Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/149 E. 2026/949 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/149
- Karar No
- 2026/949
- Karar Tarihi
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/149 Esas 2026/949 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/149 KARAR NO : 2026/949
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/12/2022 (Karar) - 20/06/2023 (Ek Karar) NUMARASI : 2007/424 Esas 2022/945 Karar DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 24/12/2003 KARAR TARİHİ : 13/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2026
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin asıl ve karşı dava ile birleşen davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle asıl davada bir kısım davalılar hakkındaki davanın reddine, bir kısım davalılar hakkındaki davanın zaman aşımı nedeniyle reddine, diğer hakkındaki davanın kabulüne, karşı davanın kabulüne, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ... ve davalı - birleşen dosyada davacı ... vekili ile davacı/karşı davalı-birleşen dosyada davalı banka vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulduğu, davalı ... ve davalı - birleşen dosyada davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ek karar verildiği, ek karara karşı davalı ... ve davalı - birleşen dosyada davacı ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın ... Şubesi personeli ...'ın müşteri hesapları üzerinden zimmet eylemi gerçekleştirmesi nedeni ile 9.Ağır Ceza Mahkemesince tutuklandığı, zimmet eyleminin banka müfettişlerince araştırılması sonucunda davalı olarak gösterilen banka müşterilerinin hesaplarına usulsüz olarak para yatırıldığının tespit edildiğini, bu işlemlerin personel ... tarafından yapılmasının yanı sıra müşterilerin de hesaplarındaki bakiyeleri bilmedikleri, teftiş raporunda tespit edilen fazla ödemelere ilişkin davalı itirazlarının yerinde olmadığı, düzenlenen 03.05.2002-1 (İ), 03.05.2002 (K) sayılı teftiş raporları kapsamında her bir müşteri açısından fazla yapılan ödeme tutarının tespit edildiği belirtilerek her bir davalı müşteri için gösterilen tutarların davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankanın ...'nde 1995 yılında ... no'lu vadeli mevduat hesabı açtırdığını, daha sonra bu hesabın yatırım hesabına dönüştürüldüğünü, banka şubesinde şef yardımcısı olarak çalışan ...'ın, haberi olmadan sahte imza atmak, sahte havale emirleri düzenlemek, başka hesaplara aktarma yapmak gibi yollarla müvekkilinin hesabından 12.386.000.000-TL'yi zimmetine geçirdiğini, davacının zararının bankaca karşılanmadığını ...'ın düzenlediği sahte belgelere dayanılarak, aleyhine 21.9286.578.680-TL.sının ödenmesi isteğiyle alacak davası açıldığını, davacı aleyhine açılan dava halen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/777 esas sayısında derdest bulunduğunu, bilirkişi raporlarında belirlenen zararın banka tarafından karşılanması gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 12.386.000.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranda reeskont faizi ile birlikte davalı bankadan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında dava dilekçesindeki faiz türüne ilişkin talebini avans faizi olarak ıslah etmiştir. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, bu sebeple davanin öncelikle zamanaşımı yönünden reddini, davacı Bankanın ... Şubesinde vadeli Türk Lirasi hesabi açtırdığını, bu hesaba birkaç kere para yatirdiktan sonra da yatırdığı parayı işlemiş olan faizi ile birlikte çekerek bu hesabı kapattığını, davacı bankaca dava dilekçesinde iddia ve talep edildigi uzere yatirmiş oldugu ve bu paraya o donemde işlemiş olan faizi dışında fazla ve haksız bir para almadığını, fazla ödemeyi kabul anlamina gelmemekle beraber şayet fazla odeme var ise davacının faiz talebini de kabul etmediklerini, haksız davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinden istenilen paranın bir hatadan kaynaklandığının anlaşılamadığını, davacının hesaplarda hatalar meydana geldiğini belirttiğini ancak dilekçede olayların nasıl meydana geldiğini ve hesaplardaki hataların nasıl oluştuğuna dair bir kanıt ve açıklığın olmadığını, bir alacak söz konusu olsa bile, temerrüt olmadığı için faiz yürütülmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın, haksız eylem sorumluluğuna dayanılarak mı yoksa sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca mı açıldığı dava dilekçesinden