İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/330 E. 2026/72 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/330
- Karar No
- 2026/72
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 30. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/330 Esas KARAR NO :2026/72
DAVA : İstirdat ( Sebepsiz Zenginleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/10/2024 KARAR TARİHİ : 17/09/2026
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız .... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İstirdat ( Sebepsiz Zenginleşmeden Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / DAVA/TALEP ; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı ... ... ... ve ... Tic. A.Ş. tarafından .... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. sayılı dosyası ile ... ... San. Ve Tic. A.Ş. ve ... aleyhine başlatılan icra takibi kapsamında, 27.05.2024 tarihinde müvekkil şirketin depo olarak kullandığı ... Mahallesi ... Sokak No: 39 .../... adresinde borçlu şirket ile hiçbir ilgisi bulunmamasına rağmen istihkaklı haciz işlemi gerçekleştirildiğini, .... İcra Hukuk Mahkemesi 2024/... E. ve 2024/... K. sayılı kararı ile takibin devamına karar verilmesi üzerine müvekkil şirkete ait ... modeli ... seri nolu 2022 üretim yılı ... torna makinesinin haczine ilişkin işlem yapıldığını, müvekkil şirketin daha fazla hak kaybına uğramaması adına .... İcra Hukuk Mahkemesi 2024/... E. sayılı dosya ile açılan ihtiyati tedbir talepli istihkak davasının 25/06/2024 tarihli tensip zaptı ile reddedildiğini, cebri icra tehdidi altında müvekkil şirketin borçlu olmadığı icra borcunu ödemek zorunda kaldığını, haciz yapılan adresin borçlu şirketin ticaret sicil adresi olmadığını, müvekkil şirket ile borçlu şirket arasında hiçbir organik bağ veya ticari ilişki bulunmadığını, haczedilen menkul malın müvekkil şirkete ait olduğunu, borçlu şirketin tek ortağı olan ...'in eşi ...'in müvekkil şirkette sadece sigortalı çalışan olduğunu, haciz tutanağında makinenin bakım sorumlusunun ... olduğunun belirtilmesinin mülkiyet karinesi teşkil etmeyeceğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca şirket ortağının şahsi borcu nedeniyle şirkete ait malvarlığının haczedilmesinin usulsüz olduğunu, taraflar tacir olduğundan İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu 2024/... sayılı dosya ile arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını belirterek, cebri icra tehdidi altında ödenen tutarın istirdadını talep ve dava etmiştir. CEVAP/TALEP ; Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacı şirket ile ... Makine arasında organik bağ bulunduğunu, .... İcra Müdürlüğü 2023/... E. sayılı icra dosyasından borçlu ... Makine aleyhine takip başlatıldığını, ... İcra Müdürlüğü 2024/... talimat sayılı dosyasından 27/05/2024 tarihinde Mollafenari, 4010. Sokak No: 39, .../... adresinde haciz yapılarak menkullerin ... ... yediemin sıfatıyla teslim edildiğini, Devamında .... İcra Hukuk Mahkemesi 2024/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararı ile istihkak iddiasının reddine karar verildiğini, .... İcra Hukuk Mahkemesi 2024/... E. sayılı istihkak davasında ihtiyati tedbir talebinin reddedildiğini, haciz mahallinde ...'in hazır bulunduğunu, ... Makine'nin fiili sahibi ve yöneticisinin ... olduğunu, iş yerindeki belgede ... isminin ve fotoğrafının görüldüğünü, web sitesinde firma yetkilisi olarak ...'in, e-posta adresi olarak ...