Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/406 E. 2026/1107 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/406
Karar No
2026/1107
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2025/406 Esas

KARAR NO:2026/1107 Karar

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:10/09/2024

NUMARASI:2019/82 E. - 2024/511 K.

DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:02/07/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...-... ve davalı ... A.Ş. arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, müvekkilinin davalı şirketten son olarak 443.600,00 TL değerinde kağıt satın aldığını, bu borca karşılık 443.600,00 TL bedelli 11 adet çek verildiğini, bu çeklerden yalnız 02/11/2016 vade tarihli, 62.800,00 TL bedelli, ... seri numaralı ve 30/11/2016 vade tarihli, 49.750,00 TL bedelli, ... seri numaralı 2 adet çekin vadesinde ödenip müvekkili uhdesine geçtiğini, davaya konu edilen diğer çeklerden 9 adet 331.050,00 TL bedelli çekler yönünden ise bedelsiz kalmalarına rağmen davalı tarafça müvekkiline iade edilmediğini, buna ilişkin İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ayrıca karşılıksız çek şikayetine konu edildiğini belirterek, bu nedenle, 31/12/2016 vade tarihli, 46.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çeke ilişkin İstanbul 31. İcra Müd. ... sayılı dosyadan yapılan toplam 65.150,00 TL tahsilattan haksız yapılan 28.398,00 TL haksız ve fazla tahsilatın ödeme günü sayılan 11/12/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, fazla yapılan 28.398 ,00 TL üzerinden davalı aleyhine % 20 den az olmamak kaydıyla inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı tarafça haksız olarak tahsil edilen 12.090,00 TL çek banka sorumluluk bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, 31/12/2016 vade tarihli, 29.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı, 31/12/2016 vade tarihli, 33.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çekler ve bu çeklere ilişkin İstanbul 33. İcra Müd. ... sayılı dosyası bakımından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, İstanbul 33. İcra Müd. ... sayılı dosya takip tutarı olan 66.544,13 TL üzerinden davalı aleyhine % 20 den az olmamak kaydıyla inkar tazminatına hükmedilmesine, İstanbul 33. İcra Müd. .... sayılı dosyada icra veznesine yatacak paranın davalı alacaklıya ödenmemesi için öncelikle teminatsız, bu uygun olmazsa İİK.72/3 gereği %15 teminatla tedbir kararı verilmesine, İstanbul 31. İcra Müd. .... sayılı dosyasında bakiye alacağı 789,38 TL icra veznesine yatacak paranın davalı alacaklıya ödenmemesi için öncelikle teminatsız, bu uygun olmazsa İİK.72/3 gereği %15 teminatla tedbir kararı verilmesine, davalı aleyhine % 20 den az olmamak kaydıyla inkar tazminatına hükmedilmesine, icra işlemi başlatılmamış olan, 25/11/2016 vade tarihli, 49.750,00 TL bedelli, ... seri numaralı, 05/12/2016 vade tarihli, 53.300,00 TL bedelli, ... seri numaralı, 31/01/2017 vade tarihli, 35.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı, 28/02/2017 vade tarihli, 29.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı, 04/03/2017 vade tarihli, 28.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı, 11/03/2017 vade tarihli, 28.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çeklere yönelik müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, işbu çeklere ilişkin henüz icra takibi başlatılmadığından İİK.'nın 72/2. maddesi uyarınca icra takibinin durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAPLAR: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 223.050 TL'lik çeklerle ilgili menfi tespit, 40.448,00 TL üzerinden istirdat talebiyle toplam 263.538,00 TL dava değeri üzerinden harç ödediğini, doysada davacının taleplerinin İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... ve İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyalarına ilişkin menfi tespit isteğini de kapsadığını, bu sebeple belirtilen icra dosyalarının kapak hesabı üzerinden eksik harcın tamamlattırılması gerektiğini, davalı şirket tarafından 2016-2017 yıllarında çeşitli tarihlerde değişik miktarlarda davacıya mal satışı yapıldığını, satılan bu mallara karşılık cari hesapta oluşan alacağa mahsuben, yine muhtelif tarihlerde davacı tarafından keşide edilmiş çekler alındığını, davacı tarafından davalı şirkete ödeme amacıyla verilen bu çeklerin bir kısmının, davalı tarafından bir faktoring şirketine verildiğini, ancak çeklerin karşılıksız kalması sebebiyle faktoring şirketi nezdinde oluşan vade farklarının davalı tarafından ödenmek zorunda kalındığını, belirtilen vade farklarının davacı tarafa fatura edildiğini ve davacı tarafından da kabul edilerek ticari defter kayıtlarına alındığını, davacının vade farkı faturalarını kabul ederek kayıtlarına almasına rağmen, davalı şirketçe davacı aleyhine icra takipleri yapılmasından sonra davalı şirkete gönderdiği, Büyükçekmece .... Noterliğinin 08.02.2017 tarihli ve ... Yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 16.01.2017 tarihli, 7.615,37 TL vade farkı faturasını, Büyükçekmece .... Noterliğinin 08.02.2017 tarihli ve ... Yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 19.01.2017 tarihli, 1.156,40 TL'lik iade faturasını, Büyükçekmece.., Noterliğinin 10.02.2017 tarihli ve ... Yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 17.01.2017 tarihli, 778,80 TL, 16.01.2017 tarihli, 3.662,60 TL, 03.01.2017 tarihli, 19.768,82 TL bedelli vade farkı faturalarını gönderdiğini, davacının tek taraflı şekilde düzenlediği bu faturalara itiraz amacıyla davalı şirket tarafından Beşiktaş .. Noterliğinin 15.02.2017 tarihli ve ... Yevmiye sayılı ihtarnamesi gönderilerek faturaların davacıya iade edildiğini, davacının, bilahare cari hesaba mahsuben nakit ve müşteri çeki şeklinde ödemeler yaptığını,bu ödemelerin davalının cari hesabındaki borcundan mahsup edildiğini, ayrıca bir kısım malın iadesinin de kabul edildiğini, mal iadesi sebebiyle düzenlenen davalıya ait faturaların cari hesapta davacının alacağı olarak kaydedildiğini, ancak bütün bunlara rağmen davacının, cari hesapta davalıya olan borcunun kapanmadığını, verdiği çeklerin karşılıksız kaldığını, taraflar arasındaki cari hesapta oluşan bu gelişmeler sonucunda davalının çeklerinin vadelerinde ödenmemesi ve 26.01.2017 tarihinde davalının cari hesabındaki alacak miktarı nedeniyle davalıya ait olan ve fakat karşılıksız kalan, 31.12.2016 vadeli 33.000,00 TL bedelli çek (tahsil edilen çek yaprak bedeli düşülerek 31.710,00 TL üzerinden) ve 31.12.2016 vadeli 29.000,00 TL bedelli çek ile İstanbul 33.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla, 31.12.2016 vadeli, 46.000,00 TL bedelli çek, (tahsil edilen çek yaprak bedeli düşülerek ) 44.710,00 TL çek ile İstanbul 31.İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyasıyla, icra takipleri başlatmak zorunda kalındığını, bu sırada davalı şirketin elinde davacıya ait ve yine karşılıksız kalan başka çekler de mevcut ise de, bunlarla ilgili işlem yapılmadığını, borç ödenmediğinden her iki icra dosyasından da haczedilen davalıya ait menkullerin 65.150,00 TL bedelle satıldığını, dolayısıyla davacının satış bedelinin sadece İstanbul 31.İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı icra dosyasındaki borçtan mahsubu gerektiğine ve fazla tahsilat yapıldığı yönündeki iddiasına itibar etmenin mümkün olmadığını, satış nedeniyle elde edilen bedelden yediemin ücreti, kıymet takdir masrafı, satış ilanı ve harçlar düşüldükten sonra kalan net satış bedelinin söz konusu her iki dosya alacağına ilişkin garame hesabı yapılarak öncelikle takibin fer'ilerinden mahsup edilerek bakiye dosya alacaklarının hesaplanmasının gerektiğini, davacının icra müdürlüğünde yapılan bu satış işleminden sonra davalı şirkete kısmen nakden ödeme yaptığını, icra takiplerinden sonra yapılan bu ödemeler sebebiyle, davalının elinde bulunan ve icra takip işlemine konu edilmeyen bir kısım çekle ilgili davalı şirketin işlem yapmadığını, icra takibine konu edilmediğini, bir kısım çekin davacıya iadesi gerektiğinin doğru olduğunu, ancak davacının yaptığı kısmi ödemelerin düzensiz ve hangi çeke ya da icra dosyasına ilişkin olduğu belli olmadığından çek iadesinin bugüne kadar gerçekleştirilemediğini, söz konusu çeklerin davacıya iade edileceği ve belirtilen çeklere ilişkin işlem yapılmadığından bu çeklerle ilgili davanın konusu olmadığını, fakat icra dosyalarındaki alacak miktarı üzerinden takiplere devam edilmesinin gerektiğini, çünkü yapılan ödemelerle borcun sona ermediğini, her iki icra dosyasında da alacağın devam ettiğini belirterek, bu nedenlerle davacının istirdat talebinin İİK.72/2 madde hükmü uyarınca 1 yıllık hak düşüm süresi geçtiğinden reddine, davacının İstanbul 33.İcra Müdürlüğünün .... sayılı takip alacağından ötürü borçlu olmadıkları yönündeki talebin reddine, davacının İstanbul 31.İcra Müdürlüğünün .... sayılı takip dosyasından ötürü 789,38 TL borçlu oldukları ve dolayısıyla bakiye miktar borçlu olmadıklarına yönelik talebin reddine karar verilmesini, davacının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, davacının icra takibine konu edilmeyen diğer çeklere ilişkin bir kısım talepleri hakkında dava konusuz bulunduğundan karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İhbar olunan vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... firması olduğunu, davalı ... ile akdedilen 19.06.2012 tarihli Faktoring Sözleşmesi uyarınca, davacı ... tarafından ... emrine keşide edilen 46.000,00 TL tutarındaki, 31.12.2016 vade tarihli, ... seri numaralı ... Bankası A.Ş. ... Şubesi hesabından keşide edilmiş olan çek ve çeke ilişkin alacağın ... A.Ş. tarafından temlik alındığını, bu doğrultuda davacı ... tarafından dava dilekçelerinde de belirtildiği üzere ...'in ... Bankası ... Şubesi'ndeki ... IBAN numaralı hesabına 11.01.2017 tarihinde 5.000,00 TL, 20.01.2017 tarihinde 6.000,00 TL ve 23.01.2017 tarihinde 4.000,00 TL olmak üzere toplamda 15.000,00 TL'lik bir ödeme yapıldığını beyan etmiştir.