anlaşılamadığını ancak bilindiği gibi BK.nun 60 ve 66'nci maddelerine göre, haksiz eylemden ve sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak davalarında zamanaşımı suresinin bir yil olduğunu her ikisinde de bu süre zararın ve zarara neden olanlarin öğrenilme tarihinde başladığını, zamanaşımı süresi geçirildikten sonra açılan ve haklı nedenlere dayanmayan davanın reddini istemiştir. Davalı karşı davacı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 28.07.1999 tarihinden bugüne kadar davacı banka ile çalışarak ve parasını bankada muhafaza ederek bankanın fonlarında değerlendirdiğini, genelde müvekkilinin işlemlerini dava dilekçesinde adı geçen ... isimli banka görevlisi yerine getirdiğini, müvekkilinin emekli şoför olup bankacılık işlemleri hakkında özellikle yatırım fonları ve getirileri hakkında bilgi sahibi olmadığını, bu nedenle davacı bankanın devlet kuruluşu olması nedeniyle emekli ikramiyesini güven duyduğu bu bankada değerlendirmek istemiş bu güvene dayalı olarak da banka çalışanlarının kendisine en iyi yolu göstereceği düşüncesi ile parasını onların talimatları doğrultusunda fonlara yatırmış olduğunu, müvekkilinin 2002 yılı içerisinde birkaç kez bankaya uğrayarak parasını çekmek istediğini ancak ... tarafından yatırım fonlarının artacağı kendisine söylenerek parasını çekmemesi salık verilerek en son gittiğinde de ...'ın görevinden alındığı hesabında da para olmadığının kendisine bildirildiğini, bunun üzerine müvekkilinin hesap hareketlerinin bildirilmesi için davacı bankaya yazı yazıldığını ancak dilekçeye yanıt verilmediğini, davacı bankanın dava dilekçesinde belirttiği hususları kabul etmediklerini bildirerek davanın reddini istemiş, cevap dilekçesinde ayrıca müvekkilinin zarara uğradığını, bu açıdan davacının davasını kabul etmediklerini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin bankada bulunan ve yatırım fonlarında değerlendirilen 3.000.000.000 TL'nin değerlendirildiği fonun getirisiyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında karşı davasını toplam 15.597,10 TL olarak ıslah ederek 3.000,00 TL'sine dava tarihinden, bakiye bedele ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, bu taleplerinin reddi halinde 190 adet fon 3 isimli yatırım fonu karşılığının ödeme tarihindeki değerinin karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın diğer davalılardan tefrikini ve Ankara 7. Asliye Ticaret mahkeme'sinin 2001/821 E.dosya ile birleştirilmesine, müfettiş raporu ile zimmete ilişkin tüm tahsil,tediye,mahsup fişleri ile yatırım hesabi sözleşmesinin celbini, zimmet suçlusu ..., işbu davada davalı olarak gösterilmediğinden dava arkadaşlığı iddiasinin reddine, Ağır Ceza Mahkemesi dosyasının celbini, yerinde olmayan davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; hukuki temellerden yoksun ve haksız işbu davanın öncelikle tarafına husumet yönetilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; her türlü delilden yoksun şahsını rencide edici böyle bir suçlamaya, kişilik ve tazminat hakları sakla kalmak kaydıyla, bankaya hiç bir borcunun ve alacağının olmadığını uzun zamandır adı geçen banka ile çalışmadığını ve davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılmış bulunan haksız, yersiz, usulsüz, geçersiz ve dayanaksız davanın reddini istemiştir. Davalı ... ... cevap dilekçesinde özetle; işbu davayı kabul etmediklerini, zaman aşımı süresi geçirildikten sonra açılan ve haklar nedenlere dayanmayan davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı bankanın tarafını zarara uğrattığını, bankadan kesinlikle fazla para almadığını, kendi personelinin işlettiği suçtan dolayı bankanın uğradığı zararı mudilerden tahsil etmek istemesinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu ve adalet ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; tarafına atılmış olan atıl suçu kesinlikle kabul etmediğini, davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; açılan davada taraf olarak gösterilmesinin doğru olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kendisinden istenen ana para ve faizi hakkında lehine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; istenen gecikme faizleri konusunda tarafına ihtarname çekilmediğinden gecikme faizlerinin reddini, faizin dava tarihinden başlatılması ve oranının yasal faiz oranından hesaplanmasını talep ettiğini, banka müfettişlerinin tek taraflı olarak düzenlediğini raporu kabul etmediğini, fazla ödendiği belirtilen alacak konusunda tarafına atfı kabil bir kusur yüklenemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddini istemiştir. Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ... (...), ..., ... ve ... cevap dilekçesinde özetle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; bekletici mesele yapılan ve kesinleşen Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/1702 Esas, 2018/1022 Karar sayılı ilamı ile sanık ... hakkında mahkumiyet kararı verildiği, bilirkişi raporu alındığı, 30/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda; davalılardan ...'in dava tarihi itibari ile 1.51 TL borçlu olduğu ancak davalının zamanaşımı itirazı olduğu, ...'in dava tarihi itibari ile 2.401,96 TL borçlu olduğu ancak davalının zamanaşımı itirazı olduğu, ...'ın dava tarihi itibari ile 13,89 borçlu olduğu, ...'ın dava tarihi itibari ile 43 ,91TL borçlu olduğu, ...'ın dava tarihi itibari ile 78 ,00TL borçlu olduğu, ...'nun dava tarihi itibari ile 100,00 TL borçlu olduğu ancak davalının zamanaşımı itirazı olduğu, ...'in dava tarihi itibari ile 14,00TL borçlu olduğu, ...'ın dava tarihi itibari ile 30,00TL borçlu olduğu, ...'nın dava tarihi itibari ile 105,00 TL borçlu olduğu ancak dava devam ederken ödeme yaptığı ödeme ile dava tarihinde işlemiş yasal faiz olan 5,83 TL sından sorumlu olabileceği,(16.07.2003-25.08.2003)...'nun dava tarihi itibari ile 8.00 TL borçlu olduğu, davam devam ederken ödeme yaptığı, ödeme ile dava tarihinde işlemiş faiz olan 1,31 TL sından sorumlu olabileceği, (16.07.2003 -11.11.2003) ...'in dava tarihi itibari ile 662,27 TL borçlu olduğu, ...'in dava tarihi itibari ile 100,00.TL borçlu olduğu, ...'in dava tarihi itibari ile 80,00.TL borçlu olduğu, ... dava tarihi itibari ile 45,00.TL borçlu olduğu, ...'ın dava tarihi itibari ile 5,49 TL borçlu olduğu dava devam ederken ödeme yaptığı ödeme ile dava tarihinde işlemiş faiz olan 2,38 TL'sinden sorumlu olabileceği, (16.07.2003 -15.06.2014) davadan sonra ödeme yaptığı davalıların davadan önce temerrüdü gerçekleşmediğinden dava tarihinin temerrüt tarihi olduğu ve temerrüt faizi olarak kanuni faiz oranında faiz talep edilebileceğinin belirtildiği, 11/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda, karşı davacı ... ...'ın, hesabının açılış tarihinden en son hareket tarihine kadar tüm hesap hareketlerini gösteren hesap ekstresi, bu hesap hareketlerine ilişkin dekont ve varsa davacı nezdinde mevcut hesap cüzdanı dosyada mevcut olmamakla beraber, bankaca düzenlenen 03/05/2002/01 sayılı teftiş raporunda davacının bankadan talep edebileceği alacağın 190 adet “FON3” olarak tespit ve kabul edildiği, bu tutarın ödenmesinin bankanın müşterisine karşı bir itibar görevi olduğunun belirtildiği, teftiş raporundaki bu kabulün aksini tevsik eden dosyada sağlıklı bir hesap ekstresi ve dekont bulunmadığı ve taraflarca bu tespitin aksini ispat edecek bir belge sunulmadığı dikkate alındığında karşı davacı ... ...'ın karşı davalı bankadan 19/08/2003 karşı dava tarihi itibari ile 190 adet “ FON 3” değeri kadar alacaklı olduğu, ancak dava değeri 3.000,00 TL gösterildiğinden ve dava tarihi itibari ile 190 adet “FON 3” değerinin Şube kayıtlarında değeri tespit edilemediğinden Mahkemece tensibi halinde — ... Bankasından 19/08/2003 tarihindeki “FON 3” değerinin sorularak 190 adet” FON 3” değerinin 3.000,00 TL veya daha fazla bir tutar olduğunun belirlenmesi durumunda: davacı ... ...'ın Bankadan 19/08/2003 dava tarihi itibari ile 3000,00 TL alacaklı olduğu, davadan önce temerrüt ihtarı bulunmadığından dava tarihinden itibaren bu tutara kanuni faiz talep edebileceği, karşı davacı ...'ın karşı davalı bankadan 24.12.2003 dava tarihi itibari ile 12,386,00 TL alacaklı olduğu, karşı davadan önce temerrüt ihtarı bulunmadığından karşı dava tarihinden itibaren kanuni faiz talep edebileceği sonucuna varıldığı, 12/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda, karşı davacı ... ...’