@.... com adresinin ve ... numarasının yazılı olduğunu, borçlunun sosyal medya paylaşımlarında firma yetkilisi olduğuna dair bilgiler bulunduğunu, borçlunun ... Makina çalışanı olduğu iddiasının aksine ... adresini paylaştığını, mal kaçırmak amacıyla muvazaalı işlem yapıldığından davacının istirdat davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, müvekkil şirket ile dava dışı ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan 14/03/2023 tarihli, ... numaralı, 2.360-USD bedelli sipariş formu doğrultusunda ticari iş ilişkisi kurulduğunu, davacı tarafından 14/03/2023 düzenleme tarihli, 30/06/2023 vade tarihli ve 2.360-USD bedelli senedin teslim edildiğini, senedin ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. sayılı dosyası ile kambiyo senedine istinaden icra takibi başlatıldığını belirterek haksız davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, .... İcra Dairesi'nin 2023/... sayılı dosyası, ... İcra Dairesi 2024/... talimat dosyası ve haciz tutanağı, Tahsilat Makbuzu, ... İcra Dairesi 2018/... talimat dosyası, ....İcra Hukuk Mah.2024/... esas sayılı dosyası, .../... Sosyal Güvenlik Kurumu Kayıtları, ...Ticaret Sicil Müdürlüğü Kayıtları, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü Kayıtları, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü Kayıtları, Fatura, ...'e ilişkin sosyal medya görüntüleri, Tanık Beyanları,Yemin, dosyadaki sair bilgi ve belgeler. TANIK (Davacı tanığı) ...; Ben davacı şirkette 2023 yılından bu yana ve halen muhasebe finans sorumlusu olarak çalışırım, biz anahtar teslimi makine üretimi yapıyoruz, bizim şirketin ... adresine tek davalı şirket adına hacze gelindi bu haciz sırasında da torna makinesi haczedildi, bu haciz nedeniyle bizim şirket borcu, borcu olmadığı halde ödemek zorunda kaldı, çünkü ödeme yapmazsanız makineyi götüreceğiz demişlerdi, ... Makine ... A.Ş ile biz şirket olarak birkaç defa çalışmıştık, bu şirketin sahibini bilmiyorum ancak ... isimli kişi bizim şirkette SGK lı işçi olarak 4-4,5 ay çalışmıştı, hacze gelinen tarihi şuan hatırlamıyorum ama o tarihte bizim şirkette çalışıyordu, davacı şirket ile ... makine arasında fiili ve hukuki bir bağlantı yoktur, ancak bazı projelerde ortak iş yapmış onlardan destek almış olabiliriz bu şirketlerin ortaklık yapısı da tamamen farklıdır, ancak eskiden ... makinenin de bizim yaptığımız işleri yapmış bir süre sonra ekonomik olarak zora girdiği için sahibi ... aynı sektör olduğu için bizim şirkette çalışmaya başlamıştı, daha sonra bu tür borçları yüzünden bizim şirkete de borcu bulunduğundan bizim şirketten de ayrılmak durumunda kalmıştır. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Bizim şirketin ... makine A.Ş ye finans sorumlusu olarak ifade etmek isterim ki hiçbir borcu yoktur, haciz baskısı altında bu borcu ödemek zorunda kalmıştık. ' şeklinde beyanda bulunmuştur. TANIK (Davacı tanığı) ...;Ben davacı şirkette satın alma ve lojistik şefi olarak çalışırım, şirketin resmi merkezi ... dir ancak ... de faaliyet göstermektedir, otomasyon makineleri üretim işi yapıyoruz, davalı şirket adına ... Makine A.Ş nin borcu için bizim şirketin Gebzedeki adresine hacze gelindi, ... makinelerin sahibi ... isimli kişidir, bu kişi 4 ay süre ile bizde işçi olarak çalışmıştı, bunun için bize hacze gelinmişti ancak ... makine ile ... makinenin hiçbir fiili ve hukuki bağlantısı yoktur, bunlar tamamen farklı şirketlerdir, sahipleri de farklıdır, biz hacze gelindiği için şirket olarak parayı ödemek zorunda kalmıştık, ancak daha sonra şirket bu davayı açarak buna itiraz etti. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. ' şeklinde beyanda bulunmuştur. TANIK (Davalı tanığı) ... ... - ... doğumlu , Ben davalı vekili Av. ... ile birlikte kendisini mesleki faaliyetlerinde zaman zaman ona icra dosyalarının çözümü konusunda yardımcı oluyorum, bu olayda da müvekkili ... ... ... A.Ş isimli şirketin ... ... ... A.