Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/443 E. 2026/1517 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/443
Karar No
2026/1517
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/443 KARAR NO : 2026/1517

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.12.2023 NUMARASI : 2022/541 E. - 2023/960 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 05.10.2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 05.10.2026

Muğla 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.12.2023 tarih 2022/541 E. - 2023/960 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, 06.10.2020 tarihinde içme suyu isale hattında meydana gelen patlama sonucunda davacı şirket tarafından işyeri sigorta poliçesi ile sigortalanan dava dışı sigortalı ... Şti.'ye ait iş yerini su bastığını, makine ekipmanları, elektronik cihazlar, elektrik ve tesisat malzemeleri ile mobilyaların zarar gördüğünü, sigortalıya 08.12.2020 tarihinde 109.373,32 TL hasar tazminatı ödendiğini, hasara neden olan içme suyu boru hattının davalı ....'nin sorumluluğunda olduğunu, 15.12.2011 tarihli Bodrum Acil İçmesuyu Tesisleri İnşaatı Devir Teslim Protokolü kapsamında riziko adresinde içme suyu boru hattının işletim hakkının davalı ....'ye devredildiğini, davalı kuruma 17.12.2020 tarihli yazı gönderildiğini, ancak davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, 109.373,32 TL hasar tazminatının ödeme tarihi olan 08.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, 6360 Sayılı Yasanın “Büyükşehir Belediyesi Kurulması ve Sınırlarının Belirlenmesi” başlığı altındaki 1. maddesinin 1. fıkrası doğrultusunda Muğla ilinin büyükşehire dönüştüğünü, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığının kurulması ile birlikte, müvekkili idarenin 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İSKİ) Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanununun ek 5 ve geçici 10. maddeleri uyarınca; 31.03.2014 tarihinde kurulduğunu, müvekkili idarenin kurulması ile birlikte Muğla il mülki sınırları içindeki su ve kanalizasyon hizmetlerinin müvekkili idare tarafından yürütülmeye başlandığını, dava konusu zararın oluşmasına sebep olan patlamanın .... Müdürlüğü ile mülga Bodrum Yarımadası Belediyeler Birliği ve Bodrum Belediye Başkanlığı arasında, 21.02.2001 gün, 2001/2136 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak 07.12.2001 tarihinde imzalanan “Bodrum İlçesi ile Çevre Belediyelere İçme Kullanma ve Endüstri Suyu Temini İle İlgili Protokol” doğrultusunda, ... tarafından imal edilen ana ishale hattında meydana geldiğini, “Bodrum Yarımadası Acil İçme Suyu Projesi” kapsamındaki içme suyu tesisleri ve ishale hatlarının işletilmesinin, yazılı işletme talimatları ile birlikte işletilmek üzere 17.12.2011 tarihinde tanzim edilen 08.12.2011 tarihinde onaylanan devir teslim protokolü ile mülga Bodrum Yarımadası Belediyeler Birliğine; müvekkili idarenin 31.03.2014 tarihinde kurulması ile birlikte de ....’ye devredildiğini, müvekkili idarenin proje kapsamında yapılan imalatları kontrol etme imkanı olmadan, hattın işletmesini devralmak zorunda kaldığını ve işletme prosedürüne uyarak işletmeye başladığını,... tarafından ihalesi yapılan isale hattının kesin kabul işlemlerinin yapılıp yapılmadığına dair,.... tarafından müvekkili idareye herhangi bir resmi bilgi verilmediğini, idarenin sunduğu hizmet sırasında kendi eylem ve işlemlerinden kaynaklanan zarardan sorumlu olduğunu, isale hattındaki patlamanın işletme hatasından değil imalat hatasından kaynaklandığını, ...'nin isale hattı imalatının ihalesini, 1053 sayılı Kanunun 2. maddesi ve 10. maddesi 1. fıkrası uyarınca yaptığı, ihaleyi yapan idarenin hattın yapımında kullanılacak boru cinsinin doğru seçilmesi, imalatlarının usulüne ve tekniğine uygun yapılıp yapılmadığını denetlenmesi, imalat sırasındaki yataklama, gömlekleme gibi iş ve işlemlerin toprağın yapısına, coğrafi şartlara uygun olarak döşenip döşenmediğinin denetim kontrol sorumluluğunun bulunduğunu, isale hattının imalatının 3. kişiye ihale edilerek yaptırılmasının ....'nin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, dava konusu zararın meydana gelmesine sebep olan isale hattındaki patlamanın da işletme hatasından değil imalat hatasından kaynaklandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; inşaat mühendisi, makine mühendisi ve ikinci el eşya alım satım uzmanından oluşan heyetten alınan bilirkişi raporunda, dava dışı sigortalı şirkette dava konusu patlama nedeniyle meydana gelen zararın 295.361,96 TL olarak hesaplandığı yönünde görüş bildirildiği, davalı vekili davaya konu edilen hasara ilişkin sorumluluklarının bulunmadığını iddia etmiş ise de, 31.