ın karşı davalı bankadan 19/08/2003 dava tarihi itiabari ile 3.000,00 TL alacaklı olduğu, karşı davadan önce temerrüt ihtarı bulunmadığından karşı dava tarihinden itibaren bu tutara kanuni faiz talep edebileceği sonucuna varıldığı, sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin mal varlığının haklı bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalması olduğu, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için borçlunun mal varlığında, bir başkasının aleyhine bir zenginleşme meydana gelmesi gerektiği, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunması ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmaması gerektiği, sebepsiz zenginleşmenin geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebileceği, sebepsiz zenginleşmenin bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altında olduğu, geri verme borcunun konusu ve kapsamı "Aynen Geri Verme İlkesi"ne göre düzenlendiği, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 82. maddesine (818 Sayılı BK 66 m.) göre, sebepsiz zenginleşmeden dolayı açılacak davanın zarar gören tarafından verdiğini geri almaya hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl (818 Sayılı BK 66. madde gereği 1 yıl) ve herhalde bu hakkın doğduğu tarihten itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğradığı, davalıların davacı-karşı davalı bankanın müşterisi olduğu ve ilgili banka nezdinde hesaplarının bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, usul ve yasaya uygun denetime elverişli 30/01/2020 tarihli kök rapor ve 11/10/2021 ile 12/09/2021 tarihli ek raporların hükme esas alındığı, davacı-karşı davalı banka çalışanının suistimale konu işlemlerinin bankanın bilgi ve gözetimi dışında gerçekleştiği, sebepsiz zenginleşme uyarınca sebepsiz zenginleşen tarafın aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme yükümlülüğünün bulunduğu, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın bilirkişi raporunda belirtilen bedellerden sorumlu olduğu, sebepsiz zenginleşenin faiz sorumluluğunun zenginleşme tarihinden itibaren herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın başlayacağı, ancak zenginleşenin iyiniyetli olması durumunda temerrüt için bildirim yapılmasının şart olduğu ve dava konusunun ticari olmadığı anlaşıldığından hükmedilen tutara dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiği, davacı bankanın iddialarına dayanak teftiş raporunun bildirim tarihinin 03/05/2002 olduğu, dava konusu işlemlerin gerçekleştiği tarih ve dava tarihi itibariyle mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu 66. maddesi uyarınca dava tarihi olan 16/07/2003 tarihinde 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ... (...), ..., ... ve ... hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği, davalılar, ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., M. Yazbahar Güven, Yılmaz Barutçu(Burukçu), ..., Seniha Safa, ..., ..., ..., Mehmet Veyis Keleş, ..., ..., ... ve Hediye Akgüleç'e yönelik açılan davada ilgili tarafların sebepsiz zenginleştiği ispatlanamadığından, davacı bankanın alacak isteminin yerinde olmadığı, karşı davada davacı ...'ın davalı banka nezdinde bulunan hesabından kaynaklı 15.597,10 TL alacaklı olduğu, birleşen davada davacı ...'ın davalı banka nezdinde bulunan hesabından kaynaklı 12.386,00 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle asıl dava yönünden davalılar ... ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., M. Yazbahar Güven, Yılmaz Barutçu (Burukçu), ..., Seniha Safa, ..., ..., ..., Mehmet Veyis Keleş, ..., ..., ..., Hediye Akgüleç'e açılan davanın reddine, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ... (...), ..., ..., ... aleyhine açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, 13,89 TL'nin davalı ...'tan 43,91 TL'nin davalı ...'dan, 78,00 TL'nin davalı ...'dan, 14,00 TL'nin davalı ...'den, 30,00 TL'nin davalı ...'dan, 5,83 TL'nin davalı ...'dan, 1,31 TL'nin davalı ...'ndan, 662,27 TL'nin davalı ...'den, 100,00 TL'nin davalı ...'den, 80,00 TL'nin davalı ...'den, 45,00 TL'nin davalı ...'dan, 2,38 TL'nin davalı ...'dan dava tarihi olan 16/07/2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı dava yönünden davanın kabulüne, 15.597,10 TL'nin 3.000,00 TL'sine 16/07/2003 tarihinden, 12.597,10 TL'sine ıslah tarihi olan 29/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2003/733 Esas sayılı davası yönünden davanın kabulüne, 12.386,00 TL'nin 24/12/2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Mahkemece 20/06/2023 tarihli ek karar ile, mahkemece verilen karar davalı ... ve davalı-birleşen dosyada davacı ... vekili tarafından 28/04/2023 tarihli dilekçe ile istinaf edildiği, 05/05/2023 tarihli muhtıra ile gerekli gider avansının yatırılmasına dair tebligat yapılmış ise de, verilen süreler içerisinde masrafların yatırılmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebi hakkında HMK'nun 