MAHKEME KARARI:İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi 10/09/2024 tarihli 2019/82E. -2024/511 K. sayılı kararıyla; "...Davalının, icra takipleri öncesinde toplam 133.084,19 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla, davacının takibe konu edilen çekler yönünden borçlu olmadığı ve davalının sebepsiz zenginleştiği iddiasına bakmak gerekmektedir. Davacı taraf, borcunu çek ile ödemeyi tercih ettiğinden çekten doğan hakkın kullanılmasının temel ilişkideki etkisine değinmek gerekmektedir. Bilirkişi raporlarında da bu hususa değinilmemiş olsa da, bu durum hukuki değerlendirme niteliğinde olduğundan mahkememizce dikkate alınmıştır. İstanbul 31. İcra Müd. .... Dosyasına konu edilen 31.12.2016 vade tarihli 46.000 TL bedelli çeke yönelik olarak dosyada 65.150 TL tahsilat yapıldığı, takipte bakiye 789,38 TL borcun devam ettiği anlaşılmış olup, bilirkişi raporunda davacı ödemelerinde de borç mahsup edilirken tahsil edilen 65.150 TL mahsup edilmiştir. Ancak, 46.000 TL borç ödemesi için çek veren davacının, vade tarihinde temel ilişkiden kaynaklı olarak 46.000 TL borcu olduğunun tespit edilmesi halinde çekten doğan hakkın kullanılması sonucu bedelin artması ile artan bedeli ödeyerek, ödediği bedeli borçtan mahsup edemeyecektir. Yani, çekin vadesinde ödenmesi halinde davacının ana borcundan 46.000 TL'yi mahsup edebileceği düşünülebilecekse de, çeki zamanında ödemeyerek temerrüde düşen davacının, çekten doğan çek tazminatı, faiz, icra masrafları, icra vekalet ücreti, harç vs. Giderlere temel ilişkiden bağımsız olarak, kambiyo hukuku ve icra mevzuatı gereği sorumlu olacağından, temel ilişki açısından yalnızca çek bedeli kadar mahsup yapabilecektir. Buna göre, her iki takip tarihleri itibari ile davacının, davalıya 133.084,19 TL borçlu olduğu düşünüldüğünde, İstanbul 31. İcra Müd. .... Dosyasına konu edilen 31.12.2016 vade tarihli 46.000 TL bedelli çek ile İstanbul 33. İcra Müd. .... Dosyasına konu edilen 31.12.2016 vade tarihli 29.000 TL ile 31.12.2016 vade tarihli 33.000 TL bedelli çeklerden kaynaklı her üçü çekin bedelinin toplamı 108.000 TL'nin mevcut borçtan az olduğu düşünüldüğünde çeklerden kaynaklı davalıya olan sorumluluğunun devam ettiği kanaatine varılarak bu takiplere ve takiplere konu çeklere yönelik taleplerinde haksız olduğu kanaatine varılmış ve taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacının diğer talebi de, takibe konu edilmeyen ve temel ilişkiye istinaden davalıya verilen çeklerden dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Davalı taraf, davacının harici ödemelerini düzensiz yaptığı ve hangi çeke istinaden ödeme yapıldığı belli olmadığından çeklerin iade edilmediğini savunarak çeklerden dolayı alacaklı olmadıklarını kabul etmiştir. Gerçekten de, taraflar arasındaki temel ilişkiden kaynaklı olarak davacı tarafça, verilen çeklere istinaden ödeme yapılmış ise de, ödemelerin hangi çeke istinaden yapıldığı konusunda tam bir açıklık bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra, çek için yapılan ödemelerin çekin ibrazı ile yapılması ve ödeme ile çekin teslim alınması gerektiğinden, çeklerin iade alınamamasında davacının da kusuru bulunmaktadır. Davalının da, yukarıda beyan ettiğimiz şekilde temel ilişkiden kaynaklı alacağının, halen mevcut olması, çekleri vade tarihlerinden dava tarihlerine kadar geçen süre içinde bankaya ibraz etmeyip, takibe de konu etmemiş olması dikkate alındığında açılan davada tam kusurun kendisinde olduğundan bahsedilemeyeceğinden bu talep yönünden kabul nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, ancak yargılama gideri ve vekalet ücreti hesabında her iki taraf leh ve aleyhinde hesaba katılmamış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.

