İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/791 E. 2026/701 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/791
Karar No
2026/701
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/791 Esas KARAR NO : 2026/701

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 05/08/2026 KARAR TARİHİ : 20/08/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete kasko sigortalı ... plakalı aracın ... tarihinde seyir halindeyken ... plakalı aracın çarpması sonucu çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği, yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda müvekkil şirket tarafından sigortalı araç için ... TL hasar ödemesi yapıldığı, davalı tarafın %100 kusurlu olması nedeniyle ödenen bedelden kusuru oranında sorumlu olduğu, müvekkil sigorta şirketinin sigortalısına yaptığı ödeme nedeniyle Türk Ticaret Kanunu uyarınca halefiyet hakkı kazandığı ve sigortalının haklarına halef olarak kusurlu üçüncü kişiye başvurma hakkına sahip olduğu, ayrıca TTK’nın 1472. maddesi uyarınca sigortalının rücu haklarının müvekkil şirkete devredildiği, bu kapsamda davalı hakkında Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı dosyası üzerinden ... TL asıl alacak ve ferileri için icra takibi başlatıldığı, davalının haksız şekilde takibe itiraz ederek takibi durdurduğu, taraflar arasında arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığı, bu nedenle icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesinin gerektiği, itirazın iptalini, takibin devamını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden temin edilerek incelenmiştir. Davalının 2025 yılından bahisle tacir araştırması için ilgili Vergi Dairesine, Esnaf ve Sanatkarlar Odasına ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkereler yazılmış, gelen cevabi yazılar dosya arasına alınmıştır. Dava, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Davacının sigortalısı şirket olup tacir olduğu açık ise de, uyuşmazlığın diğer tarafı olan davalının ticaret odasına kayıtlı olmadığı, ticari faaliyeti olmadığı, potansiyel mükellef kaydı bulunduğu, özetle cevabi yazılara göre tacir olmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2. maddesine göre dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Somut olayımıza gelince dava dilekçesi ekinde sunulan kasko sigortası poliçesine göre sigortalının dava dışı ... Şti. olduğu, davacı sigortalının sigortalısı şirkete halef olarak davalıya karşı açtığı davada, davalının tacir olmadığı, somut olayda sigortacının kendi sigortalısına karşı açtığı sigorta sözleşmesinden kaynaklanan bir uyuşmazlığın da bulunmadığı bu durumda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2. maddesi uyarınca görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmış, aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK.nun 114/1-c ve 115/ 2 maddesi uyarınca usulden REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin ANTALYA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna, 3-Karar kesinleştiğinde ve HMK.nun 20. maddesi uyarınca kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde, dosyanın görevli Antalya Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına, 4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemece değerlendirilmesine, Dair tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi.20/08/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/791, K. 2026/701, T. 20.08.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-791-e-2026-701-k-ac1250e14d0b