344/1'nci maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı/karşı davalı-birleşen dosyada davalı banka vekili istinaf dilekçesinde özetle; bankaya ait personel tarafından yapılan zimmette davalıların banka hesapları arasında yapılan para transferleri sebepsiz zenginleşmenin gerçekleşmesi için yeterli olduğunu, dosya kasamında da açıkça görüleceği üzere bilirkişilerce hazırlanmış olan raporlar kapsamında sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacağın oluşması için davalılarca hesaplarına geçirilmiş olan paranın kullanılmasını şartının konulduğunu, ancak bu şartın hukuki yönden kabul edilebilir olmadığını, borcun kaynağı olarak öngörülen sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun illiyet bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir haklı sebebe dayalı olmaması gerektiğini, sebepsiz zenginleşmeden bahsedilebilmesi için diğer şartların yanında en önemlisi zenginleşenin mal varlığında meydana gelen artışın haklı bir sebebe dayanmaması gerektiğini, zenginleşmeyi doğuran sebep, kazandırma veya zenginleşenin müdahalesi ya da umulmayan bir olay olabileceğini, zenginleşme bu olaylardan hangisinden kaynaklanırsa kaynaklansın mutlaka haklı bir sebebe dayanması gerektiğini, aksi halde sebepsiz zenginleşmenin söz konusu olacağını, bilirkişilerce yapılmış olan hukuki yoruma dayanarak sebepsiz zenginleşmenin dosya kapsamında bazı davalılar için oluşmadığını kabul ettiğini, bu hususun kabul edilerek davanın bazı davalılar bakımından reddine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı bulunduğunu, diğer bazı davalılar hakkında ise davanın kabulüne karar verildiğini, bu kabul için sunulan deliller ve davanın lehine sonuçlanmış olan davalılar için sunulmuş olan deliller arasında bir fark bulunmadığını, mahkemenin vermiş olduğu kararın kendi içerisinde açık şekilde çelişki olduğunu ortaya koyduğunu, aynı olayın, aynı deliller varken bazı davalılar hakkında kabul bazı davalılar hakkında red kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkının, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağını, müvekkili bankanın alacağın kimden ve ne miktarda istenileceğini öğrenmiş olduğu tarihin davanın açılmış olduğu tarih olduğunu, dava dilekçesinde ve disiplin kurulu raporu incelendiğinde de 10 yıllık zamanaşımı süresi de henüz dolmadığını, bu davanın özelinde zamanaşımı def'ini ileri sürmüş olan davalılar bakımından davanın reddi mümkün olmadığını, davanın kabulüne karar verilmiş olan davalılardan ..., ..., ... ve ... aleyhine hükmedilmiş olan tutarlar ile dava dilekçesinde talep edilen tutarlar da birbirleri ile uyuşmadığını, mahkemenin bu kişiler bakımından neden kısmen kabul kararı verdiğini ise gerekçeli kararda açıklanmadığını, davanın neden kabul ya da reddedildiği gerekçeli karar içeriğinden net olarak anlaşılmadığını, bu hususun ise verilmiş olan mahkeme kararının güvenilirliğine gölge düşürdüğünü, mahkemece verilmiş olan kararın hukuka uygunluğunun da denetlenemediğini, davaya konu edilen şekilde müvekkilinin müfettişlerince yapılan rapor esas alınarak inceleme yapılması gerektiğini, gerekçeli kararda banka müfettişlerince yapılan raporda belirtilen tutarlara hükmedilmediğini, asıl davada banka lehine hükmedilen tutarların çok düşük kaldığını, müvekkili bankanın dava dilekçesinde belirttiği toplam 270.264,00 TL olup, gerekçeli kararda çok düşük miktarlara hükmedildiğini ve gerçeğe aykırı olarak hüküm kurulduğunu, davanın kabulüne karar verilmiş olan davalılar bakımından, kabul edilmiş olan tutarların dava tarihinden itibaren işlemiş olan yasal faizi ile birlikte kabulüne karar verdiğini, dava dilekçesinde de açıkça avans faizi talebi bulunduğunu, mahkemece hükmedilmiş olan yasal faizin kabulünün mümkün olmadığını, ... ...'ın karşı davasında talep ettiği ve mahkemece kabul edilmiş olan 190 adet "fon3" alacağına karşlık geldiği kabul edilen 15.597,10 TL'lik alacağını herhangi bir delille ispatlayamadığını, belirtilmiş olan bu miktarın senetle ispat zorunluluğunun üzerinde olan bir tutar olduğunu, mahkemenin hangi deliller dayanarak bu talebi kabul ettiğinin belli olmadığını, ayrıca 19/08/2003 tarihindeki fon3 değeri mahkemece net olarak tespit edilemediğini, bilirkişi raporu davalı karşı davacı ...'