İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/2301 E. 2026/205 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2301
- Karar No
- 2026/205
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/2301 Esas KARAR NO : 2026/205
DAVA : Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/10/2026 KARAR TARİHİ : 12/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş. tarafından ... 11. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinde müvekkili ... Şti. 'nin borçlu sıfatının bulunmadığını, müvekkil şirketin malvarlığına yönelik cebri icra tehdidi nedeniyle dava dışı borçlunun borcunu ihtirazi kayıtla ödemek zorunda kaldığını, bu kapsamda 22.02.2022 tarihinde 40.000,00 TL ve 10.03.2022 tarihinde 132.055,80 TL olmak üzere toplam 172.055,80 TL tutarında ödeme yapıldığını, söz konusu ödemelerin müvekkilin kendi borcu için değil haciz tehdidini bertaraf etmek amacıyla gerçekleştirildiğini, müvekkil tarafından açılan istihkak davası sonucunda ... 32. İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında verilen ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi’nin ... Esas ve... Karar sayılı kararlarıyla kesinleşen hükümle haczin hukuka aykırı olduğunun tespit edildiğini, davalının müvekkilin malvarlığından çıkan bu tutar nedeniyle sebepsiz zenginleştiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77. maddesi uyarınca haklı bir sebep olmaksızın gerçekleşen bu zenginleşmenin iadesinin gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından verilen 10.02.2022 tarihli ... Esas ve... Karar sayılı kararın somut olayla emsal teşkil ettiğini, davanın İİK m. 72 kapsamında istirdat davası olarak değil sebepsiz zenginleşme davası olarak nitelendirilmesi gerektiğini, davalının ödemeleri uhdesinde tutmasını haklı kılan hukuki sebebin kesinleşmiş mahkeme kararıyla ortadan kalktığını, bu nedenle 40.000,00 TL için 22.02.2022 tarihinden ve 132.055,80 TL için 10.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte toplam 172.055,80 TL tutarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava sözkoınusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir. Dava, davacı şirketin malvarlığına yönelik cebri icra tehdidi nedeniyle dava dışı borçlunun borcunu ihtirazi kayıtla ödemek zorunda kaldığından davalının sebepsiz zenginleşmesinden bahisle ödenen bedelin iadesine ilişkindir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06/11/2023 Tarih ... Esas ... Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi'ne ilişkin kararında ''...2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına,...'' şeklinde karar vermiştir. Sonuç itibariyle; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, davanın Ticaret Mahkemesinin bakacağı davalardan olmadığı, Mahkememizin görevsizliği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu tespit edilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 114/1-c uyarınca görev bir dava şartıdır. Yine aynı kanunun 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında Mahkemece re’sen araştırılması, bulunamadığı takdirde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın USÛLDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi’nin GÖREVLİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, 3-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 20/1 maddesi uyarınca,kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin Mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesi için başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-Yargılama giderinin görevli Mahkemece değerlendirilmesine, 5-Usul ekonomisi ilkesi gereği; dosya üzerinden görevsizlik kararı verildiğinden, kararın HMK madde 27/1-2 uyarınca taraflara tebliğine, Dair, taraf ve vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.12/10/2026
Katip E-imzalı
Hakim E-imzalı