Ş isimli şirketten ve ortağı ... bir icra dosyası üzerinden alacağı bulunuyordu, ben de bu alacağın tahsili için araştırma yapıyordum, bu araştırmalarım sırasında ... in davacı ... isimli şirketin ... deki atolyesinde çalıştığını tespit ettim, ayrıca ... Makine A.Ş isimli şirketin de aslında ... Makine A.Ş bünyesinde iş yaptığını öğrendim, bu firmalar aslında aynı adreste fiilen faaliyet gösteriyolardı, sahibi Hüseyin de fiilen orada çalışıyordu, bu nedenle ben alacaklı vekili adına adrese hacze gittim, haciz sırasında ... de oradaydı, zaten atolye makine üretiyordu, biz orada bir makine haczettik, istihkak iddiasında bulundular daha sonra biz icra hukuktan takibin devamı yönünde karar aldık, daha sonra dosyayı ödeyerek infaz ettiler, bütün mesele bundan ibarettir, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. ' şeklinde beyanda bulunmuştur. İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI: Dava, 6098 Sayılı TBK 'nin 77.vd maddeleri gereğince haciz baskısı nedeniyle ödenen paranın istirdatı istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada tensip zaptı hazırlanarak taraf vekillerine davetiye gönderilerek usulüne uygun olarak tebliği sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelemeye tabi dava şartı arabuluculuk son tutanağı ve HMK'nin 114. maddesinde sayılan genel ve özel nitelikteki dava şartları, yargı harçları ve taraf sıfatı gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesi suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve işbu dava yönünden zorunlu nitelikte olduğu anlaşılan arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sebep ve sonuçları açıklanarak sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin beyanlarına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek aşamalarda delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin usule ve esasa ilişkin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere ve yargısal uygulamaya kısaca değinmekte yarar vardır. Sebepsiz zenginleşme, haklı bir neden olmaksızın bir kimsenin malvarlığının başka bir kimsenin malvarlığı aleyhine çoğalmasıdır. Sebepsiz zenginleşme davası, haksız olarak başkasının mal varlığından veya emeğinden zenginleşen kimsenin, bu zenginleşmeyi geri vermesi amacını taşır. Bu şekilde, hukuki değerler arasında bozulmuş olan denge yeniden tesis edilmiş olur. Sebepsiz zenginleşme 6098 sayılı TBK'nin 77-82. maddeleri arasında düzenlenmiştir. TBK'nin 77/I maddesinde “Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlü olacağı” 77/II maddesinde de "Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur, şeklinde ifade edilmiştir. Zenginleşen kimsenin malvarlığının, herhangi bir mal edinmeden de artış göstermesi ve malvarlığının azalması gerekirken haklı bir sebebe dayanmadan azalmayıp mevcut durumunu muhafaza ettirmesi de madde hükmünde ifade edildiği üzere sebepsiz zenginleşme sayılmaktadır. Davanın sebebi sebepsiz zenginleşme olmakla kural olarak, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Temerrüt ya bir ihtar ile ya da dava açılması suretiyle gerçekleşir. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez. (BK.m.101/1, TBK.m.117/1) Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin bir ihtar ile ya da aleyhine bir takip ya da dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlememektedir. Sebepsiz zenginleşmede ise sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak, sebepsiz zenginleşmenin iyi niyetli olduğu hallerde temerrüt için bildirim şarttır. (TBK.m.117/2) Yukarıdan beri açıklanan hususlar, gösterilen yasal düzenlemeler ve yapılan yargılamaya göre somut olaya baktığımızda; .... İcra Dairesi'nin 2023/... sayılı dosyasından gönderilen talimat gereğince ... İcra Dairesi'nin 2024/... Talimat dosyası