H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı taleplerinin tümden reddine,

2-Davalının kabulü nedeniyle davacının davalıya; 02/11/2016 vade tarihli 62.800-TL bedelli ... numaralı çek, 25/11/2016 vade tarihli 49.750-TL bedelli ... numaralı çek,30/11/2016 vade tarihli 49.750-TL bedelli ... numaralı çek, 05/12/2016 vade tarihli 53.300-TL bedelli ... numaralı çek, 11/03/2017 vade tarihli 28.000-TL bedelli ... numaralı çek ve 31/01/2017 vade tarihli 35.000-TL bedelli ... seri nolu çekler yönünden borçlu olmadığının tespitine, kalan talepler yönünden reddine..." karar verildiği görülmüştür.

İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; yerel mahkemenin kararının eksik ve hatalı olduğunu, tüm talepler hakkında karar verilmediğini, talebe konu edilmeyen hususlarda ise açıkça hukuka aykırı olarak karar verildiğini, Mahkemece davaya konu edilmeyen çekler hakkında borçlu olmadıklarının tespitine karar verildiğini,Davaya konu etmedikleri halde; 02/11/2016 vade tarihli, 62.800,00 TL bedelli, ... numaralı çek ile 30/11/2016 vade tarihli, 49.750,00 TL bedelli, ... numaralı çeklerle ilgili karar verildiğini, bu çeklerin daha önce ödendiğini ve kendilerine iade edildiğini,Dava konusu edildiği halde, 28/02/2017 vade tarihli, 29.000,00 TL bedelli, ... numaralı ve 04/03/2017 vade tarihli, 28.000,00 TL bedelli, ... numaralı çekler dava konusu olduğu halde Mahkemece bir karar verilmediğini, Oysa alınan 8 raporda da bu çeklerle ilgili borçlu olmadıklarının tespit edildiğini,Mahkeme kararının HMK'nın 26. maddesine aykırı olduğunu, İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edildiği halde karar verilmediğini,İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında yapılan 65.150,00 TL tahsilattan haksız yapılan 28.398,00 TL'nin 11/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte müvekkiline iadesini talep ettikleri halde, Mahkemece icra dosyası numarası açıklanmadan verilen kararın muğlak olduğunu,Davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen, müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini,Dosyada 8 bilirkişi raporu mevcut olmasına rağmen hiçbirisinin hükme esas alınmadığını, raporlar arasında küçük farklılıklar olsa da tümünde haklı olduklarının tespit edildiğini, teknik bilgi gerektiren konuda raporlara itibar edilmemesinin bozmayı gerektirdiğini belirterek, arz ve izah ettikleri sebeplerle istinaf başvurularının kabulüyle; usul ve yasaya aykırı İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/82 E., 2024/511 K. ve 10/09/2024 tarihli kararının istinaf sebepleri doğrultusunda bozularak ortadan kaldırılmasına ;

1.) Hükmüm (1) numaralı bendi ile sebepsiz zenginleşmeye ilişkin taleplerin tümden reddine ilişkin hükmüm KALDIRILMASI ile yine Bilirkişi Raporları doğrultusunda İstanbul 31. İcra Müd. ... sayılı dosyada fazladan yapılan 28.398,00 TL tahsilatın ödeme günü sayılan 11/12/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, davalı aleyhine %20 den az olmamak kaydıyla inkar tazminatına HÜKMEDİLMESİNE,

2.) Kararın (2) numaralı bendinde; muhatap bankaya teslim edilen ve dava ve talep konusu da edilmeyen; 02/11/2016 vade tarihli 62.800-TL bedelli ... numaralı çek, 30/11/2016 vade tarihli 49.750-TL bedelli ... numaralı çekler hakkındaki kısmın hükümden KALDIRILMASINA,

Bu çeklerin yerine dava ve talep konusu edildiği halde hükümde yer almayan; 28/02/2017 vade tarihli, 29.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı, 04/03/2017 vade tarihli, 28.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çeklerin yazılarak bu çeklerle ilgili olarak BORÇLU OLMADIKLARNIN TESPİTİNE,