ın 190 adet "fon 3" alacağının varlığı üzerine kurulmuş bir rapor olup, dava dilekçesi ve davaya konu tüm deliller incelendiğinde öncelikle davalı karşı davacı yanın "fon 3" alacağını ispata yarar herhangi bir delili de bulunmadığını, bu itibarla bilirkişi tarafından 190 adet "fon 3" değerinin hesaplanmasında kullanılan verilerin herhangi bir geçerliliği bulunmadığını, ilgili geçerliliği bulunmayan raporun hükümde esas alınmaması gerektiğini, bilirkişi tarafından bulunan değer internet üzerinden herhangi bir hukuki değeri olmayan bir değer olup, bu sebeplerle bu raporun geçerliliği bulunmadığını, net olarak tespit edilemeyen bir değer üzerinden de bir karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, birleşen bu dosya kapsamında davacının davasını ispata yarar herhangi bir delili de bulunmadığını, talep edilmiş olan tutarın senetle ispat zorunluluğu bakımında belirlenmiş olan tutarın üzerindeyken herhangi bir yazılı delilin de davacı lehine bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, karşı dava ile birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... ile davalı-birleşen davada davacı ... vekili karara karşı sunduğu 27/04/2023 tarihli istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf itirazları gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... ile davalı-birleşen davada davacı ... vekili ek karara karşı sunduğu 08/08/2023 tarihli istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf itirazları gözetilerek ilk derece mahkemesi ek kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Asıl davada dava; sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı alacak, karşı ve birleşen davada dava; bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; İşbu dava Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olup, 2003/477 Esas 2005/588 Karar sayılı karar ile davaya Ankara 1-2. Asliye ticaret Mahkemesinin bakacağı gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/86 Esas 2005/235 Karar sayılı karar ile davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, Yargıtay 20. Hukuk dairesinin 2007/10093 Esas 2007/10364 Karar sayılı karar ile Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verildiği, dosyanın anılan mahkemenin 2007/427 Esas sırasına kaydı yapılarak yargılamanın yapıldığı görülmüştür. Karara karşı davalı ... ve davalı-birleşen dosyada davacı ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine mahkemece eksik gider avansının yatırılması için anılan davalılar vekiline muhtıra çıkarıldığı, işlem muhtırasının anılan davalılar vekiline 05/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği, anılan davalılar vekilinin muhtırada verilen kesin sürede eksik gider avansını yatırmadığı, mahkemece 20/06/2023 tarihli ek karar ile anılan davalılar vekilinin eksik gider avansını yatırmadığından istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ek karar verildiği görülmüştür. Ek karara karşı davalı ... ve davalı-birleşen dosyada davacı ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de, mahkemece çıkarılan muhtıra gereğinin kesin süre içerisinde yerine getirilmediği, HMK'nun 344. Maddesi uyarınca davalı ... ve davalı-birleşen dosyada davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilerek mahkemece anılan istinaf başvurusu hakkında yazılı şekilde ek karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı/karşı davalı - birleşen dosyada davalı banka vekilinin istinaf itirazlarına gelindiğinde, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/266 Esas 2015/267 Karar sayılı karardan, katılanın TC ... Bankası, sanığın ... olduğu, davacı bankanın ... şubesi personeli olan sanığın zimmet suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, sanığın suçu işlediği sabit görülerek 11 yıl 8 ay hapis ve 90.823,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, banka zararı olan 553.517,27 TL'nin sanıktan alınarak bankaya verilmesine karar verildiği görülmüştür. Davacı yanın işbu davadaki iddiası anılan ceza dosyasında sanık olarak yargılanan banka personelinin zimmet eyleminin banka müfettişleri tarafından araştırılması sonucunda, davanın yöneltildiği davalı banka müşterilerinin hesaplarına usulsüz olarak para yatırıldığının tespit edildiği, davalı müşterilerin de hesaplarındaki bakiyeleri bilmedikleri, teftiş raporu ile her bir davalı yönünden hesaplarına usulsüz olarak yatırılan para miktarlarının tespit edildiğine yönelik olup, davalı hesaplarına usulsüz olarak yatırılan paraların tahsili talep edilmektedir. Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ... (...), ..., ... ve ... tarafından davanın zaman aşımına uğradığı savunmasında bulunulmuştur. Davacının iddiasına dayanak yaptığı davacı banka teftiş raporunun davacı bankaya bildirim tarihi 03/05/2002'dir. İşbu dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nun 66. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı alacak davası 1 yıllık zaman aşımı süresine tabidir. Davacının sebepsiz zenginleşmeyi öğrendiği 03/05/2002 tarihi ile 16/07/2003 dava tarihi arasında 1 yıllık dava zaman aşımı süresi sona ermiştir. Bu durumda mahkemece davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ... (...), ..., ... ve ... hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Öte yandan, davalılar ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., .., ..., ..., ... ve ...'e yönelik açılan davada anılan davalıların sebepsiz zenginleştiği ise ispatlanamamıştır. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök ve birinci ek raporunda da anılan davalılardan bir kısmının haksız surette hesabına yatan parayı iade ettiği, hesaba yatan paranın müşteri tarafından mal edinildiğinin tespit edilemediği tespitlerine yer verilmiştir. Bu durumda mahkemece anılan davalıların sebepsiz zenginleştiğinin ispatlanamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Davacı vekilinin haklarındaki asıl davanın kabulüne karar verilen davalılar hakkında kurulan hükme yönelik istinaf itirazlarına gelindiğinde, yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök ve ek raporları ile bu davalıların sebepsiz zenginleştikleri miktarlar tespit edilmiş olup, kök ve ek raporlar ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğu gibi, davacının faize ilişkin talebi avans faizi değildir. Hal böyle olunca, mahkemece ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporlarının hükme esas alınması, davacının talebinin avans faizi işletilmesine yönelik olmadığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilen davalılar hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı vekilinin karşı dava ve birleşen dava hakkında kurulan hükme yönelik istinaf itirazı incelendiğinde, bilirkişi raporu ile karşı davacı ...'ın davalı bankadan bulunan hesabından kaynaklı alacak miktarı tespit edildiği gibi, birleşen davada davacı ...'ın davalı bankada bulunan hesabından kaynaklı alacak miktarı tespit edilmiştir. Alınan bilirkişi raporları ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olup, mahkemece karşı dava ve birleşen dava hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetlidir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin asıl davada bir kısım davalılar hakkındaki davanın reddi, bir kısım davalılar hakkındaki davanın zaman aşımı nedeniyle reddi, diğer hakkındaki davanın kabulü, karşı davanın kabulü, birleşen davanın kabulü yönündeki kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davacı/karşı davalı-birleşen dosyada davalı banka vekilinin karara yönelik, ilk derece mahkemesinin davalı ... ve davalı - birleşen dosyada davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ek kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davalı ... ve davalı - birleşen dosyada davacı ... vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A)1-Davacı/karşı davalı - birleşen dosyada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı/karşı davalı - birleşen dosyada davalıdan asıl dava yönünden alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacı/karşı davalı - birleşen dosyada davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı/karşı davalı - birleşen dosyada davalıdan karşı dava yönünden alınması gerekli olan 1.065,44 TL istinaf karar harcının davacı/karşı davalı - birleşen dosyada davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı/karşı davalı - birleşen dosyada davalıdan birleşen dava yönünden alınması gerekli olan 846,09 TL istinaf karar harcının davacı/karşı davalı - birleşen dosyada davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı/karşı davalı - birleşen dosyada davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, B)1-Davalı ... ve davalı - birleşen dosyada davacı ... vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın Davalı ... ve davalı - birleşen dosyada davacı ...'dan müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... ve davalı - birleşen dosyada davacı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/07/2026
Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ...
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.