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun gereği Muğla Belediyesinin Büyükşehir Belediyesine dönüşmesi neticesinde tesislerle ilgili işletme ve tüm sorumluluğun Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yer alan davalı ....'ye geçtiği, devir teslim protokolünün hususi hükümler başlıklı 5. maddesinin g bendi uyarınca isale hattı dahil olmak üzere proje kapsamındaki tüm müştemilatın emniyet, korunma, bakım, onarım ve işletilmesi görev ve sorumluluğunun devir tarihi olan 15.12.2011 tarihinden itibaren BİRLİK'e dolayısıyla davalı ....'ye ait olduğu, projeye ilişkin tesislerin devrinin gerçekleştirildiği 2011 yılından sonra bakım, onarım ve işletme sorumluluğunun mülga Bodrum Belediyeler Birliği, 2014 yılı sonrasında ise davalı ...'nin uhdesine geçtiği, davaya konu olay sonucu oluşan hasarın 295.361,96 TL olduğu, davacının sigortalısına 08.12.2020 tarihinde 109.373,32 TL ödediğinin dosyada mevcut belge ve evraklardan anlaşılmakta olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 109.373,32 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, dava konusu hattın imalatının ihalesinin ... . tarafından yapıldığını,....'nin müvekkili kurumun yüklenicisi olmadığını, ....'nin bir kamu kurumu olduğunu, yaptığı iş ve işlemlerden kusuru doğrultusunda sorumlu olduğunu, ihaleyi yapan idarenin hattın yapımında kullanılacak boru cinsisinin doğru seçilmesi, imalatlarının usulüne ve tekniğine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesi, imalat sırasındaki yataklama, gömlekleme gibi iş ve işlemlerin toprağın yapısına, coğrafi şartlara uygun olarak döşenip döşenmediğinin denetim kontrol sorumluluğunun bulunduğunu, isale hattının yapım aşamasında, şebeke borularının yörenin koşullarına uygun olarak seçilmesi, imalat sırasındaki yataklama, gömlekleme gibi işlerin toprağın yapısına, coğrafi şartlara uygun olarak döşenmesi ve bu hususların denetlemesi gerektiğini, müvekkili idare tarafından işleten sıfatı nedeniyle su arzının devamlılığının sağlanması için borularda meydana gelen patlakların onarımının zaten yapılmakta olduğunu, ancak imalat hatasından kaynaklanan durumlarda yer altına döşenmiş olan hattın hangi noktasının teknik usullere aykırı yapıldığının tespitinin mümkün olmadığını, hattın .... tarafından verilen işletme el kitabına göre işletildiğini, bilirkişi raporunda olayın imalat hatasından kaynaklandığının tespit edildiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, rücuen tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 6102 Sayılı TTK'nın “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. Sigortalının zararını poliçe kapsamında ödeyip ona halef olan sigorta şirketi zarar sorumlularına karşı akdi ya da kanundan doğan talep haklarını, halefiyet kuralı gereğince ileri sürebilir. Davacı, dava dışı sigortalıların maliki ve kiracısı olduğu otelde meydana gelen su baskını sonucu oluşan zarar nedeniyle sigortalılara yapılan ödemelerin halefiyet ilkesi kapsamında davalıdan tahsilini talep etmiştir. Her ne kadar davalı tarafça zararın oluşmasına sebep olan patlamanın ihbar olunan .... tarafından Bodrum Yarımadası acil içme suyu projesi kapsamında imal edilen hat üzerinde meydana geldiği,....'nin kurulması ile birlikte de Bodrum Yarımadası Acil içme suyu projesi kapsamındaki içme suyu tesisleri ve ishale hatlarının işletilmesinin ....'ye devredildiği, 6360 sayılı Kanun doğrultusunda, yeni kurulan idarenin söz konusu proje kapsamında yapılan imalatları kontrol etme imkanı olmadan, hattın işletmesini devralmak zorunda kaldığı,....'nin kuruluşundan itibaren günümüze kadar söz konusu proje kapsamında yapılan isale hattında pek çok patlama yaşandığı, zarardan hattı yaptıran ...nin sorumlu olduğu savunulmuş ise de, zarar tarihi itibariyle söz konusu su isale hattını işleten davalı .... olup hasarın meydana geliş şekli itibariyle dava dışı bina sahibine atfı kabil kusur bulunmayıp tamamen hattın olması gerektiği gibi yapılmamasının bu ve benzeri şekilde Bodrum ilçesinde çok sayıda su patlamasına sebep olduğu, davalı tarafça da bu hususun ikrar edildiği, zararın su isale hattının patlaması ile gerçekleştiği, zarar tarihi itibariyle söz konusu hattın işleteni olan davalı ....'nin zararın tümünden sorumlu olduğu, ihbar olunan .... tarafından hattın olması gerektiği gibi yaptırılmadığı ve o haliyle devralmak zorunda kaldıkları savunmasının ise ....ile davalı .... arasındaki bir sorun olduğu, zarara uğrayan ve onun halefi olan sigortacıyı bağlamayacağı, sigortacı bilirkişinin belirlediği kusur oranı da bu nedenle davalı... ve .... arasındaki iç ilişki açısından dikkate alınabileceği, bu nedenle davalı sigortacının ödemek zorunda kaldığı zararın tümünden sorumlu olduğu, sigortacının hasara sebep olandan zararı ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile talep edebileceği değerlendirilerek, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 7.471,29 TL'den peşin alınan 1.867,25 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.604,04 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 05.10.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/443, K. 2026/1517, T. 05.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-443-e-2026-1517-k-ff14e6597743