3.) Talep ve dava konusu edildiği halde ilk derece mahkemesince olumlu yada olumsuz bir karar verilmeyen talepleriyle ilgili olarak karar verilmek suretiyle; İstanbul 33. İcra Müd. ... sayılı dosya bakımından müvekkilinin BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, davalı aleyhine takip tutarı olan 66.544,13 TL üzerinden %20 den az olmamak kaydıyla inkar tazminatına HÜKMEDİLMESİNE,

4.) Davanın kısmen de olsa kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen lehlerine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmemiş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğundan bu sebeple kararın bozularak ortadan KALDIRILMASINA,

5.) Açıkladıkları sebeplerle davanın dava dilekçesindeki talepler doğrultusunda KABULÜNE,

6.)Yargılama giderleri ve Avukatlık Ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde; Mahkemece eksik harcın tamamlatılmadığını, davacının fazla ödeme yapıldığı iddiasıyla sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince 40.488,00 TL'nin iadesini, İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... ve İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takiplerle ilgili toplam 108.000,00 TL çeklerle borçlu olmadığının tespitini, icra takibine konu edilmeyen toplamda 223.050,00 TL'lik 6 adet çekten ötürü borçlu olmadığının tespitini talep ettiğini, ancak dava değeri olarak (40.488,00 TL+223.050,00 TL=)263.538,00 TL'nin gösterildiğini, 108.000,00 TL'lik çeklerle ilgili harç ödenmediğini, Mahkemece İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla ilgili eksik harcın tamamlatılmasına karar verilmişse de, İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyaya konu 62.000,00 TL'lik çekler yönünden eksik harç bulunduğunu, kararın bu yönüyle istinaf incelemesi ile düzeltilmesini talep ettiklerini, Dava değeri hatalı miktarda ele alındığından yargılama gideri ve vekalet ücretinin de hatalı hesaplandığını,Davacının talebi üzerine Mahkemece ve İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına ilişkin olarak icra veznesindeki paranın ödenmemesine karar verildiğini, davacının bu dosyayı kapsar talebini reddettiği halde, ihtiyati tedbirin kaldırılması yönünde bir karar vermediğini, davacı takibin haksız şekilde durdurulmasına neden olduğu halde icra inkar tazminatına hükmetmemesinin de hatalı olduğunu,Mahkemece, müvekkili şirketin davaya konu icra takiplerinin başlatıldığı tarihte davacıdan alacaklı olduğunun tespit edildiğini, bu sebeple davacının sebepsiz zenginleşme talebinin reddedildiğini, ancak davacının bu talepleri haklı olsaydı bile, sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince TBK'nın 77-82. Maddeleri uyarınca talebin hak düşümüne uğradığını, bu hususa gerekçeli kararda değinilmesi gerektiğini, gerekçeli kararın istinaf yoluyla düzeltilmesini ve bu hususun eklenmesini talep ettiklerini belirterek, arz ve izah edilen sebeplerle, davacının yasaya, usule ve dosya kapsamına aykırı olan istinaf taleplerinin esastan reddine, ilk derece mahkemesinin kararının katılma yoluyla istinaf talepleri gözetilerek düzeltilmesine, aksi halde istinaf istinaf sebepleri yönünden ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: İstanbul 31. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının .... A.Ş., borçlunun ... olduğu, 44.710,00 TL asıl alacak, 394,12 TL reeskont-avans faizi, 134,13 TL komisyon, 4.472,00 TL %10 çek tazminatı, 440,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 87,70 TL ihtiyati haciz harcı olmak üzere toplam 50.236,95 TL alacak için 02/02/2017 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının ... Bankası ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 31/12/2016 tarihli, 02/01/2017 ibraz tarihli, 31/12/2016 faiz başlangıç tarihli, 46.000,00 TL tutarlı çek olduğu tespit edilmiştir.Takibe konu çek örneği incelendiğinde; ... Bankası ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 31/12/2016 tarihli, 46.000,00 TL tutarlı çek olduğu, keşidecisinin ...-..., lehtarının ... A.Ş. Olduğu, çekin arkasında sırasıyla ... A.Ş.'nin ve ...ın cirolarının bulunduğu, aradaki ciroların iptal edildiği, çekin bankaya 02/01/2017 tarihinde ibraz edildiği, karşılıksız olduğu, banka tarafından 1.280,00 TL ödendiğinin çek arkasına yazıldığı tespit edilmiştir. İstanbul 33. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının .... A.Ş., borçlunun ... olduğu, 59.420,00 TL asıl alacak, 467,17 TL reeskont-avans faizi, 178,26 TL komisyon, 5.942,00 TL %10 çek tazminatı, 440,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 87,70 TL ihtiyati haciz harcı olmak üzere toplam 66.544,13 TL alacak için 30/01/2017 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının ... Bankası ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 31/12/2016 tarihli, 02/01/2017 ibraz tarihli, 31/12/2016 faiz başlangıç tarihli, 33.000,00 TL tutarlı çek ile ... Bankası ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 31/12/2016 tarihli, 02/01/2017 ibraz tarihli, 31/12/2016 faiz başlangıç tarihli, 29.000,00 TL tutarlı çek olduğu tespit edilmiştir.Takibe konu çek örnekleri incelendiğinde; ... Bankası ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 31/12/2016 tarihli, 33.000,00 TL tutarlı çek olduğu, çekin arkasında sırasıyla .... A.Ş., ...A.Ş., ... A.Ş., ...A.Ş.'nin cirolarının bulunduğu, 02/01/2017 tarihinde bankaya ibraz edildiği, karşılıksız kaldığı ve 1.290,00 TL banka tarafından ödeme yapıldığının çekin arkasına yazıldığı, ... Bankası ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 31/12/2016 tarihli, 29.000,00 TL tutarlı çek olduğu, çekin arkasında sırasıyla .... A.Ş., ...A.Ş.,...'in cirolarının bulunduğu, aradaki ciroların iptal edildiği, 02/01/2017 tarihinde bankaya ibraz edildiği, karşılıksız kaldığı ve 1.290,00 TL banka tarafından ödeme yapıldığının çekin arkasına yazıldığı, İlk derece mahkemesince bilirkişi Mali Müşavir ...'dan alınan 14/10/2019 tarihli raporda; davacının dava konusu döneme ait ticari defterlerinin tasdiklerinin yasal süresi içinde usulüne uygun şekilde yapılmış olduğu, faturalarla kayıtları uyumlu olan davacı ticari defterlerinin sahipleri lehine delil olma özelliğini haiz olduğu, davalı ticari defterlerinin de aynı şekilde dava konusu döneme ait ticari defterlerinin yasal süresi içinde usulüne uygun şekilde yapılmış olduğu, davalı ticari defterlerinin sahipleri lehine delil olma özelliğini haiz olduğu, ancak dava konusu çeklerin iade ve çekler için yapılan ödeme kayıtlarının süresinde muhasebeleştirilmediği için tarafların ticari defterlerindeki muavin defter bakiyelerine itibar edilemeyeceği, dosya kapsamında sunulan ödeme belgeleri, banka hesap ekstreleri, taraf ticari defter kayıtları ve dosyaya sunulan beyanlar hep birlikte değerlendirilerek yaptıkları inceleme neticesinde, davacının İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından borcunun kalmadığı, bu dosya kapsamında fazladan ödediğini tespit ettikleri 16.292,04 TL' nin davacının ödenmeyen diğer çeklerden kalan borcuna mahsup edilmesi gerektiği, rapor içeriğinde izah ettikleri şekilde dava konusu çekler için yapılan bütün ödemeler dikkate alındığında, dava tarihi itibari ile İstanbul 33. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından talep edilen çek bedelleri de dahil olmak üzere davacının 21.355,70 TL borçlu olduğunun kabul edilebileceği, İstanbul 33. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından yapılan tahsilat miktarı tespit edilemediğinden tespit ettikleri 21.355,70 TL haricindeki asıl borcun talep edilemeyeceği, bu dosya kapsamında da davalı takip yapmak zorunda bırakıldığından yapılan dosya masraflarından davacının sorumlu kabul edilebileceği kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.İlk derece mahkemesince Bilirkişi Mali Müşavir ...'dan alınan 31/01/2020 tarihli ek raporunda, Mahkemenin kararı doğrultusunda, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davacının dava konusu döneme ait ticari defterlerinin tasdiklerinin yasal süresi içinde usulüne uygun şekilde yapılmış olduğu, faturalarla kayıtları uyumlu olan davacı ticari defterlerinin sahipleri lehine delil olma özelliğini haiz olduğu, davalı ticari defterlerinin de aynı şekilde dava konusu döneme ait ticari defterlerinin yasal süresi içinde usulüne uygun şekilde yapılmış olduğu, davalı ticari defterlerinin sahipleri lehine delil olma özelliğini haiz olduğu, ancak dava konusu çeklerin iade ve çekler için yapıları ödeme kayıtlarının süresinde muhasebeleştirilmediği için tarafların ticari defterlerindeki muavin defter bakiyelerine itibar edilemeyeceği, dosya kapsamında sunulan ödeme belgeleri, banka hesap ekstreleri, taraf ticari defter kayıtları ve dosyaya sunuları beyanlar hep birlikte değerlendirilerek yaptıkları inceleme neticesinde, davacının İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından borcunun kalmadığı, bu dosya kapsamında fazladan ödediğini tespit ettikleri 16.292,04 TL' nin davacının ödenmeyen diğer çeklerden kalan borcuna mahsup edilmesi gerektiği, rapor içeriğinde izah ettikleri şekilde dava konusu çekler için yapılan bütün ödemeler dikkate alındığında dava tarihi itibari ile İstanbul 33. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından talep edilen çek bedelleri de dahil olmak üzere davacının 19.983,71 TL fazla ödeme yaptığının kabul edilebileceği, İstanbul 33. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından yapılan takibe süresinde ödeme yapmamak sebebi ile davacının sebep olduğu, bu dosya kapsamında da davalı takip yapmak zorunda bırakıldığından yapılan dosya masraflarından davacının sorumlu kabul edilebileceği, takip tarihinde faiz, masraf hesaplarının yapılması ve ödenenlerin mahsup edilmesi için icra hesaplarında uzman bilirkişiden görüş alınması sureti ile taraflar arasındaki kesin bakiyenin hesaplanabileceği kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.İlk derece mahkemesince Bilirkişi Mali Müşavir ... ve İcra Hukukunda Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 23/03/2021 tarihli raporda; taraflar arasındaki karşılıklı ticari ilişkide davalının alacaklandığı faturalara karşılık davacının yapmış olduğu ödemeler, vermiş olduğu müşteri çeki ve şirket çeki iade faturaları neticesinde davalının elinde bulunan çeklerden davaya konu olan davacı şirket çeklerine ilişkin ödenmesi gereken tutar belirlendikten sonra, davacının ödemesi gereken tutarlara ilişkin yapmış olduğu ödemeler içerisinde çek numarası belirtilerek yapılan ödemeler ilgili çeklere sayılmak suretiyle ve bankaya ibraz edilmesi sebebiyle karşılıksız kalan çeklere ödeme tarihine kadar faiz hesaplanarak, çek tazmin bedelleri düşülerek, 2 adet icraya konu olan 3 adet çekin icra takibine konu olması sebebiyle BK 100 kapsamında hesaplamalar neticesinde davacının çek bedellerini ödeyip ödemediğinin hesaplandığı; .... sayılı dosyadan 30.01.2017 takip tarihinde 31.651,44 TL asıl alacak borcu ile, takibe konu olmayan ... nolu, 11.03.2017 tarihli, 28.000,00 TL'lik çekten 17.08.2017 tarihi itibariyle 12.680,07 TL borç kalanı olduğu, .... sayılı dosyadan 17.064,16 TL faktöring şirketine harici yapılan ödemeler ve icra dosyasında satış sonrası esas alınan tahsil tutarı neticesi 17.064,16 TL davacının fazla ödemesi hesaplandığı, tabloda gösterilen iki adet çek tazmin bedelinin de ödendiği belirlenen çeklere ilişkin borçlu olunmayan ödeme tespit edildiği, kalan diğer çeklerden borçlu olunmadığı kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür.İlk derece mahkemesince Bilirkişi Mali Müşavir ... ve İcra Hukukunda Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 26/11/2021 tarihli ek raporda; iş bu ek rapor incelemelerini kök rapordaki tespitlerine ilave bir husus ve değiştirecek mahiyette dayanak bulunmadığı, 65.150,00 TL'lik satış bedelinin taraflarınca tahsil harçları düşüldükten sonra borçtan düşümü yapılmış olup, söz konusu dosyanın satış ve diğer masrafları ile ilgili bildirilen itirazın hesaplamayı değiştirici mahiyette olabilmesi için icra müdürlüğünün icra dosyasına konu tahsil ettiği tüm yapılan masraflar ile ilgili dökümün Mahkemeye bildirmesi halinde tekrar değerlendirmesinin yapılabileceği kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür.İlk derece mahkemesince Bilirkişi Mali Müşavir ..., Ticaret Hukukunda Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 13/06/2022 tarihli raporda; tarafların usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahipleri lehine delil kudretini haiz olduğu, taraflar arasındaki hesap ilişkisinin 2016 ve 2017 yıllarındaki faturalar ve ödemelerden oluştuğu, davalı tarafından İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından 59.420,00 TL asıl alacak için başlatılan takip tarihi olan 30/01/2017 itibarıyla davacının davalıya borçlu olmadığı, davalı tarafından İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından 44.710,00 TL asıl alacak için başlatılan takip tarihi olan 02/02/2017 itibarıyla davacının davalıya 21.856,40 TL borçlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür.İlk derece mahkemesince Bilirkişi Mali Müşavir ..., Ticaret Hukukunda Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ... ve ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 06/04/2023 tarihli raporda; yaptıkları inceleme ve hesaplamalar sonucu; a) Davalı tarafın mali değerlendirmeye itirazları incelenmiş olup, kök raporda varılan sonuç ve kanaatin değiştirilmesini gerektirecek bir husus bulunmadığı, tahsil edilemeyen davalı alacağının 21.626,40 TL olduğu, b) Davalı tarafından İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından 59.420,00 TL asıl alacak için başlatılan takip tarihi olan 30/01/2017 itibarıyla davacının davalıya borçlu olmadığı, davalı tarafından İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından 44.710,00 TL asıl alacak için başlatılan takip tarihi olan 02/02/2017 itibarıyla davacının davalıya 21.856,40 TL borçlu olduğu, c) Her ne kadar İstanbul 31. İcra Müdürlüğü tarafından Mahkemeye gönderilen 14.11.2022 tarihli kapak hesabında .... sayılı dosya hesabının 89.251,12 TL olduğu bildirilmiş ise de, anılan hesabın takipte kesinleşen 50.236,95 TL üzerinden yapıldığı, haciz, muhafaza ve satış masraflarının borca ilave edilmediği, hacizli malların alacağının 65.150,00 TL'na mahsuben alacaklı tarafa satılmasına rağmen satış bedelinin borçtan düşülmediği, dosyada hiç ödeme yokmuş gibi 14.11.2022 gününe kadar faiz hesaplandığı görülmekle müdürlükçe çıkartılan hesabın hatalı olduğunun belirlendiği, d) Heyetçe daha önce Mahkemeye sunulan 13.06.2022 tarihli raporda; davalının davacıdan 02.02.2017 takip tarihi itibarıyla belirlenen 28.156,40 TL bakiye alacağı üzerinden yapılan hesaplamalar sonucu 22.11.2017 satış tarihi itibarıyla alacağın 61.018,10 TL'sına baliğ olduğu saptanmış, buna karşılık borçlunun satışa arz edilen taşınır mallarının alacaklı tarafça alacağının 65.150,00 TL kısmına mahsuben salındığı belirlenmekle borçludan 4.131,90 TL fazla tahsilat yapıldığının tespit edildiği, e) Taraf vekillerinin heyetçe sunulan 13.06.2022 tarihli rapora vaki itirazlarının ise yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür.İlk derece mahkemesince Bilirkişi ...'dan alınan 25/09/2023 tarihli ek raporda; İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosya açısından bilirkişi raporları ile tespit edilen takiplerden sonra yapılan 87.230,00 TL'lik ödemenin takip tarihinden sonra TBK'nın 100. maddesi uyarınca hesaplanarak dava tarihi itibariyle alacak miktarının tespit edilmesinin görevi çerçevesinde yaptığı inceleme ve hesaplamalar sonucu;1) Ayrıntıları raporun 4. sayfasındaki tabloda gösterildiği üzere İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyasından 30.01.2017 tarihinde yapılan takip tarihinden sonraki harici ödemeler toplamının 87.930,00 TL olduğunun belirlendiği, 2) Kısmi ödemeler TBK. m. 100 gereği takip giderleri ve işlemiş faizlerden düşülmek ve ilk takip tarihi 30.01.2017 tarihinden sonra ödenen 87.930,00 TL harici ödemeler toplamının 78.343,54 TL kısmı TBK.m.102 gereği ilk yapılan takip dosyası olan İstanbul 33. İcra Dairesinin .... sayılı dosyasından düşüldükten sonra kalan 9.586,46 TL ile alacağa mahsuben satın alınan mahcuzların satış bedeli 65.150,00 TL İstanbul 31. İcra D.'nin .... sayılı dosyasından düşüldüğünde; 30.01.2017 tarihinde yapılan ve 02.01.2018 tarihi itibarıyla 78.343,54 TL'sına baliğ olan İstanbul 33. İcra D.'nin .... sayılı dosya alacağının tamamının huzurdaki davanın açılmasından önce ödendiği, 02.02.2017 tarihinde İstanbul 31. İcra D.'nin .... sayılı dosyasından yapılan ve huzurdaki davanın açıldığı tarih itibarıyla 87.720,38 TL'sına baliğ olan alacağın ise (65.150,00 + 9.586,46) - 74.736,46 TL kısmının ödendiği, dava tarihi itibarıyla bu dosyadaki bakiye alacağın 12.983,92 TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.İlk derece mahkemesince Bilirkişi ...'dan alınan 20/05/2024 tarihli ek raporda; Mahkemeye sunduğu 25.09.2023 tarihli ek rapora taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine Mahkemece, dosyanın yeniden son olarak rapor alınan bilirkişi ...'a tevdi edilerek dava konusu edilen her iki icra takip dosyasına konu çeklerin vadelerinin 31.12.2016 olduğu, TBK 102/2 mad. uyarınca birden çok borcun vadesi aynı zamanda geldiğinde mahsubun orantılı yapılacağı anlaşılmakla ikinci takip tarihinden sonra yapılan harici ödemelerin TBK 100. maddesine riayet edilerek her iki takip dosyasında orantılı olarak mahsubunun yapılarak borcun devam edip etmediği veya fazla ödeme yapılıp yapılmadığı konusunda ek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilerek dosya tekrar tarafına verilmiş olmakla; İkinci takip tarihinden (02.02.2017) sonra yapılan harici ödemeler toplamı 85.230,00 TL, İstanbul 33. İcra D.'nin .... sayılı takip dosyasında kesinleşen 66.5544,13 TL alacak ile, İstanbul 31. İcra D'nin .... sayılı takip dosyasında kesinleşen toplam 50.236,95 TL alacak arasında orantılı olarak paylaştırıldığında, 2017/3411 sayılı takip dosyasına 48.565,71 TL, 01.02.2017 tarihinde yapılan 2017/5392 sayılı takip dosyasına da 36.664,29 TL ödeme isabet ettiği belirlenmiş, ikinci takip tarihinden önce ödenen 2.700,00 TL eklendiğinde .... sayılı dosyaya isabet eden harici ödemeler toplamının 51.265,71 TL olduğunun tespit edildiği, 6098 sayılı TBK'nun 100. maddesi gereğince kısmi ödemeler öncelikle takip giderleri ve işlemiş faizlerden mahsup edilmek ve davacı tarafından takip tarihlerinden sonra haricen ödenen 87.930,00 TL'nin 51.265,71 TL kısmı İstanbul 33. İcra D.'nin .... sayılı dosyasından, 36.664,29 TL kısmı ile 66.150,00 TL satış bedeli de İstanbul 31. İcra D.'nin .... sayılı dosyasından talep edilen alacaklar ve takip giderleri ile takipten sonra işleyen faizlerinden düşüldüğünde huzurdaki davanın açıldığı 18.02.2019 tarihi itibarıyla İstanbul 33. İcra D.'nin .... Sayılı dosyasındaki bakiye alacak miktarının 38.662,33 TL olduğunun belirlendiği, İstanbul 31. İcra D.'nin .... sayılı dosyasına ise 16.489,33 TL fazla ödeme yapıldığının tespit edildiği, Mahkemece tarafına verilen görev doğrultusunda yaptığı hesaplama sonuçları yukarıda belirtildiği gibi olmasına rağmen, 6098 sayılı TBK. M. 102/1'de yer alan "Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur." düzenlemesi gereğince davacı/borçlunun haricen ödediği 87.930,00 TL'nin 78.343,54 TL kısmı öncelikle, İstanbul 33. İcra Dairesinin .... sayılı dosyasından ilk olarak 30.01.2017 tarihinde yapılan takipte talep edilen toplam 66.544.13 TL tutarındaki alacak, takip giderleri ile takipten sonra işleyen faizleriyle birlikte ulaştığı 78.343,54 TL'den düşülerek anılan dosya borcunun ödendiğinin belirlenmesinden sonra kalan (87.930,00-78.343,54)= 9.586,46 TL harici kısmı da İstanbul 31. İcra Dairesinin .... sayılı takip dosyasından 01.02.2017 tarihinde yapılan ikinci takip dosyasından düşülmek suretiyle yapılan hesaplamalar sonucu İstanbul 33. İcra D.'nin .... sayılı dosyasından talep edilen alacağının İstanbul 31. İcra Dairesinin .... sayılı dosyasından yapılan takipteki bakiye alacağın ise huzurdaki davanın açıldığı 18.02.2019 tarihi itibarıyla 12.668,99 TL olduğunun tespit edildiği, İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyasından takibe konu edilen 31.12.2016 keşide tarihli, ... seri nolu, 46.000,00 TL tutarlı çekin faktoring sözleşmesi kapsamında devredildiği ... A.Ş.'ne takipten önce ödendiği belirlenen 15.000,00 TL ödemenin 6098 sayılı TBK'nun 186 ve 188. maddeleri gereğince çeki takibe koyan davalıya karşı öne sürülebileceğinin kabul edilmesi halinde ise; takip dayanağı çekten kaynaklanan bakiye asıl alacağın 29.710,00 TL, ferileriyle birlikte talep edilebilecek toplam alacağın ise takip tarihi itibarıyla 35.236,95 TL olduğu, 22.11.2017 tarihinde icra edilen ihaledeki satış bedeli 65.150,00 TL ile ilk takip dosyasının tamamen ödenmesinden sonra kalan 9.586,46 TL tutarındaki harici ödemenin TBK. m. 100. doğrultusunda bu dosya alacağından mahsubu suretiyle yaptığı hesaplamalar sonucu İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün .... Sayılı dosyadaki alacağın huzurdaki davanın açılmasından önce 4.354,82 TL fazlasıyla ödendiği sonuç ve kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.