üzerinden davacının adresinde/ iş yerinde 27/05/2024 tarihinde yapılan haciz işlemine bağlı olarak davacının dava konusu parayı anılan haciz tutanağına geçirilen itirazlara göre baskısı altında icra dosyasına 26/06/2024 tarihinde haciz tehdidi altında itirazı kaydıyla ödediği sabit görülmüştür. Böylece olayın takipte üçüncü kişinin, alacaklının sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı olarak açılan istirdat davası niteliğinde olduğu ve tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerin bulunduğu kabul edilmiştir. (Bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10/02/2022 tarihli 2022/3-80 Esas-2022/107 Karar sayılı kararı) Bu kabulden hareketle mahkememizce toplanan deliller, özellikle dinlenen tanık beyanları, SGK kaydı ve davacının adresinde yapılan haciz işleminde haczedilen makineye ilişkin faturaya göre dosyanını asıl borçlusu ... ... Otomosyon Sanayi ve Ticaret A.Ş.ve ... ile davacı şirket arasınında organik bir ilişki bulunmadığı, yalnızca ...'in, SGK kaydından ve önceki maaş haczi işleminden ve bilumum beyanlardan anlaşıldığı üzere davacı şirkette yalnızca işçi statüsünde çalıştığı anlaşılmıştır. Buna göre bir işçinin veya onun şirketinin borçlarından dolayı işçi olarak çalıştığı şirkette haciz işlemi yapılmasına yasal olanak bulunmadığı gibi haciz sebep ve baskısı altında ödenen paranın da sebepsiz zenginleşme teşkil edeceğinden iade edilmesi gerektiği tespit ve tayin edilmiştir. Ne var ki, davalı taraf cevap dilekçesinde yemin deliline de dayanmıştır. Bilindiği üzere yemin delili 6100 sayılı HMK'nin 225 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Yemin kesin delillerdendir. Yemin deliline dayanan taraf iddia veya savunmasını diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; mahkeme yemin teklif etmek hakkı bulunduğunu istek ve ispat sahibine hatırlatmakla yükümlüdür. Bu kapsamda mahkememizce davalı tarafa karşı ispat hakkı kapsamında yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış; usulüne uygun olarak yapılan işlemler sonucunda davacı şirket temsilcisi ... ... tarafından duruşmada davalının borçlu ... ile davacı şirketin işçi-işveren ilişkisi dışında hukuki ve fiili bir bağlantısı olmadığına ilişkin yemin eda ve yeminde sebat edilmiştir. Binaenaleyh, yargılamaya hakim olan ilkeler, özellikle taleple bağlılık ilkesi nezdinde TBK'nin 77 vd maddeleri temelinde, TMK'nin 6. HMK'nin 190, 225.vd maddeleri nazarında usulüne uygun olarak ispat edilen davanın kabulü ile .... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı dosyasına davacı şirket tarafından yatırılan 111.363,77 TL'nin davalıdan istirdadı ile davacıya itasına karar verilmiştir. (AY- 9, 36 ,138, 141, TMK- 1/1, 2, 6, TBK,1 vd, 77 VD. 117/1, TTK- 3, 12, 16/1,18/1,2,19/1, HMK- 25, 26, 27, 29, 30, 31, 33, 146, 187/1, 190,191, 198, 225 vd. 320, 321,322 ) 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden 326/1. maddesi gereğince aleyhinde hüküm verilen davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın kabulü ile .... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı dosyasına davacı şirket tarafından yatırılan 111.363,77 TL'nin davalıdan istirdadı ile davacıya itasına, 2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.607,25,00TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 1.901,82 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 5.705,43 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 1.901,82 TL peşin harç, 340,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.669,42 TL yargılama giderinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, ... ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/09/2026
Kâtip ... e-imzalıdır
Hâkim ... e-imzalıdır