliyet oranının tespiti gerektiğini, müvekkili şirket tarafından alınan mütalaada tedavi sürecinin tamamlanmamış olması sebebiyle maluliyet tespiti yapılamayacağının tespit edildiğini, çelişkinin giderilmesi için ATK'dan rapor alınması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, kusur oranlarının ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacının kaza tarihinde çalışıp çalışmadığının belirlenmediğini, davacının kaza tarihinde aktif gelir elde etmediği takdirde bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğini, müvekkil şirketin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, 6111 Sayılı Kanun gereğince geçici iş göremezliğe ilişkin taleplerin tedavi giderleri altında Trafik Sigortası kapsamında SGK’nın sorumluluğunda olduğunu, haksız eylem sonucu yaralanma ve maluliyet sebebiyle yapılacak başvurularda, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi ile haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zararın belirlenmesi ve ona göre tazminata hükmedilmesi gerektiğini, Hazine Müşteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı tarafından hesaplamaların yapılması gerektiğini, destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık hallerinde tazminat hesaplamasında TRH-2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması ve hesaplamanın progresif rant yöntemi yerine aktüeryal yöntemlerle yapılması gerektiğini, davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, bu husus kaza tespit tutanağında belirlenemediğini, davacının yaralandığı bölgeler değerlendirildiğinde kaza sırasında emniyet kemeri kullanılmadığının anlaşıldığını, davacının içinde bulunduğu araçta herhangi bir ivaz karşılığı bulunup, bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, hatır taşıması mevcut olduğunun tespiti halinde, tazminat miktarından hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle davacının yolcu olarak bulunduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Hatır taşıması, bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Hatır taşıması savunması defi niteliğinde olup, süresinde verilecek cevap dilekçesi ile ileri sürülmelidir. Hatır taşıması, sigorta teminatı kapsamında ise de, hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nin 51. maddesi (818 sayılı BK. 43. maddesi) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır taşımasının varlığı halinde ancak hatırı taşıması yapan lehine tazminattan indirim söz konusu olabilir. (Yargıtay 17. HD 01.12.2020 tarih ve 2019/3044 E. 2020/7926 K. sayılı ilamı) Somut olayda, davacı, davalı ... şirketinin sigortalısı.... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu sırada kaza gerçekleşmiş, aracın sigortacısı olan davalı tarafça cevap dilekçesinde hatır taşıması indirimi uygulanması yönünde savunma ileri sürüldüğü halde ilk derece mahkemesince taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartları gözönüne alınarak araştırma ve inceleme yapılması, TBK'nın 51. maddesi hükmüne göre tazminattan indirim yapılıp yapılmayacağının karar yerinde tartışılması, sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 31.10.2023 tarih ve 2021/943 Esas 2023/854 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.05/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/460, K. 2026/1512, T. 05.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-460-e-2026-1512-k-3868dcad2cc3