G E R E K Ç E :Dava, borçsuzluğun tespiti, icra dosyasına fazla ödenen paranın istirdatı, sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak davasıdır.Mahkemece sebepsiz zenginleşme taleplerinin reddine, borçsuzluğun tespiti talebinin kabulüne, kalan talepler yönünden davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekilinin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; davacının İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takibine ve İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takibine konu edilen çekler hariç olmak üzere;

1-25/11/2016 vadeli 49.750,00 TL bedelli, ... seri numaralı,

2-05/12/2016 vadeli, 53.300,00 TL bedelli, ... seri numaralı,

3-31/01/2017 vadeli, 35.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı,

4-28/02/2017 vadeli, 29.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı,

5-04/03/2017 vadeli, 28.000,00 RL bedelli, ... seri numaralı,

6-11/03/2017 vadeli, 28.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çeklerle ilgili bedelsizlik nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş olmasına rağmen, Mahkemece yalnızca davaya konu edilen;

-25/11/2016 vadeli 49.750,00 TL bedelli, ... seri numaralı,

-05/12/2016 vadeli, 53.300,00 TL bedelli, ... seri numaralı,

-31/01/2017 vadeli, 35.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı,

-11/03/2017 vadeli, 28.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çeklerle ilgili davanın kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmişse de, davaya konu edilen;

-28/02/2017 vadeli, 29.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı,

-04/03/2017 vadeli, 28.000,00 RL bedelli, ... seri numaralı çeklerle ilgili davanın neden reddedildiğine dair gerekçesinde bir açıklamaya yer verilmediğinden, HMK’nın 297. maddesine aykırılık söz konusudur.Ayrıca Mahkemece borçsuzluğun tespiti davasına konu edilmeyen;02/11/2016 vadeli, 62.800,00 TL bedelli, ... seri numaralı,30/11/2016 vadeli, 49.750,00 TL bedelli, ... seri numaralı çeklerle ilgili talep aşılmak suretiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiği tespit edilmiştir. Bu durum da HMK’nın 26. maddesinde yer alan taleple bağlılık ilkesine aykırı olmuştur. Davalının 10/06/2019 tarihli ikinci cevap dilekçesinde borçsuzluğun tespiti davasına konu edilen bir kısım çeklerin davacıya iade edilmesi kabul edilmiştir. HMK’nın 312/2. maddesi uyarınca, davanın açılmasına kendi hal ve davranışlarıyla sebebiyet verilmemiş olması halinde ilk duruşmada davacının talep sonucunun kabul edilmesi halinde davalı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmez.Her ne kadar Mahkemece davalının borçsuzluğun tespiti davasını kısmen kabul ettiği gerekçesiyle, kabul edilen borçsuzluğun tespiti davasıyla ilgili davalı taraftan yargılama gideri alınmamasına karar verilmişse de, dosya incelendiğinde; davalı tarafça tahsil edilen ödemeler nedeniyle, davacı taraftan alınan çeklerin davacıya iade edilmesi gerekirken, çeklerin iade edilmediği iddiasıyla işbu davanın açıldığı, mahkemece de bu gerekçeyle borçsuzluğun tespiti talebinin kabulüne karar verildiği, bu durumda davalının da davanın açılmasında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenle; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği halde, davacı vekili yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin ret ve kabul oranına göre hesaplama yapılarak, reddedilen kısım için davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerekirken, davalının açılan borçsuzluğun tespiti davasında kusuru bulunmadığı gerekçesiyle tüm yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması da HMK’nın 326. maddesine aykırı olmuştur. Davalı vekilinin harca ilişkin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; davacının İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasına fazladan ödendiğini iddia ettiği 28.398,00 TL ve davalının bankadan çeklerle ilgili almış olduğu toplam 12.090,00 TL banka sorumluluk bedelinin kendisine iadesini talep ettiği, ayrıca İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyası nedeniyle davalıya 66.544,13 TL borçlu olmadığının tespitini, icra takiplerine konu edilen çekler hesaplamaya dahil edilmeksizin 223.050,00 TL bedelli çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, buna göre toplam dava değerinin 330.082,13 TL olduğu, davacı tarafça dava açılırken yalnızca 263.538,00 TL üzerinden harç yatırılmış olmakla, Mahkemenin ara kararı uyarınca davacı tarafça eksik kalan harcın tamamlandığı, toplam 5.636,98 TL harç yatırılmış olduğu, eksik harç bulunmadığı tespit edilmiştir.Davalı vekilinin hak düşürücü süreye ilişkin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; davalı tarafça, davacının icra dosyasına fazladan ödeme yaptığı iddiasıyla istirdatını talep ettiği alacak için 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği ve bu nedenle talebin reddi gerektiğine dair savunmasıyla ilgili gerekçeli kararda bir değerlendirme yapılmaması da doğru olmamıştır.İcra takibine konu edilen 46.000,00 TL tutarındaki, 31.12.2016 vade tarihli, ... seri numaralı çeke ilişkin alacağın ... A.Ş. Tarafından temlik alındığı ve bu şirkete davacı tarafından icra takibinden önce banka havalesiyle 15.000,00 TL ödeme yapıldığı bilirkişi raporlarında ve davalı ile ihbar olunan ... A.Ş.'nin beyanlarında belirtildiği halde, bu ödemeyle ilgili Mahkemece gerekçeli kararda hiçbir değerlendirme yapılmaması da doğru olmamıştır.Alınan bilirkişi raporlarında davalının borçlu olmadığını iddia ettiği davaya konu edilen İstanbul 33. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasıyla ilgili dava tarihinde davacının davalıya borçlu olup olmadığına dair çelişkili görüşler bildirildiği, yine fazla ödeme yapıldığı iddia edilen İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına fazla yapılan ödemelerle ilgili de raporlarda çelişkili hesaplamalar yapıldığı halde, bu çelişkiler giderilmeden ve hangi rapora, neden itibar edildiğinin gerekçesi açıklanmadan karar verilmesi de doğru olmamıştır.Resen yapılan incelemede ise; kabule göre, Mahkemece toplam 278.600,00 TL bedelli çeklerle ilgili borçsuzluğun tespiti davasının kabulüne karar verildiği halde, bu bedel üzerinden nispi harç alınması gerekirken, 427,60 TL maktu harç alınmasına hükmedilmesi Harçlar Kanununa aykırı olmuştur.Yine, kararın hüküm kısmında reddedilen ve kabul edilen taleplerin ayrı ayrı açıklanması gerektiği halde, gerekçede de bazı taleplerin neden reddedildiği konusunda bir açıklama mevcut olmadığından, hangi taleplerle ilgili ret kararı verildiği konusunda tereddüde neden olacak şekilde "…kalan talepler yönünden reddine…" şeklinde hüküm kurulması da doğru olmamıştır.Tüm bu nedenlerle; davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Mahkemece, davalının istirdat talebiyle ilgili hak düşürücü süre savunmasının değerlendirilmesi, bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi veya hangi bilirkişi raporuna neden itibar edildiğinin gerekçesinin yazılması, taleple bağlı kalınarak, davacının her bir talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi, reddedilen ve kabul edilen taleplerin tereddüde mahal vermeyecek şekilde hüküm kısmında tek tek yazılması için dosyanın Mahkemesine iadesine, kaldırma gerekçesine göre taraf vekillerinin diğer istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf istemlerinin kısmen kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 355/1 ve 353/1-a-6. maddeleri gereğince, İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 10/09/2024 tarihli 2019/82 E. - 2024/511 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunması için dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-Davacı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden istinaf harcının talebi halinde davacıya iadesine,

4-Davalı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine,

5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine,

6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

7-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 02/07/2026 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/406, K. 2026/1107, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-406-e-2026-1107-k-eac16fa7c571